İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/483 E. 2026/312 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/483
Karar No
2026/312
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/483 Esas KARAR NO : 2026/312

DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 11/07/2025 KARAR TARİHİ : 15/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA VE TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı .. Tic. Ltd. Şti. arasında imzalanan taşıma hizmet sözleşmesi gereğince müvekkili şirketin tarafından davalıya kargo taşıma hizmetleri sağladığını, sözleşme gereği taşıma işini kusursuz, eksiksiz ve gereği gibi yerine getiren müvekkilinin, yapmış olduğu taşıma hizmeti edimlerinin karşılığı olarak farklı tarihlerde tanzim edilen faturalardan bakiye borcunu ödemediğinden ödenmeyen muaccel alacaklarının tahsili maksadıyla davalı aleyhine .... 32. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin kendisine tebliğ edilen ödeme emrine rağmen borcunu ödemediği ve borca itiraz ederek, aleyhine açılan icra takibini durdurduğu beyanıyla borçlunun borca itirazının iptaline, icra takibinin devamına, alacağın %20 den az olmamak üzere İcra inkar tazminatının davalıya ödettirilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; Davalı müvekkili ile davacı şirketin zaman zaman ürün taşınması yönünde anlaşmış olup taşınılan ürünler karşılığında fatura bedellerinin ödendiğini, Ancak dava konusu ve dava dışı kalan bir takım faturalar, taşınmanın TTK ve akdettikleri hizmet sözleşmelerine aykırı şekilde ayıplı ifa edildiği için müvekkili şirket tarafından iade faturaları düzenlendiğini, İade faturalarına rağmen davacı şirketin tekrar aynı faturaları tanzim ettiğini, Hiçbir iddiayı kabul etmemekle birlikte, mükerrer olması sebebiyle sehven ticari deftere işlenmişse dahi hizmet alındığı anlamı taşımadığını, davacının Dava konusu faturalara ilişkin taşıma işlemleri gerçekleştirmediği gibi Fatura ve sevk irsaliyelerinde müvekkili şirketin çalışanlarının imzasının bulunmadığını ve i fatura ve İrsaliyeler tek taraflı düzenlendiğinden geçerli olmadıklarını ifade ederek davanın reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : ... 32. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası, bilirkişi raporu, BA-BS formları DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Davacı tarafından açılan dava, İİK 67.maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır. Taraflar arasındaki ihtilaf, Davacının ... 32. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında davalıdan alacaklı olup olmadığı ve miktarı hususundadır. ... 32. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine carih hesaptan kaynaklanan 150.180,78 TL alacağın tahsili amacı ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun yasal süresi içerisinde sunduğu itiraz dilekçesi ile takibin durduğu, davacı alacaklının iş bu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu, takibin yetkili icra dairesinde yapıldığı, geçerli haciz yolu ile ilamsız genel takip bulunduğu, borçlu tarafından yasal süresi içerisinde yapılmış ve takibi durdurmuş geçerli bir itiraz olduğu, davanın bir yıllık yasal süresi içerisinde açıldığı, itirazın iptali davasının koşullarının oluştuğu anlaşılmıştır. İtirazın iptali davası yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. İspat yükü kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda ön görülen istisnalar dışında karşı taraf kanuni karinenin aksini ispat edebilir. (HMK M.190). İtirazın iptali davasında ispat yükü kural olarak davacı alacaklıdadır. Ancak borçlunun itirazındaki beyana göre ispat yükü yer değiştirebilir. Borçlu itirazın iptali davasına karşı vereceği cevapta ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olduğu itiraz sebepleri ile bağlı değildir, borçlu her türlü borca itirazını ödeme emrine itirazından bağımsız olarak ileri sürebilir. Deliller toplandıktan sonra; Tarafların ticari defter ve kayıtların usulüne uygun tutulup tutulmadığı, kapanış tasdiklerinin yasaya uygun yapılıp yapılmadığı, talep edilen alacaklarının ticari kayıtlara işlenip işlenmediği, takip talebindeki alacak ve faizin yerinde olup olmadığı, ... 32. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında davalıdan alacaklı olup olmadığI hususlarında iddia, savunma ve icra dosyası ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek rapor hazırlanması için dosya mali müşavir bilirkişi ...'ya tevdi edilmiş, bilirkişi mahkememize sunmuş olduğu raporunda özetle;"...a-Cari Hesap den: Taraflar arasında Türk Ticaret Kanunu'nun 89. maddesi anlamında yazılı bir cari hesap sözleşmesine rastlanmamıştır. Ancak taraflar arasında süreklilik arz eden ticari işlemler bulunduğundan, bu durum açık hesap ilişkisi olarak nitelendirilmektedir. b. Ticari Defterler bakımından: Davacı şirketin ticari defterleri, Türk Ticaret Kanunu'nun 64 ve devamı maddeleri gereğince usulüne uygun olarak tutulmuş ve delil niteliğine haiz kabul edilmiştir. Söz konusu defter kayıtlarında davalı taraftan 150.180,78 TL tutarında bir alacak kaydının bulunduğu tespit edilmiştir. c. ... 32. İcra Müdürlüğü ...Sayılı Dosyası Yönünden: Davacı tarafın, davalı aleyhine başlatmış olduğu ilamsız takipte 150.180,78 TL alacak talep ettiği anlaşılmaktadır. Yapılan inceleme ve sunulan ticari defter kayıtları ve diğer deliller ışığında, davacının bu tutarda alacaklı olduğu kanaatine varılmıştır Davacının 150.180,78 TL alacağına takip tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı yasa gereği yıllık 651,75 orandan başlayacak değişen oranlarda avans faiz uygulanması gerekecektir..." görüş ve kanaate varıldığını bildirmiştir. Bilirkişi Raporu dosya kapsamına uygun, ayrıntılı, açıklayıcı ve hüküm kurmaya elverişlidir. Tüm dosya kapsamı değerlendirilmekle; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3). Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır..." (Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin ... Esas ... Karar sayılı ilamı). (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi ... Esas, ... Karar Sayılı Kararı ) Tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde; Mahkememizin 26/12/2025 tarihli ara kararı ile, ticari defter ve belgeler üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup verilen kesin süreye rağmen davalı taraf ticari defter ve belgelerini inceleme gün ve saatinde hazır etmediği bu hususta bir beyanda bulunulmadığı görülmüştür. Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda, davacı defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davacı lehine delil niteliği taşıdığı anlaşılmıştır. Davacının cari hesap muavin özetine göre davalıdan 150.180,78 TL alacaklı olduğu, davalı tarafça faturaların iade edildiğine dair bir bilgi, belgenin dosya kapsamında olmadığı görülmüştür. Davalı taraf defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK'nun 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan sunulmayan ticari defterlerinde de davacının alacaklı olduğuna dair kayıtların mevcut olduğu halde sunulmadığının ve bunun sonucunda da davacının incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulü gerekir. Davalı tarafça hizmetin ayıplı yerine getirildiği hususunda bir delil, belge sunulmadığı, bu durumda yapılan tüm incelemeler doğrultusunda, davacının alacağını ispatladığı ve talep edebileceği anlaşıldığından, Davanın kabulüne, davalının .... 32. İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, İİK mad. 67/2 uyarınca alacak likit ve itiraz haksız olduğundan 150.180,78 TL alacağın 20'si olan 30.036,15 TL icra inkâr tazminatının tahsilde tekerrür olmamak üzere davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kabulüne, davalının ... 32. İcra Müdürlüğünün ...E sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, 2-İİK mad. 67/2 uyarınca alacak likit ve itiraz haksız olduğundan 150.180,78 TL alacağın 20'si olan 30.036,15 TL icra inkâr tazminatının tahsilde tekerrür olmamak üzere davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanununca alınması gerekli 10.258,84 TL ilam harcından peşin yatırılan 1.813,82 TL harcın mahsubu ile bakiye 8.445,02 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE, 4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14. Maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 45.000,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvuru harcı, 1.813,82 peşin harç, 8.000,00 TL bilirkişi ücreti, 100,00 TL tebligat ve müzekkere giderleri olmak üzere toplam 10.529,22TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 15/04/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/483, K. 2026/312, T. 15.04.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-483-e-2026-312-k-526eee6dd6f6