İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/417 E. 2025/1043 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/417
- Karar No
- 2025/1043
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/417 Esas KARAR NO : 2025/1043
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 07/05/2025 KARAR TARİHİ : 16/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı- borçlu "... Mah. .... Cad.No:44 Fatih/İST " adreste sözleşme olmaksızın dağıtım sistemine müdahelede etmek suretiyle kullandığı kaçak elektrik kullandığı 23.10.2024Tarihli, .... Seri No'lu Kaçak /Usulsüz Elektrik Kullanım Tespiti Tutanağı tespit edildiği, bu kapsamda 1.528.700.98-TL bedelli 04/11/2024 Son Ödeme tarihli fatura tahakkuk edildiği, söz konusu faturanın ödenmemesi nedeniyle Bakırköy .... İcra Müdürlüğü ..., E sayılı dosyasında davalı aleyhine icra takibi yapıldığı, 29/11/2024 tarihinde borçlu tarafından ödeme emrine itiraz edilmiş olup itirazın iptali davası öncesinde dava ön şartı olarak öngörülen arabuluculuk başvurusu yapıldığı ve Anlaşmama Tutanağı tutulduğu, çevre araştırmasına istinaden şahsın yerleşik olarak 1 yıldır faaliyet gösterdiği dikkate alındığı, çevre araştırmasında "mahalin kiralama işlemlerin dilekçe veren şahıs tarafından yapıldığını" belirtildiği, keza davalının yaptığı itiraz dilekçesinde "... " telefon numarası ile mahalde kiralık oda ilanlarındaki telefon numarası ile uyumlu olduğu, bu durum açıkça davalı tarafça kaçak elektrik kullanımı yapıldığını ortaya koyduğu, hukuka uygun olarak faiz ve kdv taleplerinin mevcut olduğunu, sözleşme ile elektrik abonesi olan müşteriler, elektrik bedeline ilaveten KDV de ödediği, bu halde , kaçak elektrik kullananların KDV ödememesi kaçak kullanımı teşvik edeceği gibi abone olanlara karşı da onları daha avantajlı duruma getirdiği, hukuk düzeni ise Kaçak elektrik kullanımı destekleyici tutumlarda bulunamayacağı, takibe konu olan ve ilgili yasa, yönetmelik ve EPDK kararlarına göre hesap edilen ve icraya konulan kaçak elektrik faturasını ödemeyerek itiraz eden davalı/borçlu aynı zamanda haksız ve kötü niyetli olduğu, bu nedenle %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesi gerektiği, Yargıtay ... Hukuk Dairesi ... E , ... Kararı gerekse İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ... E, .... K sayılı kararda dikkate alınarak öncelikle, 1.528.700.98-TL bedelli 04/11/2024 Son Ödeme tarihli fatura yönünden ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne, borçlu/davalı tarafından Bakırköy ... İcra Müdürlüğü .... E sayılı dosyalarda yapmış olduğu haksız itirazın iptali ile asıl alacağa uygulanan %54 yıllık (6183 Sayılı Yasa gereği değişecek oranlar üzerinden) gecikme zammı, işbu gecikme zammına işleyecek % 20 KDV ile birlikte takibin devamını, haksız ve mesnetsiz kötü niyetle takibe itiraz ederek takibi durduran borçlunun %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatını ödemeye mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Müvekkili kaçak elektrik kullanmadığını, müvekkili ... Mah. ... Cad.No:44 Fatih/İstanbul adresinde ikamet etmediği, müvekkili 4-5 senedir Diyarbakır ilinde ikamet ettiğini, ayrıca müvekkili bu ikameti kiralamadığı, müvekkili bu ikameti kiralamak amacıyla herhangi bir şekilde telefon numarasını herhangi bir belgeye yazmadığını, müvekkilinin bu adres ile herhangi bir sözleşmesi dahi olmadığı, bu nedenle kaçak elektrik kullanımı yapıldığı iddiasını reddettiklerini, ayrıca davacı tarafın kaçak elektrik üzerinde göndermiş olduğu icra takibinde belirtmiş olduğu miktar fahiş ve hatalı olduğu, davanın reddini, itirazın iptali talebinin reddini, davacının %20 kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir. ARAŞTIRMA; 1- Bakırköy .... İcra Dairesi'nin 12/05/2025 Tarih, ... sayılı yazısı ile; ilgili dosya uyap üzerinden getirtilmiştir. 2-İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 13/05/2025 Tarih, ... sayılı yazısı ile; davalının tacir araştırılması yapılmıştır. 3-Hocapaşa Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 21/05/2025 Tarih, ... sayılı yazısı ile; davalının tacir araştırılması yapılmıştır. 4-İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği'nin 29/05/2025 Tarih, ... sayılı yazısı ile; davalının esnaf kaydı araştırılması yapılmıştır. 5-... A.Ş.'nin 16/07/2025 Tarih, ... sayılı yazısı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, davalının kaçak elektrik kullandığı iddiası ile davacı kurum tarafından tahakkuk ettirilen faturanın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın icra takibine konu tutarda davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, takibe itirazın haksız olup olmadığı, davalı tarafından kaçak/usulsüz elektrik kullanımı bulunup bulunmadığı, var ise davacı tarafından tahakkuk ettirilen fatura bedelinin yerinde olup olmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır. HMK'nun 1.maddesi "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir." hükmünü içermekte olup görev hususu dava şartlarındandır. HMK'nun 115.maddesi " Mahkeme ,dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır." hükmüne haizdir. TTK'nun 4.maddesinde bentler halinde sayılan ve tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın belirtilen tür davaların mutlak ticari davaya vücut vereceği ve Ticaret Mahkemelerinin görev alanına gireceği, havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan uyuşmazlığın ticari dava sayılabilmesi için uyuşmazlığın taraflardan birinin ticari işletmesiyle ilgili olması koşulu aranmayacağı (TTK 4.1,son cümle), nispi ticari davalarla ilgili olarak ise TTK 4.1 maddesinde yer alan hükme göre "her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davalarının" ticari dava sayılacağı, taraflardan yanlız birinin ticari işletmesi ile ilgili olarak yasada sayılanlar dışında sözleşmelerden doğan uyuşmazlıkların, ticari davaya vücut vermeyeceği, taraflardan birinin ticari işletmesini ilgilendiren bu tür sözleşmelerin, her ne kadar TTK 19.2 uyarınca diğer taraf içinde ticari iş sayılırsa da bu durumun, davanın TTK 4.1'e göre nispi ticari dava sayılmasını gerektirmeyeceği anlaşılmıştır. Somut olayda, davacı kurum tarfaından, davalı hakkında, "... Mahallesi, N:2 D:1-2-3 Fatih/İstanbul" adresinde sayaçsız olarak elektrik enerjisi kullandığı hususunda 31/01/2019 tarihli, H 193262 seri nolu kaçak/usulsüz elektrik kullanım tespit tutanağı düzenlenerek buna dayalı olarak tahakkuk ettirilen faturanın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığı, davalının takibe itirazı üzerine, itirazın kaldırılması talepli olarak eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizce davalının tacir olup olmadığı hususunda araştırma yapılmış, gelen kayıtlara göre davalının tacir olmadığı, herhangi bir ticari işletmesinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Davalı duruşmadaki beyanlarında da ticari işletmesinin veya iş yerinin bulunmadığını beyan etmiştir. Kaldı ki tutanakta da, tutanağın düzenlediği yerin "mesken" olarak yazılı olduğu görülmüştür. Görev, dava şartı olması sebebiyle mahkemece yargılamanın her aşamasında re’sen dikkate alınır. HMK'nın "Asliye Hukuk Mahkemelerinin Görevi" başlıklı 2. maddesine göre; "Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir." Yapılan açıklamalar ve belirtilen yasal düzenlemeler çerçevesinde, somut olay değerlendirildiğinde, davalı hakkında davacı kurum tarafından sayaçsız olarak kaçak/usulsüz elektrik kullandığı hususunda düzenlenen tutanak kapsamında tahakkuk ettirilen faturaların tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı ve eldeki davanın itirazın iptali davası olduğu, davanın mutlak ticari davalardan olmadığı, nispi ticari dava olabilmesi için ise, her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın da ticari işletmesinden kaynaklanması gerektiği, somut olayda ise, davalının tacir olmadığı ve herhangi bir ticari işletmesinin bulunmadığı, bu nedenle davanın nispi ticari dava olarak da nitelendirilemeyeceği, netice itibariyle açılan davada Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu anlaşılmakla ve görev hususunun kamu düzenine ilişkin olaması nedeniyle yargılamanın her aşamasında mahkeme tarafından resen dikkate alınması gerektiği gözetilerek, Mahkememizin görevsizliği ile davanın usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davada HMK'nın 114/1-c maddesinde düzenlenen "Mahkemenin görevli olması" dava şartının yokluğu nedeniyle, HMK nun 115/2 maddesi gereğince DAVANIN USULDEN REDDİNE, görevli mahkemenin Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna, 2-Görevsizlik kararının istinaf yasa yoluna başvurulmadan kesinleşmesi durumunda, kesinleşmesinden itibaren 2 HAFTALIK SÜRE içerisinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesi halinde, dosyanın görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE; -Görevsizlik kararının istinaf yasa yolundan geçmek suretiyle kesinleşmesi durumunda, istinaf başvurusunun reddi kararının tebliği tarihinden itibaren 2 HAFTALIK SÜRE içerisinde talep edilmesi halinde, dosyanın görevli Bakırköy Asliye Hukuk Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi için mahkememize süresinde müracaat edildiği takdirde, yargılama giderlerinin HMK 331/2 maddesi uyarınca görevli mahkemece karara bağlanmasına, 4-Dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesi için mahkememize süresinde müracaat edilmemesi halinde, HMK 20 maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği ile HMK 331/2 maddesi gereği talep edilmesi halinde dosya üzerinden davaya bir başka mahkemede devam edilmediği tespiti yapılıp davacının yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edileceğinin İHTARINA, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekili ve davalı ... ve vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/10/2025
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır