İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/411 E. 2026/426 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/411
- Karar No
- 2026/426
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/411 Esas KARAR NO : 2026/426
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/06/2025 KARAR TARİHİ : 10/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA VE TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkil şirketin, davalı arasında 01/10/2018 tarihli Açık Satış Noktası Sözleşmesi imzalandığını, Sözleşme'nin; 2. maddesi gereği davalının, Sözleşme süresince Sözleşme adresinde yazılı işyerinde müvekkili şirketin pazarlama, dağıtım ve satışını gerçekleştirdiği bira ürünlerini düzenlilik ve süreklilik arz edecek şekilde satın almayı, satmayı ve bulundurmayı, 3. maddesi gereği davalı; müvekkil şirketin pazarlama, dağıtım, ve satışını gerçekleştirdiği yerli ürünler ile lisanslı üretime konu ürün ve ithal ürün kategorilerini içeren yabancı ürün dahil olmak üzere toplam 75.000 litre miktarındaki ürünü asgari litre dağılımına uygun olacak şekilde satın almayı taahhüt etmeyi, 7. maddesi gereği davalının, öncesinde Müvekkili Şirket'in yazılı onayını almadan, sözleşme süresince faaliyet alanını ve/veya nevi'ni değiştirmemeyi, işyerini herhangi bir kişiye devir etmemeyi, 10. maddesi gereği davalı, işletmesinde Sözleşme'nin konusu ürünlerin satışına ilişkin faaliyetlerini kısmamayı ve bira satışını azaltacak davranış ve eylem içerisine girmemeyi, kabul ve taahhüt ettiğini, Sözleşme'nin 20. maddesinde müvekkili şirketin her türlü zarar talep hakkı saklı kalmak kaydıyla, davalının Sözleşme süresi içinde işletmeyi kısmen veya tamamen çalıştırmaması veya Sözleşme hükümlerinden birini ihlal etmesi halinde aldığı katkı payını ödemenin yapıldığı tarihten itibaren T.C. Merkez Bankası tarafından uygulanan avans işlemlerindeki güncel faiz oranı üzerinden hesaplanacak faiz ile birlikte geri ödeyeceği ve ayrıca 413.000,00- “TL (dörtyüzonüçbin Türk Lirası) cezai şart ödeyeceğinin hükme bağlandığını, Taraflar arasındaki Sözleşme ilgili maddeleri uyarınca toplamda 416.000,00.-TL nakit bazlı katkı bedelinin davalıya ödendiğini, İşleyiş itibariyle davalıya, satış desteğine ilişkin olarak ödenen genel katkı bedeline ilişkin bayi/distribütöre fatura kesmekte sonrasında bu tutar bayi/distribütör tarafından Müvekkili Şirket'e fatura edildiği Müvekkili şirket ve bayi/distribütör tarafından Sözleşme uyarınca yerine getirilmesi gereken yükümlülüklerin tamamının eksiksiz olarak yerine getirilmiş olmasına rağmen, karşı tarafın Sözleşme'ye aykırı davrandığı, düzenli ve süreklilik arz edecek şekilde ürün alımı yapmadığı ve Sözleşme'ye aykırı olacak şekilde işletmesini devrettiğinin tespit edildiğinden davalıya ... 1. Noterliği'nden ... tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edildiği ve sonrasında davalı aleyhine ... 34. İcra Müdürlüğü'nün...E. Sayılı dosyasıyla katkı bedeli iadesi, cezai şart, ihtarname masraflarının ödenmesi talebiyle ilamsız icra takibi başlatıldığı davalının süresinde itiraz ederek takibin durduğunu ifade ederek fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla, Davalının ... 34. İcra müdürlüğünün ...E. sayılı dosyasına yaptığı haksız itirazın iptali ile takibin devamına, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, ihtarname masrafının da yargılama gideri olarak kabulü ile tüm yargılama giderlerinin, harç ve ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; Husumet yönünden itirazda: Dava dilekçesinde taraflar arasında akdedildiği ileri sürülen 01.10.2018 tarihli Açık Satış Noktası Sözleşmesi'nin tarafı davacı ... A.Ş. olmadığı ve . Sözleşmenin asıl tarafının, ... A.Ş. olduğu Davacı ile sözleşmenin tarafı arasında açık bir temlik, halefiyet ya da başka bir devir ilişkisi ortaya konmamış; buna dair herhangi bir belge de dava dilekçesinde olduğu Davacı işbu davayı açmakta aktif husumet ehliyeti bulunmadığından davanın husumet yönünden reddini talep etmiştir. Zamanaşımı İtirazı yönünden: Davaya konu sözleşmenin 01.10.2018 tarihli olup 8 sene geçtikten sonra bu kapsamda ileri sürülen talepler zamanaşımına uğradığından zamanaşımı itirazı uyarınca davanın reddini talep etmiştir. Esasa ilişkin açıklamalarda: Davacı tarafın sözleşmeyi feshinin hukuka aykırı olduğu, Zira taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 3. maddesinde litre hedefinin amacının, yalnızca davacıya ait ürünlerin satış noktasında bulundurulmasını sağlamak olarak belirtildi; Müvekkili şirketin, maddeye aykırı hareket etmediğini ve pandemi, tadilat gibi istisnai dönemler dışında, piyasada geniş bir tüketici kitlesine sahip olan davacı ürünlerini düzenli şekilde satışa sunduğunu, sektördeki değişimlerle birlikte son 15 yıl içinde ... grubunun, ... pazar hakimiyetini büyük ölçüde geride bıraktığını ve Bu değişimin piyasa koşullarına bağlı olduğu gibi müvekkilinin dışında geliştiğini, Ayrıca müvekkilinin İşletmeye Ortak almadığını ve Ortak Değişim Yasağının İse Mülkiyet Hakkı Sınırlamasının Aşırı Kullanımı Olup Haksız Şart olduğunu ve bu değişimin Sözleşmeye Etkisi Olmadığını, davacının bahse konu değişiklik yapıldıktan 4 sene sonra fesih yapmasının da bu durumun sözleşmeye etkisinin olmadığını gösterdiğini, Bu durum, ortaklık yapısındaki değişikliğin sözleşmenin devamına olumsuz bir etkisinin bulunmadığını ve davacı tarafından da bu durumun uzun süre boyunca zımnen kabul edildiğini gösterdiği gibi davacı tarafın Yıllarca Yeni Ortaklık Yapısı İle İşlem Yürüterek müvekkilinin değişen ortaklık yapısı ile işlem yapmış ürün verdiğini, şirketin ortaklık yapısı değişse de faaliyet yapısı hiç değişmemiş hep alkollü içki satışı yapılan restauran/gece kulübü şeklinde hizmet verdiği, Nitekim işletmenin bulunduğu asmalı mescit isimli bölge de tamamen bu hizmeti sağlayan işletmelerin bölgesi olup Davacı şirketin yaklaşık 5 yıl boyunca yeni ortaklık yapısındaki müvekkili işletme ile çalıstıktan sonra bu durumu fesih gerekçesi yapması TMK m. 2 de belirtilen dürüstlük kuralına aykırılık teşkil edeceğini, Cezai Şartın Haksız olduğunu, Koşulları Uyuşmamış ve Müvekkilinin Mahvına Sebebiyet Verecek Düzeyde olduğu, İşletmenin gelişmesi amacıyla verilen katkı payı miktarınca büyük bir cezai şart tek taraflı olarak müvekkili şirkete şart koşulduğunu beyan etmiştir. Her ne kadar dava konusu sözleşmede açıkça bir tek satıcılık (bayilik) ilişkisi kurulmadığı belirtilmiş olsa da, sözleşmenin içeriği incelendiğinde müvekkili işletmeye çok sayıda yükümlülük yüklendiği, birçok konuda sınırlama getirildiği ve buna karşılık davacı şirketin her durumda korunarak sözleşmesel risklerden muaf tutulduğu görülmektedir. Taraflar arasında görünüşte bir “bağımsız dağıtım ilişkisi” öngörülmüş olsa da, fiiliyatta müvekkilin ekonomik ve ticari hareket alanı ciddi şekilde sınırlandırılmış; adeta bir tek satıcılık ilişkisinin kurulduğunu, Nitekim sözleşmenin 24. maddesinde, açıkça ifade edilmese dahi tek satıcılığın unsurlarının zımnen kabul edildiği, Bu durumun davacı şirketin rekabet hukukundan kaynaklanan yükümlülüklerini dolanmak amacıyla şeklen farklı, ancak fiilen tek işki: mler koyduğunu gösterdiğini, Bu nedenle, sözleşmenin rekabet hukuku yönünden değerlendirilmesi ve gerekli görülmesi halinde Rekabet Kurumu'na bildirim yapılması ya da bilirkişi incelemesi yoluna gidilmesinin yerinde olacağını, Ayrıca Ödenen Katkı Ödemesinin Bağış Hükmünde Olup Şarta Bağlanamayacağını, sözleşme incelendiğinde katkı payı ödemesinin sadece işletmenin daha iyi faaliyet yürütmesi amacıyla verildiğinin açıkça yazılmış olduğu ve bu katkı bedelinin herhangi bir şartla veya performansa bağlandığına dair detaylar da açıklanmadığını gibi bağış hükmünde olduğu ve şarta bağlanamayacağı ifade ederek, davanın reddine, davacı aleyhine %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : ... 34. İcra Müdürlüğünün... E. sayılı dosyası, 01/10/2018 tarihli Açık Satış Noktası Sözleşmesi, ihtarname, taraf beyanları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Davacı tarafından açılan dava, İİK 67.maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır. Taraflar arasındaki ihtilaf, davacının ... 34. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında davalıdan alacaklı olup olmadığı ve miktarı hususundadır. ... 34. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine sözleşmeden kaynaklanan katkı bedeli, cezai şart ve ihtarname ödemesi ve faizleri olmak üzere toplam 1.452,287,38 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun yasal süresi içerisinde sunduğu itiraz dilekçesi ile takibin durduğu, davacı alacaklının iş bu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu, takibin yetkili icra dairesinde yapıldığı, geçerli haciz yolu ile ilamsız genel takip bulunduğu, borçlu tarafından yasal süresi içerisinde yapılmış ve takibi durdurmuş geçerli bir itiraz olduğu, davanın bir yıllık yasal süresi içerisinde açıldığı, itirazın iptali davasının koşullarının oluştuğu anlaşılmıştır. İtirazın iptali davası yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. İspat yükü kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda ön görülen istisnalar dışında karşı taraf kanuni karinenin aksini ispat edebilir. (HMK M.190). İtirazın iptali davasında ispat yükü kural olarak davacı alacaklıdadır. Ancak borçlunun itirazındaki beyana göre ispat yükü yer değiştirebilir. Borçlu itirazın iptali davasına karşı vereceği cevapta ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olduğu itiraz sebepleri ile bağlı değildir, borçlu her türlü borca itirazını ödeme emrine itirazından bağımsız olarak ileri sürebilir. Deliller toplandıktan sonra, tarafların ticari defter ve kayıtların usulüne uygun tutulup tutulmadığı, kapanış tasdiklerinin yasaya uygun yapılıp yapılmadığı, talep edilen alacaklarının ticari kayıtlara işlenip işlenmediği, takip talebindeki alacak ve faizin yerinde olup olmadığı, davacının ... 34. İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı takip dosyasında davalıdan alacaklı olup olmadığı ve miktarı, tarafların yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği hususlarında iddia, savunma ve icra dosyası ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek rapor hazırlanması için dosya mali müşavir bilirkişi ...ve ticaret mevzuatından kaynaklı nitelikli hesap uzmanı bilirkişi ...'a tevdi edilmiş, bilirkişiler mahkememize sunmuş oldukları raporlarında özetle; "...Dosyaya mübrez belgelerden taraflar arasında 01/10/2018 tarihli Açık Satış Noktası Sözleşmesi akdedildiğinin müşahede edildiği, bahse konu sözleşme kapsamında davalının işletmekte olduğu işyerinde, davacının yetkilendirmiş olduğu BAYİ veya DİSTRİBÜTÖR vasıtasıyla dağıtımını yaptığı bira ürünlerini, tüketici taleplerine uygun, düzenli ve süreklilik arz edecek şekilde satın almayı, müşteri talebini karşılayacak şekilde etkin olarak bulundurmayı ve satmayı kabul ve taahhüt ettiği, satım konusu ürünlerin 01.10.2018 tarihli sözleşmede 75.000 litre olarak belirlendiğini, Davalı tarafın Sözleşmede tespit edilen miktarda ürün almadığı, ortaklık yapısını izinsiz değiştirdiği iddiası ile Sözleşme feshedilip cezai şart talep edilmektedir. Davalı taraf bu iddialara cevaben ürün satışlarının azalmasının pandemi ve davacının marka gücünün azalmasından kaynaklı olduğunu ifade etmektedir. Davalının ortaya koyduğu gerekçeler bakımından mücbir sebep kapsamında değerlendirilebileceği bir hususun bulunmaması sebebiyle davacı tarafından Sözleşmenin haklı sebeple feshi şartlarının oluştuğu düşünülmektedir. Diğer yandan izinsiz şekilde ortaklık yapısının değiştirilmesinin de davalı tarafından sözleşme ihlali olarak değerlendirilebileceği ve davacının bu kapsamda cezai şart talep edebileceği, Bu durumda davacının, davalıdan 831.097.21 TL asıl alacak 621.830,18 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.452.927,39 TL hesap edilmiştir. 416.000,00 TL katkı payı alacağına takip tarihinden itibaren %44,25 orandan başlayacak avans faiz, 415.097,21 TL Cezai Şart ve İhtarname gideri alacağına takip tarihinden itibaren yıllık %24 orandan başlayan yasal faiz uygulanması gerekeceği..." sonuç ve kanaatine varıldığını bildirmişlerdir. Tarafların bilirkişi raporuna itirazları üzerine aynı bilirkişilerden ek rapor aldırılmıştır. Bilirkişiler mahkememize sunmuş oldukları ek raporlarında özetle; Ek rapor kapsamında yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde, kök raporda yer verilen tespit ve kanaatlerimizin değiştirilmesini gerektirir yeni bir bulguya rastlanmamıştır. Ek rapor sürecinde dosyaya sunulan bilgi ve belgeler ile taraf beyanları birlikte değerlendirilmiş; kök raporda ayrıntılı şekilde açıklanan teknik ve mali değerlendirmeler aynen muhafaza edilmekte olup, ulaşılan sonuç ve kanaatlerde herhangi bir değişiklik olmadığı..." sonuç ve kanaatine varıldığını bildirmişlerdir. Bilirkişi Raporu dosya kapsamına uygun, ayrıntılı, açıklayıcı ve hüküm kurmaya elverişlidir. Tüm dosya kapsamı değerlendirilmekle; Mahkememizce alınan bilirkişi raporu ile, taraflar arasında 01/10/2018 tarihli Açık Satış Noktası Sözleşmesi akdedildiği, bahse konu sözleşme kapsamında davalının işletmekte olduğu işyerinde, davacının yetkilendirmiş olduğu bayi veya distribütör vasıtasıyla dağıtımını yaptığı ürünlerini, tüketici taleplerine uygun, düzenli ve süreklilik arz edecek şekilde satın almayı, müşteri talebini karşılayacak şekilde etkin olarak bulundurmayı ve satmayı kabul ve taahhüt ettiği, satım konusu ürünlerin 01.10.2018 tarihli sözleşmede 75.000 litre olarak belirlendiğini, Davalı tarafın Sözleşmede tespit edilen miktarda ürün almadığı, ortaklık yapısını izinsiz değiştirdiği iddiası ile Sözleşme feshedilip cezai şart talep ettiği, davalı tarafın bu iddialara cevaben ürün satışlarının azalmasının pandemi ve davacının marka gücünün azalmasından kaynaklı olduğunu ifade ettiği, davalının ortaya koyduğu gerekçeler bakımından mücbir sebep kapsamında değerlendirilebileceği bir hususun bulunmaması sebebiyle davacı tarafından sözleşmenin haklı sebeple feshi şartlarının oluştuğu izinsiz şekilde ortaklık yapısının değiştirilmesinin de davalı tarafından sözleşme ihlali olarak değerlendirilebileceği ve davacının bu kapsamda cezai şart talep edebileceği, bu durumda davacının, davalıdan 831.097,21 TL asıl alacak 621.830,18 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.452.927,39 TL alacağı hesaplandığından açıklanan nedenlerle, Davanın KABULÜNE, Davalının ,,, 34.İcra Müdürlüğünün,,, Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, Dava konusu alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE, Davalının ... 34.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, 2-Dava konusu alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine, 3-Harçlar Kanununca alınması gerekli 99.205,75 TL ilam harcından peşin yatırılan 17.540,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 81.665,75 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE, 4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14. Maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 221.320,23 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvuru harcı, 17.540,00 TL peşin harç, 16.000,00 TL bilirkişi ücreti, 355,00 TL tebligat ve müzekkere giderleri olmak üzere toplam 34.510,40 TL olmak üzere toplam TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı.10/06/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır