İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/396 E. 2026/543 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/396
- Karar No
- 2026/543
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/396 Esas - 2026/543 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ K A R A R
ESAS NO : 2025/396 KARAR NO : 2026/543
....
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/05/2025 KARAR TARİHİ : 03/06/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 08/07/2026
ASIL DAVADA DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında hizmet alım sözleşmesi imzalandığını, yapılan sözleşme gereği davacı şirketin satın alma dokümanında ve sözleşmede belirtilen şartlar dahilinde yemek yapım ve dağıtım işini, davalı şirketin ise verilen hizmete karşılık hizmet bedeli ödemeyi taahhüt ettiğini, davacının sözleşmede kararlaştırılan yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirdiğini, davacı şirket tarafından verilen 31.05.2024 tarihli dilekçe ile iş kalemleri içerisinde yer alan yemek ve işçilik kalemlerinin ayrıştırılıp, an değeri oluşturulmasının 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa ve Fiyat Farkı Kararnamesine uymadığından bahisle hakediş iş ve işlemleri ile ilgili problemlerin giderilmesi talepli davalı kuruma başvuru yapıldığını, davalı kurum tarafından mahkemeye sunulan yazıyla yapılan inceleme sonucunda, işçilik maliyetlerinin hesaplamaya dahil edilmesi durumunda işçilik kalemlerine ilişkin mükerrer hesaplama yapılacağı, bu nedenlerle sözleşmenin 14.1. maddesine göre an değerinin belirlenmesi bakımından yemek ve işçilik kalemlerinin ayrıştırılması gerektiği ifade edilerek talebin reddedildiğini, davalı kurum tarafından fiyat farkı hesabının hatalı yapılması nedeniyle davacının 2024 yılı Ocak, Şubat, Mart, Nisan ve Mayıs ayı hakedişlerinin eksik ödendiğini, bu aylara ilişkin eksik ödenen fiyat farkı alacağının tahsili için .... sayılı dosyasından takibe geçildiğini, itiraz üzerine takibin durduğunu, itirazın haksız olduğunu belirterek itirazın iptali ile davalı aleyhine takip konusu alacağın %40'dan aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesi isteğinde bulunmuştur. BİRLEŞEN .... ESAS SAYILI DAVADA DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında hizmet alım sözleşmesi yapıldığını, müvekkili şirketin, sözleşmede kararlaştırılan yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getiriyor olmasına rağmen, zehirlenme iddiasıyla müvekkili aleyhine ceza kesildiğini, taraflar arasında hizmet alım sözleşmesi imzalandığını, yapılan sözleşme gereği müvekkili şirketin, satın alma dokümanında ve sözleşmede belirtilen şartlar dahilinde, yemek yapım ve dağıtım işini, davalı şirketin ise verilen hizmete karşılık hizmet bedeli ödemeyi taahhüt ettiğini, davalı şirket tarafından, zehirlenme iddiasına ilişkin gerekli araştırmalar yapılmadan, sözleşmede kararlaştırılan usul ve esaslara uyulmadan, sözleşmenin 16. maddesine istinaden "ağır aykırılık" iddiasıyla sözleşme bedelinin %1 oranında ceza uygulanarak müvekkilinin hakedişinden kesinti yapıldığını, yapılan haksız kesinti nedeniyle müvekkiline hakedişin eksik ödendiğini, davalı kurum aleyhine .... sayılı dosyasıyla icra takibi başladığını, itirazın haksız olduğunu, taraflar arasında akdedilen sözleşmede, sözleşmeye aykırılık hallerinde uygulanacak cezaya ilişkin düzenlemelerin mevcut olduğunu, sözleşmeye göre yüklenici tarafından çıkarılan yemeğin yenilmesi sonucunda toplu gıda zehirlenmesinin meydana gelmesi ve o öğünde aynı mutfaktan yemek yiyen kişi sayısını asgari %10'unun besin zehirlenmesinden kaynaklı hekim raporu alması, toplu gıda zehirlenmesine neden olan patojen mikro organizmaların şahit numunelerde ortaya çıkan sonuçlar ile kişilerin gaitalarında çıkan organizmaların örtüşmesi durumunun ağır aykırılık hallerini oluşturduğunu, bu iki şartın birlikte gerçekleşmesi halinde zehirlenme vakalarının toplu gıda zehirlenmesi sayılarak ceza uygulanabileceğini, kesilen cezanın sözleşme ve şartnameye aykırı olarak kesildiğini belirterek, itirazın iptali ile davalı aleyhine takip konusu alacağın %40'dan aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesi isteğinde bulunmuştur. CEVAP :Davalı vekili asıl ve birleşen davaya cevap dilekçesinde; davacı tarafın davalı şirket tarafından dava konusu yemek alım dağıtım sözleşmesinde fiyat farkı hesabının hatalı yapıldığı iddiasıyla 2024 yılı Ocak, Şubat, Mart, Nisan ve Mayıs ayı hakedişlerinin eksik ödendiğini iddia ettiğini, bu iddianın sözleşme hükümlerine aykırı olduğunu, sunulan hakediş raporlarında görüldüğü üzere firmanın bu aylara ilişkin hakediş raporlarını ihtirazi kayıt ileri sürmeden imzaladığını ve hesaplamayı kabul ettiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, fiyat farkı mevzuatına göre işçiliğe ayrı, malzemeye ayrı fiyat farkı ödendiğini, idarece mevzuat hükümleri ayrıştırılmadan uygulama işlemlerinin yapıldığını, taraflar arasında imzalı yemek yapım ve dağıtım hizmeti sözleşmesinin 14.1. maddesi kapsamında; birinci kısımda yer alan malzemeli yemek kalemleri için fiyat farkının sözleşmenin 14.2.1. maddesine göre, ikinci kısımda yer alan işçilik kalemleri için fiyat farkının ise sözleşmenin 14.2.2. maddesine göre hesaplanacağının kararlaştırıldığını, işçilik maliyetlerinin hesaplamaya esas formüle dahil edilmesi durumunda işçilik kalemlerine ilişkin mükerrer hesaplama yapılmış olacağını, firmanın başvurusunda, an değerinin belirlenmesi bakımından yemek ve işçilik kalemlerinin ayrıştırılmasının hukuki dayanağı bulunmadığı belirtilmiş ise de; sözleşmenin 14.1. maddesine göre bu kalemlerin ayrıştırılması gerektiği, ayrıca sözleşmenin 6. maddesinde ve fiyat teklifinde birinci kısım malzemeli yemek kalemleri ve ikinci kısım işçilik kalemleri olarak ayrıldığının açıkça anlaşıldığını, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin Kamu İhale Hükümlerine bağlı olmaksızın özel hukuk hükümleri çerçevesinde düzenlenmiş olup tarafların karşılıklı irade beyanları ile kurulduğunu, sözleşmede belirlenen fiyat farkı uygulamasının mevzuat hükümlerine uygun olarak taraflar ortak mutabakatı ile hakkaniyete uygun olarak hesaplandığını, alacağın likit olmadığını, itirazın haklı olduğunu, birleşen davaya yönelik olarak; davalı şirketin sermayesi ve paylarının tamamı hazineye ait olan bir kamu şirketi olduğunu, 7330 sayılı yasa kapsamında, 6102 TTK'na tabi, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu ve 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunundan muaf olup Milli Savunma Bakanlığı tarafından onaylanan davalı şirket tarafından yapılacak mal ve hizmet alımları ile yapım işlerine ilişkin usul ve esaslar çerçevesinde yapıldığını, davalı şirketin 2024-2025 yılları arasında yemek yapım ve dağıtım hizmetlerini davacı şirket ile arasında imzalanan sözleşme kapsamında davacı firma tarafından yürütüldüğünü, davacı firmanın dilekçesinde 14.06.2024 tarihinde meydana gelen zehirlenme vakası ile ilgili olarak sözleşmedeki iki şartın birlikte gerçekleşmesi halinde zehirlenme vakalarının toplu gıda zehirlenme sayılarak ağır aykırılık hali oluşacağı ve bu durumda kararlaştırılan %1'lik cezanın uygulanabileceği iddiasında bulunduğunu, bu iddianın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, yüklenici tarafından çıkarılan yemeğin yenilmesi sonucunda toplu gıda zehirlenmesinin meydana gelmesi ve o öğünde, aynı mutfaktan yemek yiyen kişi sayısının asgari %10'unun besin zehirlenmesinden kaynaklı hekim raporu alması, toplu gıda zehirlenmesine neden patojen mikro organizmaların laboratuvar ortamında şahit numunelerde çıkan sonuçlar ile kişilerin gaitalarında çıkan organizmaların örtüşmesi gibi hususların ağır aykırılık hali sayılacaktır düzenlemesi ile ağır aykırılık halleri oluşturan durumların gibi hususları ifadesiyle örnekleme yoluyla sayıldığını, davacı firmanın beyanlarının aksine, sözleşmenin 16.1.3. maddesinde sayılan ağır aykırılık halinin oluştuğunu, aynı öğünde aynı mutfaktan mühimmat fabrikasında akşam yemeğinden 36 kişiden 14 kişinin zehirlenip hastaneye başvurduğunu, 15.06.2025 tarihinde tutanakla alınan şahit numunelerin incelenmesi sonucu numune analiz sonuçlarının uygun olmadığının belirlenip yazılı belgelerle sabit olduğunu, zehirlenme vakası nedeniyle kesilen cezanın sözleşme hükümlerine uygun olduğunu, icra inkar tazminatı koşullarının oluşmadığını belirterek açılan davaların reddine, davacının %20 kötü niyet tazminatı ödemesine karar verilmesi isteğinde bulunmuştur. GEREKÇE : Asıl ve birleşen davada istek; taraflar arasında düzenlenen hizmet alım sözleşmesi kapsamında davalı tarafından hakedişlerden yapılan kesintilerin haksız olduğu iddiasıyla kesintilere konu bedellerin iadesi isteğiyle geçilen icra takiplerine itirazın iptali isteğine ilişkindir. Asıl davanın niteliği gereği arabuluculuğa başvurulması zorunlu bulunduğu, başvurunun yapıldığı, 13.03.2025 tarihinde tarafların katılımıyla anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın düzenlendiği anlaşılmıştır. Birleşen davanın niteliği gereği arabuluculuğa başvurulması zorunlu bulunduğu, başvurunun yapıldığı, 13.03.2025 tarihinde tarafların katılımıyla anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın düzenlendiği anlaşılmıştır. ... sayılı takip dosyasının uyap kayıtlarının incelenmesinde; davacı-alacaklı tarafından davalı-borçlu hakkında yemek yapım ve dağıtım hizmet sözleşmesi fiyat farkı hesabından kaynaklı eksik/fark hakediş bedeline dayalı olarak 2.128.884,61 TL fiyat farkı alacağı, 731.665,56 TL işlemiş faiz olmak üzere 2.860.550,17 TL alacağın tahsili isteğiyle 31.01.2025 tarihinde ilamsız takibe geçildiği, ödeme emrinin tebliği üzerine yasal süresinde sunulan dilekçe ile borca itiraz edilmekle takibin bu aşamada durdurulmuş olduğu anlaşılmıştır.
.... sayılı takip dosyasının uyap kayıtlarının incelenmesinde; davacı-alacaklı tarafından davalı-borçlu hakkında yemek yapım ve dağıtım hizmet alım sözleşmesi kapsamında mevzuata aykırı olarak kesilen ceza bedeline dayalı olarak 2.725.002,00 TL asıl alacak, 758.819,74 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 3.483.821,74 TL alacağın tahsili isteğiyle 31.01.2025 tarihinde ilamsız takibe geçildiği, ödeme emrinin tebliği üzerine yasal süresinde sunulan dilekçe ile borca itiraz edilmekle takibin bu aşamada durdurulmuş olduğu anlaşılmıştır. ..... Genel Müdürlüğünden taraflar arasındaki dava konusu 2024-2025 yıllarını kapsayan yemek yapım ve dağıtım hizmet alım sözleşmesi, teknik şartname, ihale dokümanları, hakediş örnekleri ve varsa ödemelere ilişkin tüm belge örnekleri .... Müdürlüğünden 2024 yılına ilişkin taraf şirketlerin BA/BS formları celp edilmiş, dosya üzerinde ve tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, bilirkişi heyeti 24.12.2025 tarihli raporlarında, yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda; asıl davada, davacının, taraflar arasında akdedilen sözleşme hükümleri kapsamında malzemeli yemek ve işçilik kalemleri bakımından ayrı fiyat farkı metodunun uygulanamayacağına yönelik iddiasının ilgili mevzuat hükümleri uyarınca yerinde olmadığı hususunun taktiri mahkemeye ait olduğunu, fiyat farkının hesaplama yöntemine ilişkin itirazın yerinde olmadığının düşünüldüğünü, davacı tarafından hesaplama yöntemine itiraz edilmiş olup, mevcut hesap yönünden maddi hata ve sair bir itirazda bulunulmamış ise de; kurum tarafından sunulan ara hakedişlerdeki hesaplamaların bilirkişi heyetinde ihale mevzuatından anlar teknik bilirkişi bulunmadığından denetlenememiş olup ara hakedişlerdeki hesapların sözleşmeye uygun şekilde yapılıp yapılmadığının değerlendirilmesi bakımından heyete anlar teknik bilirkişinin eklenip eklenemeyeceğinin taktirinin mahkemeye ait olduğunu, birleşen dava yönünden; davacının eyleminin ağır aykırılık olarak nitelendirilebileceği hususunda taktirin mahkemeye ait olduğunu, ağır aykırılık halinde sözleşmenin 16. maddesi uyarınca sözleşme bedelinin %1'i oranında ceza uygulanacağı kararlaştırılmakla, tahakkuk ettirilen ceza tutarının doğru olduğunu bildirmişlerdir. Mevcut bilirkişi heyetine ihale konusunda uzman bir sayıştay denetçisi bilirkişi de eklenerek rapora itirazların değerlendirilmesi ve raporda bahsi geçen fiyat farkı hesaplanmasının irdelenip değerlendirilmek üzere bilirkişi heyetinden rapor alınmış olup, bilirkişi heyeti 22.05.2026 tarihli raporlarında, itirazları değerlendirerek, fiyat farkına ilişkin davacı yüklenicinin talep edebileceği herhangi bir alacağının bulunmadığı görüşüne varıldığını, mahkemece yüklenicinin itirazında yer aldığı şekilde yemek yapım ve dağıtım hizmeti işinde işçilik maliyetine ilişkin tutarın an değerine dahil edilmesi suretiyle fiyat farkı hesaplanması gerektiğine kanaat getirilmesi halinde davacının talep edebileceği fiyat farkının 2.077.077,72 TL olacağını, birleşen davada dosyada mevcut bilgi ve belgeler değerlendirildiğinde yalnızca vaka sayısı üzerinden bir sonuca gidilmesinin yeterli olmayacağı, sözleşmede öngörülen teknik kriterlerin tümünün birlikte gerçekleşip gerçekleşmediğinin açık şekilde ortaya konulması gerektiğini, 36 kişiden 14 kişinin zehirlendiği ve sağlık raporu alındığı hususları birlikte değerlendirildiğinde taktiri mahkemeye ait olmak üzere davacı yüklenicinin eylemlerinin ağır aykırılık halleri kapsamında olduğu görüşüne varıldığından davacı yüklenicinin Haziran 2024 dönemine ilişkin hakedişinden yapılan 2.725.002,00 TL kesintinin yerinde olduğunu, bu hali ile tarafların itirazları doğrultusunda birleşen davaya ilişkin kök rapordaki görüş ve kanaati değiştirecek bir husus olmadığını bildirmişlerdir. Dosya kapsamından; taraflar arasında 15.06.2023 tarihli ".... Sözleşmesi düzenlendiği, sözleşmenin konusunun 5. maddede; şirketin ihtiyacı olan ... talep nolu yemek yapım ve dağıtım hizmetlerinin bu satın alma dökümanında ve sözleşmede belirlenen şartlar dahilinde yüklenici tarafından sağlanması işi olduğunun belirtildiği, sözleşme bedelinin 6.1. maddede; 272.500.199,84 TL olarak kararlaştırıldığı, sözleşmenin süresinin 9. maddede, iş yeri teslim tarihinden itibaren 2 yıl olarak belirtildiği, 11. madde işin yapılma yeri, işyeri teslim ve işe başlama tarihli olup işe başlama tarihinin 01.01.2024 işin bitim tarihinin 31.12.2025 olarak kararlaştırıldığı, 14. madde fiyat farkı başlıklı olup fiyat farkı verileceğinin belirtildiği, 14.1. madde; sözleşme konusu bu iş için fiyat farkı verileceği, birim fiyat cetvelinin birinci kısmında yer alan malzemeli yemek kalemleri için fiyat farkının 14.2.1. maddesine göre, birim fiyat cetvelinin ikinci kısmında yer alan işçilik kalemleri için fiyat farkının 14.2.2. maddesi kapsamında hesaplanacağının belirtildiği, cezaların 16. maddede kararlaştırıldığı, 16.1.1. maddede, bu sözleşmenin 16.1.2. maddesinde yer alan özel aykırılık ve 16.1.3. maddesinde yer alan ağır aykırılık halleri dışında sözleşme hükümleri ve teknik şartnamede belirtilen hususlara uyulmaması halinde her bir aykırılık için sözleşme bedelinin 10.000.000'de 2 oranında ceza uygulanacağının belirtildiği, özel aykırılık hallerinin 16.1.2. maddenin alt kısmında 10 bent halinde belirtildiği, ağır aykırılık hallerinin 16.1.3. maddede iki paragraf halinde belirtildiği ve ağır aykırılık hallerinden herhangi birinin gerçekleşmesi halinde her aykırılık için ayrı ayrı olmak üzere sözleşme bedelinin %1'i oranında ceza kesileceğinin kararlaştırıldığı, alt kısmında ağır aykırılık olarak; yüklenici firmanın gıda zehirlenmelerine karşı koruyucu önlemleri almak, uygulamak ve personelinin hizmet içi eğitimini yetkili kişiler ile yapmak zorunda olduğu, hekim tasdikli besin zehirlenmesi raporu olan kişilerin sağlık masrafları ve iş gücü kayıplarının maddi tazminatının firma tarafından karşılanacağı, yüklenici tarafından çıkarılan yemeğin yenilmesi sonucunda toplu gıda zehirlenmesinin meydana gelmesi ve o öğünde aynı mutfaktan yemek yiyen kişi sayısının asgari %10'unun besin zehirlenmesinden kaynaklı hekim raporu alması, toplu gıda zehirlenmesine neden olan patojen mikro organizmaların laboratuvar ortamında şahit numunelerde çıkan sonuçlar ile kişilerin gaitalarında çıkan organizmaların örtüşmesi gibi hususların ağır aykırılık hali sayılacağının belirtildiği, toplam 30 maddeden ibaret olduğu anlaşılmıştır. ... Şartnamesinde 9.1.7. maddesinde, şirketin talebi halinde aynı menünün akşam yemeği içinde talep edilebileceği, ancak öğle yemeğiyle birlikte hazırlanmayıp servis zamanına yakın olacak şekilde hazırlanacağı, 18.2. maddede; mikro biyolojik ve toksikolojik muayene, servise hazırlanan yemekten alınacak numunenin yüklenici tarafından alınacak saklama kapları içinde, şirketin işyeri hekimliğince uygun saklama ortamında 72 saat bekletileceği, yemekten kaynaklanan herhangi bir sağlık problemi ortaya çıkması durumunda mikro biyolojik muayenenin, yürürlükte olan ... Tebliğindeki kriterler dikkate alınarak uluslararası metodlar kullanılarak, toksik muayenenin ise yürürlükteki TS 1069'a göre bedeli yükleniciye ait olmak üzere ilgili kurum/kuruluşlara yaptırılacağı, muayene ve tahlil sonucunun temiz çıkması sonucunda muayene ve tahlil ücretinin yine yüklenici tarafından karşılanacağı, verilen yemekten dolayı meydana gelebilecek hastalanma ve zehirlenme gibi durumların sorumluluğunun yükleniciye ait olacağının belirtildiği anlaşılmıştır. ... Hizmetleri Geçici Hakediş raporlarında; ihtirazi kayıt bulunmadığı, mühimmat fabrikasında akşam yemeği yiyen 36 kişiden 14 kişinin zehirlenmesi ve hastaneye başvuru kayıtları ile epikriz raporlarında durumların belirtildiği, ....hitaplı "analiz sonucu konulu" yazısında 15.06.2024 tarihinde işletmede gıda kontrol görevlileri tarafından denetim gerçekleştirildiği, işletmede 7 takım tüketime hazır yemek numunesi alındığı, alınan numunelerin ....yapılan analizleri sonucunda 5996 sayılı kanunun 21. maddesinin 5. fıkrasına uygun olmadığının tespit edildiğine ilişkin laboratuvar müdürlüğünün yazısı ve olumsuz analiz sonuçlarının yazı ekinde gönderildiğinin bildirildiği, ceza kesintisinin yapıldığı Haziran 2024 ayına ait geçici hakediş raporunda taraflarca imzalanan belgeye davacı tarafından ihtirazi kayıt düşüldüğü, fiyat farkı kalemi hesaplamasının ekte gönderilen hesaplama dikkate alınarak yapılması hususunun davalıya yazılan yazıda belirtildiği, yine gıda zehirlenmesine ilişkin ceza uygulamasında kesintinin kabul edilmediğinin bildirildiği anlaşılmıştır. Asıl davada uyuşmazlık; taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davalı tarafça davacının hakedişlerinden fiyat farkı kapsamında yapılan kesintinin yerinde olup olmadığı, birleşen davada, gıda zehirlenmesine konu hususun ağır aykırılık halleri kapsamında olup olmadığı, buna yönelik davalı kesintisinin yerinde olup olmadığı, davacıların bu kalemlere yönelik kesintilerden kaynaklı alacağın tahsiline yönelik geçilen icra takibinde davalı tarafça yapılan itirazın haklı olup olmadığı hususlarında toplanmaktadır. Asıl davaya ilişkin olarak mahkemece yapılan inceleme, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi heyeti asıl ve ek rapor içeriği ve tüm dosya kapsamına göre; Bakanlar Kurulunca "Makine ve Kimya Endüstrisi Kurumu tarafından 4734 sayılı Kamu İhale Kanunun 3. maddesinin b bendi kapsamında yapılacak ihalelere ilişkin esasların 27.09.2010 tarihinde yürürlüğe konulduğu, bu usul ve esasların 8. maddesinde ceza ve yasaklara ilişkin hükümler hariç Kamu İhale Kanunu ve Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu hükümlerinin uygulanmayacağı, fiyat farkı verilmesi başlıklı 15. maddede .... taraf olduğu uluslararası projeler, savunma sanayi projeleri ve ... projelerine ait sözleşmelerde alıcılar tarafından fiyat farkı belirlenmiş ise, bu kapsamda ... tarafından yapılacak mal ve hizmet alımlarına ait sözleşmelerde aynı fiyat farkı sözleşmesine yer verilebileceği, bunun dışında yapılan alımlarda idari şartnamesinde bulunması kaydıyla 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununun hükümlerine göre fiyat farkı verilebileceği hususunun belirtildiği, taraflar arasındaki sözleşmenin 14. maddesi fiyat farkı başlıklı olup sözleşme konusu bu iş için fiyat farkı verileceği, birim fiyat cetvelinin birinci kısmında yer alan malzemeli yemek kalemleri için fiyat farkının 14.2.1. maddesine göre, birim fiyat farkının ikinci kısmında yer alan işçilik kalemleri için fiyat farkının 14.2.2. maddeleri kapsamında hesaplanacağının belirtildiği, 26. maddede bu sözleşme ve eklerinde hüküm bulunmayan hallerde öncelikle 7330 sayılı kanun, .... tarafından yapılacak mal ve hizmet alımları ile yapım işlerine ilişkin usul ve esaslar, şirket tedarik yönergesi ve bunlarda da hüküm bulunmaması halinde genel hükümlere göre hareket edileceği, taraflar arasındaki sözleşmede fiyat farkı verilebileceğine dair düzenleme bulunduğu, sözleşmenin 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu 3 (b) maddesinde yer alan istisna kapsamında olduğu, ceza, yasaklama hükümleri hariç Kamu İhale Kanunu hükümlerine tabi olmadığı, taraflar arasındaki sözleşmede fiyat farkı uygulamasının malzemeli yemek ve işçilik kalemleri bakımından iki ayrı hesaplama yöntemi üzerinden belirtildiği, fiyat farkı hesabının, sözleşmede malzemeli yemek ve işçilik kalemleri için ayrı ayrı öngörülen yöntemler dikkate alınarak yapılması gerektiği, sözleşmenin 14.2.1. maddesinde yer alan fiyat farkı formülünde kullanılacak "an" değerinin yalnızca malzemeli yemek kalemlerine ilişkin gerçekleşmeler üzerinden belirlenmesi gerektiği, işçilik kalemleri için ayrı bir fiyat farkı hesaplaması yapıldığından bu hesaplamaya dahil edilemeyeceği, davalı tarafça fiyat farkının sözleşmeye uygun olarak davacı yükleniciye ödendiği, ilgili mevzuat hükümleri karşısında malzeme yemek ve işçilik kalemleri açısından ayrı fiyat farkı metodunun uygulanamayacağına yönelik iddianın yerinde olmadığı, davalının fiyat farkı hesabının sözleşme hükümleri kapsamında yerinde olduğu kanaatine varılmakla asıl davanın reddine, davalı taraf kötü niyet tazminatı isteğinde bulunmuş ise de; davacı tarafça kötü niyetle takibe geçildiği hususunun kanıtlanamadığı anlaşılmakla davalının yasal koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı isteğinin reddine karar vermek gerekmiştir. Birleşen davaya ilişkin olarak mahkemece yapılan inceleme, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi heyeti asıl ve ek rapor içeriği ve tüm dosya kapsamına göre; davalı idare tarafından 15.06.2024 tarihli yemek hizmeti sonrasında meydana geldiği iddia edilen gıda kaynaklı rahatsızlıklar nedeniyle sözleşmenin 16. maddesi uyarınca ağır aykırılık şartlarının oluştuğu kabul edilerek davacı hakedişinden ceza kesintisi yapıldığı, ağır aykırılık hallerinin sözleşmede; ağır aykırılık halleri; yüklenici firma gıda zehirlenmelerine karşı koruyucu önlemleri almak, uygulamak ve personelin hizmet içi eğitimini, yetkili kişiler ile yapmak zorunda olduğu, hekim tasdikli besin zehirlenmesi raporu olan kişilerin sağlık masrafları ve işgücü kayıplarının maddi tazminatının, firma tarafından karşılanacağı, yüklenici tarafından çıkarılan yemeğin yenilmesi sonucunda toplu gıda zehirlenmesinin meydana gelmesi ve o öğünde, aynı mutfaktan yemek yiyen kişi sayısının asgari %10'unun besin zehirlenmesinden kaynaklı hekim raporu alması, toplu gıda zehirlenmesine neden olan patojen mikro organizmaların laboratuvar ortamında şahit numunelerde çıkan sonuçlar ile kişilerin gaitalarından çıkan organizmaların örtüşmesi gibi hususlarının ağır aykırılık hali sayılacağının ifade edildiği, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 16. maddesinde; ağır aykırılık halinin, yalnızca vaka sayısına bağlanmadığı, aynı zamanda gıda zehirlenmesine neden olan patojen mikroorganizmaların şahit numuneler ile hasta bireylerden alınan örneklerle örtüşmesi gibi teknik bir kriterinde birlikte gerçekleşmesi şartına bağlandığı, dosya kapsamından, mühimmat fabrikasında 14.06.2024 tarihinde akşam yemeğini yiyen 36 kişiden 14'ünün sağlık kuruluşlarına başvurduğu ve rapor aldığı yönünde kayıtlar bulunduğu, ayrıca idari tutanaklar ve numune alma işlemlerinin yapıldığı, 36 kişiden 14 kişinin zehirlendiği ve sağlık raporu aldığı hususu birlikte değerlendirildiğinde davacı yüklenicinin eylemlerinin ağır aykırılık halleri kapsamında olduğu kanaatine varılmakla birleşen davanın reddine, davalı taraf kötü niyet tazminatı isteğinde bulunmuş ise de; davacı tarafça kötü niyetle takibe geçildiği hususunun kanıtlanamadığı anlaşılmakla davalının yasal koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı isteğinin reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1)Asıl davada; Davanın reddine, Davalının tazminat talebinin reddine, Alınması gerekli 732,00 TL harcın mahkememiz veznesine peşin yatırılan 33.407,36 TL ile icra veznesine peşin yatırılıp mahsup ettirilen 17.302,75 TL toplamı 50.710,11 TL'den mahsubu ile artan 49.978,11 TL harç bedelinin karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine, Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafından yapılan masraf olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Davalı davada kendisini vekille temsil ettirmiş olup 405.186,29 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 2)Birleşen davada; Davanın reddine, Davalının tazminat talebinin reddine, Alınması gerekli 732,00 TL harcın mahkememiz veznesine peşin yatırılan 33.407,36 TL ile icra veznesine peşin yatırılıp mahsup ettirilen 17.419,11 TL toplamı 50.826,47 TL'den mahsubu ile artan 50.094,47 TL harç bedelinin karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine, Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafından yapılan masraf olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Davalı davada kendisini vekille temsil ettirmiş olup 494.896,83 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Tarafların işbu karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... nezdinde İstinaf kanun yoluna başvurabileceklerinin belirtilmesine, Dair oybirliği ile verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/06/2026
....