İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/391 E. 2026/109 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/391
Karar No
2026/109
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/391 Esas KARAR NO : 2026/109

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/06/2025 KARAR TARİHİ : 11/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA VE TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili Şirket ile Davalı arasında belirsiz süreli “... Satıcı Üyelik Sözleşmesinin” akdedildiği sözleşme gereği müvekkili tarafından, davalıya AVM’de kiralanan “mağaza” veya “Pazar yeri” mantığından hareketle ... internet sitesinden satış faaliyeti yapılmasına aracılık edilerek ... alan adlı internet sitesi üzerinden satışların gerçekleştirildiğini, Müşterilerin ... internet sitesindeki üyelik hesaplarından oluşturulan siparişler “...” adı verilen satıcılar tarafından mesafeli satım sözleşmeleri gereği müşterilere teslim edilmek üzere kargo ile gönderildikleri ve müşterilerden gelen ödemelerin de ilgili satıcı firma hesaplarına müvekkili şirket aracılığıyla ödendikleri, Bu satış ilişkisi Kapsamında Davalıya Ait Cari Hesap Ekstresinde De Yer Alan Ve Farklı tarihlerde Düzenlenen Mp ( ...Yeri) Teslimat İşlem Bedeli , Mp Komisyon Faturası, ... Destek Yansıtma, Tahsilet İade Virmanı, Mp müşteri Memnuniyeti Yansıtma ve sair bedellere ilişkin toplam bakiyenin davalı cari hesabına borç olarak kaydedildiği ve davalı tarafından ödenmediğinden, ...7. İcra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yapılan İtirazın iptali ile takibin devamına, haksız ve kötü niyetli itiraz nedeniyle %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, Yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasını talep etmiştir. CEVAP : Davalı şirket tarafından davaya cevap dilekçesi sunulmamıştır. DELİLLER : ... 7. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası, taraflar arasında imzalanan sözleşme, BA / BS formları, ticari defter ve belgeler üzerinde yapılan inceleme ile alınan bilirkişi raporu, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Davacı tarafından açılan dava, İİK 67.maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır. Taraflar arasındaki ihtilaf, davacının ... 7. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyasında davalıdan alacaklı olup olmadığı ve miktarı hususunda olduğu anlaşıldı. İlgili ... 7. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas Sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine cari alacaktan kaynaklanan 15.129,02 TL cari hesap alacağı,1.852,02 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 16.981,02 TL alacağın tahsili amacı ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun yasal süresi içerisinde sunduğu itiraz dilekçesi ile takibin durduğu, davacı alacaklının iş bu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu, takibin yetkili icra dairesinde yapıldığı, geçerli haciz yolu ile ilamsız genel takip bulunduğu, borçlu tarafından yasal süresi içerisinde yapılmış ve takibi durdurmuş geçerli bir itiraz olduğu, davanın bir yıllık yasal süresi içerisinde açıldığı, itirazın iptali davasının koşullarının oluştuğu anlaşılmıştır. İtirazın iptali davası yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. İspat yükü kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda ön görülen istisnalar dışında karşı taraf kanuni karinenin aksini ispat edebilir. (HMK M.190). İtirazın iptali davasında ispat yükü kural olarak davacı alacaklıdadır. Ancak borçlunun itirazındaki beyana göre ispat yükü yer değiştirebilir. Borçlu itirazın iptali davasına karşı vereceği cevapta ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olduğu itiraz sebepleri ile bağlı değildir, borçlu her türlü borca itirazını ödeme emrine itirazından bağımsız olarak ileri sürebilir. Deliller toplandıktan sonra ticari defter ve belgeler üzerinde inceleme yapılmak suretiyle rapor düzenlemesi için dosya mali müşavir bilirkişi ...'ya tevdi edilmiş, bilirkişi mahkememize sunmuş olduğu 15/01/2025 tarihli raporunda özetle, "Davacı şirketin ticari defterlerinin TTK ilgili hükümlerine göre delil niteliğine haiz olduğu, Davacının elektronik sistemine kayıtlı ve faturaları e-fatura ile “ TEMEL Fatura Senaryosu” ile müşterilerine gönderdiğini, Temel fatura senaryosu ile kesilen faturaların alıcısına tebliğ edildikleri ve bu faturalara itirazın Türk Ticaret Kanununun 18'inci maddesinde belirtilen harici yöntemlerle ( noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile ) itiraz edilebilmesinin mümkün olduğu, Davalı tarafın Türk Ticaret Kanununun 21'inci maddesinde belirtilen 8 (sekiz) günlük itiraz süresine içerisinde faturalara itiraz ettiğine dair dosyada herhangi bir bilgi ve belge olmadığından e-faturaların ve içeriklerinin davalı alıcı tarafından kabul edilmiş olduğu sonucunu doğurduğundan davacıya icra takibine konu faturalar nedeniyle 15.129,02 TL, borçlu olduğunun kabul edilmesi gerekeceği, Davacının, davalıdan 25.08.2024 takip tarihi itibariyle; 15.129,02 TL asıl alacak 1.852,00 TL işlemiş faiz 16.981,02 TL talep ettiği, Yapılan inceleme ve yukarıda açıklanan gerekçeler ışığında davacının, davalıdan cari hesap alacağı nedeniyle, 15.129,02 TL asıl alacak, talep edebileceği, davacının davalıyı takip öncesi BK. 117. Madde gereği temerrüde düşürmediğinden 1.852,00 TL işlemiş faiz talep edemeyeceği ve davacının ticari defterlerinde kayıtlı 15.129,02 TL asıl alacağına takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanun gereği yıllık %51,75 oranından başlayacak değişen oranlarda avans faiz oranından faiz işletilmesi gerekeceğini," sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Bilirkişi Raporu dosya kapsamına uygun, ayrıntılı, açıklayıcı ve hüküm kurmaya elverişlidir. Tüm dosya kapsamı değerlendirilmekle;6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3). Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır..." (Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin ... Esas...Karar sayılı ilamı). (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi ...Esas, ... Karar Sayılı Kararı ) Tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde, Mahkememizin 05/11/2025 tarihli ara kararı ile, ticari defter ve belgeler üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup verilen kesin süreye rağmen davalı taraf ticari defter ve belgelerini inceleme gün ve saatinde hazır etmediği bu hususta bir beyanda bulunulmadığı görülmüştür. Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda, davacı defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, takip tarihi itibariyle davacının ticari defter kayıtlarında, davalıdan 15.129,02 TL alacaklı bulunduğu, davalı taraf ticari defterlerini sunmadığından cari hesap özeti anlamında tarafların kayıtlarını karşılaştırma olanağı bulunmadığı görülmüştür. Davalı taraf defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK'nun 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan sunulmayan ticari defterlerinde de davacının alacaklı olduğuna dair kayıtların mevcut olduğu halde sunulmadığının ve bunun sonucunda da davacının incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulü gerekir. Bu durumda yapılan tüm incelemeler doğrultusunda, davacının cari alacağa dayandırdığı alacağını ispatladığı ve talep edebileceği anlaşıldığından Davanın KISMEN KABULÜ ile, davalının...7. İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 15.129,02 TL üzerinden kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 2-İİK mad. 67/2 uyarınca alacak likit ve itiraz haksız olduğundan 15.129,02 TL alacağın %20'si olan 3.025,80 TL icra inkâr tazminatının tahsilde tekerrür olmamak üzere davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. Türk Ticaret Kanunu'nun 10. Maddesine göre "Aksine sözleşme yoksa, ticari bir borcun faizi, vadenin bitiminden ve belli bir vade yoksa ihtar gününden itibaren işlemeye başlar." Davacı tarafça davalıya takip öncesi herhangi bir ihtarname çekilmediği, temerrüt oluşmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda takip öncesi faiz istenemeyeceğinden davacının takip öncesi faiz taleplerinin reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, davalının ...7. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 15.129,02 TL üzerinden kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 2-İİK mad. 67/2 uyarınca alacak likit ve itiraz haksız olduğundan 15.129,02 TL alacağın %20'si olan 3.025,80 TL icra inkâr tazminatının tahsilde tekerrür olmamak üzere davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanununca alınması gerekli 1.033,46 TL ilam harcından peşin yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 418,06 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE, 4-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14. Maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin 4.140,00 TL'nin davalıdan 460,00 TL'sinin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE, 6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 15.129,02 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvuru harcı, 7.000,00 TL bilirkişi ücreti, 100,00 TL tebligat ve müzekkere giderleri olmak üzere toplam 7.715,40 TL yargılama giderlerinden 6.943,86 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair KESİN olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı.11/02/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/391, K. 2026/109, T. 11.02.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-391-e-2026-109-k-4c7bddec938f