İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/65 E. 2026/153 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/65
- Karar No
- 2026/153
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/65 Esas KARAR NO :2026/153
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:27/01/2025 KARAR TARİHİ:17/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu dava dilekçesini özetle; "Müvekkil ile davalı/borçlu arasında 01.01.2024 - 31.12.2024 tarihleri arasında geçerli olmak üzere "Abonelik Sözleşmesi" akdedilmiştir. (EK-1 Abonelik Sözleşmesi) İşbu abonelik sözleşmesine konu otopark, 24.000,00-TL + KDV aylık abonelik karşılığında davalı/borçlunun kullanımına bırakılmıştır. Ancak davalı/borçlu abonelik sözleşmesi kapsamında bahse konu alanı kullanmasına ve cari hesap ekstresi ile ilgili faturaların kendisine usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen yükümlü olduğu edimi gereği gibi eksiksiz ve tam ifa etmemiştir. (EK-2 Cari Hesap Ekstresi ve Faturalar) Bunun üzerine müvekkil şirket tarafından ... İcra Müdürlüğü 2024/... Esas sayılı dosyası aracılığıyla sözleşme ve faturaya dayalı cari hesap alacağı kapsamında 208.800,00-TL bedelli icra takibi başlatmış, ancak kötü niyetli davalı/borçlu işbu takibe karşı itiraz etmiştir. Taraflar arasında akdedilen Abonelik Sözleşmesinin 3.2. maddesinde de yer aldığı üzere sözleşmenin 31.12.2024 tarihinde sona ereceği açıkça belirtilmiş olmasına rağmen davalı/borçlu tarafından sözleşmeye konu alan halen kullanılmaya devam edilmektedir. Kullanımdan kaynaklı olarak 01.01.2024 - 14.11.2024 tarihleri arasında davalı/borçlu şirket tarafından bir kısım ödemeler yapılmış bu ödemeler müvekkil şirket tarafından cari hesap ekstresinde belirtilmiş; nitekim davalı/borçlunun iş bu düzensiz ödemeleri ve ödeme yapılmayan aylara ilişkin bu haksız kullanıma karşı haksız işgaliye bedeline ilişkin düzenlemiş olduğu faturaları davalı/borçluya tebliğ etmiş; davalı/borçlu faturalara karşı itiraz etmediği gibi herhangi bir ödeme de yapmamıştır. Bu kapsamda davalı/borçlu aleyhine ... İcra Müdürlüğü 2024/... Esas sayılı dosyası aracılığıyla 208.800,00-TL bedelli icra takibi başlatmış; ancak kötü niyetli davalı/borçlu işbu takibe karşı itiraz etmiştir. Yukarıda da ayrıntılarıyla belirtildiği üzere davalının borca itiraz nedenlerinin haksız ve mesnetsiz olduğu, kötü niyetli olarak sırf müvekkilin alacağını geciktirmek kastıyla kötü niyetli olarak hareket ettiği, alacağın likit olduğu zira sözleşme, cari ekstre ve faturalara dayandığı sabit olduğundan davalı/borçlu aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiği aşikar olup, İcra İflas Kanununun "İtirazın İptali" başlıklı 67. maddesi "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." hükmü uyarınca likit olan alacağa kötü niyetle ve haksız olarak itiraz eden davalı/ borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekmektedir. Hal böyle iken; davalı/ borçlunun iş bu icra takibi yönünden yapmış olduğu haksız ve mesnetsiz itirazının iptali ile takibin devamına ve davalı/ borçlu aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ederiz. İş bu dosya kapsamında 7155 sayılı Kanun ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na eklenen ve 01.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren 5/A Maddesi ile ”Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. …” hükmü uyarınca ticari dava niteliğindeki icra takibinde itirazın iptali istemli huzurdaki uyuşmazda itirazın iptali davası açılmadan önce dava şartı arabuluculuğa başvuru zorunluluğu olduğundan arabuluculuk dava şartı yerine getirilmiş ve 2024/... sayılı Arabuluculuk dosyası kapsamında taraflar arasında bir anlaşma sağlanamamıştır." şeklinde beyanlarda bulunarak Davalı/Borçlunun ... Müdürlüğü 2024/... Esas Sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının iptali ile takip talebindeki koşullarla takibin devamına, Kötü niyetli - haksız davalı borçlunun alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı/borçluya yükletilmesine karar verilmesini talep etmektedir. Davalı davaya cevap vermemiş, tüm iddiaları inkar etmiş sayılmıştır.Dava, cari hesap ilişkisinden ve faturalardan kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre fatura emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır (229. md.). Fatura malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami "yedi gün" içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır (231/5. md.). 6102 sayılı TTK'da da fatura konusunda hükümler vardır. Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir.” (6102 Sayılı TTK 21/1) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2). Faturanın onu teslim alan kişiyi borç altına sokabilmesi için taraflar arasında borç doğurucu bir ilişkinin varlığı ve faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Borç münasebeti olmaksızın düzenlenen ve muhatap tarafından her nasılsa teslim alınan faturaya sekiz günde itiraz edilmemiş olması onu borç altına sokmaz. Ancak TTK 21/2 maddesi uyarınca , faturalara 8 gün içerisinde itiraz edilmediği takdirde faturadaki gösterilen bu bedeli kabul edilmiş sayılır. Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur. Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. Faturalarda belirtilen mal veya hizmetin davalı alıcıya teslim edildiği iddiasını davacı ispatla yükümlüdür. Fatura içeriğindeki mal veya hizmetin davalıya teslimi dayanak belgelerle kanıtlanmadığı sürece ticari defterler tek başına malın teslim edildiğini ispata yeterli değildir. Bu açıklamalar ışığında tüm deliller dosya içerisine alınmış, icra dosyası getirtilerek incelenmiş, tüm deliller toplandıktan sonra alanında uzman mali bilirkişiden rapor alınmıştır. ... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davacının davalı aleyhine toplam 208.800,00-TL ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 07/12/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 13/12/2024 tarihinde süresi içerisinde itiraz ettiği görülmüştür.Bilirkişinin düzenlediği 08/08/2025 tarihli 4 sayfadan ibaret raporunda özetle; Davacı taraf davalıdan, alacağını tahsil edemediği gerekçesi ile 28.05.2024 tarihinde ... İcra dairesinin 2024/... dosya numarası ile 208.800,00.-TL asıl alacak üzerinden ilamsız takibe geçtiği, davalının, icra takibine, itiraz ettiği, bu itiraz üzerine davacının davalı aleyhine yaptığı takibin 208.800,00 .TL üzerinden devamı için huzurdaki davayı açtığı tespit edildiği, davacı şirket flash bellek içinde 2024 yılı beratları ibraz etmiştir. 2024 yılı ticari defterleri flash bellek içinde ibraz edilmediği, Ticari defterler ibraz edilmediğinden , icra ve dava konusu yapılan faturalarını ticari defterlerde kayıtlı olup olmadığı konusunda somut tespit ve değerlendirme yapılamadığı ve icra takip tarihi itibariyle ticari defterlerde davalından alacağı olup olmadığı konusunda somut tespit ve değerlendirme yapılamadığı, dava dosyasına ve tarafımıza ibraz edilen bilgi ve belgelere göre davalının; ... İcra dairesinin 2024/... E dosya numarası ile aleyhine yapılan icra takibi dolaysıyla, davacının alacağı konusunda bilirkişi görüşü oluşmadığı, şeklinde sonuca varılmıştır. Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, davacının alacağın tahsili istemiyle icra dosyasında takip yaptığı, davalının yasal süresi içerisinde yaptığı itiraz üzerine takibin durmasına karar verildiği, mahkememizce tüm delillerin toplandığı, tarafların ticari defter ve kayıtlarının tetkik edilmesi amacıyla dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, buna göre mahkememizce öninceleme duruşmasında taraf defterlerinin incelenmesine karar verildiği, davalıya işbu duruşma tutanağının ihtaratlı olarak tebliğ edildiği, inceleme gün ve saatinde davalı hazır olmadığı gibi mazeret de bildirmediği, ön inceleme duruşmasında davalıya "defter ve belgelerin sunulmaması halinde defterlerin incelenmesi talebinden vazgeçmiş sayılacağı ve HMK md. 220/3 uyarınca duruma göre ticari defter ve kayıtların içeriği konusunda karşı tarafın delil ve beyanlarına itibar edilebileceğin ve HMK md. 222/3 gereği diğer yasal şartların varlığı halinde karşı tarafın defterlerinin lehine delil olarak kabul edileceği ihtar edildiği" buna rağmen kendisine verilen kesin süre ve ihtarata rağmen davalı tarafça ticari defter ve kayıtlarını mahkemeye sunmadığı, incelemenin sadece davacı defterleri üzerinden yapıldığı, davacının ticari defterlerindeki kayıtların usulüne uygun olarak tutulduğu, ticari defterler ve kayıtlarının (HMK md.222, TTK 64 uyarınca) sahibi lehine delil niteliğine haiz olduğu anlaşılmış, davalı taraf davacı lehine delil olan davacının defterlerindeki kayıtların aksini senet veya diğer kesin delillerle de ispatlayamamıştır. (Md. 222/3 son) Davacının davasını tüm bu açıklamalarla ispatladığının kabulü gerektiğinden davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. İcra İnkar Tazminatı yönünden; dava konusu fatura alacağının önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşıdığı, bu haliyle İİK'nın 67. maddesindeki koşullar gerçekleştiği görülmekle, davacının icra inkar tazminatı kabulü ile, alacağın % 20 si oranında icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tahsis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan ... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı icra takip dosyasına davalı borçlu tarafından yöneltilen itirazın iptaline, takipten sonra asıl alacağa takip talebindeki miktarı aşmamak kaydıyla avans faiz uygulanmasına, 2-Alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olduğundan %20 oranında icra inkar tazminatı 41.760,00-TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine 3-Karar ve ilam harcı 14.263,13-TL nin peşin alınan 3.565,79-TL den düşümü ile kalan 10.697,34-TL bakiye ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 4-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-10 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yatırılan 4.181,19-TL peşin ve başvuru harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 9.595,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davacının gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip ... Hakim ... e-imzalıdır e-imzalıdır