İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/388 E. 2026/319 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/388
- Karar No
- 2026/319
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/388 Esas - 2026/319 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/388 KARAR NO : 2026/319
... DAVA : Marka YİDK Kararının İptali DAVA TARİHİ : 10/09/2025 KARAR TARİHİ : 01/07/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 01/07/2026 Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan Marka YİDK Kararının İptali istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili dilekçeleriyle özetle, müvekkiline ait ... ... ibareli başvurunun, davalı firma tarafında yapılan itiraz ile kısmen reddedildiğini, müvekkili markasındaki esas unsurun ... ibaresi olduğunu, ... ibaresi ile seri markaları olduğunu, markaların farklı unsurlarla başladığını bu durumun markaları farklılaştırdığını, ... ibaresi ile ... markaları arasında bariz farklılık bulunduğunu, müvekkiline ait marka başvurusuna yapılan itirazlara dair verilen kararda ise 08, 21 ve 35. Sınıfa ait bazı emtiaların çıkarılmasına karar verildiğini, ancak söz konusu sınıflardaki emtialar müvekkil şirketin birebir faaliyet alanını barındırdığını ve bu sınıflar olmadan, işitsel ve sınıfsal benzerlik içermeyen markalara dayanılarak itirazın kabul edilmesinin hatalı olduğunu, müvekkiline ait “...” esas ibareli seri markaları ülkenin her yerinde faaliyet gösterdiğini ve tanındığını, davaya konu markanın ise esas unsuru yine “...” ibaresi olup davalı taraflara ait markalarla karıştırılma ihtimali bulunmadığını beyan ederek.... sayılı kararının iptali ile, davaya konu markanın tüm sınıflar bakımından tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; SMK m.6/1 anlamında bir tescil engelinin mevcut olduğundan söz edebilmek için, markaların benzer olması, kapsadıkları mal/hizmetlerin aynı/benzer olması ve iltibas yaratması koşullarının birlikte gerçekleşmesi gerektiğini, taraf markalarında “...” ibaresinin ortak unsur olarak yer aldığını, başvuru markasının söz konusu ibareyi birebir içerdiğini, ortak ibarenin taraf markalarının asli unsurlarından biri olduğunu, harf/hece dizilimi itibariyle markaların okunuşunun ve kulakta bıraktıkları tınının da benzer olduğunu, markalarda yer alan diğer unsurların tali nitelikte olduğu ve ayırt edicilik niteliğini haiz olmadığını, bu itibarla başvuru markasının kısmen redde mesnet markadan yeterli düzeyde ayırt edicilik taşımadığını, karşılaştırılan taraf markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunduğunu, bütünüyle bıraktığı izlenim itibariyle, ortalama tüketicinin başvuru markası ile davalı Şirket markası arasında iktisadi ve/veya idari bağlantı olduğunu izlenimine kapılabileceğini, Kanunun aradığı “çifte benzerlik” koşulunun mevcut olduğunu ifade ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı şirket vekili dilekçeleriyle özetle; taraf markaları arasında benzerliğin açık olduğunu, dava konusu markada müvekkili markasının birebir aynısının yer aldığını, ... ibaresinin tali unsur niteliğinde olduğunu, yüksek düzeyde benzerlik içerdiklerini, emtia benzerliği koşulunun da sağlandığını ifade ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davanın açılmasını müteakip davaya katılan tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını ve bilirkişi raporları alınmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. GEREKÇE : Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının iddiaları karşısında, ... Kararının iptali koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. İşlem dosyasının tetkikinde, .... numara ile “... ....” ibareli markasının 08, 19, 21, ve 35. sınıfta yer alan mallar için başvuruda bulunulduğu, markanın ilk incelemeden geçerek 28.08.2023 tarih ve 427 sayılı Resmi Marka Bülteninde ilan edildiği, davalının ... unsurlu markalarını mesnet göstererek6/1, 6/3, 6/5, 5/1-a ve ç bendlerine dayanılarak itiraz ettiği, davacının bu itiraza karşı görüş sunduğu ve .... nolu markaları bakımından kullanım ispatı talep ettiği, davalının kullanım ispat dilekçesinde, çok sayıda fatura ve web sitesi ürün görselleri sunduğu, .... tarafından “Başvuru sahibi tarafından itiraza karşı görüş yazısında itiraz gerekçesi markalar için kullanımın ispatlanmasının talep edildiği, ancak, itiraza mesnet ve kullanım ispatına tabi olmayan 2022 049254 sayılı itiraz gerekçesi markanın başvuruya konu marka ile görsel ve işitsel yönden benzerliğin yanı sıra, markaların aynı/aynı tür malları/hizmetleri kapsaması hususu bir arada dikkate alınarak yapılan Md. 6/1 kapsamında incelemesi sonucunda markalar arasında ilişkilendirilme dahil karıştırılma ihtimalinin bulunduğu anlaşılmıştır. Sonuç olarak, usul ekonomisi gereği kullanım ispatına konu markaları incelemenin nihai sonucu değiştirmeyeceği kanaatine varıldığından söz konusu markalar Md. 6/1 incelemesinde dikkate alınmamış ve kullanım ispatı talebinin ayrıca incelenmesine gerek görülmemiştir.” açıklamasıyla davacı markasından bir kısım malların çıkarıldığı, hem davacı hem davalı tarafından bu karara itiraz edildiği ve tarafların karşı görüş sunduğu, işbu davada iptali istenen 10.07.2025 tarih ve 2025-M-8663 sayılı kararı ile itirazın reddine karar verildiği, anılan kararın ilgililere tebliğ edildiği ve yasal süresi içerisinde işbu davanın açıldığı belirlenmiştir. DEĞERLENDİRMELER TARAF MARKALARI ARASINDA BENZERLİK VE İLTİBAS İHTİMALİ; SMK 6/1 maddesi uyarınca; tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı veya benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı veya benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. Dolayısıyla markalar arasındaki benzerlik değerlendirmesinin ilk koşulu; markaların tescilli oldukları sınıfların aynı olması veya birbirine benzer olmasıdır. Markaların tescilli oldukları veya tescili talep edilen mal veya hizmetlerin benzerliğine kanaat getirilmesi halinde, ikinci şart olan markaların benzerliğine geçilir. Görüldüğü üzere karıştırılma ihtimalinin varlığı için çifte benzerlik şartının gerçekleşmesi ve her iki benzerliğin de dikkate alındığı genel izlenim ve değerlendirmeye göre ilişkilendirilme ihtimali dâhil karıştırma ihtimalinin bulunduğu kanaatine varılması gerekmektedir. EMTİALARIN BENZERLİĞİ Öncelikli olarak davacı tarafından kullanım ispatı talep edildiği görülmüş olup, davalı markalarının incelenmesinde aynı sınıflarda aynı esas unsurlıkullanım ispatına konu olmayan markasının olduğu tespit edilmiş, usul ekonomisi nedeniyle davalı kurum nezdinde sunulan deliller incelenmemiştir. Keza ...’da bu gerekçe ile ilgili markaları değerlendirme kapsamına almamıştır. Doktrinde de kabul gördüğü üzere, markalara ait mal veya hizmet listelerinde yer alan emtiaların "benzer" olup olmadığının değerlendirilmesinde, sınıflandırmaya ilişkin ulusal ve uluslararası düzenlemeler bağlayıcı kesin kurallar içermemektedirler. Bu nedenle, inceleme konusu markaların emtia listelerindeki sınıf numaralandırması ile bağlı kalınmaksızın, karşılaştırılan emtia listelerinin "aynı veya benzer" mal veya hizmetlerden oluşup oluşmadığı incelenmelidir. “Marka kapsamındaki mal ve hizmetlerin aynı veya benzer tür olup olmadığı hususunda 1957 yılında yapılmış olan “Uluslararası Nice Protokolü” kapsamında hazırlanan “Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırılmasına İlişkin Tebliğ” hükümlerine ve bunun ekindeki sınıflara ve alt gruplara göre yapılan listenin dikkate alınması gerekmekle birlikte tek başına listenin bir bağlayıcılığı bulunmamaktadır. Bu anlamda, ilişkilendirmenin varlığı için mal ve hizmetlerin tamamen aynı sınıfta veya aynı alt grupta yer alması gerekmez.” Zira asıl olan, işaretlerin, kapsamlarındaki mal veya hizmetler üzerinde tescilli bir marka olarak kullanılması durumunda, tüketici nezdinde karıştırılma ihtimaline yol açıp açmayacağıdır. Bu nedenle, mal ve hizmet sınıf ve alt gruplarında benzerlik araştırmasında piyasanın anlayışı, benzer alıcı çevresine hitap edip etmediği, benzer ihtiyaçları giderip gidermediği, mal veya hizmetlerin birbiri yerine ikame edilebilme ve rekabet olanaklarının olup olmadığı, birinin diğerini tamamlama imkânı olup olmadığı, mal veya hizmetlerin dağıtım kanallarının ortak olması, aynı veya yan yana raflarda satışa arz edilip edilmediği kullanım yöntemleri, hedeflenen müşteri kesiminin aynı olup olmadığı hususlarının araştırılması gereklidir. Markalar arasında iltibas değerlendirmesinin ilk koşulunun, taraf markaları kapsamındaki emtiaların benzerliği olduğu hususu Yüksek Mahkemenin birçok kararında da açıkça belirtilmiştir.3Nitekim EUIPO nezdinde verilen kararlarda da malların benzerliğine ilişkin değerlendirmenin, mal ve hizmetler arasındaki ilişkilerin ilgili özellikleri dikkate alınarak yapılması gerektiğini, bu özelliklerin, malların doğaları, kullanım amaçları, kullanım yöntemleri ve birbiriyle rekabet halinde veya birbirini tamamlayıcı olup olmadıklarını içerdiği belirtilmiştir. Dava konusu markadan çıkarılan malların, davalı markasında aynen yer aldığı, bu noktada SMK 6/1 maddesinde aranılan emtia benzerliği koşulunun sağlandığı, İŞARETLERİN BENZER OLUP OLMADIĞI: İki markanın benzer olup olmadığı değerlendirilirken; markalar arasında görsel, işitsel veya kavramsal düzeyde ortaya çıkan benzerlik veya yakınlık dikkate alınmalıdır. Görsel, işitsel veya kavramsal benzerliğin derecesi konusundaki değerlendirmeyi malların niteliğini ve malların piyasaya sunum yöntemlerini dikkate alarak yapmak yerinde olacaktır. İlgili tüketicinin markaları doğrudan karşılaştırma imkânının bulunmadığı, markaların karşılaştırmasını zihninde muhafaza ettiği tam (eksiksiz) olmayan imaja göre yaptığı dikkat edilmelidir. Görsel benzerlik, kelime veya şekil markalarının görünüm olarak benzerlik içermeleri durumunda ortaya çıkar. Görsel benzerliğin tespiti, markaların benzer markalar olarak değerlendirilmeleri için, tek başına yeterli olarak kabul edilebilir. Kelime markaları söz konusu olduğunda, kelimenin yazım şekli değil kelimenin kendisi korunmaktadır. Bu nedenle, kelimenin büyük ya da küçük harfle ya da farklı yazım karakterinde yazılmış olmasının incelemeye etkisi yoktur. Kelime markalarında görsel değerlendirme; kelimenin uzunluğu/kısalığı, harf sayısı, harflerin dizilimi, kelime sayısı ve işaretlerin yapısı gözetilerek yapılmalıdır. Görsel değerlendirmede, kelimenin ilk kısmında oluşan benzerlik ya da benzememe durumu kelimenin son kısmına göre daha büyük öneme sahiptir. Bununla birlikte, görsel algı önce dışta bulunan elemanları ayırt ettiği için, son harf, kelimenin iç kısımlarında yer alan harflere kıyasla, daha büyük etkiye sahip olacaktır. Kelime markalarında, kelime yazıldığından farklı şekilde okunmadığı sürece (yabancı dillerdeki markalar), görsel ve işitsel benzerlik genellikle aynı anda ortaya çıkar. Bununla birlikte, kısa zaman aralığında gerçekleşen işitsel algıya kıyasla, görsel algının daha kesin ve tekrarlanan algılama imkânı sağladığı dikkate alınmalıdır. Bu nedenle, işaretler arasındaki görsel farklılıklar işitsel farklılıklara kıyasla daha fazla etkiye sahip olacaktır. İşitsel benzerlik, kelime markaları telaffuz edilirken ortaya çıkan benzerlik halidir. İşitsel benzerliğin tespiti, bazı durumlarda tek başına markaların benzer markalar olarak değerlendirilmeleri için yeterli kabul edilebilir. Ancak, işitsel benzerliğin görsel benzerlikle yeterli düzeyde desteklenmemesi halinde markaların benzer markalar olarak değerlendirilmemesi de mümkündür. Kavramsal (anlamsal) benzerlik, kelime veya şekil markalarının karşılık geldikleri anlam veya kavramlar bakımından ayniyet veya benzerlik içermeleri durumunda ortaya çıkar. Kelime markalarının kavramsal (anlamsal) benzerliği, temel olarak, farklı şekilde yazılı kelimelerin aynı veya farklı dilde aynı/benzer kavramlara (anlamlara) karşılık gelmeleri durumunda ortaya çıkabilir. Şekil markalarının kavramsal (anlamsal) benzerliği ise temel olarak, markalarda yer alan şekil unsurlarının aynı kavramlara karşılık gelmeleri durumunda ortaya çıkabilir. Benzerlik ve karıştırılma ihtimaline dayalı değerlendirmelerde kural olarak orta seviyedeki tüketiciler dikkate alınacak olup; malın hitap ettiği ortalama bilgi ve dikkate sahip tüketicilerin tamamının ya da büyük bir bölümünün karışıklık yaşaması değil, bu tüketicilerin bir kısmının karışıklık yaşama ihtimali bulunması, benzerlik ve iltibas bulunduğunun kabulü için yeterli bulunmaktadır. Ancak tüketici kitlesinin dikkat ve özen düzeyinin mal ve hizmet sınıflarına bağlı olarak değişkenlik göstermesi de mümkündür. Somut uyuşmazlıkta, dava konusu çıkarılan 08, 21.sınıflara ait mallar ve 35. Sınıfta bu malların satışına yönelik hizmetler yönünden ilgili tüketicilerin genel anlamda bu mal ve hizmetlerin günlük hayatta her yaş ve kesimden kişinin tüketimine konu olacak, genel ihtiyaçları arasında yer aldığı, dolayısıyla çekişme konusu malların tüketicisinin ortalama düzeyde dikkat ve özene sahip kimseler olabileceği, Markalar karşılaştırılırken görsel, sesçil (fonetik) ve kavramsal (semantik) açılardan taraf markalarını oluşturan işaretlerin benzer olup olmadıkları hususunun bütüncül bir bakış açısıyla ele alınması ve yine markalar kapsamındaki mallar/hizmetler yönünden markaların benzer olup olmadıkları konularının bir bütün olarak değerlendirilmesi neticesinde tespit edilebilir bir durumdur. Bu genel tespitler çerçevesinde, dava konusu davacı markası incelendiğinde, ... ... ibareli başvurunun, oldukça büyük punto ile stilize yazılan ... harflerinin alt satırına daha küçük punto ile standart büyük harflerle yazılan ... ibaresinden oluşan bileşik kelime markası olduğu, davacı tarafa ait markada ... ibaresi davacının tescilli markası olup çatı markası olduğu, ... ibaresinin bilinen bir kavramsal karşılığı bulunmadığı, ... ibaresinin Türkçe /ne-ge/ yada İngilizce /en-ci/ şeklinde okunduğu, Davalı tarafa ait redde mesnet ... ibaresi ise standart büyük harflerle kahverengi renkte yazılan kelime markası olduğu, davalı markasının esaslı unsurunu ... ibaresi olduğu, Bu bağlamda tespiti gereken husus taraf markalarında ortak unsur olduğu görülen “...” ibaresi nedeniyle, ilgili tüketicinin, markalar arasında bir benzerlik kurup kurmayacağı ve bu benzerlik nedeniyle de yanılgı yaşama ihtimalinin bulunup bulunmadığıdır. İşbu uyuşmazlık kapsamında tartışıldığı gibi kendisinden önce tescil edilmiş bir markadaki ibare ile birlikte kendi unsurlarını içerisinde barındıran birleşik bir markanın önceki marka ile iltibas oluşturup oluşturmadığına karar verilebilmesi için önceki markanın kendi başına uyuşmazlık konusu mal ve hizmetlerde bağımsız bir ayırt edici karakterinin olup olmadığının ve bu ibarenin sonraki markada da dominant bir etkiye sahip olmadığının incelenmesi gerekmektedir. Zira önceki markanın tek ve baskın unsurunun, bir bütün olarak sonraki markada da yer alması halinde, işaretlerin kısmen aynı oldukları ve ilgili tüketicide bu doğrultuda bir etki bırakacağı kabul edilmektedir. Keza yine bir markanın önceki markaya eklenmiş bir diğer kelimeden oluşması iki markanın benzer markalar olduğu yönünde bir göstergedir. Dolayısıyla bu noktada önem teşkil eden husus, karşılaştırılan işaretlerde, ortak unsurun ne denli ayırt edici olduğu ve marka içerisinde bağımsız varlıklarını koruyup korumadıklarıdır. Taraf markalarındaki ortak unsur olan ... ibaresi için Google’da yapılan araştırmada “AI Bakışı “..., Fransa'nın güneybatısında yer alan ve özellikle 18. yüzyılın sonlarından itibaren üretilen dünyaca ünlü, yüksek kaliteli, beyaz ve sert hamurlu porselenleri ile tanınan bir şehirdir. Bölgedeki kaolin kiliyle üretilen, ince işçilikli, el boyaması ve dayanıklı porselenler, lüks ve zarafeti temsil eden koleksiyonluk parçalar olarak kabul edilir.” şeklinde açıklama bulunmaktadır. ...), Fransa'da Limousin bölgesinde Haute-Vienne departmanında bir şehirdir. Şehrin belediye sınırları içindeki nüfusu (2007 itibarıyla) 138.882 kişidir. Etrafındaki varoşları ile ... Metropol şehrinin nüfusu 193.342 olur. Merkezi olduğu şehirleşmiş alanın nüfusu 2007'de 263.645 kişi idi. Bu nüfusla Limosges Fransa'nın güney doğusunda bulunan ... etrafındaki şehirleşmiş alanlardan sonra üçüncü sırayı almaktadır. 2008 başında ... sanatsal ve tarihsel şehir olarak kabul edilmiştir.” bilgisine yer verilmektedir. https://en.wikipedia.org/wiki/Limoges_porcelain adresinde “... porseleni, 18. yüzyılın sonlarından itibaren Fransa'nın ... şehri ve çevresindeki fabrikalarda üretilen sert hamurlu porselendir . Yaklaşık 1830 yılına gelindiğinde, uygun kilin bulunduğu bölgelere yakınlığı nedeniyle ..., özel porselen fabrikaları için ana merkez olarak Paris'in yerini almıştı; ancak Paris yakınlarındaki devlete ait Sèvres porseleni pazarın en üst segmentinde hakimiyetini korumuştur. ... bu konumunu günümüze kadar korumuştur.” bilgisi bulunmaktadır. Yukarıdaki açıklamalardan görüleceği üzere ... ibaresi tek başına Fransa’da bulunan bir şehir adını ifade etmektedir. Ancak, ibare “... porseleni” şeklindeki kullanımında o yörede üretilen porselen türünün adı olduğu görülmektedir. ... ibaresi tek başına kullanımında ayırt edici bir ibare iken ... porseleni şeklindeki kullanımında dava konusu “porselen ve porselenden mamul ürünler” bakımından ayırt ediciliği olmayan tanımlayıcı bir ibareyi ifade etmektedir. Taraf markalarında birebir “...” şeklinde yer alan ibarenin ayırt ediciliğe haiz olduğu, Somut olayda, davacı markasında ... ibaresi davacının şemsiye/çatı markasıdır. Esasen çatı markalar, üst firmayı vurgulama ve tüketici gözünde belirli bir imaj yaratma işlevi güden işaretlerdir. Çünkü tüketicilerin çatı marka işaretini ürün ya da hizmetler üzerinde görmeleriyle zihinlerinde belirli bir firma ve o firmanın çatı markasına bağlı olarak ortaya koyduğu, alışılagelmiş bir kalite, garanti ve imaj şekillenir. Halk tarafından bilinen ve belirli bir firmanın ürünlerinin çoğunluğunda yer alan bir çatı markası veya bir firmanın ticaret unvanının kılavuz unsuruyla birlikte kullanılan ikincil kelime unsurlarından oluşan markalara uygulamada sıklıkla rastlanmaktadır. Bu tip markalarda yer alan ikincil kelime unsurlarının aynısının veya benzerlerinin başka bir markada yer alması halinde, markaların benzerliği değerlendirmesinde çatı markası (veya ticaret unvanı kılavuz unsuru) arka planda bırakılarak inceleme yapılacaktır. Ticaret unvanı ve çatı markalarının tescilindeki temel amacın, bu şemsiye markanın yanına eklenen ibarelerin tescili bulunduğu, davacı markasında "..." ibaresinin davacı şirketin ticaret unvanının çekirdek unsurunu oluşturduğu, orta seviyedeki tüketici tarafından üretici firmaya işaret edecek nitelikte bir ibare olarak değerlendirileceği, bu nedenle dava konusu tescil başvurusu ile asıl korunmak istenen unsurun “...” ibaresi olduğu ve davalının markasının da esaslı ve tek unsurunun "..." ibaresi olduğu, dolayısıyla benzerlik değerlendirilmesinde şemsiye/lider markaların göz önünde bulundurulmayacağı anlaşılmakla taraf markalarının ... ortak ibaresinden kaynaklı görsel olarak benzediği düşünülmektedir. Ayrıca, açıklandığı üzere, “...” ibaresinin coğrafi bir yer adı olmasına rağmen ayırt edici bir ibare olduğunun kabulü mümkün görülmektedir. Başka bir ifadeyle sektörde halihazırda zaten yaygın kullanımı olmayan bir işarettir. Bu nedenle çekişme konusu olan “...” ibaresinin bir şehir adı olmasına rağmen, davacı adına 1994 tarihinden itibaren tescilli olduğu, bu nedenle tescilli kullanımı ile de ayırt ediciliğinin arttığı, davacı tarafın ... ibaresi ile birlikte kullanılan ... ibaresinin, taraf markalarının ilgili tüketicide farklılaşması için yeterli görülemeyeceği ve tüketici algısında iltibasa neden olabilecek bir algı doğurabileceği, bir kısım alıcıların iki farklı marka karşısında bulunduğunu algılayabilse bile marka ve işaretlerin birbirleri ile idari ve ekonomik olarak bağlantılı şirketler olduğu yönünden algılamada bulunmalarının kaçınılmaz olacağı, Taraf markaları fonetik olarak incelendiğinde, dava konusu marka ... ... ibaresi Türkçe “... şeklinde okunacaktır. Taraf markalarında li-möj ibaresinin birebir aynı olmasından kaynaklı işitsel benzerlik oluşmaktadır. İlaveten ortalama tüketiciler, psikolojik olarak farklılığı gösteren noktalara değil, benzerliği sergileyen noktalara dikkatlerini yoğunlaştırmaktadır. Son olarak bilindiği üzere, işitsel benzerlik, markaların telaffuzunun kulakta bıraktığı ses arasındaki benzerliktir. Taraf markalarında yer alan “...” ibaresinden kaynaklı olarak telaffuzun aynı olması nedeniyle markalar arasında işitsel açıdan da benzerlik bulunduğu, Taraf markaları kavramsal olarak incelendiğinde, davacı markasında bulunan ... ibaresi harflerden oluşup kavramsal manası bulunmadığı, taraf markalarında kavramsal manası olan ... ibaresi olduğu bu nedenle, taraf markalarının kavramsal olarak da benzer olduğu, Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus ilgili tüketicinin algısı olup tüketicinin her iki markayı her zaman aynı anda görüp detaylarını karşılaştırabileceğinin düşünülmesi hayatın olağan akışına uygun düşmeyecektir. Tüketicinin daha önce satın aldığı bir mal veya hizmetin göz ve kulağında kalan izine, hatırlayabildiği kadar hafızasında kalan özelliklerine dayanarak, sonraki aynı veya benzer mal/hizmetten yararlanmak isterken önceki markanın kendisinde yarattığı garanti fonksiyonundan yararlanmayı düşünerek hareket edeceği, dolayısıyla önceki markanın zihninde bıraktığı algıyı uyarabilecek düzeyde benzer sonraki bir marka ile karşı karşıya kalan tüketicinin, sonraki markayı da bu güven duygusuna dayanarak tercih etme eğilimi ile hareket edebileceği, Taraf markalarının aynı emtiaları kapsadıkları, dolayısıyla doğrudan birbiri ile ticari rekabet ilişkisi içerisinde, aynı hedef tüketici kitlesine hitap ettiği gözetildiğinde, işaretler arasındaki bu denli benzerlik olması, ibarelerin ancak ve ancak birbirlerinin serisi, bir versiyonu gibi algılar yaratma ihtimaline neden olmaktadır. Nitekim tüketicinin daha önce satın aldığı bir mal veya hizmetin göz ve kulağında kalan izine, hatırlayabildiği kadar hafızasında kalan özelliklerine dayanarak, sonraki aynı veya benzer mal/hizmetten yararlanmak isterken önceki markanın kendisinde yarattığı garanti fonksiyonundan yararlanmayı düşünerek hareket edeceği, dolayısıyla önceki markanın zihninde bıraktığı algıyı uyarabilecek düzeyde benzer sonraki bir marka ile karşı karşıya kalan tüketicinin, sonraki markayı da bu güven duygusuna dayanarak tercih etme eğilimi ile hareket edebileceği değerlendirilmektedir. Tüketici bu güven duygusu ile hareket etme eğiliminde yanılgıya düşürebilecek işaretlerin varlığı, karıştırılma ihtimali açısından da yeterli görülmesi gereken bir olgudur. Sonuç olarak davacı tarafa ait marka ile davalı taraf markasının belirtilen emtialarının birbiri ile örtüşmesi ve işaretler arasındaki benzerlik hali gözetildiğinde, ortalama zeka, dikkat ve algı seviyesindeki tüketiciler nezdinde bile, taraf markalarının birbirlerinin serisi, aynı iktisadi kaynağın yarattıkları markalar gibi algılanma ihtimallerinin yüksek olacağı, işaretler arasında yeterli görülebilecek düzeyde farklılıklar olmadığı, dava konusu markaya eklenen ....ibaresinin davalı markası ile farklı bir görsel, işitsel ya da kavramsal mana edindiğinden bahsedilemeyeceği, hal böyleyken tüketicinin iki ayrı marka karşısında olduğunu algılayacağı ihtimalinde dahi bu markaların kaynakları yönünden aralarında iktisadi ya da idari bir bağ bulunduğu zannına kapılabileceği, bu nedenle dava konusu davacı markası ile redde mesnet davalı markası arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, Netice itibariyle, Dava konusu marka başvurusu ile davalı markasının görsel, işitsel, kavramsal ve genel izlenim olarak benzer olduğu ve aralarında karıştırılma ihtimali bulunduğu, ... sayılı kararının hukuka uygun olduğu, kanaatlerine varılmış davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Davanın reddine, Alınması gereken 732,00.-TL harçtan, peşin alınan 615,40.-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 116,60.-TL maktu ilâm harcının davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, Davalı kurum ile şirket kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 55.000,00.-TL maktu ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, Davalı kurumun yapmış olduğu bir gider olmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına, Davalı şirketin yapmış olduğu bir gider olmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına, Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333), Dair, davacı vekili ve davalı kurum ile davalı şirket vekillerinin yüzüne karşı, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ... Mahkemeleri'nde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.
Kâtip Hâkim.... ✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır