İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/364 E. 2026/398 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/364
Karar No
2026/398
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/364 Esas - 2026/398 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2025/364 KARAR NO : 2026/398

.... DAVA : Tasarım YİDK Kararının İptali ile Hükümsüzlük DAVA TARİHİ : 29/08/2025 KARAR TARİHİ : 24/09/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/09/2026 Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan Tasarım YİDK Kararının İptali ile Hükümsüzlük istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili dilekçeleriyle özetle, davalı .... dava konusu .... başvuru numaralı tasarım için başvuruda bulunduğunu; davacı müvekkilinin işbu tasarım başvurusuna yapmış olduğu itiraz sonucunda .... başvuru numaralı tasarımın 2, 3 ve 4 nolu tasarımlar yönünden de iptalinin gerekmekte olduğunu, kurumun, kararında, İtiraz/dava konusu tasarımda yer alan 2, 3 ve 4 nolu tasarımlara yaptıkları itirazları da reddettiğini; kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu beyan ederek ... sayılı kararının itirazlarının reddi kısmı yönünden iptali ile yine davaya konu 2024/001052 başvuru numaralı tasarımın, tescil olunan 2, 3 ve 4 nolu tasarımlar yönünden hükümsüzlüğe karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; kurum kararının yerinde olduğunu ifade ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı şirket vekili dilekçeleriyle, davacının haksız ve mesnetsiz davasını kabul etmediklerini ve davalarında ileri sürdükleri tüm olguları reddettiklerini; davacının .... kararının lehlerine olan kısmı için gerekçe genişletilmesi talebi yönünden; talebin hukuksuz olduğunu; davacının aslında olmayan yani kendilerinin ürettiği bir gerekçe yarattığını; bununla da yetinmeyip yarattıkları gerekçenin genişletilmesini istediklerini; dava konusu edilen parçalar yönünden de bir benzerlik olmadığı gibi bu yaklaşımın yani müvekkiline ait ürün tasarımının bütünü ile sadece bir lazımlığı veya bir parçayı karşılaştırmanın abes olduğunu; tasarımların farklı olduğunu , müvekkili tasarımlarının yasanın aradığı koşulları ihtiva ettiğini, davacı başvurusu ve tasarımlarının iptal edildiği .... nolu tasarım başvurusundaki görsel ile parçalarının aynı olması karşısında davacının kendi yaklaşımlarından yola çıkarak aslında başvurularının tamamının hükümsüzlüğü gerektiği sonucu çıkmakta iken kısmi iptalin doğru olmadığı ve hatta bu parçaların olduğu tüm tasarımlarının hükümsüz olması gerektiğinin ortaya çıkan başka bir sonuç olduğunu; ....sayılı tasarımların hükümsüzlüğü talebi yönünden; tasarımların tamamının yasanın aradığı yenilik ve ayırt ediciliğe sahip olduğunu, ifade ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davanın açılmasını müteakip davaya katılan tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını ve bilirkişi raporları alınmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. GEREKÇE : Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının iddiaları karşısında, ....Kararının iptali ile hükümsüzlük koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. İNCELEME VE DEĞERLENDİRMELER 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’na göre bir tasarımın korunması için yeni olması ve ayırt edici niteliğe sahip olması gerekmektedir. İlgili maddeler şu şekildedir; “MADDE 55- (1) Tasarım, ürünün tümü̈ veya bir parçasının ya da üzerindeki süslemenin çizgi, şekil, bicim, renk, malzeme veya yüzey dokusu gibi özelliklerinden kaynaklanan görünümüdür. Ürün, bilgisayar programları hariç̧ olmak üzere, endüstriyel yolla veya elle üretilen herhangi bir nesnenin yanı sıra birleşik bir ürün veya bu ürünü oluşturan parçaları, ambalaj gibi nesneleri, birden çok nesnenin bir arada algılanan sunumlarını, grafik sembolleri ve tipografik karakterleri ifade eder. Birleşik ürün, sökülüp takılma yoluyla değiştirilebilen veya yenilenebilen parçalardan oluşan üründür. Tasarım; bu Kanun hükümleri uyarınca tescil edilmiş̧ olması halinde tescilli tasarım, ilk kez Türkiye’de kamuya sunulmuş̧ olması halinde ise tescilsiz tasarım olarak korunur.” “MADDE 56- (1) Tasarım yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olması şartıyla bu Kanunla sağlanan haklar kapsamında korunur. Birleşik ürünün parçasının tasarımı, aşağıdaki şartları taşıyorsa yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olduğu kabul edilir: Parça birleşik ürüne takıldığında, birleşik ürünün normal kullanımında görünür durumda olmalıdır. B) Parçanın görünür durumda olan özellikleri, yenilik ve ayırt edici nitelik şartlarını karşılamalıdır. Bu maddede yer alan normal kullanım; bakım, servis veya onarım işleri hariç olmak üzere, son kullanıcı tarafından kullanımı ifade eder. Bir tasarımın aynısı; Tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce, Tescilsiz tasarım için tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten önce, dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarım yeni kabul edilir. Tasarımlar sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorsa aynı kabul edilir. Bir tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim; Tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce, Tescilsiz tasarım için tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten önce, kamuya sunulmuş herhangi bir tasarımın aynı kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimden farklı ise bu tasarımın ayırt edici niteliğe sahip olduğu kabul edilir. Ayırt edici niteliğin değerlendirilmesinde, tasarımcının tasarımı geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesi dikkate alınır.” “MADDE 58- (1) Tasarım sahibi, kendi tasarımına kıyasla ayırt edici niteliğe sahip olmayan tasarımlara karşı bu Kanundan doğan haklarını kullanabilir. Koruma kapsamının değerlendirilmesinde, tasarımcının tasarımı geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesi dikkate alınır. Bu Kanun kapsamında sağlanan tasarım koruması, 5/12/1951 tarihli ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununda aranan şartları taşıması halinde söz konusu Kanunla öngörülen korumaya halel getirmez. Aşağıda belirtilen haller koruma kapsamı dışındadır: Kamu düzenine veya genel ahlaka aykırı tasarımlar. Ürünün teknik fonksiyonunun zorunlu kıldığı görünüm özellikleri. Tasarımın kullanıldığı veya uygulandığı ürünün, başka bir ürüne mekanik olarak monte edilmesi veya bağlanması için belirli biçim ve boyutlarda üretilmesi zorunlu ürünlerin görünüm özellikleri. Paris Sözleşmesinin 2 nci mükerrer 6 ncı maddesi kapsamında yer alan hükümranlık alametleri ile bu kapsam dışında kalan ancak kamuyu ilgilendiren, dinî, tarihî ve kültürel değerler bakımından halka mal olmuş̧ ve ilgili mercilerin tescil izni vermediği işaretlerin, armaların, nişanların veya adlandırmaların uygunsuz kullanımını içeren tasarımlar. 56 ncı maddedeki şartları karşılamak kaydıyla farklı veya eş birimlerden oluşan modüler bir sistemde bu birimlerin birbirleriyle sonlu veya sonsuz olarak çeşitli biçimlerde bağlantı kurmasını sağlayan tasarımlar korumadan yararlanır.” Davaya konu .... kararında “Yukarıdaki hükümler kapsamında yapılan inceleme ve değerlendirmede, itiraza konu .... sıra numaralı tasarım ile itiraza gerekçe gösterilen ürünlerden mavi renkli oyuncak lazımlığın genel görünüm itibariyle aynı olduğu ve başvurunun bu tasarıma nazaran ayırt edici olmadığı düşünüldüğünden ....sıra numaralı tasarımlar ile itiraza gerekçe gösterilen önceki tarihli ürünlerin bilgilenmiş kullanıcı nezdinde genel görünüm itibarıyla farklı olduğu ve kullanıcıların farklı tasarımlar karşısında bulunduklarını anlayabileceği düşünülmüş ve bu nedenle .... sıra numaralı tasarımlar açısından itirazın reddi gerekmiştir” ve “İtirazın kısmen kabulüne ve ....sıra numaralı tasarımın tescilinin hükümsüzlüğüne ve .... ...sıra numaralı tasarımın tescilinin devamına, oybirliği ile karar verilmiştir” ifadeleri yer almaktadır. Davaya konu tasarımlar, çeşitli görünüm ve işlevlere yönelik oyuncaklara yöneliktir. .... nolu tasarımın bir klozet oyuncağına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Davaya mesnet olan tasarım ve görsellerde, benzer işleve yönelik uygulamaların bulunduğu gözlenmektedir. Ancak, gerek ana gövde, gerekse kapak seti, gerekse de ek aksesuarlar yönünden, davaya konu tasarımın, mesnet tasarımlardan farklı olduğu görülmektedir. Davaya konu tasarımda alt gövde, zemine katmanlı düz yapıda inmektedir ve düz eğmeçli yüzeylerden oluşmaktadır. Bu durum, mesnet görsellerden yalnızca.... nolu tasarımda görülebilmektedir ancak söz konusu tasarımda da yüzey desenleri ve dalgalı katmanlar mevcuttur. Dolayısıyla, gövde benzerliği söz konusu değildir. Aynı şekilde, arkalık formları da farklılık göstermektedir. Diğer mesnet tasarımlarda ise alt gövde tasarımları tamamen farklıdır. Tasarımlar arasındaki benzerlik, kapak üzerindeki tutma çıkıntısı ve tuvalet kağıdı askılığından ibarettir. Bu farklar yeniliği sağladığı gibi, farklılıkların, bilgilenmiş kullanıcı üzerindeki genel izlenimi de farklılaştırdığı, benzer formların halihazırda klozet formu için sıklıkla kullanılan unsurlar olduğu, dolayısıyla,.... nolu tasarımın, mesnet tasarımlar karşısında yenilik ve ayırt edici niteliğini koruduğu, ...nolu tasarımların ise oyuncak güzellik masasına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Bu tasarımlar, biçimsel temelini Rokoko stilinden alan ve genellikle eğmeçli ayak (Kabriyal benzeri), oval ayna, radyuslu kenarlı bir masa yüzeyi ve eğmeçli dekoratif aksesuarlardan oluşan bir yapıyla ön plana çıkmaktadır. İş bu dava konusu tasarımda ve mesnet tasarımlarda da durum böyledir, bu unsurlar ortaktır. Ancak bu unsurların tasarımları farklılaşabilmektedir. Bu çerçevede değerlendirme yapıldığında, tasarımlar arasında, dekoratif öğeler arasında farklar, ayaklarda gerek yapısal gerekse yüzey işleme anlamında farklar, ayna kenarlıkları arasında farklar, masa yüzey ve kenarlarında farklar ve renk kombinasyon farklılıkları bulunduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla bu farklılıkların dava konusu tasarıma yenilik kazandırdığı; bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yaratılan genel izlenimin de farklı olması sebebiyle tasarımların ayırt edici nitelik koşulunu da sağladığı, .... nolu tasarım ise elektrikli süpürge oyuncağına yöneliktir. Burada, gerçek elektrikli süpürgelerde bulunan unsurların bulunması doğaldır. Örneğin, elektrikli süpürgede zaten bulunan ve bu tip süpürgelerde sıklıkla kullanılan gövde formunun, kıvrımlı hortumun, hortuma takılı düz boru parçanın ve süpürme başlığının olması doğaldır. Dolayısıyla bu unsurların varlığı, tasarımı, diğer tasarımlara benzer kılmayacaktır. Öte yandan, tasarımın, gövde yapısı, tutma kolu, düğme formu, bağlantı aksesuarları gibi birçok noktada tamamen farklılaştığı anlaşılmaktadır. Davaya konu tasarımın mesnet görseller karşısında yenilik ve ayırt edici nitelik koşullarını sağladığı, Mutlak yenilik yönünden yapılan araştırmada ise önceki tarihlerde bu unsurları içeren ancak tasarım yönünden farklılaşan pek çok tasarımın bulunduğu, bu kapsamda değerlendirme yapıldığında, söz konusu tasarımların, davaya konu tasarımların mutlak yeniliğini kıracak nitelikte ve benzerlikte olmadıkları, Netice itibariyle, Davaya konu .... kararına konu itirazda sunulan görseller karşısında yenilik ve ayırt edici nitelik koşullarını sağladığı; Yapılan araştırmada, davaya konu tasarımların mutlak yeniliğini kıracak herhangi bir tasarıma rastlanmadığı, Kurum kararının yerinde olduğu, iptali ile dava konusu .... sayılı tasarımların hükümsüzlüğü koşullarının oluşmadığı sonuçlarına ulaşılmış davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Davanın reddine, Alınması gereken 732,00.-TL harçtan, peşin alınan 615,40.-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 116,60.-TL maktu ilâm harcının davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, Davalı kurum ile şirket kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 55.000,00.-TL maktu ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, Davalı kurumun yapmış olduğu bir gider olmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına, Davalı şirketin yapmış olduğu bir gider olmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına, Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333), Dair, davacı vekili ve davalı kurum ile şirket vekillerinin yüzüne karşı, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... Mahkemeleri'nde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.

Kâtip Hâkim.... ✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/364, K. 2026/398, T. 24.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-364-e-2026-398-k-9f00dfef1f13