İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/353 E. 2026/137 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/353
Karar No
2026/137
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/353 Esas KARAR NO : 2026/137

DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ : 24/04/2025 KARAR TARİHİ : 05/02/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE; Müvekkili banka tarafından davalı ... ile akdedilen genel kredi sözleşmelerine istinaden kredi kullandırıldığını, ilgili kredilerin teminatı olarak da ... ve ... plakalı araçlar üzerinde müvekkili banka lehine taşınır rehini tesis edildiğini, davalı kredi borçlusunun kredi koşullarına uymaması ve borcun zamanında ödenmemesi sebebiyle kredi borcunun kat edildiğini ve Ankara .... Noterliği'nin 27.02.2024 tarihli, ... yevmiye no.lu ihtarnamesi ile 4.553.508,87-TL nakdi borcun 1 gün içerisinde ödenmesinin istenildiği, ihtarnameye rağmen müvekkil Banka’nın alacağı ödenmediğinden yasal yollara başvurulmak zorunda kalındığını, bu kapsamda davalı borçlu hakkında Bakırköy Banka Alacakları İcra Dairesinin ... sayılı dosyası ile Taşınır Rehininin Paraya Çevrilmesi Suretiyle takip başlattıldığını, genel haciz yoluyla icra takibinde gönderilen ödeme emrine 30.06.2025 tarihinde borçlu vekili tarafından ilamsız ödeme emrine, borca, faize, imzaya ve tüm ferilerine itiraz edildiğini ve haksız iddiaları ile takibin durdurulmasına sebebiyet verdiğini, borçlunun itirazları haksız ve dayanaksız olduğunu, itirazın iptali gerektiğini, takibe itiraz nedeni ile; TTK'nın 5. madde hükmü gereği dava açılmadan önce tüketilmesi gereken zorunlu Arabuluculuk kanun yoluna başvurulduğunu, davanın kabulü ile davalının takip konusu borcun aslına, faize ve fer’ilerine yönelik tüm itirazlarının iptalini, takibin aynen devamını, haksız itiraz eden davalı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere İcra İnkar Tazminatına hükmedilmesini, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini dava ve talep etmişlerdir. Davalı taraf usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen davalı tarafça herhangi bir cevap dilekçesi sunulmamıştır. DELİLLER: Bakırköy Banka Alacakları İcra Dairesinin ... esas sayılı icra takip dosyası, GKS, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, GKS ve kefalet sözleşmesinden kaynaklı ödenmeyen kredi alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.(İİK madde 67 ) Davaya dayanak Bakırköy Banka Alacakları İcra Dairesinin ... esas sayılı icra takip dosyasının tetkikinde; alacaklı ... Bankası Anonim Şirketi, Borçlu ...'a yönelik 3.741.038,67-TL asıl alacak(İstenen %89.22 Yıllık Diğer), 574.621,90-TL asıl alacak(İstenen %54.6Yıllık Diğer), 39.572,19-TL BSMV, 791.443,72-TL Temerrüt Faizi olmak üzere toplam 5.180.664,15-TL alacağın tahsili için Taşınır Rehininin Paraya Çevrilmesi Suretiyle İcra takibi yapıldığı, davalı borçlunun süresi içinde borca itiraz ettiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır. Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Davacı tarafından iş bu davanın İİK nun 67.Maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı tespit edilmiştir. İş bu dava, 6100 sayılı TTK'nun 5/A maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuğa tabi olup, davacı tarafından başvurulan arabuluculuk süreci, anlaşmama ile sonuçlanmıştır. Bu kapsamda davacı tarafından TTK'nun 5/A maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk dava şartının da yerine getirildiği anlaşılmıştır. Somut olayda; davacı banka ile asıl borçlu ... arasında ticari nitelikli 16/12/2022 tarihli, 5.000.000 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi tanzim edilmiş olduğu anlaşılmıştır. Asıl borçlunun borcunu ödemekte temerrüte düşmesi üzerine davacı bankanın Ankara .... Noterliği'nin 27.02.2024 tarihli, ... yevmiye no.lu ihtarnamesi ile 4.553.508,89-TL nakdi kredi alacağından dolayı cari hesabın kesilip kat ettiği ve borcun tebliğinden itibaren 1 gün içinde ödenmesini aksi takdirde yasal yollara başvurulacağını ihtar ettiği anlaşılmıştır. Dosyada mübrez tebliğ evraklarından; ihtarnamenin asıl borçlu ...'a 28.02.2024 muhatabın o anda adreste olmaması sebebiyle muhatap yerine aynı evde ikamet eden görünüşe göre 18 yaşını bitirmiş (tebligat kanunu madde 22) ve ehliyeti olan ... imzasına tebliğ edildiği noter tebligat mazbatasından anlaşılmaktadır. Netice itibariyle kredi lehtarı asıl borçlu şirket ile davalı kefilin hesap kat ihtarnamesi ile ödeme için verilen (1) günlük mehil/önel süresi bitimini müteakiben 29/02/2024 tarihi itibariyle temerrüt koşullarının oluşmuş olduğu kabul edilmiştir. Mahkememizce davacı bankanın asıl alacak ve feri alacak taleplerinin hesaplanması uzmanlık gerektiren hususlar olduğundan bilirkişi marifetiyle inceleme ve hesaplama yaptırılmış ve dosyaya sunulan 22/12/2025 tarihli kök rapor içerik ve sonuç olarak bilimsel ve dosya kapsamına uygun görülerek hükme esas alınmıştır. Buna göre; dava konusu genel kredi sözleşmesinden dolayı davalı asıl borçlunun icra takip tarihi itibari ile davacı bankaya 3.741.038,67-TL ticari nitelikte krediden kaynaklı asıl alacak, 571.719.01-TL kredi kartından kaynaklı asıl alacak, 942.017,90-TL işlemiş faiz, 47.100,90-TL BSMV, 33.987,67-TL KMH asıl alacak olmak üzere toplam 5.335.864,15 TL borcunun olduğu tespit edilmiştir. İş bu deliller ışığında iş bu davaya dayanak Taşınır Rehininin Paraya Çevrilmesi kurumuna da değinilmekte fayda bulunmaktadır. Buna göre; 4721 sayılı TMK’nın 939 uncu maddesinde taşınırların, ana kural olarak ancak zilyetliğin alacaklıya devri suretiyle rehin edilebileceği kabul edilmekle birlikte bunun istisnasına 940 ıncı maddede yer verilmiştir. TMK'nın 940. maddesinin II. fıkrasında “Gerçek veya tüzel kişilerin alacaklarının güvence altına alınması için, kanun gereğince bir sicile tescili zorunlu olan taşınır mallar üzerinde, zilyetlik devredilmeden de, taşınır malın kayıtlı bulunduğu sicile yazılmak suretiyle rehin kurulabilir.

Genel olarak taşınır rehninde, özel olarak da motorlu taşıt rehninde teminat altına alınmak istenen alacağın rehnin kurulması anında bir para olarak gösterilmesi zorunluluğu bulunmamaktadır. Teminat altına alınan alacağın rehin konusu taşınırın paraya çevrilmesi anında parayla ifade edilebilmesi yeterlidir. (Gürsoy/Eren/Cansel, 1093; Oğuzman/Seliçi/ Oktay- Özdemir, s.788; Köprülü/Kaneti, 470; Ayan, 184.) Şarta bağlı ve ileride doğacak alacakların da taşınır rehniyle teminat altına alınması mümkündür (MK m.881/1 kıyasen)Fakat teminat altına alınmak istenen alacağın belirlenebilmesi gereklidir. 4721 sayılı TMK’de yer alan bu hükümler dışında, 6750 sayılı Ticari İşlemlerde Taşınır Rehni Kanunu ile de bir düzenleme yapılmış ve 6750 sayılı Kanunun 3 ile Ticari İşlemlerde Rehin Hakkının Kurulması ve Temerrüt Sonrası Hakların Kullanılması Hakkında Yönetmeliğin 10 uncu maddelerinde sayılan taraflar arasında ve Kanunun 5, aynı Yönetmeliğin 11 inci maddelerinde sayılan taşınır mallar üzerinde teslime bağlı olmaksızın, özel sicile tescil edilmek suretiyle de rehin tesis edilmesi imkanı getirilmiştir. 6750 sayılı Kanun ile rehnin tarafları ile rehnin konusu ve rehin konulabilecek mallar için bir sınırlama getirilmiş olması nedeniyle sadece sayılan taşınırlar üzerinde ve sayılan kişiler arasında bu Kanuna göre rehin tesis edilebilecektir. Kanunda ki açık düzenlemeden motorlu taşıtların bu kanun kapsamında kalmadığı açıkça anlaşılmaktadır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi: 2025/1507 Esas ve 2025/1657 Karar) Bu yasal düzenlemeler ışığında;4721 sayılı T.M.K' ve 6750 sayılı kanunda yer alan bu hükümler uyarınca taraflar arasındaki rehin sözleşmesinin geçerli olduğu kabul edilmiş ve bilirkişi tarafından yapılan hesaplamalar ışığında, taleple bağlılık ilkesi göz önünde bulundurularak davacı bankanın davasının kısmen kabulü ile, Bakırköy Banka Alacakları İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasına davalı asıl borçlu .... tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile tahsilde tekerrür olmamak üzere; Ticari nitelikteki kredi yönünden 3.741.038,67 TL asıl alacak, Kredi Kartından kaynaklı 571.719,01 TL asıl alacak ve KMH kredisinden kaynaklı 33.987,67 TL asıl alacak, 791.443,72 TL işlemiş faiz ve 39.572,19 TL BSMV olmak üzere toplam 5.177.761,26 TL üzerinden takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı banka tarafından nakdi kredilere uygulanan kapital faiz ve temerrüt faiz oranlarının sözleşmeye ve 3095 sayılı mevzuata uygun olduğundan, bu yöndeki itirazların reddine ve takip talebinde belirtilen faiz oranları üzerinden takibin devamına karar vermek gerekmiştir. Davacının icra inkar tazminatı talebine ilişkin olarak; İİK nun 67/2 maddesi gereğince alacağın likit olması ve itirazın haksız olması nedeniyle davacı lehine hükmedilen alacağın%20 tutarı üzerinden hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine dair karar verilerek, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KISMEN KABULÜ İLE; 1-Bakırköy Banka Alacakları İcra Dairesinin .... Esas sayılı takip dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile tahsilde tekerrür olmamak üzere; Ticari nitelikteki kredi yönünden 3.741.038,67 TL asıl alacak, Kredi Kartından kaynaklı 571.719,01 TL asıl alacak ve KMH kredisinden kaynaklı 33.987,67 TL asıl alacak, 791.443,72 TL işlemiş faiz ve 39.572,19 TL BSMV olmak üzere toplam 5.177.761,26 TL üzerinden takip talebinde belirtilen faiz oranları üzerinden TAKİBİN DEVAMINA, Fazlaya ilişkin 2.902,89-TL'nin REDDİNE, 2-Dava ve takip konusu alacak tutarının likit olması ve itirazın haksız olması nedeniyle hükmolunan toplam tutarların %20'si oranına denk gelen 1.035.552,25 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacı bankaya ödenmesine, 3-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 353.891,17TL karar harcından mahkememiz veznesine yatırılan 63.359,88-TL peşin harcın ve icra veznesine yatırılan 25.903,22-TL mahsubu ile eksik kalan 264.628,07-TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 615,40-TL başvurma harcı ile 63.359,88-TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 90.00-TL posta gideri ve 15.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 15.090,00-TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre hesaplanan 15.081,00-TL'sının davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 683.553,74-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 8-Bakiye avansın karar kesinleşince yatırana iadesine, 9-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranına göre hesaplanan 4.597,43-TL'sının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, bakiye kısmın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal sürede İstinaf Başvuru hakları olduğu hatırlatılarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 05/02/2026

Başkan ... e-imzalıdır Üye .. e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/353, K. 2026/137, T. 05.02.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-353-e-2026-137-k-25c19f71bb11