İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/343 E. 2026/464 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/343
- Karar No
- 2026/464
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/343 Esas KARAR NO : 2026/464
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/11/2024 KARAR TARİHİ : 19/06/2026
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili Şirket tarafından işletilen köprü ve otoyoldan, davalıya ait, ... plakalı araçlar ile gerçekleştirilen ihlalli geçişler nedeniyle doğan ve yasal süresi içerisinde ödenmeyen geçiş tutarı ve yasadan kaynaklı para cezasının tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas Sayılı dosyasından başlatılan icra takibinden gönderilen ödeme emrine davalı tarafından yapılan itiraz sonucu, takibin durduğunu, takibin devamına, davalı aleyhine yüzde yirmiden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderlerinin Davalı üzerinde bırakılmasına ve lehimize vekâlet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafça ikame olunan davada müvekkili şirketin yerleşim yeri mahkemeleri yetkili olduğundan, İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğunu, dosyada yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, müvekkili şirket tarafından tebliğ alınan ödeme emri incelendiğinde takibe dayanak plaka bilgisinin açıkça gösterilmediği, bu bilgileri ihtiva etmeyen bir ödeme emrinden hangi aracın hangi geçişinden bahsedildiğinin açıkça tespit edilebilir durumda olmadığının görülmekte olduğunu, bertilen ihlalli geçişlere ilişkin görüntü ve sair bilgiler incelendiğinde görüntülerin bildirilen plakalara ait olmadığı, plakaların okunaklı dahi olmadığı, giriş-çıkış kayıtlarının birbiriyle uyumlu olmadığı, müvekkili şirkete ait olmayan araçların geçişlerine yer verildiğinin tespit edildiğini, ihlalli geçiş yapıldığı iddia edilen araçların görüntülerinin somut bir tespitten uzak olduğunu ispat edilmeyen davanın esastan reddinin, davacı tarafın usul ve yasaya uygun olmayan bir ödeme emri ile müvekkili şirketten bir alacak talep etmiş olup alacağın belirlenebilir olmadığını, bunun yanında dosyaya sunulan delillerin de iddia edilen ihlalli geçişleri ispat edemediğini, davacının talebinin yargılamaya muhtaç olduğu ve icra inkar tazminatı talebinin de reddini istemiştir. Mahkememizce yapılan kontrolde; işbu dava ....Asliye Ticaret Mahkemesine hitaben sunulan dava dilekçesi ile birlikte açılmakla .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/... Esasına kaydının yapılmış olduğu, davalı dilekçesi ve eklerinin davalı tarafa tebliğ edildiği ve davalının süresi içerisinde davaya cevap dilekçesi ile birlikte yetki itirazında bulunması üzerinde ön inceleme duruşması yapılmadan yetki ilk itirazının kabulü ile yetkisizlik kararı verildiği, davacı vekili tarafından süresi içerisinde dosyanın gönderilmesi isteminde bulunması akabinde dosyanın mahkememizin işbu esasına kaydının yapılmış olduğu görülmekle yargılamaya kalındığı yerden devam olunmuştur. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, davalının işleteni olduğu araçların davacının işlettiği otoyoldan geçiş ücretlerini ödemediği iddiasıyla davalı aleyhine başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Somut olayda davacı vekili tarafından mahkememize sunulmuş olan dava dilekçesinde özetle; davalıya ait ... plakalı araçların ücret ödenmeksizin davacının işletmesini yapmış olduğu “... (... Geçişi ve Bağlantı Yolları Dahil) Otoyolundan geçiş yaptığını, bu ücretlerin tahsili amacıyla toplam 242.125,00 TL asıl alacak istemi ile davalı aleyhine ....İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı dosyasından başlatmış olduğu takibin davalının kısmi itirazı üzerine durması sebebiyle işbu itirazın iptali davasının açılmış olduğu görülmüştür. İtirazın iptali davalarında alacaklının, İİK m.67 uyarınca borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazının, kendisine tebliği tarihinden itibaren bir sene içerisinde genel mahkemelere yapacağı başvuru üzerine genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat etmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup sürenin başlaması için borçlunun itirazının alacaklıya tebliği zorunludur. İşbu dava dosyasının temelini teşkil eden icra dosyasında yapılan kontrolde borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür. Bu nedenle davacının açmış olduğu davasının süresinde olduğu kabul edilmekle yargılama yapılmıştır. Yargılama esnasında davacı vekili tarafından mahkememize sunulan ihlalli geçiş görüntüleri uyarınca ihlalli geçiş yaptığı iddia edilen aracın söz konusu geçiş tarihleri itibariyle tescil bilgileri, HGS/OGS bilgileri PTT'den ve Karayolları Genel Müdürlüğünden celp edilmiş, davacı tarafından sunulan ihlalli geçiş listesi ve buna ilişkin görüntüler karşılaştırılmak sureti ile mükerrer talep olup olmadığı her bir geçiş bakımından ayrı ayrı değerlendirilmek suretiyle rapor tanzimi için dosya karayolları geçiş ücretleri konusunda uzman bilirkişiye tevdii edilmekle bilirkişi tarafından hazırlanan rapor dosyamız arasına alınmıştır. Karayollarına ait tüm otoyollarda ve 4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollarda 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ve yönetmeliklerde belirtilen şekilde geçiş ücreti ve cezasının tahsil edildiği, 6001 sayılı kanunda yapılan değişiklik ile (01/07/2022 tarihinde yürürlüğe giren ve 7417 sayılı Kanunun 53 inci maddesiyle “Ödemesiz geçiş tarihini izleyen kırk beşinci günden sonra ise geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte dört katı tutarında ceza, araç sahibine ücret toplama sistemlerinde tanımlı olan bilgiler doğrultusunda, en az on beş gün önceden kısa mesaj, e-posta, ihbarname, e-devlet bildirimi vb. yöntemlerinden en az biriyle bilgi verilir” hükmünün yer aldığı, Ücretli otoyolları kullanan sürücü veya firmaların geçiş sırasında geçiş ücretini ödeyecek mevcut yöntemlerden birini kullanmaları gerekmektedir. Davaya konu otoyol işletmecisinin sorumlu olduğu yol güzergahında OGS/HGS sistemleri, geçiş sırasında nakit ödeme veya geçişlerini takip eden 15 gün içinde ödeme gibi alternatiflerin mevcut olduğu, geçiş sırasında OGS/HGS etiketiniz yok veya yeterli bakiyesi mevcut değil ise bariyerlerin genellikle açılmadığı, bariyerleri geçebilmeniz için ya nakit ödeme yöntemi ya da görevli personelin size vereceği ve 15 gün içinde belirtilen bankalara ödeme yapmanız ya da OGS/HGS bakiyenizi yeterli hale getirmeniz gerektiği bilgisinden sonra bariyerlerin görevli tarafından açıldığı bir sistem kullanıldığı, bu sebeple bu aşamaları geçmeden gişelerden geçilemeyeceği, 6001 Sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanunu madde 30/5 hükmünde; 4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden, işletici şirket tarafından geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte, bu ücretin dört katı tutarında ceza, genel hükümlere göre tahsil edilir”, denildiği, Davacı tarafından, dava dosyasına sunulmuş olan ihlâlli geçiş listesi ile dava dosyasına sunulmuş olan ihlâlli geçiş görüntüleri bire bir kıyaslanarak 202 adet geçişe ait tüm geçiş görüntülerinin dava dosyasına sunulduğunun tespit edildiği, Davalı tarafın, dava dosyasına sunduğu cevap dilekçesinde araç sahipliği konusunda itirazının olmadığı; ilgili araçların finansal kiralama sözleşmesi ile diğer firmalara devir edildiği, sorumluluğun kiralatan firmalarda olduğunu beyan ettiği, 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanununda; geçiş ücretlerinin, geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden tahsil edileceği hükmünün yer aldığı, Davaya konu 66 adet farklı plaka sayılı araçların davacı otoyol işletmecisine ödenmeyen geçiş ücretlerinden davalı araç sahibi firmanın sorumlu olduğu kanaatine varıldığı, Bildirilen 202 adet geçişin tamamının “ihlâlli geçiş” olduğu kanaatine varıldığı, 202 adetlik “ihlâlli” geçiş için davacı otoyol işletmecisinin davalı taraftan talep edebileceği tutar: Geçiş ücret: 48.095,00 TL + İhlali geçiş cezası (geçiş ücretinin 4 katı): 192.380,00 TL olmak üzere Genel Toplam: 240.475,00 TL olarak hesap edildiği, Kanaatine varıldığı mahkememize bildirilmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 29.06.2022 tarih ve 2020/(19)11-445 Esas 2022/1077 Karar sayılı "... Hemen belirtilmelidir ki alacak miktarının, takip ya da dava tarihindeki koşullara göre belirlenmesinin, itirazın iptali davasında hükmolunan miktar üzerinden tahsiline karar verilebilecek bir tazminat türü olan ve bağımsız bir dava konusu yapılamayan icra inkâr tazminatının miktarına da etkili olacağı açıktır. Henüz alacaklı tarafından itirazın iptali davasının açılmadığı bir evrede, borçlunun, itiraza konu borcu kısmen veya tamamen ödemesi mümkündür ve bunu engelleyen herhangi bir yasa hükmü yoktur. Borçlu, itirazın iptali davası açılmamışken, itirazına konu borcun tamamını öderse, alacaklının itirazın iptali davası açmasına gerek kalmayacak ve böyle bir davayı açmakta hukukî yararı bulunmayacaktır. Zira itirazın iptali davası açılmasında amaç, itiraz nedeniyle kanun gereğince kendiliğinden durmuş olan takibin devamını sağlamaktır. Takibin devamı yoluyla elde edilecek olan sonuç (alacağın tahsili), borçlunun tüm borcu ödemesiyle zaten gerçekleşmiş olacağına göre, gerçekleşmiş olan bu sonucu sağlamak üzere bir dava açılmasında hukukî yarar bulunmayacaktır. Bunun gibi takibe konu borcun kısmen ödendiği durumlarda da ödenmeyen borç tutarına yönelik itirazın iptali davasında, itirazdan sonra ödenmiş olan miktar bakımından itirazın iptalinin istenilmesinde hukukî yarar mevcut olmayacaktır. Sonuç itibariyle; icra takibinden sonra ve itirazın iptali davası açılmadan önce borçlu tarafından ödeme yapılması hâlinde, yapılan bu ödeme düşüldükten sonra kalan miktar üzerinden dava açılması gerekir. Dolayısıyla takipten sonra, ancak davanın açılmasından önce yapılan ödemeler yönünden dava açılmasında davacı tarafın hukukî yararı bulunmamaktadır. Takipten sonra, ancak davadan önce yapılan kısmi ödeme miktarı bakımından dava açılmasında hukukî yarar bulunmadığından dava reddedilse veya kısmi ödeme miktarınca dava açılmasa bile, kısmi ödemenin yapıldığı icra takibi kendi yasal prosedürü içerisinde devam edecek, hatta asıl borç ortadan kalksa bile faiz ve fer’îleri yönünden takip sürebilecek, salt bu nedenle icra dosyasının kapanmasından söz edilemeyecektir. Nitekim aynı ilkeler Hukuk Genel Kurulunun 19.10.2011 tarihli ve 2011/19-532 E., 2011/640 K., 23.05.2018 tarihli ve 2017/19-910 E., 2018/1111 K., 22.11.2018 tarihli ve 2017/19-822 E., 2018/1754 K. sayılı kararlarında da benimsenmiştir." şeklindeki ilamı da göz önünde bulundurulduğunda alınan işbu rapor doğrultusunda davalının araçların maliki / işleteni konumuna olması sebebiyle geçiş ücretlerinin tamamından sorumlu olduğu, pasif husumetinin bulunduğu görülmekle yapılan hesaplama uyarınca davacının takip tarihi itibari ile davalıdan 240.475,00 TL asıl alacak isteminde bulunabileceği, davacı tarafından işbu dava açılırken davalı tarafından yapılmış olan dava tarihinden önceki ödemelerin asıl alacak miktarından mahsup edilerek harca esas değerin belirlenmiş olduğu görülmekle taleple bağlı kalınarak hüküm kurulurken bu husus göz önünde bulundurulduğunda davacının talep edebileceği asıl alacak miktarından davalı tarafından yapılmış olan ödemelerin toplamı (03/07/2024 tarihinde 16.348,28 TL + 08/07/2024 Tarihinde 5.848,65 TL = ) 22.196,93 TL'nin mahsubu ile birlikte dava tarihi itibari ile 218.278,07 TL asıl alacak talebinde bulunabileceği kabul edilmiştir. Davacının dava dilekçesi ile borçlunun %20'den aşağıda olmamak üzere inkar tazminatı ödemesine hükmedilmesi yönündeki talebi değerlendirildiğinde İİK m. 67 hükmü uyarınca davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksızlığına karar verilmiş olması ve alacağının likit olması gerekmekte, kural olarak davalı borçlunun kötü niyetli olması şartı aranmamaktadır. Somut olayda davacının davasında haklı olduğu, davalının haksız olarak takibe itiraz etmiş olduğu anlaşılmakla davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmekle icra dosyasında asıl alacak tutarı olan 218.278,07 TL'nin %20'si oranında olan 43.655,61 TL'nin icra inkar tazminatı olarak davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir. Davalının kötüniyet tazminatı talebinin değerlendirilmesinde ise ; İİK m. 67/2 hükmü uyarınca kötüniyet tazminatı, itirazın iptali davası reddedilince alacaklının takibinde haksız ve kötüniyetli görülmesi durumunda borçlunun istemi üzerine alacaklı aleyhine hükmedilen tazminattır. Kötüniyeti ispat yükü borçludadır, zira TMK m.2 hükmü uyarınca iyiniyetin varlığı asıldır. Yapılan kontrolde davacının davasının kısmen reddine karar verilmiş ise de reddedilen kısma ilişkin olarak davalı aleyhine başlatılan takipte davalı tarafından davacının kötüniyetli olduğu ispatlanamamış olması nedeni ile davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile; davalının ....İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın dava tarihi itibari itibariyle 218.278,07 TL asıl alacak üzerinden iptaline, -Davacının takip tarihi itibari ile davalıdan 240.475,00 TL asıl alacak isteminde bulunabileceği kabul edilmekle bu doğrultuda kapak hesabı oluşturulmasının ve davalı tarafından davadan önce icra takibinden sonra yapılmış olan ödemelerin (03/07/2024 tarihinde 16.348,28 TL + 08/07/2024 Tarihinde 5.848,65 TL olmak üzere toplam 22.196,93 TL'nin) icra müdürlüğünce infaz aşamasında asıl alacaktan mahsubuna, 2-Davalının haksız itirazları nedeniyle asıl alacak tutarı olan 218.278,07 TL'nin %20'si oranında olan 43.655,61 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Davalının davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi talebinin REDDİNE, 4-Alınması gerekli olan 14.910,57-TL karar ilam harcından dava açılırken başlangıçta peşin olarak alınan 2.545,20-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 12.365,37-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından sarf edilen 2.545,20-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından sarf edilen dava açılış gideri: 488,40-TL (başvurma, vekalet harcı) davetiye, posta gideri: 1.453,50-TL, bilirkişi ücret olarak alınan 8.000,00-TL olmak üzere toplam: 9.941,90-TL yargılama giderinin %99,2 kabul red oranı üzerinden hesaplanan 9.862,36-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanının davacı üzerine bırakılmasına, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 1.649,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.600,00-TL'nin %99,2 kabul red oranı üzerinden hesaplanan 3.571,20-TL'sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, kalan 28,80-TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 10-Taraflarca yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/06/2026
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır