İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/336 E. 2025/967 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/336
- Karar No
- 2025/967
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/336 Esas KARAR NO : 2025/967
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/04/2025 KARAR TARİHİ : 02/10/2025 YAZIM TARİHİ : 27/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkilinin davalıdan olan alacağının tahsili için 27.01.2025 tarihinde Bakırköy ... İcra Dairesinde ... E. sayılı dosya ile takibe başlandığını, ödeme emri davalıya (borçluya) 03.02.2025 tarihinde T.K. 21'e göre tebliğ edilmiş ve davalı-borçlu tarafından süresi içerisinde icra takibine haksız ve yersiz olarak itirazda bulunularak tarafımızca açılan icra takibi durdurulduğunu, 31.12.2024 tarihli ve 30.000 TL bedelli fatura, şirketçe kullanılan ön muhasebe şirketi olan ... Yazılım Teknolojileri A.Ş. Tarafından davalı ...'ya 06.01.2025 tarihinde e-arşiv fatura mail üzerinden tebliğ edildiğini, ... Yazılım Teknolojileri A.Ş. Tarafından davalıya e-arşiv faturasının mail üzerinden iletildiğine ilişkin .... kaydınında sunulduğunu, işbu işletmenin işlemleri ve görüşmeleri kızı ... tarafından yürütüldüğünü, davalı taraf borca itiraz dilekçesinde de bu görüşmelerin kızı tarafından yapıldığını ve taraflar arasındaki ilişkinin esaslı unsurları hususunda irade uyuşmasının oluştuğunu ikrar ettiğini, davalı taraf, e-ticaret yapabilmek amacıyla müvekkilinden "Tek Seferlik Site Düzenleme Hizmeti" satın aldığını, davacı şirket ile davalı taraf arasında işbu hizmetin teslimi, hizmet bedeli, vade vb. hususların belirlenmesi amacıyla mail üzerinden görüşmeler yapıldığını ve işbu hizmet teslimine yönelik sözleşme hususunda taraflar 26/11/2024 tarihinde anlaşmaya vardığını, müvekkili ile davalı taraf arasında mail üzerinden gerçekleştirilen görüşmelerde sözleşme yapma hususunda tarafların iradelerinin uyuştuğu açık bir biçimde görüldüğünü, taraflar arasındaki görüşmelerin Mahkemece göz önünde bulundurulması neticesinde davalı ile müvekkili arasında sözleşme oluştuğu ve davalının müvekkiline karşı borçlu olduğu ortaya konulacağını, davacı şirket ile davalı taraf arasında mail üzerinden yapılan görüşmelerin neticesinde tarafları bağlayan bir sözleşmenin oluştuğu hususu gerek HMK'da gerekse Yargıtay içtihatlarında ortaya konulduğunu, müvekkilinin üzerine düşen ifa yükümlülükleri eksiksiz bir biçimde tamamlanmış ve hizmet davalı tarafa teslim ettiğini, davalı tarafından ücretin 13/12/2024 tarihinde ödeneceği belirtilmesine rağmen davalı tarafça hizmet bedeli müvekkiline ödenmediğini, davacı vekili davanın kabulünü, itirazın iptalini, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini ve yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını istemiştir. Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır. ARAŞTIRMA; 1-Alemdağ Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 16/04/2025 Tarih ve ... Sayılı yazısı ile; davalı tarafın 2024 yılı B formları getirtilmiştir. 2-Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyası UYAP üzerinden getirtilmiştir. 3-İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 17/04/2025 Tarih ve ... Sayılı yazısı ile; davalı tarafın gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunamadığını bildirmiştir. 4-Küçükçekmece Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 28/04/2025 Tarih ve ... Sayılı yazısı ile; davacı tarafın 2024/12 dönemi karşılaştırmalı B formları getirtilmiştir. 5-İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği'nin 24/04/2025 Tarih ve ... Sayılı yazısı ile; davalının esnaf kaydına rastlanılmadığı bildirilmiştir. 6-Alemdağ Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 30/06/2025 Tarih ve ... Sayılı yazısı ile; davalının 2024 yılı Gelir Vergisi beyannamesi getirtilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, davacı tarafından davalı aleyhine faturaya dayalı olarak başlatılan ilamsız icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takip dosyası UYAP sistemi üzerinden incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusuna karşı faturaya dayalı olarak başlatılan ilamsız icra takibi olduğu, 30.000,00-TL asıl alacak ve 283,36-TL işlemiş faiz talep edildiği, davalının 07/02/2025 tarihinde borca itiraz dilekçesi verdiği ve takibin durduğu, eldeki davanın süresi içinde açıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizce davalının tacir olup olmadığı hususunda araştırma yapılmış olup, davalının herhangi bir ticari işletme kaydının olmadığı, Alemdağ Vergi Dairesi Müdürlüğünden gönderilen yazı cevabına göre, gelir vergisi beyannamelerine göre işletme usulüne göre defter tuttuğu, 2024 yılı gayri safi iş hasılatının 874.465,40-TL olduğu, VUK'un 177/1 maddesinin 1. ve 3. bendindeki limitlerin yarısını, 2. bendindeki limitin tamamını aşmadığı, bu kapsamsa davalının tacir olarak kabul edilemeyeceği anlaşılmıştır. TTK’nin 4. maddesine göre; ticari davaların iki grup altında incelenmesi olanaklıdır. Bunlar; tarafların sıfatına ve işin ticari işletmeyle ilgili olup olmadığına bakılmaksızın ticari sayılan davalar (mutlak ticari davalar) ile her iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğan davalar (nispi ticari davalar)dır. Mutlak ticari dava; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticari nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticari dava olarak sayılan davalar olup, TTK’nin 4/1 maddesinde a ve f bentleri arasında 6 bent halinde sayılan dava türleri mutlak ticari davadır. Nisbi ticari dava ise; her iki tarafı tacir olan ve tarafların ticari işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar nisbi ticari dava olarak adlandırılmaktadır. Bunlardan ayrı olarak bir de, yasada herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davaların istisna olduğu belirtilerek, söz konusu haklara ilişkin doğan davaların da bir tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi durumunda ticari dava olduğu hüküm altına alınmıştır. Somut olayda, davalının tacir olmadığı anlaşılmıştır. TTK'nin 5/1 maddesine göre, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın, Asliye Ticaret Mahkemesi, ticari davalara bakmakla görevlidir. Dava konusu uyuşmazlık mutlak veya nisbi ticari dava niteliğinde olmadığından, mahkememizin görevi içine girmemektedir. Uyuşmazlığın ticari dava olmaması nedeniyle genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi bu davanın yargılamasını yapmakta görevlidir. HMK'nin 114/1-c maddesine göre, görev dava şartıdır. Aynı yasanın 115/1 maddesi gereği mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Yapılan açıklamalara göre tüm dosya kapsamı incelendiğinde, dava, faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali davası olup, mutlak ticari dava olmadığı, nispi ticari dava olması için de, her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili olması gerektiği, davalının ise tacir olmadığı, bu nedenle davanın nispi ticari davalardan da olmadığı, bu kapsamda Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu, davanın her aşamasında görev ile ilgili karar verilebileceği göz önüne alınarak, Mahkememizin görevsizliği nedeni ile HMK'nin 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Açılan davada görev yönünden dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, Görevli mahkemenin BAKIRKÖY ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ OLDUĞUNA, 2-Karar kesinleştikten sonra iki hafta içinde talep halinde dosyanın görevli BAKIRKÖY ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'ne gönderilmesine, 3-Harç, yargılama giderleri, vekalet ücreti ve gider avansı hususlarının görevli Mahkemece değerlendirilmesine, 4-HMK'nın 20/1. maddesi gereğince süresinde dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmezse davanın açılmamış sayılması yönünde karar verilmesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/10/2025
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır