İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/333 E. 2025/832 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/333
Karar No
2025/832
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2025/333 Esas KARAR NO:2025/832

DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ:14/05/2025 KARAR TARİHİ:25/11/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; )Davalının kullanımında bulunan "..." adresinde 16/07/2019 tarihinde müvekkili şirket ekiplerince yapılan kontrolde müvekkili şirket ile ikili anlaşma olmaksızın sözleşmesiz bir şekilde dağıtım sistemine müdahale ederek mevzuata aykırı bir şekilde kaçak enerji kullanıldığının tespit edildiğini, müvekkili şirket yetkililerince yapılan tespite istinaden Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42. maddesinin 1/a bendi uyarınca H/... tahakkuk numaralı kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı düzenlendiğini, Davalı /borçlunun işbu kaçak elektrik kullanımına istinaden davalı/borçlu adına; Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin ilgili maddeleri doğrultusunda 5035.54 KWH enerji tüketimi karşılığı 6.111,86 TL tutarında kaçak tüketim faturası tahakkuk ettirildiğini, Yansıtılan kaçak elektrik kullanımının karşılığı Davalı tarafından ödenmediğinden Müvekkili şirket alacağının tahsili amacıyla .... İcra Dairesi 2023/... Esas sayılı takip dosyası nezdinde davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, Davalı haksız ve hukuka aykırı olarak başlatılan icra takibine itiraz ettiğini, ancak davalı tarafından yapılan itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, bu nedenle huzurdaki davanın açılması gerektiğini, davalının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, Davalının .... İcra Dairesi 2023/... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ve icra takibinin devamına, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine hükmedilmesine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı şirketin, .... İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı dosyasında başlatmış olduğu takipte, müvekkilinin sözde “kaçak elektrik kullanımı” nedeniyle düzenlenen 16/07/2019 tarihli H/229200 numaralı tutanağa ve buna bağlı faturaya dayanarak alacak talebinde bulunduğunu ; müvekkili tarafından yapılan itiraz üzerine işbu itirazın iptali davasının açıldığını, davaya konu elektrik tespit tutanağının tek taraflı düzenlendiğini, objektif delillerle desteklenmediğini ve müvekkilinin fiili kullanım dönemine ilişkin olmayan bir belge olduğunu, Kaçak elektrik tespitinin yapıldığı adres, ... olup, olayın meydana geldiği yer itibariyle Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemeleri de yetkili olduğunu, Her ne kadar davacı, İstanbul genel yetkili mahkemeleri işaret etmiş olsa da, zararın meydana geldiği yer mahkemesi HMK m.16 ve İİK m.50 uyarınca yetkili olduğunu, bu nedenle mahkemenin yetkisiz olduğunu, müvekkilinin dava konusu adreste kiracı sıfatıyla bulunduğunu, kaçak elektrik tespit tutanağının düzenlendiği tarih itibariyle ilgili işletmenin elektrik aboneliğinin müvekkiline ait olmadığını, Tutanakta belirtilen “sözleşmesiz kullanım” olgusu, fiili kullanımı yapan ya da enerji bağlantısını tesis eden kişiyi ilgilendirdiğini, müvekkilinin abonelik işlemlerini başlatmak üzere gerekli başvuruları yapmasına rağmen mülk sahibinin tesisat üzerindeki önceki borçları nedeniyle abonelik verilmediğini, bu nedenle enerji dağıtım sistemine izinsiz müdahale iddiasının müvekkiliyle ilgisiz olduğunu, husumetin yanlış kişiye yöneltildiğini, davaya konu tespit tarihi 16/07/2019 olup, aradan geçen süre dikkate alındığında, Borçlar Kanunu m.146 uyarınca alacakların 5 yıllık zamanaşımına uğradığını bu nedenle davanın zamanaşımına uğradığını, kaçak kullanım fiilinin müvekkili tarafından gerçekleştirildiğinin ispatlanamadığını, tespit tutanakları tek taraflı ve delil niteliğinde zayıf belgeler olduğunu, kiracının kaçak kullanım nedeniyle sorumluluğu ancak fiili kullanım kanıtlandığında doğduğunu, davacı tarafın zarar ve alacak kalemlerinin fahiş, hatalı ve mevzuata aykırı olduğunu, Davacı tarafın haksız, mesnetsiz ve hukuka aykırı davasının reddine, müvekkiline atfedilen kaçak kullanım fiilinin gerçekleşmediğinin tespitine, davacı tarafın taleplerinin dayanaksız bulunması nedeniyle %20 icra inkar tazminatı talebinin reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: ... A.ş'ye müzekkere yazılarak H-... tutanak seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı ve Davalı'ya yansıtılan kaçak elektrik faturası suretinin araştırılarak Mahkememize bilgi verilmesi istenilmiştir. ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak davalının Vergi Usul Kanunu 176. ve 177. Maddeleri gereğince 1. Sınıf tacir olup olmadığı, bilanço usulüne göre defter tutup tutmadığı, tacir mi esnaf mı olduğu, tacir ise hangi defterleri tuttuğu, Vergi Usul Kanunu 177/1 maddesinde ki limitleri aşıp aşmadığı esnaf işletmesini aşan düzeyde gelir sağlayıp sağlamadığının hususunun araştırılarak Mahkememize bilgi verilmesi istenilmiştir. İstanbul esnaf ve sanatkarlar odası birliği'ne müzekkere yazılarak davalının Vergi Usul Kanunu 176. ve 177. Maddeleri gereğince 1. Sınıf tacir olup olmadığı, bilanço usulüne göre defter tutup tutmadığı, tacir mi esnaf mı olduğu, tacir ise hangi defterleri tuttuğu, Vergi Usul Kanunu 177/1 maddesinde ki limitleri aşıp aşmadığı esnaf işletmesini aşan düzeyde gelir sağlayıp sağlamadığının hususunun araştırılarak Mahkememize bilgi verilmesi istenilmiştir. İstanbul Ticaret Odası Başkanlığı'na müzekkere yazılarak davalının Vergi Usul Kanunu 176. ve 177. Maddeleri gereğince 1. Sınıf tacir olup olmadığı, bilanço usulüne göre defter tutup tutmadığı, tacir mi esnaf mı olduğu, tacir ise hangi defterleri tuttuğu, Vergi Usul Kanunu 177/1 maddesinde ki limitleri aşıp aşmadığı esnaf işletmesini aşan düzeyde gelir sağlayıp sağlamadığının hususunun araştırılarak Mahkememize bilgi verilmesi istenilmiştir. GEREKÇE: Görev, HMK md. 114 uyarınca dava şartıdır ve mahkeme tarafından re'sen gözetilir. Ticaret mahkemelerinin görevi TTK md. 4'te düzenlenmiştir. Bu maddeye göre her ticari dava ticaret mahkemesinin görevinde değildir. Bir davanın ticaret mahkemesinde görülebilmesi için mutlak veya nispi ticari dava olması gerekir. Mutlak ticari davalar TTK'da düzenlenen konulara ilişkin olup, davanın taraflarının tacir olup olmaması önemli değildir. Nispi ticari davalar ise, her iki tarafın da tacir olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili olan davalardır. Yargıtay 20. HD'nin 2019/391 Esas ve 2019/1391 Karar sayılı ilamında "Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede altı bent halinde sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez." şeklinde karar verilmiştir. Yine aynı kararda "Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, Kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez." şeklinde ticari davaların ve ticari işlerin ayrımına vurgu yapılmıştır. Davanın ticari dava olmadığı ve davaya Asliye Hukuk Mahkemesince bakılması gerektiği kanaatine varıldığından 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. (emsal ve alıntı Yargıtay 23. HD' nin 2016/5383 esas, 2020/1248 karar sayılı kararı) GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklanacağı üzere; 1-Davanın 6100 Sayılı HMK'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİ ile MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE, 2-Görevli mahkemenin İSTANBUL NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ olduğuna, 3- 6100 sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin, bu karar süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren Mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli Mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 4-Bu süre içerisinde başvuru yapılmadığı takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine, 5-HMK'nun 331/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinin yetkili ve görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, açılmamış sayılmasına karar verildiği takdirde bu kararda değerlendirilmesine, Dair, miktar itibariyle istinaf sınırı altında kaldığından KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.25/11/2025

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/333, K. 2025/832, T. 25.11.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-19-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-333-e-2025-832-k-45af7e2070b2