İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/322 E. 2026/230 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/322
- Karar No
- 2026/230
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR ESAS NO : 2025/322 Esas KARAR NO : 2026/230
... DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Vekâletsiz İş Görmeden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/05/2025 KARAR TARİHİ : 31/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27/04/2026 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Vekâletsiz İş Görmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Tarafların dava dışı .... ortakları olduğunu, 22.12.2014 tarihinden itibaren müvekkilin şirketteki hisse oranı %40, davalının hisse oranının ise %60 olduğunu, müvekkilinin anılan şirketin ödeme gücünün olmaması ve ortakların kamu borçlarından doğrudan doğruya sorumluluğunun bulunması nedeniyle toplamda 38.009,62-TL'yi Vergi Dairesine ödediğini, davalının şirketin %60 oranında hissedarı olduğundan müvekkili tarafından ödenen şirketin kamu borçlarından da aynı oranda sorumlu olup, bu sorumluluğunun karşılığının 22.805,77-TL olduğunu, bu tutarın tahsili için davalı aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, ancak davalı tarafından takibe itiraz edildiğini, yargılama sırasında yapılacak bilirkişi incelemesi ile dava konusu ödemelerin yapıldığı tarihte şirketin ödeme gücünün olmadığının anlaşılacağını, davalının bu hususu bilmesine ve böylece rücu şartlarının oluştuğunun sabit olmasına rağmen kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ettiğini, zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmuş ise de yapılan görüşmeler neticesinde bir anlaşmaya varılamadığını ileri sürerek, davalının ....Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından işbu davaya konu icra takibinin öncelikle .... devam edildiğini, işbu huzurdaki davaya konu icra takibinin tarafların birlikte ortağı bulunduğu ... yayımlanmış olmak üzere 22.12.2014 tarihinden bugüne kadar şirketin müdürünün ve tek yetkilisinin davacı/alacaklı ... olduğunu, .... Esas sayılı dosyasından ödeme emri tebliğ edilirken eki niteliğinde olan takip dayanağı belgelerin tebligata eklenmediğini, ödeme emri ile birlikte takip dayanağı belgeler tebliğ edilmediğinden davanın usulden reddinin gerektiğini, dosyada bulunan ödeme dekontlarından da anlaşılacağı üzere borç ödemelerinin şirketin nam ve hesabına yapıldığını, yapılan ödeme nedeniyle bir hak iddia edilecekse, bu hakkın davacıya değil, ...'ye ait olduğunun bizzat davacı tarafından sunulan dekontlarla sabit olduğunu, bir şirketin ortağı tarafından şirket borçları nedeniyle diğer ortağa rücu edebilmesi için borcun şahsi malvarlığı ile ödenmesinin gerektiğini, davacı/alacaklı tarafından ise ne icra takibinde ne de işbu huzurdaki davada bu durumu ispatlar bir takip dayanağı sunulmadığını, bu nedenle işbu davaya konu takipte aktif husumetin bulunmadığını, davanın öncelikle aktif husumet yokluğu nedeniyle reddedilerek davaya konu takibin iptalinin gerektiğini, ....'nin borçlarının müdür olan davacı/alacaklının kötü yönetiminden kaynaklandığını, taraflarınca da bu ve diğer nedenlerden dolayı şirketin feshi davası ikame edildiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte Mahkemenizce aksi kanaatte olunması halinde ise somut olay özelinde şirket borçlarının ortaklardan rücu yoluna gidilmesi için rücu edilen ortağın da sorumluluğunun bulunması gerektiğini, ancak işbu davaya konu takibin kaynağı borcun şirket müdürü olarak bulunan davacı/alacaklı ortağın kötü yönetiminden kaynaklandığından müvekkilinin sorumluluğuna gidilemeyeceğini, anılan borç nedeniyle müvekkiline rücu edilmeyeceğini savunarak, öncelikle davanın aktif husumet/dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, ödeme emrinin usulsüz tebliği nedeniyle davanın usulden reddine, Mahkemeniz aksi kanaatte olunması halinde ise müvekkili hakkında açılmış bulunan işbu itirazın iptali davasının esastan reddine, yargılama giderleri ile ücret-i vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, dava dışı ... ödediği toplam 38.009,62 TL'den anılan şirketin %60 hissedarı olan davalının, davacı tarafından ödenen şirketin kamu borçlarından da aynı oranda sorumlu olduğu, bu sorumluluğunun karşılığının 22.805,77 TL olduğu hususlarına dayalı olarak bu tutarın tahsili için davalı aleyhine başlattığı icra takibine karşı davalı tarafça yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatına hükmedilmesi istemine ilişkindir. İncelenen tüm dosya ve evrak kapsamı itibari ile; Mahkememizce yapılan yargılamada ön inceleme duruşması sırasında uyuşmazlığın niteliği belirlenmiş, esasa geçilmek suretiyle uyuşmazlığın çözümü için gerekli tüm delillerin toplanmasına karar verilerek, bu kapsamda tarafların ortağı oldukları dava dışı .... tarafından düzenlenen 14.01.2026 tarihli bilirkişi raporunun dosyaya sunulduğu, taraflara tebliğ edildiği, davalı vekilince rapora karşı itirazlarda bulunulduğu, ancak düzenlenen bilirkişi raporlarının gerekçeli ve denetime elverişli olup, hükme esas almaya uygun bulunduğu takdir olunmakla ve dosya kapsamına sunulanların dışında toplanması gereken başkaca bir delil ve araştırılacak başkaca bir hususun da kalmadığı anlaşılmakla, tahkikata son verilmiştir. Bu durumda; yapılan yargılamaya, toplanan delillere, takip dosyasına, alınan bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu.... Esas sayılı icra takip dosyası ile alacaklı ... tarafından borçlu ... aleyhine 22.805,77-TL'nin tahsili amacıyla icra takibine geçildiği, takibe karşı borçlu tarafından vekili aracılığıyla itirazda bulunulduğu, sunulan itiraz dilekçesinde; "Müvekkili ...'ın alacaklıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, bu sebeple müvekkil aleyhine başlatılan icra takibine, borca, asıl alacağa, işlemiş ve işleyecek faize, borcun tüm fer’ilerine itiraz ettiklerini belirterek, süresi içinde yapmış oldukları itirazlarının kabulü ile icra takibinin durdulmasına karar verilmesini talep ederiz" şeklinde takibe itiraz ettiği, itiraz üzerine duran icra takibinin devamı amacıyla Arabuluculuk yoluna başvurulmuş ise de bir anlaşma sağlanamaması sonucu açılan işbu davada, Mahkememizce yapılan yargılama sırasında tarafların ortağı oldukları dava dışı şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmasına karar verilerek, bu amaçla defter ve kayıtların bulunduğu yer mahkemesine gerekli talimat yazılmış olup, yazılan talimat uyarınca ... tarafından düzenlenen raporda özetle; ".... 2015 yılı yasal defterlerinin mevzuatın ön gördüğü şekilde tutulduğunun tespit edildiği, açılış ve kapanış tasdiklerinin kanuni süresinde yapıldığı ve herhangi bir olumsuz durum tespit edilmediği, ticari defterlerin mevzuat açısından delil teşkil etmesine engel bir durumun olmadığının tespit edildiği, şirketin 2016 yılı yasal defterlerinin mevzuatın ön gördüğü şekilde tutulduğunun tespit edildiği, açılış tasdikinin kanuni süresinde yapıldığı, kapanış tasdikinin kanuni süresinde yapılmadığının tespit edildiği, şirketin 2025 yılı yasal defterlerinin şirketin gayri faal olması nedeniyle yaptırılmadığı ve olmadığının ifade edildiği, şirketin 2016 yılından itibaren gayri faal olduğu ve vergi dairesi tarafından resen kapatıldığının ifade edildiği, Şirketin 50.000 TL olan ödenmiş sermayesinin geçmiş yıllardan gelen zararlar ve 2016 yılındaki 61.243,18 TL'lik net dönem zararı ve Geçmiş Yıl Zararları nedeniyle tamamen erimiş durumda olduğu, şirketin ortaklık yapısının %60 oranında ...'a, %40 oranında ...'e ait olduğu, şirketin 31.12.2016 tarihli Bilançosuna göre Kasa Bakiyesinin 0,00 TL olarak tespit edildiği, Vergi Ödemelerinin Vergi Dairesine davacı ... tarafından elden nakit olarak ödendiği, kendi parasından ödenmiş olduğu ifade edildiği, şirketin 31.12.2016 tarihli Bilançosuna göre kasa mevcudunun 0,00 TL olarak tespit edildiği, Şirketin 2016 Yılından itibaren gayri faal olduğu ve ödeme yeteneğini yitirdiği sonucuna varıldığı, Vergi Dairesine davacı ... tarafından elden nakit olarak ödenmiş Vergi Ödemelerinin altı ödeme dekontu olmak üzere, toplam ödeme tutarının 38.008,62 TL olduğu, Limited Şirket ortaklarının vergi borçlarından sorumluluğunun Türk Ticaret hukukundaki "sınırlı sorumluluk" ilkesinden sapan, kamu alacağını korumaya yönelik özel ve oldukça sıkı bir rejim olduğu, Limited Şirket ortaklarının kamu borçlarından sorumluluğunun birincil yasal dayanağının 6183 sayılı .... Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 35. Maddesi olup, anılan madde gereği limited şirket ortaklarının, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacaklarından (vergi, resim, harç, gecikme zammı ve faizi) sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olduğu, ortak borcun tamamından değil, şirketteki ortaklık payı (yüzdesi) ne ise o oranda sorumlu olduğu, ortak sıfatına sahip olmanın sorumluluk için yeterli olduğu, şirketin %60 oranında ..., %40 oranında ...'e ait olduğu, bu duruma göre davalının 38.009,62 TL ödenen Vergi Borcundan hissesine isabet eden (Hisse Oranı %60) 22.805,77 TL'den sorumlu olduğu, şirketin 2016 yılı sonu itibarıyla toplam öz kaynağının -224.046,70 TL olduğu, bu durumun şirketin borçlarının ve birikmiş zararlarının, varlıklarının ve sermayesinin üzerine çıktığını gösterdiği, Şirketin 50.000 TL olan ödenmiş sermayesinin, geçmiş yıllardan gelen zararlar ve 2016 yılındaki 61.243,18 TL'lik net dönem zararı ve Geçmiş Yıl Zararları nedeniyle tamamen erimiş durumda olduğu, 31.12.2016 tarihli Bilançosuna göre Kasa Bakiyesinin 0,00 TL olarak tespit edildiği, Vergi Ödemelerinin Vergi Dairesine davacı ... tarafından elden nakit olarak ödendiği, bu duruma göre 38.009,62 TL ödenen Vergi Borcundan davalının hissesine isabet eden miktar olan 22.805,77-TL'den sorumlu olduğu" hususlarının tespit edilmiş olması karşısında, tarafların ortağı olduğu dava dışı şirketin 2016 yılından itibaren gayri faal olup ödeme gücünün bulunmadığı, davacı tarafça 20.07.2023 tarihli ödeme dekontları ile Vergi Dairesine dava dışı şirketin vergi borçlarının ödendiği, 6183 sayılı .... Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 35. Maddesinde, limited şirket ortaklarının, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olduklarının düzenlendiği, söz konusu düzenleme uyarınca şirket ortaklarının, şirketten tahsili mümkün olmayan amme alacaklarından ortaklık payları oranında sorumlu olup, payını aşan oranda ödeme yapan bir ortağın payını aşan kısım için diğer ortağa anılan yasal düzenleme uyarınca rücu hakkının bulunduğu, somut olayda; davacı ortak tarafından dava dışı .... vergi borçlarının 20.07.2023 tarihinde ödendiği, ödemenin yapıldığı tarih ve öncesi itibariyle anılan şirketin ödeme gücünü yitirmiş olup davacı ortağın şirketteki payının %40 olup, yapılan ödemeden davalının ortaklık payı olan %60 oranına isabet eden miktarın 22.805,77-TL olduğu, bu durumda davalı ortağın davacı tarafça şirketin vergi borcu için yapılan ödemeden payına düşen kısım kadar sorumlu olup, 6183 sayılı Kanunun 35. Maddesi düzenlemesi karşısında, davalının ileri sürdüğü savunmaların yerinde olmadığı, aynı zamanda şirket müdürü/yetkilisi/yöneticisi olan davacının sorumluluğuna ilişkin savunmalarının işbu davanın konusu olmayıp, şirketin fesih ve tasfiyesi ile şirket yöneticisinin sorumluluğuna ilişkin olarak açılacak davalarda ileri sürülüp değerlendirilmesi mümkün iddialar niteliğinde olduğu, işbu davanın yasal dayanağının ise 6183 sayılı .... Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 35. Maddesi olup, bu madde uyarınca ortakların payları oranında amme borçlarından sorumlu olmaları nedeniyle, payını aşan oranda ödeme yapanın diğer ortağa rücu etme hakkı bulunduğundan, ilk olarak davacı tarafça .... başlatılan, ancak davalı borçlunun takibe yetki yönünden de itiraz etmesi sonucu.... ödenen vergi borcundan dolayı borçlunun şirketteki %60 hisse oranına tekabül eden 22.805,77-TL'nin rücuen takip tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsili istemine ilişkin olup, davacının isteminin tarafların ortağı olduğu şirket kayıtları üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu tespit edilen mali durum bilgileri, 6183 sayılı Kanunun 35. Maddesi ve tüm dosya kapsamına göre yasal bir talep olup, davalının itiraz ve savunmalarının yerinde bulunmadığı anlaşılmakla, davanın kabulüne karar vermek gerekmekle, açıklanan esaslara ve varılan hukuki sonuca uygun olarak aşağıdaki şekilde hüküm fıkrası oluşturulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının KABULÜ İLE, davalının .... Esas sayılı icra takip dosyasına yaptığı itirazın; 22.805,77-TL Asıl Alacak üzerinden İPTALİ ile, takibin söz konusu tutar üzerinden ve takip talebindeki koşullarla DEVAMINA, 2-Takip konusu alacağın likit nitelikte bir alacak olması nedeniyle, davacının icra inkâr tazminatına ilişkin isteminin de kabulü ile, hüküm altına alınan asıl alacak tutarı olan 22.805,77-TL'nin %20'si olan 4.561,15-TL icra inkâr tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, 3-Hüküm altına alınan 22.805,77-TL üzerinden hesaplanan 1.557,86-TL harçtan, davacı tarafından peşin harç olarak yatırılan 615,40-TL harcın mahsubu sonucu kalan 942,46-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 615,40-TL başvuru harcı, 615,40-TL peşin harç, 87,50-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.318,30-TL harç giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 5-Davacı tarafça tüm yargılama sürecinde yargılama gideri olarak yapılan bilirkişi ücreti karşılığı 7.000,00-TL, tebligat posta giderleri karşılığı 937,50-TL ve 25,00-TL dosya kapak masrafı olmak üzere toplam 7.962,50-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 6-Davacı davasını bir vekil vasıtası ile takip ettiğinden, AAÜT hükümleri uyarınca hüküm altına alınan dava değeri de göz önüne alınarak belirlenen 22.805,77-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 7-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (13). Maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca .... bütçesinden karşılanan 4.600,00-TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 8-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı dava değeri istinafa başvuru sınırı altında olduğundan 6100 sayılı HMK'nun 341/2 maddesi gereğince kesin olmak üzere karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 31/03/2026 Katip ... ¸e-imzalıdır.
Hakim ... ¸e-imzalıdır.