İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/352 E. 2026/139 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/352
- Karar No
- 2026/139
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/352 Esas - 2026/139 TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR ESAS NO : 2025/352 Esas KARAR NO : 2026/139
.... DAVA : 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ : 16/05/2025 KARAR TARİHİ : 24/02/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/03/2026 Mahkememizde görülmekte olan 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili banka tarafından dava dışı borçlu ..... ürün numaralı kredi kartları ve 16.09.2022 tarihli Çek Hesabı Açılış Sözleşmesi uyarınca çek yaprakları ve .... ürün numaralı Çek Mükellefiyet Hesabı ve çek yapraklarının kullandırıldığını, davalı borçlu .... kefalet limitleriyle sınırlı olarak ..... ürün numaralı kredi kartlarından müteselsil kefil sıfatıyla sorumluluğu bulunmakta olup, her ne kadar harca esas değer olarak, davaya esas icra takibine konu edilen çek yapraklarından kaynaklanan gayrinakdi alacaklar dahil edilmiş olsa da davalı borçlunun söz konusu çek yapraklarından, yani gayrinakdi alacaklardan sorumlu bulunmadığını, işbu davadaki taleplerinin yalnızca müteselsil kefil davalının kredi kartlarından doğan sınırlı kefalet miktarı sorumluluğu olduğunu ayrıca ifade etmek gerektiğini, anılan ürünlerden kaynaklı borcun ödenmemesi üzerine, davalı borçluya 18.10.2023 tarihli ihtarname gönderildiğini, bu ihtarda; toplam alacağın ihtarnamenin tebliğinden itibaren 24 saat içerisinde işlemiş temerrüt faizi ve ihtarname masrafı ile birlikte ödenmesi gerektiği, aksi takdirde hakkında yasal takip işlemlerine başlanılacağının davalı borçluya ihtar edildiğini, yapılan ihtar sonrasında, söz konusu borcun ifa edilmemesi dolayısıyla taraflarınca 03.11.2023 tarihinde ... Esas sayılı dosyasıyla dava dışı şirket ve davalı borçlu aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, söz konusu takibe ilişkin ödeme emrinin davalı borçluya 15.11.2023 tarihinde tebliğ edildiğini, davalı borçlu tarafından 21.11.2023 tarihinde borca itiraz edildiğini, söz konusu itirazda borçlu her ne kadar şirketi devrettiğini ve bu nedenle takibe konu edilmiş borçtan artık kefil olarak sorumlu olmadığını iddia etmiş olsa da borçlunun takip dosyasına sunduğu itirazın ekinde yer alan "Limited Şirketlerde Pay Devri Sözleşmesi"nden de görüleceği üzere davalı borçlunun söz konusu borçların doğduğu dönemde şirketin ortağı olup, aynı zamanda müvekkili banka ile akdedilen sözleşmelerde şirketin kefili olarak imzacı olduğunu, müvekkili banka ile dava dışı şirket arasında 20.09.2022 tarihli Şirket Kredi Kartı Üyelik Sözleşmesi uyarınca ... ürün numaralı kredi kartlarının ve 16.09.2022 tarihli Çek Hesabı Açılış Sözleşmesi uyarınca çek yaprakları ve .... ürün numaralı Çek Mükellefiyet Hesabı ve çek yapraklarının kullandırılması amacıyla sözleşmeler akdedilmiş olup, davalı borçlu ...'ın kefil olarak sözleşmeyi bizzat imzaladığını, dolayısıyla şirket payının devri ile davalının borçtan sorumluluğu arasında bir bağlantı olmadığını, müvekkili banka ile akdedilen sözleşmelerde kefil olarak imzasının bulunması nedeniyle, davalı borçlunun müteselsil kefil sıfatıyla kefalet limitleriyle sınırlı olmak üzere itiraz sebebiyle durmuş olan takibe konu borçtan sorumlu olduğunu, davalı tarafın, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazı ile söz konusu icra takibinin durması sebebiyle söz konusu ürünlerden kaynaklanan ve itiraz sebebiyle durmuş olan takip yönünden itirazın iptalini talep etme gereğinin doğduğunu, anılan itiraza karşı işbu itirazın iptali davası açılmadan önce 6102 Sayılı TTK’nin 5/A maddesi gereğince yasal olarak arabuluculuğa başvurulması zorunluluğu kapsamında taraflarınca, arabuluculuk alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurulduğunu, davalı taraflar ile arabuluculuk görüşmesi gerçekleştirildiğini, ancak karşılıklı talepleri bakımından anlaşma sağlanamamış olup, bu durumun son tutanak ile imza altına alındığını, davalı tarafça yapılan itirazın hukuki dayanaktan yoksun, haksız ve alacağın tahsilini geciktirmeye yönelik olduğunu ileri sürerek, davalının .... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takip talebindeki diğer kayıt ve koşullarda takibin, müteselsil kefil yönünden sorumluluğu ve sorumluluk limitleri dahilinde devamına, davalı tarafın yapılacak yargılama neticesinde hükmedilen alacağın %20'si miktarında icra inkâr tazminatı ödemesine, yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı; Yapılan usulüne uygun tebligatlara rağmen davaya cevap vermemiş, duruşmalara katılmamış ve delillerini bildirmemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacı Banka tarafından dava dışı borçlu .... ürün numaralı kredi kartları ve 16.09.2022 tarihli Çek Hesabı Açılış Sözleşmesi uyarınca çek yaprakları ve .... ürün numaralı Çek Mükellefiyet Hesabı ve çek yaprakları kullandırıldığı, davalı borçlu ... kefalet limitleriyle sınırlı olarak .... ürün numaralı kredi kartlarından müteselsil kefil sıfatıyla sorumluluğunun bulunduğu, anılan ürünlerden kaynaklı borcun ödenmemesi üzerine .... Esas sayılı dosyasıyla dava dışı şirket ve davalı borçlu aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığı, ancak davalı borçlu tarafından borca itiraz edildiği iddialarına dayalı olarak, davalının takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin müteselsil kefil yönünden sorumluluğu ve sorumluluk limitleri dahilinde devamı ile icra inkâr tazminatına hükmedilmesi istemine ilişkindir. İncelenen tüm dosya ve evrak kapsamı itibari ile; Mahkememizce yapılan yargılamada, ön inceleme duruşması sırasında uyuşmazlığın tespiti yapılarak, uyuşmazlığın çözümü için gerekli tüm delillerin toplanarak, tüm deliller toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, verilen ara karar uyarınca dosyanın tevdi edildiği bilirkişi ... tarafından düzenlenen 06.11.2025 tarihli bilirkişi raporunun dosyaya sunulduğu, davacı vekili tarafından rapora karşı beyan ve itirazlarda bulunulmuş ise de düzenlenen raporun gerekçeli ve denetime elverişli olup, Mahkememizce hükme esas almaya medar olduğunun takdir edilmesi ile dosya kapsamına sunulanların dışında toplanması gereken başkaca bir delil ve araştırılacak başkaca bir hususun da kalmadığı anlaşılmakla, tahkikata son verilmiştir.
Bu durumda; yapılan yargılamaya, toplanan delillere, takip dosyasına, alınan bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre, davacı Banka ile dava dışı asıl borçlu ..... arasında 20.09.2022 tarihinde akdedilmiş olan Şirket Kredi Kartı Üyelik Sözleşmesi'nin davalı tarafından kefil olarak imzalanmış olduğu, Sözleşmenin davalı tarafından imzalanmış olan ve “el yazısı” ile yazılmış olduğu görülen "Kefil Beyanı" başlıklı kısmına bakıldığında; Kefalet Tarihinin 20.09.2022, Kefalet Limitinin Azami Tutarının 25.000,00 TL’ye kadar ve Müteselsil Kefil olarak yükümlülük altına girmiş olduğunun kabul ve beyan edildiğinin el yazısı ile yazılmış olduğu, el yazısına ve imzaya karşı herhangi bir itiraza rastlanılmadığı, .... dosya kapsamına gönderilmiş olan belgelere göre, davalı kefilin kefil olduğu 20.09.2022 tarihi itibarı ile dava dışı asıl borçlu .....’nin ortağı olduğu, davacı Banka tarafından dava dışı asıl borçluya gönderilen 11.10.2023 tarihli ihtarnamede, ihtar tarihi itibariyle; .... nolu kredi kartından kaynaklanan 24.912,32 TL, ... nolu kredi kartından kaynaklanan 537,55 TL olmak üzere toplam; 25.449,87 TL borcun ihtarnamenin tebliğinden itibaren 24 saat içerisinde ödenmesi ihtar edilmiş olup, .... adresine gönderilmiş olan ihtarnamenin tebliğ edilemeyerek iade olduğu, dava dışı asıl borçlu şirketin sözleşmedeki adresinin .... olup, sözleşmede yazılı adres dışında başka bir adrese gönderilen ve tebliğ de edilememiş olan ihtarnamenin, tebliğ edilmiş sayılamayacağı, davacı Banka tarafından davalı Kefile keşide edilen .... yevmiye nolu ihtarnamesinde, 17.10.2023 ihtar tarihi itibariyle; ....nolu kredi kartından kaynaklanan 25.077,63 TL, .... nolu kredi kartından kaynaklanan 541,20 TL ile 841,51 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam; 26.460,34 TL borcun ihtarname tebliğinden itibaren 24 saat içerisinde işlemiş temerrüt faizi ile birlikte ödenmesi ihtar edilmiş olup, ihtarnamenin 01.11.2023 tarihinde tebliğ edildiği, ihtar sonrasında ödeme yapılmaması üzerine davacı Banka tarafından dava dışı asıl borçlu ve davalı kefil hakkında 03.11.2023 tarihinde icra takibine geçildiği, ..... Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibinde gönderilen İlamsız Takiplerde Ödeme Emri ile; 60.000,00 TL Çek Kanunu gereğince Banka kaynağından ödenmiş olan 10 adet çek yaprak bedeli Asıl Alacağı (İstenen:%48.24 Yıllık Diğer), 24.583,90 TL ....Nolu Kredi Kartlar Asıl Alacağı (İstenen:%42.72 Yıllık Diğer), 54.000,00 TL Çek Kanunu gereğince iade edilmeyen 9 adet çek yaprağı sorumluluğundan kaynaklanan tutar, 1.149,54 TL İşlemiş Faiz, 57,48 TL Faizin %5 Gider Vergisi, 1.463,85 TL İşlemiş Faiz ve 31,22 TL Faizin %5 Gider Vergisi olmak üzere toplam; 141.285,99 TL alacağın tahsilde tekerrür olmamak, fazlaya ilişkin her türlü talep, takip ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla tahsilinin talep edildiği, Çek Taahhütnamesinden kaynaklanan banka alacaklarından sadece kredi borçlusu .... sorumlu olduğu, Kefil ...'ın kefil olduğu .... Nolu Kredi kartlarından ve fer'ilerinden sorumlu olduğunun belirtildiği, davalı kefil tarafından 21.11.2023 havale tarihli itiraz dilekçesi ile, tebliğ edilen iş ve işlemlere ilişkin hiçbir sorumluluğu bulunmadığını, 19.10.2022 tarihinde.... Yevmiye No ile şirkette bulunan tüm paylarını ....'a devrettiğini, almış olduğu kredi kartının tarafınca kırılıp atılmış olduğunu, banka kayıtlarında kendisinden sonra alınan ve kullanılan kredi kartından sorumlu olmadığını, devirden bir yıl sonra kendisine icra takibi gönderilmesinin banka işleyişine aykırı olduğunu, kredi kartı 3-4 ay içerisinde ödenmediğinde icra takibi başlatılması gerektiğini, aradan bir yıl geçtiğine göre bu borcun kendisinin olamayacağını, bu yüzden de bankaya herhangi bir borcu olmadığını, devirden sonra oluşan borçlardan da hiçbir sorumluluğu bulunmadığını, şirketin devri ile kefaletinin de sona ermiş olduğunu belirttiği görülmekle, itiraz üzerine hakkındaki takibin durduğu, dava dışı asıl borçlu şirketin sözleşmede yazılı adres dışında başka bir adrese gönderilen ve tebliğ de edilemeyen ihtarnamenin tebliğ edilmiş sayılamayacağı, dolayısıyla dava dışı asıl borçlu şirketin takip tarihinde temerrüde düşmüş olduğu, davalı kefile keşide edilen ihtarname 01.11.2023 tarihinde tebliğ edilmiş ise de davalı kefile asıl borçludan önce tebliğ edilmiş olan ihtarnamenin sonuç doğurmayacağı, bu nedenle davalı kefilin de takip tarihinde temerrüde düşmüş olduğu, kredi kartlarına uygulanacak olan azami akdi ve temerrüt faiz oranlarının .... tarafından belirlendiği, buna göre temerrüt tarihi olan 03.11.2023 tarihi itibarıyla, yıllık akdi faiz oranının (3,66 x 12) %43,92, yıllık temerrüt faiz oranının (3,96 x 12) % 47,52 olduğu tespit edilmiş ise de davacı Bankanın talebinin daha düşük olması gözetilerek, temerrüt faiz oranı %42,72 olarak kabul edildiği, takip tarihi olan 03.11.2023 tarihinde davalı kefilin temerrüde düştüğünün kabulü ile, temerrüt tarihi itibarı ile hesaplanan borçların aynı zamanda takip borcuna tekabül ettiği, buna göre davalı kefilin takip tarihi itibariyle borç tutarının 24.545,88 TL Asıl Alacak, 1.468,13 TL Faiz ve 53,74 TL BSMV olmak üzere toplam; 26.067,74 TL olarak hesaplanmış ise de kefalet limitinin 25.000,00 TL olduğu gözetildiğinde, davalı kefilin takip tarihi itibarı ile borçlarının 24.545,88 TL Asıl Alacak, 432,50 TL Faiz ve 21,62 TL BSMV olmak üzere toplam 25.000,00 TL olarak hesaplandığı, davacı Banka ile dava dışı asıl borçlu Şirket arasında 20.09.2022 tarihinde “Şirket Kredi Kartı Üyelik Sözleşmesi” akdedildiği, sözleşmenin kurulduğu tarihte dava dışı asıl borçlu şirketin ortağı olduğu tespit edilen davalı borçlunun, Sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatı ile imzalamış olduğu ve kefalet tarihinin, kefalet limitinin ve kefaletin müteselsil kefalet olduğunun el yazısı ile yazılmış olduğu, el yazılarına ve imzaya karşı herhangi bir itiraz olmadığı, davalı kefil, dava dışı asıl borçlu şirketteki tüm paylarını.... Noterliği'nin 19.10.2022/17509 tarih ve yevmiye sayılı “Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesi” ile devir etmiş ve devir işlemi 21.10.2022 tarihinde tescil ve ilan edilmesi sonucunda ortaklıktan ayrılmış ise de davalı kefilin asıl borçlu şirketteki paylarını devretmiş olmasının davacı Banka'ya karşı imzalamış olduğu sözleşme kapsamındaki sorumluluklarını sona erdirmeyeceği, kefaletin sonlandırıldığına ilişkin dosya kapsamında herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanılmadığı, bu nedenle davalının takibe yaptığı bu yöndeki itirazlarının da yerinde olmadığı, kefil olarak imzalamış olduğu sözleşme ve limit kapsamında davacı Bankaya karşı sorumlu bulunduğu hususları tespit edilmekle, davacı Banka tarafından açılan işbu itirazın iptali davasında, harca esas değer olarak dava dilekçesinde 157.423,33 TL gösterilmiş ise de dava dilekçesi içeriğinde ve takip talebinde, davalı kefil ....ın sadece kredi kartları ve fer'ilerinden sorumlu olduğunun açıkça belirtilmiş olması karşısında, takibe konu diğer alacak kalemlerinden dolayı davalı kefilin bir sorumluluğunun olmayıp, talep edilen alacak kalemleri kapsamında yapılan yargılama sonucu, davalının davacı Bankaya kefil olarak sorumlu olduğu kredi kartları borçlarından dolayı kefalet limiti de gözetilerek, takip tarihi itibarıyla toplam 25.000,00 TL tutarında borçlu olup, işbu borcun 24.545,88 TL tutarındaki asıl alacak kısmına takip tarihinden itibaren %42,72 oranı üzerinden hesaplanacak temerrüt faizi ve bu faizin %5 BSMV’si ile birlikte ödenmesinin gerektiği anlaşılmakla, davalı kefil ... hakkında .... Esas sayılı takip dosyasında, kredi kartlarından kaynaklanan alacak yönünden yapılan takibe karşı anılan davalı tarafça yapılan itirazın Kredi Kartlarından Doğan Asıl Alacak karşılığı 24.545,88 TL Asıl Alacak ile 432,50 TL İşlemiş Faiz ve 21,62 TL BSMV olmak üzere toplam; 25.000,00 TL alacak üzerinden iptali ile, davalı hakkındaki takibin anılan miktarlar üzerinden ve takip tarihinden tahsil tarihine kadar geçen günler için 24.545,88 TL tutarındaki asıl alacak kısmına yıllık %42,72 oran üzerinden temerrüt faizi ve bu faizin %5’i oranında BSMV hesaplanmak suretiyle ve takip talebindeki diğer koşullarla devamına, davacının davalı kefile yönelik söz konusu takipten kaynaklanan 1.078,97-TL tutarındaki fazlaya ilişkin isteminin reddine, takip konusu alacak istemlerinin likit nitelikte olması nedeniyle, davalı aleyhine hüküm altına alınan toplam alacak tutarı olan 25.000,00 TL üzerinden %20 oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmesine ilişkin olarak davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmekle, açıklanan esaslara ve varılan hukuki sonuca uygun olarak aşağıdaki şekilde hüküm fıkrası oluşturulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile; davalı kefil ... hakkında .... Esas sayılı takip dosyasında kredi kartlarından kaynaklanan alacak yönünden yapılan takibe karşı anılan davalı tarafça yapılan itirazın; Kredi Kartlarından Doğan Asıl Alacak karşılığı 24.545,88 TL Asıl Alacak ile 432,50 TL İşlemiş Faiz ve 21,62 TL BSMV olmak üzere Toplam; 25.000,00-TL Alacak üzerinden İPTALİ ile, davalı hakkındaki takibin anılan miktarlar üzerinden ve takip tarihinden tahsil tarihine kadar geçen günler için 24.545,88 TL tutarındaki asıl alacak kısmına yıllık %42,72 oran üzerinden temerrüt faizi ve bu faizin %5’i oranında BSMV hesaplanmak suretiyle ve takip talebindeki diğer koşullarla DEVAMINA, 2-Davacının davalı kefile yönelik söz konusu takipten kaynaklanan 1.078,97-TL tutarındaki fazlaya ilişkin isteminin REDDİNE, 3-Takip konusu alacak istemlerinin likit nitelikte olması nedeniyle, hüküm altına alınan toplam alacak tutarı olan 25.000,00-TL'nin %20’si olan 5.000-TL icra inkâr tazminatının davalıdan tahsili ile DAVACIYA ÖDENMESİNE, 4-Harçlar Kanunu gereğince hüküm altına alınan 25.000,00-TL üzerinden hesaplanan 1.707,75-TL harçtan, davacı tarafından peşin harç olarak yatırılan 2.412,82-TL harcın mahsubu sonucu artan 705,07-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 5-Davacı tarafından yapılan 615,40-TL başvuru harcı, karar kesinleştiğinde iade edilecek harç miktarı dışında kalan 1.707,75-TL harç ile, 262,50-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 2.585,65-TL harç giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 6-Davacı tarafından yargılama sırasında yapılan 1.085,00-TL posta ve tebligat gideri, 6.000,00-TL bilirkişi ücreti ve 25,00-TL dosya kapak masrafı olmak üzere toplam 7.110,00-TL yargılama giderinden, tarafların davadaki haklılık oranına göre hesaplanan 6.815,83-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan miktarın davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı davasını bir vekil vasıtası ile takip ettiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca belirlenen 25.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 8-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (13). Maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.800,00-TL arabuluculuk giderinin 3.642,78-TL'sinin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, kalan 157,22-TL'nin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 9-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı dava değeri istinafa başvuru sınırı altında olduğundan 6100 sayılı HMK'nun 341/2 maddesi gereğince kesin olmak üzere karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/02/2026
... ¸e-imzalıdır.