İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/317 E. 2026/27 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/317
Karar No
2026/27
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/317 KARAR NO : 2026/27

DAVA : Konkordato Tasdiki DAVA TARİHİ : 02/05/2025 KARAR TARİHİ : 15/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan Konkordato Tasdiki davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; şirket ortağının aksi karar alınıncaya kadar münferiden ...'ın şirketi temsile yetkili kılındığını, şirketin Türkiye'de ki üretimini ,,, Markası adı altıda ve yurt dışı ile de faaliyetlerde bulunacak şekilde gerçekleştirildiğini, müvekkili şirketin, ... ürünlerini Türkiye genel dağıtımını yapmakta olup, şu anda 180 cariyle ,,, içi ve ,,,’nun çeşitli illerinde toptan satışını yaparak hızla yayıldığını, müvekkilinin sektöründe öncü ve bilinen bir marka olmakla Türkiye'nin en büyük yerli üreticilerinden biri olarak ülke ekonomisine katkıda bulunduğunu, müvekkilinin şu an için eksik kapasite ile çalışmakta ve 14 kişi istihdam ettiğini, firmanın tam kapasiteyle çalışmaya başladığında konkordato süreci firmanın tam kapasite çalışmasını da önemli bir katkı sağlayacağını, istihdam ettiği kişi sayısının 30 kişiyi bulma ihtimalinin mevcut olduğunu, müvekkili şirketin, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinin ,,, tarih ve ,,, sayılı ilanı ile de sermaye arttırımı kararı almış olmakla, halihazırda sermayesi 50.000.000,00 TL olduğunu, SGK ve Vergi borcunun ise 5.616.467,83 TL civarında olduğunu, müvekkili şirket bağımsız denetime tabi olmadığını, bu ön projenin hazırlanmasında şirketin ,,,ve,,,, yılı yevmiye ve kebir defterleri inceleme alanı içerisinde alındığını, genelde dünya ekonomisinin pandemi sonrasında girmiş olduğu duraksama, Rusya Ukranya devletleri arasında süren savaşın Türkiye Cumhuriyeti ülkelerinde yarattığı olumsuzluklar ile İsrail Hamas arasında süren savaş özelde ise ülkemizin hem pandemi dönemi zorunlu ekonomik uygulamalarının uzun süreli kuyruk etkileri, hem de ülkemizin ekonomik yapısının kendine özgü yapısal sorunları ve kırılgan niteliği nedeniyle ülkemizde yaşanan derin ekonomik kriz bu kriz temelinde ortaya çıkan kur dalgalanmaları firmanın finansal durumunu ve gelecek stratejik yönelimlerini önemli oranda etkilediğini, bu durumun yıkıcı etkileri firmanın krize yakalandığı dönemdeki genel pozisyonunun yarattığı risklerle birleşince, tahsilat sorunu nakit dengesinin bozulması borçlanma sorunu ve ödeme acziyetinin ilişkisel düzleminde bir dizi sorun firmanın finansal kompozisyonunun ve gelecek yönelimleri üzerinde olumsuz etkileri olduğunu, şirketin stokları, makine tesis ve cihazları, taşıtları, demirbaşları gerçeğe uygun olarak değerlendirildiğini, müvekkili şirketin rayiç değerli güncel özvarlık hesabının çıkarıldığını, müvekkili şirketin iflası halinde varlıklarının parça parça ve icra yolu ile satışı halinde (icra halinde % 50 değer üzerinden satışa çıkacak, bir kısmı KDV sayılacak ve devlete ödenecek, ikinci satışta değeri daha da düşecek vb unsurlar dikkate alındığında) ve güvene dayalı teminatsız alacakların tam olarak tahsilinin mümkün olamayacağı dikkate alındığında, müvekkili şirketin alacaklıların alacağının çok düşük bir kısmı karşılanabilecek olduğunu, dava dilekçesi ekinde sunulan tablolarda ayrıntılı olarak yer verildiği üzere, şirketin rayiç değerler esasına göre çıkarılmış bilançosunda, varlıkları borçlarını karşılamaya yetmekte ve varlıkları borçlarını 19.372.238,77 TL'yi aştığını, diğer bir deyişle özvarlıkları pozitif olan müvekkil şirket borca batık olmadığını, konkordato ön projesinden de görüldüğü üzere, müvekkili şirketin varlıklarının muhtemel satış fiyatları ile değerlenerek düzenlenen rayiç değer bilançosunda varlıklarımızın toplam değeri 777.320.935,75 TL olarak tespit edildiğini, ancak iflas halinde, müvekkili şirketin varlıklarının parça parça ve icra kanalı ile satılması halinde değerinin de çok altında satılması, ayrıca çoğu teminatsız ve güvene dayalı alacakların tahsilinin de mümkün olamamasının kuvvetle muhtemel olduğunu, İİK m.278 kapsamında borçlarını vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlunun konkordato teklif etme hakkı bulunduğunun düzenlendiği gözetilerek; müvekkili ... yönünden de konkordato teklifinin bulunduğunu, ön proje ile net bir şekilde görüleceği üzere konkordato projesinin başarıya ulaşma şansının çok yüksek olduğunu, konkordato talep eden müvekkili şirketin tek ortağı ve yönetici olan ... ise tek başına ticari kişi sıfatına haiz olmadığından iflasa tabi kişilerden olmadığını, ..., kendi adına bir ticari işletmesi olmayan, ticaret şirketi tüzel kişiliklerinde ortak ve yöneticisi olarak faaliyet gösteren bir gerçek kişi olup, tacir sıfatı bulunmadığını, ...'ın temel borçlanma sebebi sahibi ve yöneticisi olduğu asıl borçlu ... şirketinin banka borçlarına müteselsil kefil olmasından kaynaklanmakta olup, kendisinin şahsi borcu bulunmadığını, ...’ın ve sahibi ile yöneticisi olduğu asıl borçlu ... Şirketi’nin konkordato projelerinde belirtildiği üzere mülkiyeti kendisine ait dökümü ise ön projede belirtilen taşınmazların satışından elde edilecek gelir sermaye artışında kullanılarak şirketin borç ödemesinde kullanılacağını, gerek müvekkili şirketin gerekse de ...'ın ödeme güçlüğünden ve bu güçlük dolayısıyla müvekkili şirket aleyhine yapılan ve yapılacak olan icralardan dolayı borca batık duruma düşeceği ve dolayısıyla iflastan/acizden kurtulmak ve yine borçlarını vadesinde ödeyememesi dolayısıyla borçlarını ödeyebilmek ve şirketin faaliyetlerini devam ettirebilmek için İİK 285 nci maddesi uyarınca konkordato mühleti talebinde bulunmak zarureti hasıl olduğunu belirterek; Davanın esasına dair karar verilinceye kadar; dava menfaatinin olumsuz etkilenmemesi ve şirketin iflastan korunmasını sağlamak maksadıyla başta İİK 285. Madde ve devamı uyarınca ve/veya 6100 sayılı HMK 389 ve sair ilgili diğer hükümler uyarınca müvekkiller yönünden ihtiyati tedbir taleplerinin kabulü ile; Müvekkilleri bakımından da; 6183 sayılı yasa ve 5510 Sayılı Yasa dahil olmak üzere tüm açılmış ve açılacak ihtiyati haciz, ihtiyati tedbir talepleri, icra takipleri, tedbir ve muhafaza uygulamalarının tedbiren durdurulmasına, Müvekkilleri bakımından da; Rehnin paraya çevrilmesi yoluyla yapılmış ve yapılacak takiplerde satış işlemlerinin durdurulmasına, özellikle finansal kiralama alınan taşınmazda idari bina ve depo bulunmakta olup ticari faaliyetler için önem arz etmektedir. Yine finansal kiralama olan makinalarda bulunduğundan sözleşmenin bozulmasının önlenmesi için İİK 307 gereği bir yıl süreli tedbir verilmesi, İcra Takipleri ve ihtiyati haciz ile ihtiyati tedbirler nedeniyle muhafaza altına alınan ve alınabilecek menkul mal ve araçlarının şirkete iadesine, Şirkete ait araçlar üzerine başlayan ve başlatılacak icra takipleri, ihtiyati hacizler çerçevesinde konula bilecek ‘yakalama’ şerhlerinin kaldırılmasına, Davacı şirketin Banka ve 3. Kişilerdeki hak ve alacakları üzerine İİK 89 maddesi gereğince konulmuş ihtiyari haciz, haciz, bloke ve muhafazalarının bulundukları durum itibari ile kaldırılmasına, Şirket banka hesaplarındaki para ve mevduatların şirketi temsile ilzam kişiler dışında kimseye ödenmemesine, Şirketin, KDV iadesi veya sair bir nedenle vergi daireleri ile bankalara intikal eden hak, mevduat ve alacakları üzerine ihtiyati veya kesin haciz konulmamasına, takas mahsup işlemleri ile hukuken veya fiilen el konulmasının engellenmesine, bankalara kredi teminatı olarak teslim edilmiş çeklerin şirketi temsile ilzam kişilerin hesabına aktarılmasına, Dava dilekçesi ve mühlet projesinde arz edildiği üzere alacaklıların da menfaati söz konusu olduğundan müvekkil şirketin yükleniminde olan işlerin devamını sağlamak ve bu çerçevede dava açmaktaki menfaatinin korunması için şirketin korunmasına ilişkin tedbir kararlarının tensip kararı ile verilmesine, Konkordato teklifinden beklenilen hukuksal menfaatin zedelenmemesi bakımından İcra İflas Kanunu’nun ilgili hükümleri uyarınca; müvekkilleri bakımından da mal varlığının korunması için gerekli her türlü tedbirin alınmasına, İcra ve İflas Kanunun 285. ve devamı maddeleri gereğince; davacı şirketin ve ortağın konkordato teklifinin arzı ile, İİK 286 vd maddeleri gereği konkordato geçici mühlet talebi isteminin kabulüne ve davacı şirkete ve ortağına hakkında konkordato geçici mühlet kararı verilmesine, devamında ise İİK 289 gereği bir yıl süre ile kesin mühlet kararı verilmesine, konkordato taleplerinin kabulüne, müvekkili şirketin işletmelerinin devamını sağlaması, bu çerçevede dava açmaktaki menfaatinin korunmasının sağlanması ve İcra ve İflas Kanunu hükümleri çerçevesinde görevlendirilmek üzere komiser atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Talep, borçlular tarafından ikame edilen adi konkordatonun tasdiki istemine ilişkindir. Konkordato, borçlarını vadesi geldiği hâlde ödeyemeyen ya da herhangi bir borçlunun, borcun belirli koşullarda ödenmesi için alacaklılarıyla anlaştığı ve yetkili ticaret mahkemesinin onayı ile geçerlilik kazanan hukukî çözüm işlemidir. Konkordato 2004 sayılı Kanun'da tanımlanmamış ise de öğretide konkordato, dürüst bir borçlunun belli bir zaman kesiti içerisindeki bütün adi borçlarının alacaklılar tarafından kanunda gösterilen nitelikli çoğunlukla kabul edilmesi ve yetkili makamın (mahkemenin) onayı ile gerçekleşen ve borçlunun borcun bir kesiminden kurtulmasını ve/veya ödeme şeklinin borçlu yararına değişmesini sağlayan, haciz ve iflâs gibi klasik ve borçlu bakımından sert cebri icra yöntemlerinin yerine ikame edilmiş bir kolektif icra biçimidir (Baki Kuru, İcra İflas Hukuku, C. IV, İstanbul 1997, s. 3585; Süha Tanrıver, Adnan Deynekli, Konkordatonun Tasdiki, Ankara 1996, s. 29; Serdar Kale, Sorularla Konkordato (İflas Dışı ve İflas İçi Adi Konkordato), İstanbul 2017, s. 2; Hakan Pekcanıtez, Güray Erdönmez, 7101 Sayılı Kanun Çerçevesinde Konkortado, İstanbul 2018, s. 4; Sümer Altay, Ali Eskiocak, Konkordato ve Yeniden Yapılanma Hukuku, İstanbul 2019, s. 10, 15). Konkordato kurumu ile ilgili farklı ayrımlar yapılmaktadır. Bunlardan ilki, mahkeme dışı ve mahkeme içi konkordato ayrımıdır. Mahkeme içi konkordato içeriğine göre vade, tenzilat ve karma konkordato olarak ayrılmaktadır. Sözü geçen sınıflandırmaya göre, borçlunun borcunu tam olarak ödemeyi vaat etmesi ve bunun için alacaklıların borçluya ödeme süresi tanımaları veya borcun itfasını takside bağlamaları hâlinde vade konkordatosu; borçlunun borçlarının belli bir yüzdesini ödemeyi taahhüt ettiği ve alacaklıların da kalan alacaklarından vazgeçtiği durumda tenzilat konkordatosu; tenzilat ve vade konkordatosunun bir araya getirilmesiyle teşekkül eden konkordatoya ise karma (bileşik) konkordato denilmektedir. Yapıldığı zamana göre ise; iflâsa tâbi olmayan borçlular ile iflâsa tâbi borçlulardan henüz iflâsına karar verilmeyenlerle yapılan konkordatoya iflâs dışı konkordato; müflisin teklif ettiği konkordatoya ise iflâs içi konkordato denilmektedir. Mahkeme içi adi konkordato 2004 sayılı Kanun'un 285 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş ve konkordatoya başvurabilecek kişiler 2004 sayılı Kanun'un 285 inci maddesinde “herhangi bir borçlu” denilerek açıklanmıştır. Kanunun bu ifadesi karşısında tüzel kişiler ile tacir olup olmadığına bakılmaksızın bütün gerçek kişilerin konkordatoya başvurabileceği anlaşılmaktadır. 2004 sayılı Kanun'un 285/2 inci maddesindeki düzenleme uyarınca konkordatoya başvuru imkânı sadece borçluya tanınmamıştır. İflâs talebinde bulunabilecek her alacaklı da gerekçeli bir dilekçe ile borçlu hakkında konkordato işlemlerinin başlatılmasını isteyebilir. Borçlu, konkordato mühletinin kapsadığı ve mühlet hükümlerinin devam ettiği dönem içerisinde komiserin denetimi altında 7101 sayılı Kanun ile değişik 2004 sayılı Kanun'un 297 nci maddesinin öngördüğü sınırlamalar içerisinde mal varlığı üzerinde tasarrufta bulunmak imkânını kural olarak muhafaza eder. Asliye ticaret mahkemesi komiserin veya borçlunun makul sebeplere dayalı talebi üzerine geçici mühleti en fazla iki ay daha uzatarak, geçici mühlet süresini beş aya yükseltebilir. Geçici mühletin ilânı ve ilgili kurumlara bildirilmesinden itibaren, alacaklılar ilândan başlayarak yedi gün içerisinde borçluya kesin mühlet verilmesini gerektiren durum bulunmadığını delilleri ile birlikte ileri sürerek konkordato talebinin reddini isteyebilirler (2004 sayılı Kanun md. 288). Geçici mühlet içinde mahkeme borçluyu ve varsa konkordato talep eden alacaklıyı duruşmaya davet eder. Bu süreçte geçici komiser duruşmadan önce raporunu mahkemeye ibraz eder. Mahkeme yapacağı değerlendirmede itiraz eden alacaklıların dilekçelerinde ileri sürdükleri itiraz sebeplerini de dikkate alır (2004 sayılı Kanun md. 289/2). Konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün görülmesi hâlinde borçluya bir yıllık kesin mühlet verilir (2004 sayılı Kanun md. 289/3). Gerekiyorsa geçici komiser veya komiserler değiştirilerek yeni bir görevlendirme yapılabilir veya geçici komiserlerin görevine devam etmesine karar verilerek dosya komisere teslim edilir. Konkordato talebi, sadece zaman kazanmaya yönelik bir talep olmayıp, sürekli ve kalıcı bir iyileşme olasılığını konkordato projesi yardımıyla inanılır kılmalıdır. Bu sebeple ön proje sadece dilek ve temenniler içeren soyut bir belge olarak anlaşılmamalı, mahkeme tarafından kesin mühlet verilebilmesi için ön projenin nasıl başarılı olacağı açıklanmalıdır. Geçici mühlet aşamasında; geçici mühlet kararı verilebilmesi için davacının İİK. m. 286 gereği, dava dilekçesi ekinde, konkordato ön projesini, borçlunun malvarlığının durumunu gösteren belgeleri, alacaklıları, alacak miktarlarını ve alacaklıların imtiyaz durumunu gösteren listeyi, konkordato ön projesinde yer alan teklife göre alacaklıların eline geçmesi öngörülen miktar ile borçlunun iflası halinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktarı karşılaştırmalı olarak gösteren tabloyu, konkordato ön projesinde yer alan teklifin gerçekleşeceği hususunda makul güvence veren denetim raporunu mahkemeye ibraz etmesi gerekir. Mahkemece, bizzat veya bilirkişi marifetiyle yapacağı inceleme neticesinde bu belgelerin tam olduğunun tespit edilmesi halinde İİK. m. 287/1 gereği borçluya derhal üç ay geçici mühlet verilmesi gerekir. Şartları mevcut olduğunda İİK. m. 287/4 gereği 3 aylık geçici sürenin 2 ay uzatılmasına karar verebilir. HMK 74. maddesi uyarınca davacılar vekilinin konkordato talep etme konusunda özel yetki içeren vekaletname ibraz ettiği ve konkordato gider avansının depo edildiği anlaşılmıştır. İİK 286.maddede belirtilen belgelerin sunulduğunun tespiti üzerine mahkememizce borçlular hakkında 05.05.2025 tarihi saat 16:30'dan itibaren üç ay süre ile geçici mühlet kararı verilmiş ve konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olup olmadığının incelenmesi başka bir deyişle davacıların mali durumunun düzelmesinin mümkün olup olmadığı veya konkordato teklifinin tasdik şartlarının yerine gelip gelemeyeceğinin tespiti amacıyla alacaklı sayısı ve alacak miktarı dikkate alınarak 30.01.2019 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Konkordato Komiserliği ve Alacaklılar Kurulana Dair Yönetmeliğin 4.ve devamı maddeleri kapsamında konkordato komiser heyeti görevlendirilmiş, komiser heyeti 06.05.2025 tarihi itibarıyla davacıların faaliyetlerini nezaret etmek suretiyle görevine başlamış geçici mühletin sona ereceği tarih dikkate alınarak duruşma gün ve saati belirlenerek geçici mühlet kararı ilan edilmiş ve İİK 288.maddesi uyarınca ilgili yerlere bildirilmiştir. Konkordato gider avansının depo edildiği anlaşılmıştır. Konkordato geçici komiser heyetinin 17/05/2025 havale tarihli ön raporunu sunduğu, raporda; " Dosyada mevcut bilgi ve belgeler ile davacı şirket beyanları, 09.05.2025 tarihinde borçlu şirkete ait işyerinde yapılan incelemeler ve sonrasında temin edilen belgeler ile yukarıda açıklamaya çalıştığımız tespit ve değerlendirmeler sonucunda; ... Şirketi; İİK m.286 uyarınca dava dosyasına sunulması gereken belgelerin sunulmuş olduğu; Sayın Mahkemenin “Geçici Komiserlerin Göreve Başlama Tutanağı” uyarınca, konkordato kararı öncesi döneme dair borçlu işlem ve davranışları hakkında yapılan incelemede, Şirkete ait 6 aracın satışının yapıldığı, heyetimizce atanacak bilirkişileri yapacağı tespit neticesinde araçların rayiç değerlerinin tespit edilerek satış bedellerine ilişkin değerlendirmenin yapılabileceği, Konkordato borçlusu şirketin, ... markası ile her çeşit canlı hayvan alımı, satımı, pazarlamasını, ithalat ve ihracatını yapmak, her türlü eti yenebilir, canlı hayvanların usul ve esaslar dahilinde kesimi ile uğraşmak, besicilik ve hayvan yetiştiriciliği, her türlü besihane, kuluçhane, kesimhane, derihane, tabakhane, hayvani yağ eritme tesisi, buzhane ve soğukhava tesisleri, mezbaha, kiralaması ve işletmesi yapmak, her türlü et ve et den mamul ürünlerin üretimini, ithalatını, ihracatını, toptan ve perakende ticaretinin pazarlamasını yapmak, her türlü süt ürünleri ile gazlı ve gazsız, alkolsüz içeceklerin, üretimini, ithalatını, ihracatını, toptan ve perakende ticaretini, konusu ile ilgili olmak üzere besicilik ve canlı hayvan üretimi, hayvansal ve bitkisel yağların imalini, ithalini, ihracını yurt içinde toptan ve perakende ticaretini yapmak, konusu ile ilgili Restaurant, Lokanta, Kafeterya, umuma açık alkollü ve alkolsüz dinlenme yerleri ve tesisleri ile pastane, çay bahçesi gibi tesisler açmak, her türlü yapının inşaat, alt yapı işlerini Toplu konut, afet konutları, tatil siteleri, fabrika binaları çarşı inşaatları yapmak konusu ile ilgili olmak kaydıyla, her türlü kurum ve kuruluşlara, tüzel kişiliklere aracılık ve taşeronluk hizmetleri vermek, bu hususla ilgili olarak üçüncü kişiler adına temsilcilik ve acentacılık faaliyetleri yapmak, konusu ile ilgili ürünlerin imalatını yapan her türden kurulmuş veya kurulacak şirketlerle ortaklıklar kurmak, anlaşmalar yapmak yukarıda belirtilen ürünlerle ve faaliyetlerle ilgili, yurt içi ve yurtdışından mümessillikler ve acentelikler almak konularında hizmet verdiği, Borçlu şirket tarafından hazırlanan ön projede şirketin borçlarını konkordato tasdikinden sonra 2026 yılı Eylül ayında başlayıp 2029 yılı Eylül ayında biteceği, 3 yıllık süre içerisinde 3 ayda bir ödemeli 13 eşit taksitte ödeneceğinin beyan edildiği, alacaklılara tek seferde % 25 faiz hesaplanacağı, konkordato tasdikine kadarki süre ile birlikte alacaklıların yaklaşık 4,5 yıl sonra alacaklarına kavuşabileceği, bu sürenin uzun olduğu ödeme planının makul şekilde revize edilmesinin gerektiği, ilk bir sene ödemesiz dönem ibaresinin heyetimizce anlaşılamadığı bu hususun da netleştirilmesi gerektiği, Konkordatoya tabi borçların bir defaya mahsus olarak %25 faiz eklenerek ödeneceği hususu ile ilgili olarak güncel yargı kararları uyarınca, konkordato borçlusu şirketin ödeme gücüne göre güncel faiz oranlarının dikkate alındığı ve yeni bir ödeme planının sunulması gerektiği ve bu anlamda ve projenin revize edilmesi gerektiği, Borçlu şirketin Şubat 2025 itibariyle 14 çalışanı bulunduğu, Borçlu şirket tarafından oluşturulan 28.02.2025 tarihli rayiç değer bilançolarına göre, rayiç özvarlığının (+) 67.111.203,13 TL TL olduğu, işbu raporumuzda arz edildiği üzere teknik bilirkişilerden rapor alınmasının ardından borçluların rayiç özvarlıklarının heyetimizce de hesaplanacağı, Raporumuzun içerisinde ve özellikle “5.1.12. Ön Projede Hesap Hataları ve Çelişkilerin Bulunup Bulunmadığı” başlığı altında özetlenen çelişkiler eksiklikler nedeniyle konkordato ön projesinin revize edilmesi gerektiği, Rapor içerisinde ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilen değerlendirmeler ve tespitlerimiz doğrultusunda ön projenin revize edilerek eksiklik ve çelişkilerin giderilmesi gerektiği, Önümüzdeki raporda, ayrıca istenen ek bilgi ve belgelerin tamamlanması ile daha detaylı inceleme ve değerlendirme yapılacağı, malvarlığı unsurlarının değerlemesi amacıyla bilirkişi incelemesi yapılması için çalışmalara ivedilikle başlanacağı, Gerçek Kişi ...; İİK m.286 uyarınca dava dosyasına sunulması gereken belgelerin sunulmuş olduğu, konkordato komiserlik görevi çerçevesinde ek belge ve bilgilerin ayrıca talep edildiği; Sayın Mahkemenin “Geçici Komiserlerin Göreve Başlama Tutanağı” uyarınca, konkordato kararı öncesi döneme dair borçlu işlem ve davranışlarına dair yapılan incelemede, rapor tarihi itibariyle olağandışı bir duruma rastlanmadığı; Raporumuzun içerisinde ve özellikle “5.2.12. Ön Projede Hesap Hataları ve Çelişkilerin Bulunup Bulunmadığı” başlığı altında özetlenen çelişkiler eksiklikler nedeniyle konkordato ön projesinin revize edilmesi gerektiği, Önümüzdeki raporda, ayrıca istenen ek bilgi ve belgelerin tamamlanması ile daha detaylı inceleme ve değerlendirme yapılacağı, malvarlığı unsurlarının değerlemesi amacıyla bilirkişi incelemesi yapılması için çalışmalara başlandığı" yönünde görüş ve kanaat belirtilmiştir. Konkordato geçici komiser heyetinin 21/06/2025 havale tarihli ara raporunu sunduğu, raporda; ''Dosyada mevcut bilgi ve belgeler ile davacı şirket beyanları, 05.05.2025 tarihinde borçlu şirkete ait işyerinde yapılan incelemeler ve sonrasında temin edilen belgeler ile yukarıda açıklamaya çalıştığımız tespit ve değerlendirmeler sonucunda; ... Şirketi Yönünden; Şirketin mevcut ekonomik faaliyetinin ve satış ve gelir kabiliyeti oluşturma potansiyelinin devam ettiği ve Şirketin faaliyetlerinin takip edilmesi gerektiği, Heyetimizce takdiri Sayın Mahkeme’ye ait olmak üzere konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olup olmadığının yakından incelenip değerlendirilmesi ve borçluların rayiç değer bilançolarının düzenlenebilmesi için borçluların varlıklarının rayiç değerlerinin tespiti amacıyla Bilirkişi tayini yapıldığı ve gelecek raporlara buna istinaden borca batıklık değerlendirmesi yapılacağı, Şirketin dosyaya sunulu ön projesinin 18. Sayfasında yer alan kaydi, rayiç ve iflas hali bilançosunda Banka Kredileri ve Diğer Mali Borçlar tutarları Satıcılar ve Borç Senetleri hesaplarına da aynı şekilde yazılarak maddi hata yapıldığı, aynı hatalı durumun şirketin dosyaya sunulu ön projesi ekinde yer alan kaydi ve rayiç bilançosunda da aynı şekilde hatalı olarak yer aldığı, Bir önceki maddede belirtilen hatalı durumun makul güvence veren denetim raporunun 24. Sayfasındaki Alacaklı ve Alacak Listesinin İncelenmesi başlığı altında yer alan listede de yer almaktadır. Bu bakımdan, makul güvence veren denetim raporunun geçerliliğine ilişkin nihai takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu, Verilen Sipariş Avansları hesabının kayıtlı değeri 60.322.747,57 TL iken rayiç değer bilançosunda 69.371.159,71 TL olarak yer aldığı, heyetimizce tutarın kayıtlı değerle rayiç değer bilançosunda yer alması gerektiği ya da artışa ilişkin açıklama yapılaması gerektiği, Vergi ve SGK borçlarına ilişkin kayıtlı değerlerin rayiç değer bilançosunda yer almış olması sebebiyle, dahil edilmediyse kurumlardan sorgulanan gecikme zammı ve cezaların dahil edildiği tutarların yer alması gerektiği, dahil edildiyse açıklamada yer verilmesi gerektiği, Özel Maliyetler hesabının kayıtlı değerinin rayiç değer bilançosunda da yer aldığı görülmekte olup, heyetimizce satış değeri bulunmayan bu hesabın değerinin sıfır olarak alınması gerektiği, Stok değerlerinin kayıtlı değerlerden daha fazla olarak rayiç değer bilançosunda yer aldığının görüldüğü heyetimizce atanan bilirkişinin raporunu sunması neticesinde rayiç değerin tespit edilebileceği, Maddi ve maddi olmayan duran varlıkların kayıtlı değerlerden daha fazla olarak rayiç değer bilançosunda yer aldığı, Konkordato tasdiki sonrası 3 yıllık bir periyotta ödenecek konkordatoya tabi borçlara bir defaya mahsus % 25 oranında faiz hesaplanacağı belirtilmiş olmakla birlikte işbu rapor tarihi itibariyle basit bir hesaplama yapıldığında mevcut borçlara uygulanacak yıllık faiz oranının yaklaşık % 5-6 olacağı ve güncel faiz oranlarıyla karşılaştırıldığında oranın oldukça düşük olduğu, Ön projede ödemelerin 2026 yılı Eylül ayı içinde başlayıp 2029 yılı Eylül ayı içerisinde biteceği ancak ön projede “İlk bir sene ödemesiz” ibaresinin bulunduğu bu ibarenin heyetimizce anlaşılmadığı, Ön projeye esas 28.02.2025 tarihi sonrası Şirkete ait 6 aracın satışının yapıldığı, heyetimizce atanmış olan bilirkişinin yapacağı tespit neticesinde araçların rayiç değerlerinin tespit edilerek satış bedellerine ilişkin değerlendirmenin yapılabileceği, 28.02.2025 tarihi sonrası ortağa yapılan ödemeler ve ortaktan yapılan tahsilatlar neticesinde şirketten ortağa 16.025.382,75 TL ödeme yapıldığının tespit edildiği, şirket yetkilerinden konuyla ilgili bilgi talep edildiği, Şirketin Ön Projeye nazaran, Mühlet tarihi itibariyle Borçlarının %50 oranında azalması ve bu nedenle gerek kaynak fazlalığı gerekse alacaklıların bekleme süresi dikkate alındığında “revize proje” yapılması gerektiği, ... Yönünden; Kendisi de şirketle birlikte konkordato talebinde bulunan gerçek kişi ...’ın dosyaya sunmuş olduğu ön projede tek ortağı olduğu şirketin unvanı yanlış olarak yer aldığı, Kendisi de şirketle birlikte konkordato talebinde bulunan gerçek kişi ...’ın dosyaya sunmuş olduğu ön projenin 4. Sayfasında yer alan Nakit Akış Tablosu başlığında ... yerine başka bir isim yer aldığı, Dosyaya sunulan ön projede konkordato kaynağı olarak gösterilmiş olan 4 adet gayrimenkulün satışının yapıldığı, heyetimizce atanan bilirkişinin yapacağı tespit neticesinde gayrimenkullerin rayiç değerleri tespit edilerek satış bedellerine ilişkin değerlendirmenin yapılabileceği, Şirket ön projesinde yer alan borç ve alacak tutarlarının değişmesi, gerçek kişi ortağın yapmış olduğu gayrimenkul satışları sebebiyle “revize proje” yapılması gerektiği'' yönünde görüş ve kanaat belirtilmiştir. Konkordato geçici komiser heyetinin 03/07/2025 havale tarihli nihai raporunu sunduğu, raporda; ''Dosyada mevcut bilgi ve belgeler ile davacı şirket beyanları, 27.06.2025 tarihinde dosyaya sunulan revize projeler, borçlu şirkete ait işyerinde yapılan incelemeler ve sonrasında temin edilen belgeler ile yukarıda açıklamaya çalıştığımız tespit ve değerlendirmeler sonucunda; ... Şirketi Yönünden; Şirketin faaliyetlerine devam ettiği, Şirketin 14 çalışanı olduğu, Şirketin 31.05.2025 tarihi itibariyle 254.393.983,44 TL net satış gerçekleştirdiği, Şirketin 31.05.2025 tarihi itibariyle 11.759.924,32 TL dönem karı elde ettiği, Şirket toplam borçlarının konkordato başvurusuna esas 28.02.2025 tarihinde 710.209.732,62 TL iken, geçici mühlet tarihi olan 05.05.2025 tarihinde 343.525.559,49 TL’ye revize projeye esas 31.05.2025 tarihinde ise 340.529.898,52 TL’ye indiği, konkordato başvurusuna esas tarihe göre şirketin toplam borçlarında 369.679.834,10 TL, geçici mühlet tarihine göre ise 2.995.660,97 TL azalış olduğu, 31.05.2025 tarihi itibariyle kaydi değerlere göre şirketin Öz Kaynaklarının (+) 83.471.196,43 TL olduğu ve borca batık olmadığının tespit edildiği, 31.05.2025 tarihi itibariyle rayiç değerlere göre şirketin Öz Kaynaklarının (+) 102.858.953,18 TL olduğu ve borca batık olmadığının tespit edildiği, Marka değerinin şirket değerinin ayrılmaz bir parçası olarak değerlendirilerek hariç tutulması halinde de Öz Kaynaklarının (+) 85.582.841,47 TL olduğu ve borca batık olmadığının tespit edildiği, Konkordato tasdiki sonrası muhtemel tasdik zamanına bağlı olarak 2026 yılı Eylül ayı sonundan itibaren başlamak üzere 36 eşit taksi olacak şekilde 3 yıllık bir zamanda ödenecek konkordatoya tabi borçlara bir defaya mahsus % 30 oranında faiz hesaplanacağı belirtildiği, Dosyaya sunulan ön projede konkordato tasdiki sonrası 3 yıllık periyotta borçlara bir defaya mahsus % 25 oranında faiz hesaplanacağının yer aldığı, revize projede faiz oranının % 30’a çıkarıldığı faiz oranına ilişkin artışın olumlu olarak değerlendirildiği ancak basit bir hesaplama yapıldığında mevcut borçlara uygulanacak faiz oranının yaklaşık % 7-8 olacağı ve güncel faiz oranlarıyla karşılaştırıldığında oranın düşük olarak değerlendirildiği, ... yönünden; Borçlarına kefil olduğu şirketlerin konkordato talep etmesi nedeniyle şahsi konkordato talep ettiği, Borçlu gerçek kişi ...’ın iflasa tabi kişilerden olmadığı, ...’ın şirketin banka borçlarına müteselsil kefaletinden doğan borçlarının 79.746.129,03 TL olduğunun beyan edildiği ancak borç detayına bakıldığında şirketin kısa ve uzun vadeli banka borçlarının yer aldığı görülmekte olup tutarın 79.746.129,03 TL değil 76.486.547,77 TL olduğu maddi hata yapıldığı, Sayın Mahkemenin 03.07.2025 tarihli ara kararıyla borçlu vekilinin 02.07.2025 tarihli dilekçesindeki hususlara ilişkin heyet değerlendirmemizin aşağıdaki gibi olduğu, ...’ın Şirkete 50.000.000,00 TL sermaye artışı yoluyla nakit kaynak aktarımında bulunacağı ve 2025 yılı sonuna kadar gerçekleştirileceği, bu hususun şirket projesinde yer aldığı ancak ...’ın projesinde yer almadığı, konuyla ilgili borçludan alınan beyan neticesinde ...’ın projesinde sehven yer almadığına ilişkin beyanın heyetimize yapıldığı, ilgili eksikliğin komiser heyetimizce bildirilmesinden sonra ... tarafından ilgili eksikliğin revize projedeki maddi hatadan kaynaklandığı belirtilerek revize proje düzeltildiği ve nakit akış tablosunda 50.000.000 TL giriş olacağı ve ilgili tutarın Şirkete sermaye olarak konulacağının taahhüt edildiği, bu hususun heyetimiz tarafından olumlu olarak karşılandığı. Borçluların heyetimize yapmış olduğu beyanlar, yukarıda yer verilen olumlu ve olumsuz gelişmeler birlikte değerlendirildiğinde faaliyetlerinin bir müddet daha konkordato tedbirleri içerisinde sürdürmesinin borçlular ve alacaklıların menfaatine olduğu, kanunun öngördüğü kesin mühletin verilmesi yönündeki imkandan faydalanılmasının uygun olacağı, elde edilecek kaynaklarla tüm borçların revize projesindeki çerçevede ödenebileceği sonucunu ortaya koyduğundan konkordato teklifinin alacaklılar tarafından kabul edilme ve başarıya ulaşma ihtimalinin mevcut olabileceği, bu noktada takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere konkordato talep eden borçlulara kesin mühlet verilebileceği '' yönünde görüş ve kanaat belirtilmiştir. Komiser heyetinin görüşü nazara alınarak mahkememizin 10.07.2025 tarihli duruşmasında ... Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasına kayıtlı ... ŞİRKETİ (Vergi No: ..., Mersis No: ...) ve ... T.C. Kimlik Nolu ... hakkında İİK. 289. maddesi uyarınca 10/07/2025 tarihi saat 13:55'ten itibaren 1 yıl süre ile konkordato kesin mühleti verilmiştir. Mahkememizin 10/07/2025 tarihli celsede dosyada mevcut revize proje ve davacının kredi borcuna ilişkin bilirkişi raporu değerlendirilmek suretiyle davacının borçlu olduğu kişilerin sayısı veya borç miktarı gözetildiğinde Konkordato Komiserinin Nitelikleri ve Alacaklılar Kurulunun Oluşturulmasına İlişkin Yönetmeliğin 21. ve 22. maddesi gereğince alacaklılar kurulunun oluşturulması zorunlu olup olmadığı konusunda komiser heyetinden görüş alınmasına karar verilmiştir. Alacaklılar Kurulu'nun oluşturulmasının gerekip gerekmediği konusunda konkordato komiser heyetinden alınan 25/07/2025 tarihli yazılı görüşte özetle; ''Konkordato talep eden tüzel kişi ... Şirketi ile gerçek kişi ... hakkında Sayın Mahkemenin 10.07.2025 tarihli kararıyla bu tarihten itibaren bir yıllık kesin mühlet kararı verilmiştir. Kararda komiser heyetimizden alacaklılar kurulunun oluşup oluşmayacağının tespit edilmesi istenmiştir. Tüzel kişi şirket ve gerçek kişi bakımından alacaklılar kurulunun oluşup oluşmayacağına yönelik kanaatimiz her borçlu bakımından şu şekildedir: 1.... Şirketi bakımından: KONKORDATO KOMİSERLİĞİ VE ALACAKLILAR KURULUNA DAİR YÖNETMELİK'in 22. Maddesinin 2. Fıkrasına göre, alacaklı sayısının iki yüz elliyi veya alacak miktarının yüz yirmi beş milyon Türk Lirasını aşması hâlinde alacaklılar kurulunun oluşturulması zorunludur. Heyetimizce Sayın Mahkemeye ibraz edilmiş olan 03.07.2025 tarihli geçici mühlet nihai raporunda Şirketin konkordatoya tabi olan toplam borcunun 316.085.077,33 TL olduğu tespit edilmiştir. Heyetimizce, şirketin konkordatoya tabi olmayan imtiyazlı alacaklılara, kamu kurumlarına ve rehinli alacaklılara da borçları olduğu tespit edilmiştir (Ek 1 Rehinli, imtiyazlı ve kamu alacaklıları listesi). Konkordatoya tabi ve konkordatoya tabi olmayan toplam borç miktarı heyetimizce şimdilik 332.541.487,06 TL olduğu tespit edilmiştir. Bu tutar, Yönetmelik'te gösterilen 125.000.000 Türk lirasının üzerinde olduğu için ... Şirketi'nin tabi olduğu konkordato prosedüründe takdiri Sayın Mahkeme'ye ait olmak üzere, komiser heyetimizce alacaklılar kurulunun oluşması gerektiği kanaatine varılmıştır. 2. ... bakımından: Heyetimizce Sayın Mahkemeye ibraz edilmiş olan 03.07.2025 tarihli geçici mühlet nihai raporunda ...'ın toplam borcunun 76.486.547,77 TL olduğu ve kayıtlardan borçların niteliğinin şirket tarafından bankalardan kullanılan kredilere yönelik müteselsil kefaletten doğduğu bu sebeple alacaklı sayısının 250 sayısının altında kaldığı tespit edilmiştir. ...'ın tabi olduğu konkordato prosedüründe takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, komiser heyetimizce alacaklılar kurulunun oluşmasına gerek olmadığı kanaatine varılmıştır. '' şeklinde görüş ve kanaat belirtilmiştir. Konkordato komiser heyetince mahkememizin 09/09/2025 tarihli ara kararı uyarınca sunulan 25/09/2025 tarihli yazılı görüşte özetle; "Konkordato kapsamındaki ... Şirketi alacaklı sayısının iki yüz ellinin altında olduğu ancak alacak miktarının yüz yirmi beş milyon Türk Lirasını aştığı ve şirket alacaklılarının dört alacaklı sınıfı teşkil ettiği, bu kapsamda alacaklılar kurulunun oluşturulması gerektiği, Konkordato kapsamındaki ... alacaklı sayısının iki yüz ellinin altında olduğu, alacak miktarının yüz yirmi beş milyon Türk Lirasını aşmadığı ve borçlu alacaklılarının bir alacaklı sınıfı teşkil ettiği, bu kapsamda alacaklılar kurulunun oluşturulmasına gerek bulunmadığını, Borçluların heyetimize sunmuş olduğu alacaklılar listesinin alacaklı sınıflarına göre tasnif edilmiş halinin ve çek detay listesinin işbu beyanımız ekinde yer aldığı" şeklinde görüş ve kanaat belirtilmiştir. Mahkememizin 22.09.2025 tarihli ara kararı ile; davacı ... Şirketi'nden olan alacak miktarları ve alacaklı sınıfı nazara alınarak; ...Şirketi, ... Şirketi, ...Şirketi, ...Şirketi, ...Şirketi,...Şirketi ve ... Bankası Anonim Şirketi olmak üzere yedi kişilik Alacaklılar Kurulunun oluşturulmasına, davacı borçlu ... yönünden alacaklılar kurulunun oluşturulmasına yer olmadığına dair karar verilmiştir. Konkordato komiser heyetince sunulan 29/09/2025 havale tarihli konkordato komiser heyeti kesin mühlet ikinci raporunda; "Dosyada mevcut bilgi ve belgeler ile davacı şirket beyanları, 27.06.2025 tarihinde dosyaya sunulan revize projeler, borçlu şirkete ait işyerinde yapılan incelemeler ve sonrasında temin edilen belgeler ile yukarıda açıklamaya çalıştığımız tespit ve değerlendirmeler sonucunda; ... Şirketi Yönünden; - Şirketin faaliyetlerine devam ettiği, - Şirketin 11 çalışanı olduğu, - Şirketin 31.08.2025 tarihi itibariyle 286.145.092,28 TL net satış gerçekleştirdiği, revize projede sunmuş olduğu proforma gelir tablosuna göre beklenen satışların ancak %19'unun yapılabildiği, -Şirketin 31.08.2025 tarihi itibariyle 1.534.635,83 TL dönem karı elde ettiği, revize projede sunmuş olduğu proforma gelir tablosuna göre beklenen karın ancak %11'inin yapılabildiği, -Şirketin revize projede sunmuş olduğu nakit akış tablosuna göre 2025 yılı sonunda planlanan nakdin 77.193.937,63 TL olduğu ancak gerçekleşen nakdin 804.027,26 KY olduğu, beklenen nakdin ancak %1'lik kısmına ulaşabildiği, - Şirketin Ücret, Elektrik vs gibi zorunlu işletme giderlerini ödeyebildiği -Alacaklıları zarara uğratma kastının ve bu yönde bir işleminin olmadığı, ... yönünden; -Borçlarına kefil olduğu şirketin konkordato talep etmesi nedeniyle şahsi konkordato talep ettiği ve iflasa tabi kişilerden olmadığı, -Şirketin banka borçlarına müteselsil kefaletinden doğan borçlarının 76.486.547,77 TL olduğu, -Şirkete 50.000.000,00 TL sermaye artışı yoluyla kaynak aktarımında bulunulacağının beyan edildiği, sermaye artışına ilişkin hususun 14.07.2025 tarihli ticaret sicil gazetesinde yayınlandığı, 2.000.000,00 TL'nin 07.07.2025 tarihinde şirkete aktarıldığı, kalan tutarın 2025 yılı sonuna kadar gerçekleştirileceğinin beyan edildiği, Tüm Borçlular Yönünden; -Dosyaya sunulun revize projede yer alan beklenen net satışların %19'unun, dönem karının % 11'inin, yıl sonunda hedeflenen nakdin %1'inin, sermayenin tamamlanacağına ilişkin olarak borçlular beyanı istenmiş olduğu, -En büyük müşterileri konumunda olan ve cirolarının %65'ini oluşturan ... Şti. ile olan ticaretlerinin gerek konkordato süreci gerek ilgili şirketin Et ve Balık Kurumunun düşük fiyatlar ile ürün almalarından dolayı durma noktasına geldiği, ikinci büyük müşterileri olan ...Tic. A.Ş. ile aynı gerekçelerle iş ilişkilerini sonlandırıldığı, yeni müşteri portföyü oluşturulmasına yönelik girişimlerde bulunulduğu ve Ekim ayı itibariyle yeni iş ilişkilerine başlanacağı ilerideki günlerde bu konuda heyetimizin bilgilendirileceği, şirketin mevcut iş modelinde değişikliğe gidilerek et işlemek yerine tonajı yüksek kg bazında satış modeline yönelindiği, aynı zamanda borçların ödenmesinin amaçlandığı, bu yöntemle personel ihtiyacının da azalacağı, işletme giderlerinden tasarruf edilmesinin planlandığı, revize konkordato projesinde belirtildiği üzere sermaye ödemesinin yıl sonuna kadar tamamlanacağının beyan edildiği" şeklinde görüş ve kanaat belirtilmiştir. Mahkememizin 07/10/2025 tarihli ara kararı ile İİK'nın 292. maddesi uyarınca borçlular hakkında verilen kesin mühletin kaldırılmasının gerekip gerekmediği, kesin mühletin kaldırılması halinde borçlu şirketin iflasına karar verilmesi gerekip gerekmediği konusunda duruşma icra edilmesine karar verildiği, duruşma icra edilmesine karar verildiği hususunun İİK'nın 288. maddesinde belirtilen usulle ilan edildiği, duruşma gün ve saatinin davacılar vekiline, davacılara, borçlu şirketin yetkilisine, alacaklılar kurulunda bulunan alacaklılara ve komiser heyetine ayrı ayrı tebliğ edildiği görüldü. Konkordato komiser heyetinin 30/12/2025 havale tarihli kesin mühlet dördüncü ara raporunu sunduğu, raporda; ''Dosyada mevcut bilgi ve belgeler ile davacı şirket beyanları, 27.06.2025 tarihinde dosyaya sunulan revize projeler, borçlu şirkete ait işyerinde yapılan incelemeler ve sonrasında temin edilen belgeler ile yukarıda açıklamaya çalıştığımız tespit ve değerlendirmeler sonucunda; ...Şirketi Yönünden; Şirketin faaliyetlerine devam ettiği, Şirketin Kasım ayı sonu itibariyle 7 çalışanı olduğu geçmiş ve cari aya ilişkin işçi ücretlerinin ödenmiş olduğu; Şirketin Ücret, Elektrik vs gibi zorunlu işletme giderlerini ödeyebildiği, Alacaklıları zarara uğratacak kasti davranışının olmadığı, 20.11.2025 tarihinde alacaklılar kurulu üyelerinin temsilcilerinden katılanlarla Alacaklılar Kurulu toplantısının yapıldığı, 30.11.2025 tarihi itibariyle kaydi değerlere göre şirketin Öz Kaynakları (+) 111.462.627,06 TL olup borca batık olmadığı, Önceki rayiç değer bilirkişi raporları üzerinden yaklaşık 5 aylık bir süreç geçmiş olması sebebiyle borca batıklık bakımından nihai değerlendirmenin yapılabilmesi için stokların rayiç değerinin tespit edilebilmesi için bilirkişiden ek rapor alınması için yeniden bilirkişi ataması yapıldığı, bilirkişi raporunun işbu rapor ekinde dosyaya sunulduğu, bilirkişi tespitleri neticesinde; 30.11.2025 tarihi itibariyle rayiç değerlere göre şirketin Öz Kaynakları (+) 91.216.974,61 TL olup borca batık olmadığı, ayrıca marka değerinin şirket değerinin ayrılmaz bir parçası olarak değerlendirilerek hariç tutulması halinde de Öz Kaynakları (+) 73.940.862,90 TL olup borca batık olmadığı, Şirketin 30.11.2025 tarihi itibariyle 354.879.659,23 TL net satış gerçekleştirdiği, revize projede sunmuş olduğu proforma gelir tablosuna göre beklenen satışların ancak % 30’unun yapılabildiği, Şirketin 30.11.2025 tarihi itibariyle 23.991.430,63 TL dönem karı elde ettiği, revize projede sunmuş olduğu proforma gelir tablosuna göre beklenen karın % 87’sinin yapılabildiği, Proforma nakit akış tablosuna göre 2025 yılı sonunda 127.193.937,63 TL nakit birikeceğinin öngörüldüğü ancak 30.11.2025 tarihi sonu itibariyle 4.169.588,35 TL biriktiği, diğer bir deyişle % 97’lik kısmının gerçekleşmediğinin değerlendirildiği, ... Yönünden; Borçlarına kefil olduğu şirketin konkordato talep etmesi nedeniyle şahsi konkordato talep ettiği ve iflasa tabi kişilerden olmadığı, Şirketin banka borçlarına müteselsil kefaletinden doğan borçlarının 76.486.547,77 TL olduğu, 2025 yılı sonuna kadar şirkete 50.000.000,00 TL sermaye artışı yoluyla kaynak aktarımında bulunulacağının beyan edildiği, sermaye artışına ilişkin hususun 14.07.2025 tarihli ticaret sicil gazetesinde yayınlandığı, işbu rapor tarihine kadar ancak 8.840.000,00 TL’nin şirkete aktarıldığı, diğer bir deyişle 41.160.000,00 TL’lik (% 88’lik) kısmının gerçekleşmediği, Tüm Borçlular Yönünden Konkordatoya tabi borçların sınıflandırılıp liste haline getirilerek heyetimize sunulduğu ve heyetimizce alacaklıların alacaklarını bildirmeye davet etmelerine ilişkin ilanların hazırlandığı, adresi belli alacaklılara ilanın birer suretinin gönderildiği ve ilanların Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi ile Resmi İlan Portalında yayınlandığı, alacak bildirimlerine ilişkin süreçlerin tamamlandığı, İİK 300 md. uyarınca alacaklar hakkında borçluların beyana davet edildiği, 2025 yıl sonu itibariyle 71.635.704,00 TL tutarında kaynağın çek tahsilatlarından sağlanacağı planlanmışına rağmen 30.11.2025 tarihi itibariyle toplam tutarı 46.128.112,37 TL olan çeklerin karşılıksız çıktığı ve 128-Şüpheli Ticari Alacaklar hesabına alındığı görüldüğü, şirket yetkilileri karşılıksız çıkan çeklerle ilgili yasal takipte dahil olmak üzere herhangi bir aksiyon alınmadığını beyan ettikleri; karşılıksız çıkan çekler sebebiyle çek tahsilatlarından elde edileceği planlanan nakdin çok büyük kısmının elde edilemediği, 2025 yılı için öngörülen nakit girişinin, işbu rapor tarihi olan 30.12.2025 tarihi itibariyle % 97’lik kısmının gerçekleşmediği; ödenmesi planlanan rehinli borçlara ve kamu borçlarına ilişkin ödemelerin yapılmadığı, konkordato projesi uyarınca ileri sürülen satış ve karlılık hedeflerine ulaşılamadığı, öngörülen kaynak girişinin sağlanamadığı; sürecin yakından takip edildiği, 24.09.2025 tarihli komiser talimatı ile gerekli uyarılar ve açıklamalar yapıldığı, konkordatoda geçen sürenin uzunluğu ve 30.12.2025 tarihi itibariyle öngörülen konkordato kaynaklarının sağlanamamış olması karşısında konkordatonun başarı ihtimalinin gerçekçi ve yüksek olmaktan çıkmış olduğu sonucuna varıldığı'' yönünde görüş ve kanaat belirtilmiştir. İİK.nun Geçici Mühlet başlıklı 287/5.maddesi "291 inci ve 292 nci maddeler, geçici mühlet hakkında kıyasen uygulanır." hükmünü içermektedir. 2004 sayılı İİK 'nın " Kesin Mühlet İçinde Konkordato Talebinin Reddi ile İflâsın Açılması" başlıklı 292.maddesi" İflâsa tabi borçlu bakımından, kesin mühletin verilmesinden sonra aşağıdaki durumların gerçekleşmesi hâlinde komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflâsına resen karar verir: a) Borçlunun malvarlığının korunması için iflâsın açılması gerekiyorsa. b) Konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa. c) Borçlu, 297 nci maddeye aykırı davranır veya komiserin talimatlarına uymazsa ya da borçlunun alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket ettiği anlaşılıyorsa. d) Borca batık olduğu anlaşılan bir sermaye şirketi veya kooperatif, konkordato talebinden feragat ederse. İflâsa tabi olmayan borçlu bakımından ise birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerindeki hâllerin kesin mühletin verilmesinden sonra gerçekleşmesi durumunda, komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine resen karar verir. Mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder; diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder." hükmüne yer verilmiştir. Davacı borçlu şirkete, şirket yetkililerine ve komiser heyetine İİK'nın 292. maddesi uyarınca duruşma gün ve saatinin ayrı ayrı tebliğ edilmiş, duruşmada davacı şirket yetkilisine usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmaya katılmamış, komiser heyetinin beyanları tespit edilmiş, komiser heyeti yazılı görüşlerinde değişiklik olmadığını beyan etmiştir. Somut olayda, dosyaya sunulan komiser raporlarında da belirtildiği üzere, davacı şirket yönünden 30.11.2025 tarihi itibariyle revize projede sunmuş olduğu proforma gelir tablosuna göre beklenen satışların ancak % 30’unun yapılabildiği, yine 30.11.2025 tarihi itibariyle revize projede sunmuş olduğu proforma gelir tablosuna göre beklenen karın % 87’sinin yapılabildiği, proforma nakit akış tablosuna göre 2025 yılı sonunda 127.193.937,63 TL nakit birikeceğinin öngörülmesine rağmen 30.11.2025 tarihi sonu itibariyle 4.169.588,35 TL biriktiği, diğer bir deyişle % 97’lik kısmının gerçekleşmediği, diğer davacı ... Yönünden ise; borçlarına kefil olduğu şirketin konkordato talep etmesi nedeniyle şahsi konkordato talep ettiği ve iflasa tabi kişilerden olmadığı, Şirketin banka borçlarına müteselsil kefaletinden doğan borçlarının 76.486.547,77 TL olduğu, 2025 yılı sonuna kadar şirkete 50.000.000,00 TL sermaye artışı yoluyla kaynak aktarımında bulunulacağının beyan edildiği, sermaye artışına ilişkin hususun 14.07.2025 tarihli ticaret sicil gazetesinde yayınlandığı, işbu rapor tarihine kadar ancak 8.840.000,00 TL’nin şirkete aktarıldığı, diğer bir deyişle 41.160.000,00 TL’lik (% 88’lik) kısmının gerçekleşmediği, İİK 300 md. uyarınca alacaklar hakkında borçluların beyana davet edildiği, 2025 yıl sonu itibariyle 71.635.704,00 TL tutarında kaynağın çek tahsilatlarından sağlanacağı planlanmasına rağmen 30.11.2025 tarihi itibariyle toplam tutarı 46.128.112,37 TL olan çeklerin karşılıksız çıktığı ve 128-Şüpheli Ticari Alacaklar hesabına alındığı görüldüğü, şirket yetkililerinin karşılıksız çıkan çeklerle ilgili yasal takipte dahil olmak üzere herhangi bir aksiyon alınmadığını beyan ettikleri; karşılıksız çıkan çekler sebebiyle çek tahsilatlarından elde edileceği planlanan nakdin çok büyük kısmının elde edilemediği, 2025 yılı için öngörülen nakit girişinin 30.12.2025 tarihi itibariyle % 97’lik kısmının gerçekleşmediği; ödenmesi planlanan rehinli borçlara ve kamu borçlarına ilişkin ödemelerin yapılmadığı, konkordato projesi uyarınca ileri sürülen satış ve karlılık hedeflerine ulaşılamadığı, öngörülen kaynak girişinin sağlanamadığı konkordatoda geçen sürenin uzunluğu ve 30.12.2025 tarihi itibariyle öngörülen konkordato kaynaklarının sağlanamamış olması karşısında konkordatonun başarı ihtimalinin gerçekçi ve yüksek olmadığı anlaşılmıştır. Mahkemenin kesin mühlet kararını verebilmesi için konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olması gerekmektedir. İİK'nun 287. maddesinde borçlunun iyileşmesi ve konkordatonun tasdiki ihtimali "konkordatonun başarı şansı" olarak nitelendirilmiştir. İİK'nın 289/1. maddesinde mahkemenin kesin mühlet hakkındaki kararını geçici mühlet içinde vereceği düzenlenmiştir. İİK'nın 288/1. ve 287/5. maddeleri yollaması ile geçici mühlet içinde uygulanacak İİK'nın 292. maddesinde ise iflasa tabi borçlu bakımından kesin mühletin verilmesinden sonra anılan maddede sayılan hususların gerçekleşmesi halinde, mahkemenin kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflasına resen karar vereceği düzenlenmiştir. Bu durumlardan biri de aynı maddenin b bendinde; konkordatonun başarıya ulaşamayacağının anlaşılması hali olarak düzenlenmiştir. Yani, konkordatonun başarıya ulaşmayacağının anlaşılması, kesin mühletin kaldırılmasını gerektiren hallerdendir. Mühlet içinde, iyileşmenin ya da alacaklıların konkordatoyu kabulünün mümkün olmayacağının anlaşılması ya da konkordatoyu tasdik etmeyeceğinin açık olması, tasdik şartlarının mevcut olmadığının önceden anlaşılması halinde de konkordato mühleti kaldırılarak talep reddedilecek ve şartlar yerine gelmişse borçlunun iflasına karar verilebilecektir. ( İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi... Esas ... Karar) İsviçre İİK'nda, konkordato mühletinin amaçlarından biri olarak açıkça, "borçlunun iyileşmesi" kavramına yer verildiği, buna göre geçici mühletin, açıkça iyileşme ümidi görülmüyorsa, yani konkordatonun tasdikine gerek kalmaksızın iyileşme yahut konkordato ihtimali yoksa kaldırılacağı, İİK'nda ise, 287. maddedeki borçlunun iyileşmesi ve konkordatonun tasdiki ihtimalinin "konkordatonun başarı şansı" kavramı altında ifade edildiğine yer verilmiştir. İİK'nun 288/1. maddesinde geçici mühletin kesin mühletin sonuçlarını doğuracağı, 292. maddede ise komiserin talimatlarına aykırı davranıldığının anlaşılması halinde konkordato talebinin reddi ile iflasa karar verileceği düzenlenmiş ise de davacı şirket hakkında tanzim olunan rayiç değer bilançosuna göre davacı şirketin borca batık olmadığı, Yargıtay'ın istikrarlı kararlarında belirtildiği üzere borca batık olmadığı anlaşılan şirket hakkında ayrıca borca batıklık araştırması için bilirkişi incelemesi yaptırılmasının HMK'nun 30. maddesindeki usul ekonomisi ilkesine uygun olmadığı, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 06/03/2023 tarihli, ... Esas ve ... Karar sayılı emsal ilamının da bu doğrultuda olduğu, iflasın son çare olması ilkesi dikkate alındığında davacı şirketin mal varlığının korunması için iflasına karar verilmesi şartlarının oluşmadığının komiser heyeti raporlarından anlaşılmakla davacı şirketin ve davacı gerçek kişinin konkordatonun tasdiki talebinin reddine ve mühlet kararı ile birlikte davacılar hakkında verilmiş olan tüm tedbirlerin, geçici ve kesin mühletin kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının kesin mühlet verilmesi ve konkordatonun tasdiki talebinin reddine, Davacı borçlular ... Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasına kayıtlı ... ŞİRKETİ (Vergi No: ..., Mersis No: ...) ve ... T.C. Kimlik Nolu ... hakkında mahkememizce verilen geçici mühlet kararının, kesin mühlet kararının ve tüm tedbirlerin kaldırılmasına, Konkordato komiser heyetinin görevine son verilmesine, komiser heyetine görev süresiyle orantılı olarak aylık ücretinin ödenmesine, komiser heyetinin görevine son verildiğinin İstanbul Bilirkişilik Bölge Kurulu Başkanlığına bildirilmesine, ... ile ... ŞİRKETİ'nin konkordatonun tasdiki talebinin reddine ve geçici mühlet kararının ve tüm tedbirlerin kaldırıldığına karar verildiğinin Ticaret Sicil Gazetesi ve Basın İlan Kurumu resmi ilan portalında ilan edilmesine ve kararın İİK 288.maddesinde belirtilen ilgili yerlere derhal bildirilmesine, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre tahsili gereken harç 732,00 TL olduğundan peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran taraflara iadesine, 4-Borçlu tarafından yatırılan konkordato gider avansından komiser heyeti ücretlerinin ödenmesinden sonra kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde borçluya iadesine, 5-Yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına, Dair, borçlu vekili, borçlu şirket yetkilileri ve duruşmada hazır bulunan alacaklılar vekillerinin yüzlerine karşı, İİK 293/2 maddesi uyarınca borçlu yönünden gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 15/01/2026

BAŞKAN

ÜYE

ÜYE

KATİP

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/317, K. 2026/27, T. 15.01.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-317-e-2026-27-k-e6c903e445e9