İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/316 E. 2025/1214 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/316
Karar No
2025/1214
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/316 Esas KARAR NO : 2025/1214

DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/04/2025 KARAR TARİHİ : 16/12/2025 K.YAZIM TARİHİ : 06/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Motorlu araç kiralaması yapan müvekkiline ait ..... plakalı otomobilin 20.06.2023 saat 18.15'de Ömer Kavak idaresinde İstanbul, ....., .... Mh. .... Caddesinde hareket halinde iken mülkiyeti .... Taşımacılığa ait sürücü ....l idaresindeki ..... plaka sayılı .... Kamyonetin arkadan çarpması ile hasarlandığını, davalının takip mesafesini korumadığını, davalı araç sürücüsünün kazada asli ve tek kusurlu olduğunu, müvekkiline ait araçtaki hasarın giderildiğini, müvekkilinin araç tamiri sırasında 24 gün aracından mahrum kaldığını, davalıların bu zarardan müşterek ve müteselsilen sorumlu olduğunu, bu nedenle davanın kabulü ile müvekkilinin uğramış olduğu zararların davalılardan tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalılara yapılan usulüne uygun tebligata rağmen davaya karşı cevap dilekçesi sunmadıkları anlaşıldı. DELİLLER VE GEREKÇE: Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. HMK'nın 320/2. maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının; davacıya ait araç ile davalı şirketin maliki olduğu aracın karıştığı trafik kazasında tarafların kusur durumu; davacıya ait araçta dava konusu kaza nedeni ile hasar oluşup oluşmadığı; hasar oluştu ise aracın makul tamir süresi ile davacının aracın serviste kaldığı süre boyunca araç mahrumiyet bedeli talep edip edemeyeceği; edebilecekse tutarının ne olduğu hususlarında toplandığı tespit edildi. Dosyaya sunulan 15/09/2025 tarihli bilirkişi ..... tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda; "1. Kusur yönünden yapılan irdelemeye göre olayda; a. ...... plakalı araç sürücüsü ....... %100 (yüzde yüz) oranında kusurludur. b. .... plakalı araç sürücüsü .......'ın kusuru bulunmamaktadır. 2. Kazanç kaybı yönünden yapılan irdelemede; Davacı tarafın basiretli tacir olduğu ve iştigal konusunun da araç kiralama olduğu dikkate alındığında, söz konusu miktarın ticari defterlerin incelenmesi suretiyle belirlenmesi, hatta davacı şirketin olay tarihinden itibaren makul onarım süresi (10 gün) boyunca filosunda boşta araç bulunması halinde, Yargıtayın yerleşik kararlarında zararın tespitinde dikkate alınan fark teorisi dikkate alındığında, kaza nedeniyle 10 günlük sürede "şirketin malvarlığında olumsuz (pasif) yönde farkın ve dolayısıyla bir zararın olmadığının" kabulü gerekir. Ancak Sayın Mahkemenin aksi yöndeki kabulü olasılığına göre ve usul ekonomisi ilkesi dikkate alınarak, olay tarihine göre günlük araç kiralama bedelinin 1.100 TL olabileceği, buna göre makul onarım süresinde ortaya çıkacak kazanç kaybının (1.100 TL x 10 gün=) 11.000 TL olabileceği değerlendirilmektedir." hususları tespit edilmiştir. Huzurda görülen dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85/1. maddesi; "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar."; söz konusu kanunun 88/1. maddesi; "Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur. " söz konusu kanunun 90. maddesi ise; "Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır." şeklindedir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49/1. maddesinde "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür" denilerek haksız fiil sorumluluğu belirlendikten sonra anılan Kanun'un 61. maddesi "Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır." hükmünü içermekte olup buna göre zarara sebebiyet veren sürücü, işleten ve zorunlu sigortacı zarar görene karşı haksız fiil hükümleri çerçevesinde müteselsilen sorumludurlar. Ancak sigorta şirketinin sorumluluğunun teminat limiti ve sigortalısının kusuru oranında olacağı açıktır. Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafından maliki olduğu ..... plaka sayılı araç ile davalının maliki olduğu ...... plaka sayılı aracın karıştığı trafik kazası neticesinde aracın tamirde kaldığı süre boyunca ödenmesi gereken ikame araç bedelinin tahsili istemli olarak huzurda görülen maddi tazminat davası açılmıştır. Mahkememizce kazaya karışan sürücülerin kusur durumunun belirlenmesi ve davacının maddi tazminat taleplerinin değerlendirilmesi için bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde bilirkişi ...... tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda; dava konusu kazanın meydana gelmesinde davacının maliki olduğu aracı kullanan araç sürücüsünün herhangi bir kusurunun bulunmadığı; davalının maliki olduğu araç sürücüsü olan diğer davalı ..... 'ın ise kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğu; davacıya ait aracın makul onarım süresinin 10 gün olduğu ve davacının 10 gün için günlük 1.100,00 TL'den 11.100,00 TL ikame araç bedeli talep edebileceği tespit edilmiştir. Tekniğine uygun ve denetime elverişli olarak düzenlenen bilirkişi raporu doğrultusunda davalının maliki olduğu araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğu; bu nedenle davalı şirketin araç maliki sıfatıyla, diğer davalı ...... 'in ise sürücü sıfatıyla haksız fiil hükümleri uyarınca ikame araç bedelinden sorumlu oldukları; araçta meydana gelen hasarın makul tamir süresinin 10 gün olduğu, günlük ikame araç bedelinin ise 1.100,00 TL olduğu mahkememizce kabul edilmiştir. Açıklanan nedenlerle açılan davanın kabulü ile 11.000,00 TL'nin kaza tarihi olan 20/06/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-AÇILAN DAVANIN KABULÜ ile 11.000,00 TL'nin kaza tarihi olan 20/06/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 751,41- TL harçtan daha önceden ödenen toplam 615,40 -TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 136,01-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 11.000,00 -TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan; 615,40 TL Başvuru Harcı, 615,40 TL Peşin/Nisbi Harç, 7.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 1.158,50 -TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 9.389,30 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra ve talep halinde HMK’nun 333. maddesi uyarınca yatırana İADESİNE, 6-6235 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye İRAT KAYDINA, Dair; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. ile 360. madde hükümleri uyarınca dava değeri karar tarihindeki istinaf sınırı altında kalmakla KESİN olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalı şirket vekili ile davalı ..... 'nın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/12/2025

Katip ..... ☪e-imzalıdır.☪ Hakim ..... ☪e-imzalıdır.☪

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/316, K. 2025/1214, T. 16.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-316-e-2025-1214-k-0216ba78e9f8