İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/161 E. 2025/1216 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/161
Karar No
2025/1216
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/161 Esas KARAR NO : 2025/1216

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/02/2025 KARAR TARİHİ :16/12/2025 K.YAZIM TARİHİ : 06/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğunu bu ticari ilişkiden kaynaklı davacı tarafından davalı yandan alacak bakiyesinin oluştuğunu davalı tarafın borcunun ödemediği Davacı tarafından Bakırköy ..... İcra Dairesi ...... Esas takip başlatıldığını davalı tarafından haksız olarak itiraz edildiğini, ve bunun üzerine iş bu davanın açıldığını, tüm bu hususlar neticesinde kısmına ilişkin itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesini, davalı aleyhine %20 icra tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ederiz. CEVAP: Davalıya yapılan usulüne uygun tebligata rağmen davaya karşı cevap dilekçesi sunmadığı anlaşıldı. DELİLLER VE GEREKÇE: Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. HMK'nın 320/2. maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının; davacının takip ve dava tarihi itibariyle davalıdan alacaklı olup olmadığı (alacağın var olup olmadığı), tahsili gereken alacak miktarının ne olduğu, davacının bu alacağı talep edip edemeyeceği, borcun ödenip ödenmediği, borçlunun temerrüte düşüp düşmediği, düştü ile temerrüt tarihinin, uygulanması gereken faiz tür ve oranının, buna göre tahakkuk eden faiz miktarının ve nihayetinde toplam alacağın ne olduğu, icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda toplandığı tespit edildi. Celp edilen Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü'nün ..... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; Davacı alacaklının 94.433,04 TL asıl alacak, 6.470,50 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 100.903,54 TL alacak üzerinden borçlu aleyhine bakiye fatura alacağı dayanak gösterilmek suretiyle ilamsız icra takibi başlattığı, ödeme emrinin borçluya 27/11/2021 tarihinde tebliğ edildiği; borçlu tarafından 03/12/2021 tarihinde borca ve ferilerine itiraz edildiği görüldü. Dosyaya sunulan 30/09/2025 tarihli bilirkişi ..... tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda; Davalı tarafından ticari defter ve belgelerini incelemeye sunmadığı, Davacı ..... Taah. tarafından davalı adına tanzim edilen takibe konu faturanın e-fatura şeklinde usulüne uygun düzenlendiği, faturanın davalı yana e-arşiv portalı üzerinden teslim edildiği, davalı yanın faturaya takip öncesi itirazının olmadığı, fatura içeriği ürün hizmetine konu faturaları dava dosyası davacının takip dayanağı alacağına esas fatura münderecatındaki hizmetinin davalının bilgisi dahilinde olduğu kanaatinin hasıl olduğu, taraflar arasında ticari ilişkinin 2021-2022 yılına ait olduğu, davacı tarafın ticari defter ve belgelerinde, 529.143,01 TL hizmet satımı olduğu, 436.000,00 TL ödemenin olduğu, davacının davalıdan kaydi olarak 93.143,51TL tutarında alacaklı olduğu, ancak davacının Bakırköy ...... İcra Dairesi ..... Esas sayılı dosyası ile borçlu aleyhine 94.433,04 TL tutarındaki 12.02.201 tarih ve ..... numaralı fatura ile 23.02.2021 tarih ve ..... numaralı faturaları takibe dayanak yaptığı, söz konusu faturaların ve faturalara ilişkin ödemelerin taraf defterlerinde kayıtlı olduğu hususları tespit edilmiştir. Huzurda görülen dava itirazın iptali davası olup, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan normal bir eda davasıdır. Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde vereceği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi davanın kabulü halinde borçlu da alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır. Bu nedenle mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır. Yasal dayanağını İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67. maddesinden alan itirazın iptali davası, alacaklının icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nın 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlamaktadır. Takip hukukundan doğan bu davada tespit edilecek husus, borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığının belirlenmesidir. Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacının fatura alacağından kaynaklı davalı aleyhine başlattığı icra takibine davalının itirazı sonucunda işbu davayı açtığı görülmüştür. Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup davalı tarafından ticari defter ve belgelerin sunulmaması üzerine sadece davacı tarafından ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunda; taraflar arasında ticari ilişkinin 2021-2022 yılına ait olduğu, davacı tarafın ticari defter ve belgelerinde 529.143,01 TL'lik hizmet satımı olduğu, söz konusu hizmete karşılık 436.000,00 TL'lik ödemenin yapıldığı, davacının davalıdan kaydi olarak 93.143,51 TL tutarında alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Davacı tarafından Bakırköy ..... İcra Dairesi'nin ..... Esas sayılı dosyası ile 12.02.201 tarih ve ..... numaralı fatura ile 23.02.2021 tarih ve ...... numaralı faturalar takibe dayanak yapılmıştır. TBK'nın 101. maddesinde, birden çok borcu bulunan borçlunun, ödeme gününde bu borçlardan hangisini ödemek istediğini alacaklıya bildirebileceği, borçlunun bildirimde bulunmaması durumunda, yapılan ödemenin kendisi tarafından derhal itiraz edilmiş olmadıkça, alacaklının makbuzda gösterdiği borç için yapılmış sayılacağı düzenlenmiştir. Usulüne uygun tutulan davacı ticari defter ve kayıtlarında, takibe dayanak yapılan faturalardan sonra davalının farklı tarihlerde ödeme yaparak söz konusu fatura bedellerinin tamamını ödediği bilirkişi raporunda tespit edilmiştir. İtirazın iptali davaları, takibe sıkı sıkıya bağlı olup, uyuşmazlığın icra takibine dayanak yapılan belgelerle sınırlı olarak incelenip çözümlenmesi gerekir. Her ne kadar davacı açık hesap ilişkisi kapsamında kaydi olarak davalıdan alacaklı ise de TBK'nın 101. maddesi kapsamında davacı tarafından takibe ve davaya dayanak yapılan faturalara konu borcun ödendiği anlaşıldığından açılan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-AÇILAN DAVANIN REDDİNE, 2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 1.218,67 TL harçtan mahsubu ile bakiye 603,27 TL fazladan alınan harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmediğinden lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE, 7-6235 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye İRAT KAYDINA, Dair; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. ile 360. madde hükümleri uyarınca mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/12/2025

Katip ..... ☪e-imzalıdır.☪ Hakim.... ☪e-imzalıdır.☪

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/161, K. 2025/1216, T. 16.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-161-e-2025-1216-k-277138bfb0d9