İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/310 E. 2025/957 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/310
- Karar No
- 2025/957
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/310 Esas KARAR NO : 2025/957 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/04/2025 KARAR TARİHİ : 23/10/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; “18.10.2024 tarihinde davalının sahibi ve sürücüsü olduğu... plakalı araç ile müvekkile ait ... plakalı araç arasında meydana elen kaza neticesinde müvekkilin aracı ağır hasar gördüğü, kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücüsü... *6100 kusurlu bulunduğu, tarafımızca, müvekkilin aracında meydana gelen zararlar nedeniyle davalı ... Sigorta A.Ş.' ye bakiye hasar onarım bedeli (eksik ödenen parça bedeli ve işçilik bedeli, hasar onarım bedelinin KDV tutarı, haksız ve hukuka aykırı yapılan iskonto) ve araç değer kaybından kaynaklı maddi tazminatların ödenmesine ilişkin başvuru yapıldığı, davalı sigorta şirketi tarafından ...numaralı hasar dosyası ile müvekkile işçilik ve parça bedeli olmak üzere KDV'siz toplamda 35.000,00 TL kısmi ödeme yapıldığı, aracın parça bedeli, orijinal-yedek parçalarının değeri ve işçilik bedelleri Ekspertiz Raporu'nda düşük gösterilmiş olup aracın gerçek değerinin tarafımıza ödenmesi gerektiği, davalı sigorta şirketi, yazılı başvurumuza karşılık yazılı olarak cevap vermemiş fakat 10.02.2025 tarihinde 45.000,00 TL değer kaybı ödemesi yapıldığı, yapılan bu ödeme müvekkilin aracında meydana gelen değer kaybını karşılamadığı, müvekkil, kaza tarihi ile arabanın tamirinin gerçekleştirilip teslim edildiği tarihler arası (18.10.2024- 07.12.2024) en az 56 gün süre ile aracını kullanamadığı, Haricen yaptığımız araştırmalar neticesinde bu marka ve modelde bir aracın günlük kiralama bedelinin en az 4.000,00 TL ile 5.000,00 TL arasında olduğunu tespit etmiş bulunduğu, arz ve izah edilen nedenlerle; 6100 sayılı yasanın 107'nci maddesi uyarınca toplanacak delillere ve alınacak Bilirkişi Raporu'na göre alacağımızın belirlenmesine müteakip talebimizi artırmak üzere; davamızın kabulüne, aracın uğradığı hasar nedeniyle şimdilik 10,00 TL bakiye hasar-onarım bedelinin davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden itibaren, davalı sigortalı yönünden kaza tarihi olan 18.10.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, aracın uğradığı hasar nedeniyle şimdilik 10,00 TL bakiye değer kaybı bedelinin davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden itibaren, davalı sigortalı yönünden kaza tarihi olan 18.10.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, müvekkilin araçtan mahrum kalması nedeniyle şimdilik 10-TL araçtan mahrum kalma tazminatının kaza tarihi olan 18.10.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigortalıdan tahsiline, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini” talep ve dava etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; “Dava konusu kazaya karışan ... plakalı araç müvekkil şirket nezdinde... poliçe numaralı 20.08. 2024 / 20.08.2025 vadeli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalıdır. Müvekkil sigorta şirketi tarafından davacıya yapılan ödeme ile herhangi bir sorumluluğuz kalmamıştır. Önemle belirtmek isteriz ki, davacı tarafın müvekkil şirkete yapmış olduğu hasar başvurusu üzerine tanzim edilen ekspertiz raporunda, dava konusu araçta trafik kazası sebebiyle meydana gelen değer kaybının 45.000,00.-TL tutarında olduğu tespit edilmiştir. İşbu ekspertiz raporu doğrultusunda, 10.02.2025 tarihinde 45.000,00.-TL tutarında ödeme davacı vekiline yapılmıştır. Bu yönüyle, müvekkil şirketin dava konusu uyuşmazlığa ilişkin sigorta poliçesi kapsamındaki yükümlülüklerini gereği gibi eksiksiz bir şekilde yerine getirdiği sabittir. Dolayısıyla, müvekkil şirket yönünden mükerrer talep içeren işbu haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini gerekmektedir. Bu hususun Sayın Mahkemeniz nezdinde değerlendirilmesini ve bu kapsamda, müvekkil şirketin dava konusu hasara ilişkin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığının tespiti ile davanın reddine karar verilmesini talep ederiz. Müvekkil şirketin sorumluluğu sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlıdır. Müvekkil sigorta şirketin sorumluluğu sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limiti ile sınırlıdır. Bu nedenle kusur durumunun şüphesiz tespiti gerekmektedir. Davanın reddi talebimiz asıl olmakla, değer kaybı talepleri, genel şartlar' da açıkça belirlenmiş olup, yapılacak hesaplamada genel şart hükümlerinin esas alınması gerekir. Müvekkil şirket tarafından talep sahibine ekli eksper raporu doğrultusunda hasar ödemesi yapılmış olup, karşı tarafın dava konusu zararının tamamı tazmin edilmiştir. Başvuru üzerine ... nolu hasar dosyası açılmıştır. Açılan hasar dosyası kapsamında, maddi hasara yönelik eksper raporu temin edilmiş ve ekspertiz doğrultusunda; tespit edilen 35.000,00-TL 23.01.2025 tarihinde davacıya, 8.309,52.-TL tedarikçilerden... Otomotiv'e, 272,16.-TL tedarikçilerden ...Otomotiv'e, olmak üzere toplam 43.581,68.-TL, Tazminat ödemesi yapılmış olup müvekkil şirket sorumluluğunu gereği gibi eksiksiz bir şekilde yerine getirmiştir. Dolayısıyla, davacının dava konusu taleplerinin haksız ve hukuka aykırı olduğu kendiliğinden kanıtlanmıştır. Yukarıda açıklanan sebeplerle, müvekkil şirket davacıya yapmış olduğu ödeme ile sorumluluğunu yerine getirmiş olduğundan işbu haksız ve mesnetsiz başvurunun reddi gerekmektedir. Bu hususun Sayın Mahkemeniz tarafından dikkate alınmasını ve bu bağlamda müvekkil şirket aleyhine açılan işbu haksız davanın reddine karar verilmesini talep ederiz. Müvekkil şirketin hasar bedelinin kdv’sine ilişkin herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır. Sigortacılığın temel prensiplerinden olan ‘iyi niyet’ prensibine göre sigortacı almış olduğu belli bir prim karşılığında poliçede yazılı risklerin gerçekleşmesi durumunda ortaya çıkan gerçek zararı gidermekle yükümlüdür. Ancak sigortacı bunu yaparken imkanı varsa sigortalıyı veya tazminat alacak hakkı bulunan üçüncü kişiyi mağdur etmeden kendi masraf ve giderini de azaltmaya yarayacak yöntemleri uygulama hakkı sahiptir. Davacı, başvuru konusu talebin hasar tutarının KDV’sinin de ödenmesini talep etmiştir. Ne var ki, başvuru sahibinin işbu talebinin kabulü mümkün değildir. Şöyle ki, başvuru sahibinin başvuru dilekçesinde, onarım faturası veya onarıma ilişkin ödeme yapıldığını gösterir dekont bulunmamaktadır. Bu kapsamda, başvuru sahibinin aracın onarımına ilişkin KDV ödemesi yapmadığı açıktır. Dolayısıyla, başvuru sahibince ödenmeyen KDV bedelinin müvekkil şirketten talep edilmesi mümkün değildir. Kaldı ki, Mahkemenizin takdir edileceği üzere, ödenmeyen KDV bedelinin müvekkil şirketin sorumlu tutulması, başvuru sahibinin sebepsiz zenginleşmesine sebebiyet vereceğinden hukuken kabul edilemez. Tüm bu açıklamalarımızın Sayın Mahkemenizin tarafından dikkate alınmasını ve bu kapsamda, başvuru sahibinin KDV’ye ilişkin talebinin reddine karar verilmesini talep ederiz. Hiçbir kabul anlamına gelmemek kaydıyla birlikte, müvekkil şirketten tahsili talep edilen faiz türü hatalıdır. Açıklanan sebeplerle; iş bu haksız ve mesnetsiz davanın reddi ile red sebepli vekalet ücretinin davacı aleyhine lehimize takdir edilmesini” talep etmiştir. Davalı... vekili cevap dilekçesinde; “18.10.2024 tarihli kazada müvekkilin kusuru bulunmamaktadır. Her ne kadar davacı tarafça, anılan kazada... plakalı araç sürücüsünün % 100 kusurlu olduğu ileri sürülmekte ise de bu iddia tamamen asılsız olup kazanın gerçekleşmesinde ... plakalı araç sürücüsü %100 kusurludur. Uyuşmazlık konusu kaza; 18.10.2024 tarihinde İzmir ili, Bornova ilçesi, gidiş-geliş iki yönlü Ankara Caddesi üzerinde meydana gelmiştir. Müvekkile ait araç, gidiş geliş iki yönlü Ankara Caddesi üzerinden seyir ile kurallara uygun bir şekilde kazanın olduğu kavşak bölgesine gelmiş ve düz doğrultuda seyrine devam etmek isterken; bu sırada karşı istikametten gelerek kavşak bölgesine giren, kontrolsüz bir şekilde ve hızını azaltmayarak kurallara aykırı bir şekilde aniden sola dönüş manevrası yapan davalı şirketçe sigortalı ... plakalı araç sürücüsü, müvekkile ait araca çarpmıştır. Müvekkile ait araç sürücüsü kazanın önüne geçme adına direksiyon tedbirine başvurarak karşıdan gelen bu aracın sağından devam etmek istemiş ancak kazanın önüne geçememiştir. Aşağıdaki kaza sonrasına ait fotoğrafta bu durum açık bir şekilde görülmektedir. Dosyadaki kaza tespit tutanağı, kaza krokisi, ekte sunduğumuz fotoğraflarda da görüleceği üzere, ... Plakalı aracın dönüş manevrası halinde olduğu; müvekkile ait aracın ise geliş-gidiş istikametinde dönüş manevrası yapmadan düz şekilde yoluna devam ettiği görülmektedir. Sayın Mahkemenizce dosyaya kusur bilirkişisi atanarak, gerçekleşen kazada tarafların kusur oranlarının yeniden belirlenmesini talep etmekteyiz. Öncelikle, müvekkilin uyuşmazlık konusu kazada kusuru bulunmadığından davacıya ait araçta meydana gelen hasardan ve değer kaybından sorumlu değildir. Müvekkilin uyuşmazlık konusu kazada kusuru bulunmadığından araç mahrumiyet tazminatına hükmedilmemesi gerekmektedir. Ancak, Sayın Mahkeme aksi kanaatte ise ... plakalı aracın Araç Mahrumiyet, hasar bedelinin ve değer kaybı bedelinin tespiti için alanında uzman bir bilirkişi tarafından inceleme yapılması gerekmektedir. Bununla beraber, Sayın Mahkemenizce, Sigorta Bilgi Merkezine müzekkere yazılarak davacıya ait ... plakalı aracın daha önceden kazalarının bulunup bulunmadığı, özellikle işbu uyuşmazlık kapsamında hasarlanan bölgeyi de kapsayacak şekilde geçmiş hasarının olup olmadığı sorularak bu hususu tevsik edici bilgi ve belgelerin istenilmesini talep ediyoruz. Sayın Mahkemenizce değer kaybına yönelik incelemede, Sigorta Bilgi Merkezinden ... plakalı aracın geçmiş kazaları dikkate alınarak araçta değer kaybı oluşup oluşmayacağının değerlendirilmesini, talep ediyoruz. Arz ve izah edilen mahkemece resen nazara alınacak nedenlerle, davacının hukuki mesnetten yoksun ve haksız davasının reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini” arz ve talep etmiştir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan hasar bedeli, değer kaybı ve ikame araç tazminatı istemine ilişkindir. Davacı 18/10/2024 tarihli trafik kazasında ... plakalı aracın işleteni olup, davalı... ... plakalı aracın işleteni ve sürücüsü, sigorta şirketi ise aracın zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesini düzenleyendir. KTK' nın 97. Maddesi gereği başvuru şartı incelendiğinde dava dilekçesinin ekinde yer alan belgeye göre davacı tarafından davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğu, sigorta şirketi tarafından hasar dosyasının açıldığı ve 43.581,68 TL hasar, 45.000,00 TL değer kaybı ödemesinin yapıldığı görülmüştür. Davalı Koru Sigorta Anonim Şirketi' nin sorumluluğu değerlendirildiğinde; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1.maddesine göre “işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”. Kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.3 maddesinde de “sigortacı poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde genel şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta teminat limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür." şeklinde sigorta şirketin sorumluluğunun kapsamı ifade edilmiştir. Bu düzenlemelerden anlaşılacağı üzere Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası motorlu bir aracın kara yolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Kazaya karışan... plakalı araç 20.08.2024-2025 tarihleri arasında zorunlu mali sorumluluk trafik sigortası ile davalıya sigortalıdır. Kaza 18/10/2024 tarihinde meydana gelmiş olup, risk periyodu içerisinde olduğundan davacının talep ettiği hasar ve değer kaybı bedelinden davalı araç sürücüsünün kusuru oranında sigorta şirketi sorumlu olacaktır (Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K., 17. HD'sinin 20/05/2013 tarih ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K. ). Davalı... 'nun sorumluluğu incelendiğinde; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1 maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “ işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, yaşanan trafik kazasında davalı... ... plakalı aracın işleteni ve sürücüsüdür. Araç sürücüsü kendi kusuru oranında (TBK madde 49)dava dilekçesi ile talep edilen maddi zarar kalemlerinden sorumlu olacaktır. TBK' nın 50. maddesi uyarınca davacı zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Bu sebeple davacı bilirkişi deliline dayanmış olup mahkememizce bilirkişiden davacının maliki olduğu aracın tramer kaydı da celp edilerek kusur, hasar, değer kaybı ve ikame araç bedelinin belirlenmesi için rapor aldırılmıştır. Bilirkişilerden alınan 29/07/2025 tarihli raporun sonuç kısmına göre; "Takdiri Sayın Mahkemeniz de olmak üzere; Kusur yönünden; Bilirkişi Daire Başkanlığı tarafından Bilirkişinin uyacağı rehber ilkeler ve Bilirkişi Raporlarında bulunması gereken standartlar” başlığında 07.09.2020 tarihinde 32 maddelik bir talimat yayımlanmıştır. Bu talimatın 27 maddesinde açıkça belirtilen " Kusurun tespiti normatif bir değerlendirmesiyle mümkündür. ve sadece hakimin yetkisindedir. Bilirkişi münhasıran hakimin yetkisinde olan kusurluluk konusunda (asli tali kusurlu kusursuz yüzdelik kusur oranı) herhangi bir değerlendirme yapamaz. Aksi yöndeki tutum bilirkişilik görevinin sınırlarını aşmayı ve hakimin yerine geçmeye ifade eder" denilmektedir. Yine bu husus İzmir Bilirkişilik Bölge Kurulu tarafından da tarafımıza bildirilmiştir. Bu gerekçe ile tebliğ gününden itibaren raporlarda kusur dağılımı yapılmamaktadır. Bu hali ile; *... plaka sayılı davalı araç sürücüsü... 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun S6la maddesini ihlal ettiğinden dolayı kazanın oluşumuna TAMAMEN HATASI İLE ETKEN OLDUĞU. * ... plaka sayılı davacı taraf araç sürücüsü Naile BULUT meydana gelen kazanın oluşmasına etken kural ihlali görülmediği. Hasar Miktarı yönünden; İşbu davaya konu vaki kaza sonrası anılı aracın hasar onarım bedeli KDV Hariç ve KDV Dahil olmak üzere 2 şekilde hesaplanmıştır. * Davalı ZMMS sigorta şirketi tarafından görevlendirilen sigorta eksperinin davaya konu ... plaka sayılı araçta hasar bakımından gerçek zararının iskontolu orjinal parçalar ile onarım yapılması halinde araçtaki hasar bedeli olarak yedek parça toplamının KDV Hariç 7.151,40 TL, işçilik bedelinin KDV Hariç 35.000,00 TL olmak üzere araçtaki toplam hasar bedelinin KDV Hariç 42.151,40 TL, KDV Dahil 50.581,68 TL olarak belirlediği, NETİCE OLARAK; İşbu davaya konu vaki kaza sonrası anılı aracın hasar onarım bedeli (Yargıtayın gerçek zarar bedeli olarak, orijinal parça tutarı, KDV, iskonto vs. ile ilgili yerleşik kararları dikkate alınarak), tarafımızın görüş, kanaat ve tespitlerinin aşağıdaki gibi olduğu, * İşbu davaya konu vaki kaza sonucunda ... plakalı araçta meydana gelen hasar sonucunda anılı araçta hasar bakımından gerçek zararının orjinal yedek parça toplamının KDV Hariç 9.219,79 TL olacağı ve işçilik bedelinin KDV Hariç 35.000,00 TL olmak üzere araçtaki toplam hasar bedelinin KDV Hariç 44.219,79 TL, 8.843,96 TL KDV ilavesi ile toplam hasar bedelinin KDV Dahil 53.063,75 TL olacağı, ancak davalı ZMMS sigorta şirketinin aracın onarımı için toplamda 43.581.68 TL hasar bedeli olarak, 23.01.2025 ve 13.01.2025 tarihinde ödendiği, ödenen bu miktarlar düşülmesi durumunda bakiye hasar onarım bedelinin, KDV Hariç 638,11.-TL (44.219,79 TL-43.581,68 TL=638,11.-TL) olabileceği veya KDV Dahil 9.482,07 TL (53.063,75 TL-43.581,68 TL=9.482,07.-TL) olabileceği görüş, kanaat ve tespitine varıldığı, Değer Kaybı yönünden; * ... plaka sayılı aracın 2.el satışı esnasında değer kaybı bedelinin 70.000,00.-TL olabileceği; ANCAK davalı ZMMS sigorta şirketinin 10.02.2025 tarihinde davacı vekiline 45.000.00 TL değer kaybı ödemesi yapması nedeniyle, ödenen bu miktar düşülmesi durumunda bakiye değer kaybı farkının 25.000,00 TL olabileceği görüş, kanaat ve tespitine varıldığı, İkame Araç bedeli yönünden; * ... plaka sayılı aracın onarım süresi boyunca 24.500,00 TL ikame araç talebi oluşabileceği görüş, kanaat ve tespitine varıldığı, * Tarafımızca belirlenen makul onarım sürenin dışında kalan eksper bekleme, sigorta onay bekleme, yedek parça bekleme, onarım sırası bekleme gibi sürelerinin takdirinin ve değerlendirmesinin Sayın Mahkeme'de olduğu görüş, kanaat ve tespitine varıldığı, Hususlarındaki görüş, kanaat ve tespitlerimizi içeren heyet raporumuzu, takdiri ve değerlendirmesi Sayın Mahkemenize ait olmak üzere arz ederiz." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. Bilirkişi tarafından değer kaybına ilişkin hesaplama; trafik kazası sebebiyle davacının malik olduğu araçta oluşan değer kaybının aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları ile önceki hasarları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki farka göre değerlendirme yapıldığından itiraz mahkememizce kabul edilmemiştir. Kaldı ki 6704 sayılı yasayla değişik 2918 sayılı KTK nun 90.maddesinde yer alan zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu kanun ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabi olan hükümlerinden tarafı olmadığı zmms sözleşmesindeki şartların davacı açısından bağlayıcı olmaması ve Anayasa Mahkemesi'nin nin 09/10/2020 tarihli resmi gazetede yayınlanan 17/07/2020 tarihli ve 2019/40 esas 2019/40 sayılı kararına göre 6704 Sayılı Kanunun 3.maddesiyle değiştirilen 90. maddesinin birinci cümlesinde yeralan “ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda” ibaresinin ve ikinci cümlesinde yeralan “ve genel şartlarda ’’ ibaresinin iptal edilmiş olması sebebiyle uygulanmayacağından hükme esas alınmıştır. Mahkememize sunulan bilirkişi raporu, açıkça itiraza uğramayan ve sürücülerin imzalarını taşıyan kaza tespit tutanağı ile uyumlu olduğundan kusura ilişkin değerlendirme, hasar bedeli ise kalem kalem gösterildiğinden ve bulunan bedellere iskonto uygulanmadan KDV' de eklenmek suretiyle sonuca ulaşıldığından hükme esas alınmıştır (İzmir BAM. 20. HD. 2021/293 E. , 2023/1184 K. , Yargıtay 17 HDB'nın 15.12.2011 tarih 2011/4075 E. 2011/12321 K., 28.03.2016 tarih 2015/17481 E. 2016/3833 K., 04.04.2016 tarih 2015/14700 E. 2016/4229 K., 17.03.2014 tarih 2014/4531 E. 2014/3704 K. Sayılı ilamları) Davacı vekili bedel arttırım dilekçesi ile; 9.482,07 TL hasar, 25.000,00 TL değer kaybı ve 24.500,00 TL ikame araç tazminatının avans faiziyle tahsilini talep etmiştir. Tüm bu nedenler ile; 18/10/2024 tarihli çift taraflı trafik kazasında... plakalı aracın sigorta şirketi davalı sürücünün kusuru oranında sorumlu olacağından, davalı sürücünün tam kusurlu olduğu ve davacının maliki olduğu araçta mahkememizce aldırılan bilirkişi raporuna göre 53.063,75 TL hasar ve 70.000,00 TL değer kaybının bulunduğu, dava tarihinden önce davalı sigorta şirketi tarafından her iki zarar kalemi içinde ödemelerin yapıldığı, ... plakalı aracın hasar gören parçalarına göre makul onarım süresi üzerinden belirlenen süre için ikame araç bedelinin 24.500,00TL olduğu kanaatine varılarak davanın kabulüne, kabul edilen maddi tazminat kalemine davalı sigorta şirketi başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü sonunda temerrüte düşecek ise de kısmi ödeme bulunduğundan kısmi ödemenin yapıldığı tarihinden itibaren, diğer davalılar ise kaza tarihinde temerrüte düşeceğinden bu tarihten itibaren zarar veren aracın kullanım amacı hususi olduğundan ve davalı işleten/sürücünün tacir olduğu iddia edilmediğinden yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerekmiştir. Arabuluculuk ücreti yönünden;6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/23273 Esas, 2022/901 Karar, sayılı ilamı aynı doğrultudadır.) Eldeki davada, dava öncesi davalı sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği halde davacı yanca arabuluculuğa başvurulmuş olmasından dolayı ortaya çıkan ücretin davacı tarafça karşılanması gerekmektir (İzmir BAM 20. H.D. 2024/762 Esas, 2024/687 Karar, Yargıtay 4. H.D. 09/09/2024 tarih, 2022/2615 Esas 2024/7426 Karar ). HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; -9.482,07 TL hasar ve 25.000,00 TL değer kaybı olmak üzere toplam 34.482,07 TL tazminatın davalı sigorta şirketinden (bakiye kalan 111.418,32 TL poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) 23/01/2025 tarihinden diğer davalı...' ndan ise kaza tarihi olan 18/10/2024 itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, -24.500,00 TL ikame araç bedelinin davalı...' ndan kaza tarihi olan 18/10/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte alınarak davacıya verilmesine, 2-Hasar ve değer kaybına yönelik alınması gereken 2.355,47 TL karar ve ilam harcının yatan 1.623,40 TL peşin harç ve tamamlama harcından mahsubu ile eksik kalan 732,07 TL' nin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine' ye irat kadına, 3-İkame araç bedeline yönelik alınması gereken 1.673,59 TL karar ve ilam harcının davalı...' ndan alınarak Hazine' ye irat kadına, 4-Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan ve harcanan 1.623,40 TL peşin harç, 615,40 TL başvurma harcı, 337,50 TL posta ve diğer giderler ile 10.000,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 12.576,30 TL yargılama giderinin 7.352,35 TL' sinin tüm davalılardan, bakiye kalan 5.223,95 TL' nin ise davalı...' ndan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. Uyarınca hasar ve değer kaybına yönelik kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 30.000,00 TL vekâlet ücretinin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. Uyarınca ikame araç bedeline yönelik kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 24.500,00 TL vekâlet ücretinin davalı...' ndan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, 7-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına, 8-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine, Dair, davacı vekili ve davalı gerçek kişi vekilinin yüzüne karşı diğer davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.23/10/2025
Katip... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır