İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/309 E. 2025/1117 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/309
- Karar No
- 2025/1117
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/309 Esas KARAR NO : 2025/1117
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/04/2025 KARAR TARİHİ : 09/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 24/12/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında ticari nitelikli alım-satım gerçekleştiğini, davalının yapılan satışın ve teslimi gerçekleştirilen ürünlerin bedelini ödemediğini ve 257,25 USD ile 52.135,69Euro borcu olduğunu, alacağın tahsilatı için Bakırköy .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosya üzerinden icra takibi yapıldığı, davalının itirazı ile takibin durduğunu, itirazının iptali ile takibin devamına, %20’az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının davacının dayanmış olduğu sözleşmeye ilişkin taraf olmadığını, ayrıca davalının sözleşmenin tarafı olan İsviçre menşeli şirketi temsile yetkisinin bulunmadığını, dolayısıyla söz konusu alacaktan sorumlu olmadığını, davanın reddine, yargılama giderleri ile ücret-i vekaletin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, varsa davacının alacak miktarı noktasında uyuşmazlık olduğu tespit edilmiştir. Alınan bilirkişi raporunda; davacı ve davalı defterlerine göre alacak ve borç bulunmadığı, davacının dava dışı ... şirketinden 257,25 USD ve 52.135,19 Euro alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Davada sıfat, tarafın, dava konusu maddi hukuk ilişkisinin süjesi olup olmamasıyla ilgilidir. Taraf sıfatı (husumet), maddi hukuka göre belirlenen, bir subjektif hakkı dava etme yetkisini ya da bir subjektif hakkın davalı olarak talep edilebilme yetkisini gösteren bir kavramdır. Dava şartı olan taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu halde, taraf sıfatı dava konusu sübjektif hakka ilişkindir. Davacı tarafta yer alan taraf için aktif dava sıfatı, davalı tarafta yer alan taraf için pasif taraf sıfatından söz edilebilir. Uygulamada, "sıfat" yerine "husumet" terimi de kullanılmaktadır. Sıfat dava şartı olmayıp, itirazdır. Çünkü bir kimsenin hak sahibi veya borçlu olup olmadığı davanın esasına girildikten sonra tespit edilebilir. Bu durumda ise dava esastan ret veya kabul edilir. Oysa, dava şartları davanın esasına girilmesini engelleyen niteliktedir. Ancak sıfat bir itiraz olduğundan, hâkim diğer itirazlar gibi taraf sıfatını da dava dosyasından anlayabildiği sürece kendiliğinden nazara alır. Sıfat, davada taraflardan birinin davaya konu subjektif dava hakkının bulunup bulunmadığı ile ilgili bir husustur. Tarafların sıfatının yargılama sonuna kadar devam etmesi zorunludur. Bu husus mahkemece re'sen gözönünde bulundurulmalıdır. Bir davada, taraflardan birinin, davacı ya da davalı sıfatının (aktif ya da pasif husumet ehliyetinin) olmadığı belirlenirse, artık bu davanın esasının çözümüne girilmeden, davanın husumet yokluğundan reddi gerekir. Bir kişinin belli bir davada davacı ya da davalı sıfatını haiz olup olmadığı şeklinde nitelendirilen husumetin, ileri sürülme zamanı yasa ile kabul edilen bir ilk itiraz olmadığı gibi, davalı tarafından ileri sürülmesi gerekli bir def'i de değildir. Davanın her aşamasında ileri sürülmesi mümkün veya mahkemece vâkıf olunduğu takdirde re'sen nazara alınması gerekli hukuki bir durumdur. (KURU Baki, Hukuk Muhakemeleri Usulü, C.I., İstanbul 2001, s. 1157 vd.). Davacı ile ticari ilişki içerisinde olan şirketin ... şirketi olduğu, İstanbul İrtibat Bürosu ile ticari ilişki bulunmadığı, tarafların incelenen ticari defter ve belgelerinde de bu hususun sabit olduğu, bu kapsamda husumetin davalıya ait olmadığı anlaşılmakla davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda yazılı olduğu üzere; 1-Davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE, 2-Davacı harca tabi olmadığından harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, 5-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/12/2025
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır