İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/308 E. 2025/1152 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/308
- Karar No
- 2025/1152
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/308 Esas KARAR NO : 2025/1152
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/04/2025 KARAR TARİHİ : 15/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle;Müvekkili ile davalı arasında kağıt satımına dayalı ticari ilişki bulunduğunu, satılan malların eksiksiz ve ayıpsız şekilde teslim edildiğini, buna ilişkin e-faturaların davalıya tebliğ edildiğini ve süresinde herhangi bir itirazda bulunulmadığını, faturaların tarafların ticari defterlerine ve cari hesaplarına işlendiğini, buna rağmen davalı tarafından ödeme yapılmadığını, cari hesap ekstresine göre davacının 598.487,75 TL alacağı bulunduğunu, icra takibinde harca esas alacağın 595.495,31 TL olduğunu, borcun muaccel ve likit nitelikte olduğu ifade edildiğini, davalının icra takibine yaptığını itiraz üzerine zorunlu arabuluculuğa başvurulduğunu, 15.07.2024 tarihli arabuluculuk son tutanağı ile anlaşma sağlanamadığını, davalı itirazının kötü niyetli olduğu ileri sürülerek itirazın iptaline, icra takibinin devamına ve asıl alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, ayrıca yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesini talep edilmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE; Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre ticari satımdan kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Büyükçekmece İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 598.487,75-TL cari hesap alacağının tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığını, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır. Davalı ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılması için 14/07/2025 tarihli celsede verilen ara karar uyarınca davalı şirketin inceleme gün ve saatinde hazır bulunmadığı gibi yerinde inceleme talebinde de bulunmadığı görülmüştür. Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; Davacının 2022, 2023, 2024,2025 Beratları, Envanter Defterlerin Noter onayları zamanında yapıldığı, defterleri kendi Lehlerine Delil özelliği taşımakta olduğu, davalı ... Kağıt'ın 2022, 2023, 2024, 2025 Defter Bilgilerine ulaşılamadığı,15.07.2024 tarihinde Arabuluculuk görüşmesinde anlaşamama ile sonuçlandığı, Davacı, Muavin Defterine göre 598.487,75 TL alacaklı olduğu şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Mevcut olayda davacı tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu anlaşılmakla davacı tarafın ticari defterleri hükme esas alınmıştır. HMK'nın MADDE 222. maddesinde; "(1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." denmektedir. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde yaptırılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davalı taraf inceleme gününde ticari defter ve belgelerini sunmamıştır. Davalı firmanın ilgili faturalara 6102 sayılı TTK’nun 21/2 maddesi hükmüne göre 8 gün içinde itiraz etmediği görülmüş olup “Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren (8) sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır” hükmü bulunmaktadır. Davalı TTK’.nun m.21/2 hükmüne göre süresinde itiraz etmemiştir. Bu nedenle faturanın içeriğini kabul etmiş sayılmaktadır. Davalı tarafın bilirkişi raporuna itiraz etmediği ve usulüne uygun tutulan davacı tarafın ticari defterlerine göre davacının talep edebileceği toplam alacağın 598.487,75 TL olduğu anlaşılmıştır. Gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödenmediği anlaşılmakla davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kabulü ile likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davanın KABULÜ ile; Büyükçekmece İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın İPTALİ ile takibin 598.487,75 TL asıl alacak üzerinden takip talebindeki diğer koşullar ile devamına, 2- 598.487,75 TL'nin %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 40.882,70TL ilam harcından peşin alınan 7.228,24TL harcının mahsubu ile bakiye 33.654,46TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 4-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.600,00 TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 5-Davacı tarafından sarf edilen 7.000,00 TL bilirkişi ücreti, 92,50 TL posta masrafı, 615,40 TL başvuru harcı, 7.228,24 TL peşin harç olmak üzere toplam 14.936,14TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 93.773,16 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 7-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair,davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/12/2025
Katip ... ✍e-imzalıdır
Hakim ... ✍e-imzalıdır