İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/391 E. 2025/1116 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/391
- Karar No
- 2025/1116
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/391 Esas KARAR NO : 2025/1116
DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 06/05/2024 KARAR TARİHİ : 06/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde;Davacı müvekkili şirket ile davalı-borçlu şirket İstanbul / Türkiye - Brno Slatina / Çek Cumhuriyeti arasındaki bir taşıma işi için 2.350,00-Euro bedel ile anlaşmış olduklarını, bu anlaşmaya istinaden müvekkili şirketin, davalı şirkete 06/06/2023 tarihli, ... numaralı 2.350,00-Euro bedelli faturayı düzenlemiş ve iletmiş olduklarını, davalı ise anlaşmaya uygun olarak düzenlenen faturaya itiraz etmemiş ve kayıtlarına işlemiş olduğunu, fatura konusu taşıma hizmeti sorunsuz bir şekilde yerine getirilmiş, nitekim taşınan malın eksiksiz ve hasarsız bir şekilde teslim edildiğine ilişkin olarak CMR anlaşmasına uygun olarak düzenlenen sevk mektubu (Consigment Note) da dilekçeleri ekinde yer almakta olduğu, ancak fatura vadesi 11/07/2023 olmasına rağmen fatura bedelinin hala ödenmemiş olduğu, davaya konu 06/06/2023 tarihli, ... numaralı 2.350,00-Euro bedelli faturadan kaynaklı borcun tahsili için davalı şirket aleyhine Büyükçekmece ... İcra Dairesi ...Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış, ancak söz konusu takibe konu borca davalı şirket tarafın haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edilmiş ve icra takibinin durdurulmuş olduğu, bu nedenler ve re'sen dikkate alınacak hususlar dahilinde, fazlaya ilişkin hak ve talepleri saklı kalmak kaydı ile şimdilik; davanın kabulüne, Büyükçekmece .... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacak tutarı olan 2.350,00-Euro tutarındaki alacağın takip tarihinden itibaren fiili ödeme tarihine kadar (fiili ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden) hesaplanan asıl alacağa işleyecek Euro mevduata kamu bankalarınca uygulanan azami faizi ve değişen oranlarla faizi ile birlikte davalı şirketten tahsili ile davacı müvekkili şirkete verilmesine, davalı taraf icra takibine haksız ve mesnetsiz olarak itiraz edip davacı müvekkilinin alacağını geciktirmeye çalıştığından asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı müvekkile ödenmesine, davacı müvekkilinin alacağının koruma altına alınması için dava bedeli oranında davalılara ait araç, taşınmaz, taşınır ve banka hesaplarına İİK 257/1 hükmü kapsamında teminatsız olarak ihtiyaten haczine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır. ARAŞTIRMA; 1-Marmara Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 13/05/2024 Tarih, ... sayılı yazısı ile; davacı şirketin BS formları getirtilmiştir. 2-Büyükçekmece Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 17/05/2024 Tarih, ... sayılı yazısı ile; davalı şirketin BA-BS formları getirtilmiştir. 3-Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası dosyamız arasına alınmıştır. 4-SMMM Bilirkişisi Tarafından Hazırlanan 23/06/2025 Tarihli Bilirkişi Raporunda; 1-) Davacının 2023 yılı Ticari defterlerinin, 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, Ticari defterlerinin HMK 222 mad. gereğince davacı lehine delil niteliğinin Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu, 2-) Davalı yan tarafından ticari defterler inceleme için sunulmamış olduğu, 3-) Davacı yanın incelenen ticari defterlerinde, icra takip tarihi olan 08/11/2023 tarihi itibariyle, davacının davalıdan 2.350,- EUR (68.221,67 TL) Alacaklı oldukları, davacı tarafından 31.12.2023 tarihinde yapılan kur değerlendirmesi sonrasında 31.12.2023 tarihi itibariyle davacının davalıdan 2.390,71 EUR (76.548,66 TL) Alacaklı oldukları, 4-) Davacı ticari defterlerine göre, Davacının davalıya 2022 yılından devreden borcunun 2.200,- EUR olduğu, davacı tarafından bu borcun davalı yana 2.200 EUR olarak 13.01.2023 tarihinde ödenmiş olduğu, Davalı tarafından 15.05.2023 tarihinde davacı yana ... Numaralı 2.100 EUR Tutarlı Fatura düzenlenmiş olduğu, davacı tarafından işbu fatura bedelinin 13.06.2023 tarihinde ödenmiş olduğu, Davacı tarafından 06.06.2023 tarihinde ... Numaralı ve açıklaması “NAVLUN GELİRİ” olan 2.350,-EUR Tutarlı aşağıdaki Temel E-Fatura düzenlenmiş olduğu, davacı yan tarafından işbu Fatura bedeli kadar icra takibi yapılmış olduğu, davacı yan tarafından dava dilekçesi ekinde, işbu fatura içeriği taşımanın yapılmış olduğuna dair CMR Belgesi sunulmuş olduğu, Davacı tarafından davalı yana düzenlenmiş ve Davacı alacağını oluşturan Faturanın Temel E-Fatura olduğu, Temel E-Faturalara ancak karşı tarafa iade faturası düzenlenerek veya Noter Kanalı veya KEP üzerinden itiraz edilebileceği, dosya içeriğinde davalı yan tarafından dosyaya sunulmuş itiraz belgesine rastlanmamış olduğu, Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu, 5-) Davacı yan 08/11/2023 tarihli icra takibinde 2.350,-EUR Alacağına 31,93 EUR işlemiş Faiz talep etmiş olduğu, taraflar arasında düzenlenmiş bir sözleşmeye ve Davalı tarafı temerrüde düşürecek bir ihtarnameye dosya içeriğinde rastlanmamış olduğu, bu nedenle tekrar işlemiş faiz hesabı yapılmamış olduğu, Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu, 6-) Davacı yan lehine karar alınması durumunda, Davacı yan’ın, icra takip tarihi olan 08/11/2023 tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek KAMU Bankalarınca EURO Mevduata Uygulanan En Yüksek Faiz (%3,30 Yıllık) ve değişen oranlardaki faizi talep edebileceğine ilişkin Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu, Sonuç ve kanaatine varılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemlerine ilişkindir. Tarafların üzerinde anlaşamadıkları konuların; davacının icra takibindeki tutar kadar davalıdan alacaklı olup olmadığı, davalının icra takibine itirazının haksız olup olmadığı, haksızsa icra inkar tazminatı koşullarının bulunup bulunmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır. Mahkememizce icra dosyası, taraflara ait Ba-Bs formları, dosya arasına alınmış, ticari defterler incelenmiş ve diğer tüm deliller toplanmıştır. Büyükçemece İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası UYAP üzerinden çıkartılarak dosya arasına alınmıştır. İncelendiğinde, davacı tarafından, davalı aleyhine 2.350,00 EUR asıl alacak ve 31,93 Eur işlemiş faiz olmak üzere 2.381,93 Eur alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibi olduğu, takip dayanağının "06/06/2023 tarihli, 2.350,00 Euro bedelli fatura" olarak yazıldığı, davalı (borçlunun) borca itiraz dilekçesi verdiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır. 2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir. İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı). Davacının somut olayda iş bu itirazın iptali davasını, 2.350,00 Euro asıl alacak üzerinden harç yatırarak açtığı anlaşılmıştır. 6100 sayılı HMK’nın 190/1 maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Yine aynı Yasanın 200/1 maddesi gereğince eldeki davanın değer ve miktar itibariyle yazılı belgeyle ispat edilmesi gerekmektedir. Davacı tarafın dava dilekçesi ile ticari defterlere delil olarak dayandığı görülmektedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun' da ticari defterlerle ispata ilişkin hükümlere yer verilmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi “Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil olması” başlığı altında ticari defterlerle ispata ilişkin hükümler getirmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde; "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükümlerine yer verilmiştir. Yargıtay uygulamasına göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi gereğince; ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delildir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 26/09/2018 tarih 2018/2696E. 2018/3431K. sayılı ilamı). Türk Ticaret Kanunu faturayı tanımlamış değildir. Ancak kanun faturanın düzenlenmesi hakkında bazı kurallara yer vermiştir. Fatura tanzim edilmesinin öncelikli koşulu, tacirin ticari işletmesi bağlamında mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olmasıdır. Bu koşul, faturanın nitelik itibarıyla sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belge olmasının da gereğidir. Dolayısıyla taraflar arasında bir sözleşme olmadan gönderilen belge, faturanın şekil şartlarını taşısa bile, gerçek anlamda bir fatura olmayıp, öneri (teklif) niteliğinde bir yazıdır. Şüphesiz, taraflar arasındaki sözleşmenin hukuken geçerli olması gerekir. Bu anlamda batıl bir sözleşmeye dayanılarak gönderilen faturaya süresi içinde itiraz edilmemesi, fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması sonucunu doğurmaz. Fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılmasına ilişkin karinenin uygulanması temel borç ilişkisi doğuran bir sözleşmenin varlığı halinde söz konusu olabilir. Taraflar arasında sözleşmenin bulunup bulunmadığı hususu çekişmeli ise, ispat yükü kuralları çerçevesinde öncelikle sözleşmenin varlığı ispat edilmelidir (Özçelik, Volkan; Fatura İçeriğinin Kabul Edilmiş Sayılması, TBB Dergisi 2018 (138), s. 212 vd.). Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2). Tarafların BA ve BS kayıtlarında dava konusu faturaların kayıtlı olması halinde tarafların ticari defterlerinin incelenmesine gerek yoktur. Zira münazaalı hususlar bizatihi tarafların kayıtları ile ispatlanmış kabul olunur (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 19/11/2015 tarih 2015/3302 Esas 2015/12272 Karar sayılı ilamı). Mahkememiz dosyası tarafların ticari defterlerinin incelenmesi amacıyla SMMM bilirkişiye tevdi edilmiştir. Bilirkişi Tarafından Hazırlanan 23/06/2025 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; "1-) Davacının 2023 yılı Ticari defterlerinin, 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, Ticari defterlerinin HMK 222 mad. gereğince davacı lehine delil niteliğinin Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu, Davalı yan tarafından ticari defterler inceleme için sunulmamış olduğu, Davacı yanın incelenen ticari defterlerinde, icra takip tarihi olan 08/11/2023 tarihi itibariyle, davacının davalıdan 2.350,- EUR (68.221,67 TL) Alacaklı oldukları, davacı tarafından 31.12.2023 tarihinde yapılan kur değerlendirmesi sonrasında 31.12.2023 tarihi itibariyle davacının davalıdan 2.390,71 EUR (76.548,66 TL) Alacaklı oldukları, Davacı ticari defterlerine göre, Davacının davalıya 2022 yılından devreden borcunun 2.200,- EUR olduğu, davacı tarafından bu borcun davalı yana 2.200 EUR olarak 13.01.2023 tarihinde ödenmiş olduğu, Davalı tarafından 15.05.2023 tarihinde davacı yana ... Numaralı 2.100 EUR Tutarlı Fatura düzenlenmiş olduğu, davacı tarafından işbu fatura bedelinin 13.06.2023 tarihinde ödenmiş olduğu, Davacı tarafından 06.06.2023 tarihinde ... Numaralı ve açıklaması “NAVLUN GELİRİ” olan 2.350,-EUR Tutarlı aşağıdaki Temel E-Fatura düzenlenmiş olduğu, davacı yan tarafından işbu Fatura bedeli kadar icra takibi yapılmış olduğu, davacı yan tarafından dava dilekçesi ekinde, işbu fatura içeriği taşımanın yapılmış olduğuna dair CMR Belgesi sunulmuş olduğu, Davacı tarafından davalı yana düzenlenmiş ve Davacı alacağını oluşturan Faturanın Temel E-Fatura olduğu, Temel E-Faturalara ancak karşı tarafa iade faturası düzenlenerek veya Noter Kanalı veya KEP üzerinden itiraz edilebileceği, dosya içeriğinde davalı yan tarafından dosyaya sunulmuş itiraz belgesine rastlanmamış olduğu, Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu, Davacı yan 08/11/2023 tarihli icra takibinde 2.350,-EUR Alacağına 31,93 EUR işlemiş Faiz talep etmiş olduğu, taraflar arasında düzenlenmiş bir sözleşmeye ve Davalı tarafı temerrüde düşürecek bir ihtarnameye dosya içeriğinde rastlanmamış olduğu, bu nedenle tekrar işlemiş faiz hesabı yapılmamış olduğu, Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu, Davacı yan lehine karar alınması durumunda, Davacı yan’ın, icra takip tarihi olan 08/11/2023 tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek KAMU Bankalarınca EURO Mevduata Uygulanan En Yüksek Faiz (%3,30 Yıllık) ve değişen oranlardaki faizi talep edebileceğine ilişkin Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu" bildirilmiştir. Mahkememizce davalı tarafa ticari defterlerini ibraz etmek üzere usulüne uygun bildirim yapılmasına rağmen davalı tarafın ticari defter ve belgelerini incelemeye esas olmak üzere mahkemeye ibraz etmediği görülmüştür. Bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, Mahkememizce rapor dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur. Somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafın incelenen ticari defterlerinde alacak kalemlerinin bu defterlerde kaydedilmiş olması tek başına alacağın varlığına veya fatura içeriği mal ve hizmetlerin teslimi konusuna delil oluşturmamaktadır. Ancak, tarafların bağlı oldukları vergi müdürlüklerinden getirtilen BA-BS formalarına göre, davacı tarafından takibe dayanak yapılan faturanın, davalının BA bildiriminde kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 83. maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222/3 gereğince, ticari defterlerin incelenmesine karar verilmiş ise de usulüne uygun ihtarata rağmen davalı tarafça ticari defterlerin ibraz edilmediği anlaşılmıştır. Yapılan açıklamalar çerçevesinde tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde, davacı tarafın ticari defterler kayıtları usulüne uygun olduğundan davacı lehine delil vasfı taşıdığı, davalının ticari defterlerini incelemeye sunmadığı, taraflar arasından ticari ilişki bulunduğu, iş bu davaya konu itirazın iptali davasına konu icra takibinde takibe dayanağının davacı tarafından davalıya düzenlenen 2.350,00 Euro bedelli, açıklaması navlun geliri olan temel e fatura olduğu, davacı tarafından söz konusu faturaya dayanak taşımaya ilişkin CMR belgesinin sunulduğu, söz konusu faturanın davalının BA bildiriminde de kayıtlı olduğu, sonuç olarak, davacının takip tarihi itibariyle davalıdan söz konusu fatura kapsamında alacaklı olduğunu, usulüne uygun tutulmuş defter kayıtları ve davalının BA bildirimleri ile kanıtladığı, davalının ise söz konusu borcu ödediğine ilişin herhangi bir delil veya davacının defter kayıtlarının aksini ispat eden aynı nitelikte ispat gücüne sahip bir delil sunmadığı, davacının takip tarihinden önce davalıyı temerrüte düşürdüğünü ispat eden herhangi bir delil sunmadığı, bu nedenle davacının takip öncesi işlemiş faiz talep edemeyeceği, zaten eldeki itirazın iptali davasının takibe konu asıl alacak miktarı üzerinden açıldığı anlaşılmakla, davanın kabulüne, Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı takip dosyasında davalının yaptığı itirazın kısmen iptali ile, takibin 2.350,00 Euro asıl alacak üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren kamu bankalarınca 1 yıl vadeli mevduatlara fiilen uygulanan azami faiz uygulanmak suretiyle devamına karar vermek gerekmiştir. Davacı vekili, itirazın iptali talebi ile birlikte icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. Borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için likit ve belirlenebilir bir alacağın mevcut olması gerekmektedir. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması, böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Buna göre, davalı borçlu tarafından fatura ve ticari defter kayıtları ile sabit olan alacağın tereddütsüz bir şekilde likit ve belirlenebilir olması nedeni ile davalı borçlu aleyhine kabul edilen alacak miktarı üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE, Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında davalının yaptığı itirazın kısmen iptali ile, takibin 2.350,00 Euro asıl alacak üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren kamu bankalarınca 1 yıl vadeli mevduatlara fiilen uygulanan azami faiz uygulanmak suretiyle DEVAMINA, 2-Kabul edilen asıl alacağın, takip tarihindeki kur karşılığı esas alınarak Türk Lirası üzerinden hesaplanacak %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE, 3-Alınması gereken 5.588,62-TL karar harcının daha önce Mahkememiz dosyasına yatırılan 1.031,38-TL peşin harç ve icra dosyasına yatırılan 363,22-TL peşin harç olmak üzere toplam 1.394,60-TL harcın indirilmesi ile geriye kalan 4.194,02-TL eksik harcın davalıdan alınması ile Hazine'ye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan1.031,38-TL peşin harç ve icra dosyasına yatırılan 363,22-TL peşin harç olmak üzere toplam 1.394,60-TL harcın davalıdan alınması ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 5.730,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınması ile davacıya verilmesine, 6-Arabuluculuk ücreti 3.600,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınması ile davacıya verilmesine, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen tutar üzerinden hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınması ile davacıya verilmesine, 8-Kullanılmayan avansın kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa geri verilmesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının y okluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/11/2025 Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır