İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/929 E. 2025/1110 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/929
- Karar No
- 2025/1110
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/929 Esas KARAR NO : 2025/1110
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/11/2024 KARAR TARİHİ : 08/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin mal satımından kaynaklı alacağının tahsili için takip başlattıklarını, ancak açılan takibe haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, oysaki cari hesaptan kaynaklı alacaklarının bulunduğunu, ödemelerin eksik gerçekleştirildiğini, kalan bakiye için takip başlattıklarını, arabuluculuk müessesiyle de gerçerli sonuca ulaşılamadığından iş bu davayı açtıklarını, tüm bu sayılan sebeplerden itirazın iptalini, icranın kaldığı yerden devamını %20’den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana tahmilini talep ve dava etmiştir. Davalı cevap dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine açılan takibin haksız ve hukuksuz olduğunu, zira böyle bir borçlarının bulunmadığı gibi, böyle bir faturaların da müvekkili bilgisi dahilinde olmadığını, borçlarının bulunmadığını, istenilen tutarın haksız olduğunu, tüm bu sebeplerden haksız ve mesnetsiz olan davanın reddini, %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana tahmilini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE; Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre ticari satımdan kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Büyükçekmece İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 389.311,18-TL cari hesap alacağının tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır. Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; taraflar arasında mal alım satımına dayalı ticari ilişkinin bulunduğu, davacı ... Otomotiv Ltd. Şti. tarafından düzenlenen faturaların usulüne uygun olduğu ve ticari defter kayıtları ile BA/BS formlarının faturaların varlığını doğruladığı, davalının ise mahkeme ve bilirkişiye herhangi bir ticari defter veya belge ibraz etmediği, ticari defterlerde ödemelerin faturalardan sonra yapıldığının görüldüğü, bu nedenle faturaların davalıca süresinde yazılı olarak da ihtiraza uğramaması karşısında taraflar arasında ticari ilişkinin ve alacağın varlığının sabit olduğu, yapılan hesaplamaya göre davacının davalıdan takip tarihi itibarıyla 389.311,40 TL tutarında cari hesap alacağı bulunduğu ve bu tutarın icra takibinde talep edilen miktarla birebir örtüştüğü, takip öncesi faiz talep edilmediğinden bu döneme ilişkin faiz hesaplanmadığı, takip sonrası dönem için ise tarafların tacir olmaları nedeniyle ticari avans faizinin uygulanacağı şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür. Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Mevcut olayda davacı tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu anlaşılmakla davacı tarafın ticari defterleri hükme esas alınmıştır. HMK'nın MADDE 222. maddesinde; "(1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." denmektedir. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde yaptırılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davalı taraf inceleme gününde ticari defter ve belgelerini sunmamıştır. Davalı firmanın ilgili faturalara 6102 sayılı TTK’nun 21/2 maddesi hükmüne göre 8 gün içinde itiraz etmediği görülmüş olup “Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren (8) sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır” hükmü bulunmaktadır. Davalı TTK’.nun m.21/2 hükmüne göre süresinde itiraz etmemiştir. Bu nedenle faturanın içeriğini kabul etmiş sayılmaktadır. Usulüne uygun tutulan davacı tarafın ticari defterlerine göre davacının talep edebileceği toplam alacağın 389.311,18 TL olduğu anlaşılmıştır. Gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödenmediği anlaşılmakla davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kabulü ile likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmiştir ve aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davanın KABULÜ ile; Büyükçekmece İcra Dairesi'nin .... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın İPTALİ ile takibin 389.311,18 TL asıl alacak üzerinden takip talebindeki diğer koşullar ile devamına, 2-389.311,18 TL'nin %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 26.593,85TL ilam harcından peşin alınan 4.702,47TL harcın mahsubu ile bakiye 21.891,38TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 4-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.600,00 TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 5-Davacı tarafından sarf edilen 6.000,00 TL bilirkişi ücreti, 300,00 TL posta masrafı, 427,60 TL başvuru harcı, 4.702,47 TL peşin harç olmak üzere toplam 11.430,07TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 62.289,79 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 7-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,
Dair,tarafların yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı 08/12/2025
Katip ... ✍e-imzalıdır
Hakim ... ✍e-imzalıdır