İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/899 E. 2025/1114 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/899
Karar No
2025/1114
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/899 Esas KARAR NO : 2025/1114

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/11/2024 KARAR TARİHİ : 09/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 31/12/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı firma arasında ticari ilişki kapsamında müvekkili firmanın davalı firmaya dava konusu faturada belirtilen malların satışını yapmış olduğu, davalı firmaya eksiksiz ve ayıpsız olarak teslim edildiğini fakat teslim edilen malların fatura bedelleri ödenmediğinden dolayı İstanbul .... İcra dairesi ... sayılı dosya numarası ile icra takibi başlatıldığını, başlatılmış olan icra takibine davalının haksız ve kötü niyetli bir şekilde itiraz etmiş olduğunu, müvekkili firmanın konkordato sürecinde girdiğinden harçları ve bilirkişi ücretlerini ödemek hususunda adli yardım talebinde bulunduklarını beyan etmiş olup; müvekkili firmanın konkordato sürecinde girdiğinden harçları ve bilirkişi ücretlerini ödemek hususunda adli yardım talebinin kabulünü, davanın kabul edilerek şimdilik 1.183.088,91TL üzerinden İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, davalı/borçlunun itirazının haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle hükmolunacak tutarın %20'sinden az olmamak şartıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep etmektedir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacıya borcunun olmadığını, borcun kabulü anlamına gelmemekle birlikte, icra takibinde faiz oranlarının yanlış gösterildiğini, takip öncesi ve takip sonrası faiz oranlarına itiraz ettiklerini, alacağın zaman aşımına uğradığını, yapılan ticarete istinaden düzenlenmiş olan faturalar için ödeme yapıldığı ve taraflar arasında süregelen ticarette davacı tarafından eksik ve ayıplı mallar teslim edildiğinden iade faturası kesildiğini ve iade edilen malların bizzat davacıya teslim edildiğini belirtmiş olup; usul ve yasaya aykırı davanın reddini, davacı tarafın icra takibinde haksız ve kötü niyetli olduğundan alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı ile cezalandırılmasını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.

DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacı şirketin takip tarihi itibariyle muaccel alacağının bulunup bulunmadığı, alacak miktarına ilişkin olduğu tespit edilmiştir. Takip dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 1.183.088,91 TL toplam alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu, itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.

Mahkememizce yapılan yargılamada ticari defter ve belgeler üzerinde inceleme yapmak üzere bilirkişiden rapor alınmıştır. Alınan bilirkişi raporuyla; Davacının cari hesap ekstresinde yapılan hesaplamada asıl alacak 958.364,94.-TL, ticari temerrüt faizi 1.744,04.-TL toplam alacak 960.108,98.-TL olduğu, davacının ticari defter 2023 yıllarına ilişkin defterin e-defter olduğu beratların usulüne uygun olarak yapıldığı, davacı ve davalının BA/BS formları birbiri ile uyumlu olduğu görülmüş olup her iki tarafın da BA/BS sinde 25 ve 8 adet belge olduğunun tespit edildiği, fakat davacı tarafın cari hesap ekstresi ve yevmiye defteri incelendiğinde davalı tarafın düzenlemiş olduğu 7 adet faturanın göründüğü, 20.10.2023 tarihli ... numaralı 958.356,30.-TL tutarındaki faturanın görülmediği cari hesap ekstresindeki farkın ve alacağın buradan kaynaklandığı, buna göre herhangi bir borcun olmadığının görüldüğü, her iki tarafında BA-BS evraklarında görünen fakat davacının cari hesap ekstresinde ve yevmiye defterinde görünmeyen 1 adet 20.10.20 tarihli ... numaralı 953.356,30.-TLiade faturasının dikkate alınmama kanaatinde ise; davacının cari hesap ekstresinde son bakiyesi dikkate alınarak yapılan hesaplamada asıl alacak 958.364,94.-TL ticari temerrüt faizi 1.744,04.-TL toplam alacak 960.108,98.-TL olduğu, davalı tarafın dava dosyası içerisine sunmuş olduğu yevmiye defter görüntülerinin onaysız kağıda basılmış olduğu orijinal yevmiye defterinin görülmediği, defter inceleme tarihinde defterlerin sunulmadığı görülmüştür. Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Mevcut olayımızda davalının kendisine verilen kesin süre içerisinde ticari defterlerini sunmadığı, davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve sunulduğu ancak 958.356,30 TL iade faturasının BA/BS formlarında bulunduğu, BA/BS formlarının resmi makama bildirilen belge olup delil niteliğini haiz olduğu, fatura içeriği malların teslim edildiğini gösterdiği, söz konusu iade faturası gereği ürünlerin de BA/BS formu kayıtlarına göre iade edildiğinin anlaşıldığı, buna göre iade faturası mahkememizce dikkate alınmış olup ürünlerin de iade edilmesi nedeniyle davanın reddine dair aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda yazılı olduğu üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 615,40TL ilam harcından peşin alınan 20.204,20TL harcın mahsubu ile bakiye 19.588,80TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.600,00TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 183.463,34TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, 6-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/12/2025

Katip .... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/899, K. 2025/1114, T. 09.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-899-e-2025-1114-k-52997a89bd4b