İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/939 E. 2025/1187 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/939
- Karar No
- 2025/1187
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/939 Esas KARAR NO : 2025/1187
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/11/2024 KARAR TARİHİ : 23/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 02/01/2026 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı firma arasında ticari ilişkiden kaynaklanan alacağın bulunduğunu, müvekkili tarafından düzenlenmiş olan faturalara istinaden davalı tarafından yapılan eksik ödemeden kalan bakiyeden dolayı Bakırköy İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyası ile icra takibine başlandığını fakat davalı tarafın icra takibine haksız yere itiraz ederek takibin durdurulduğunu, davacının borcunu ödemeyerek icra takibini itiraz ile durdurması takibi sürüncemede bırakmasının kötü niyet olduğunu beyan ederek, davalının, Bakırköy .... İcra Dairesi ... esas sayılı dosyasında yaptığı haksız itirazının iptali ile takibin devamını, davalının asgari %20 oranında icra-inkar tazminatı ödemesini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı üzerine yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın müvekkili şirketten herhangi bir alacağının olmadığını, taraflar arasındaki uyuşmazlığın sebebi müvekkili şirketin ... AVM'deki ... isimli iş yerinin inşasını davacıya yaptırmasından kaynaklandığını, müvekkili şirketin, ... isimli iş yerinde yapacağı inşai faaliyetler için gerekli olan ve işveren tarafından istenen nitelikteki bütün projeyi tüm şartları ile birlikte davacıya sunduğunu, davacı, iş yerini işverenin istemiş olduğu formda belirtilen ve istenen şartlar dahilinde yapabileceğini belirttikten sonra müzakereler doğrultusunda götürü bedelle işin yapılması hususunda davacı ile müvekkil şirket karşılıklı mutabakata varılmış olduğunu, akabinde davacı tarafından ilgili iş yerinde çalışmaya başlanılmış ancak çalışmalar bir süre devam ettikten sonra davacı, iş yerindeki çalışmasının kendisini zarara soktuğunu belirterek inşaat yapım teklif formunda yer alan ve işverence yapılması istenen ve davacı tarafından da yapılacağı taahhüt edilen işleri zarar ettiği gerekçesiyle yapmaktan imtina ettiğini, davacı taraflar arasında herhangi bir anlaşma olmaksızın çalışma sistemini de götürü bedelden çıkararak yevmiye usulüne çevirdiğini müvekkiline bildirdiğini, müvekkilinden ekstra ödeme talebinde bulunduğunu, müvekkilinin bu hususu kabul etmeyeceğini beyan etmesine rağmen davacının bu tutumundan vazgeçmediğini, bunun üzerine müvekkilinin de davalı tarafından yapılacağı taahhüt edilen ve fakat yapılmayan işler hakkında davacıya iade faturası kestiğini, davacı tarafın da faturalara itiraz etmediğini, ayrıca davacının müvekkilini temerrüde düşürmeden temerrüt faizi istemesinin yasal olmadığı ve ayrıca aralarında herhangi bir cari hesap sözleşmesinin de bulunmadığını beyan etmiş olup davanın reddini, dava konusu alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalı müvekkile verilmesini, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacı tarafa yüklenmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacı şirketin cari hesap alacağının bulunup bulunmadığına ilişkin olduğu tespit edilmiştir. Takip dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 172.560,89 TL toplam alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu, itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılamada ticari defter ve belgeler üzerinde inceleme yapmak üzere bilirkişiden rapor alınmıştır. Alınan bilirkişi raporlarıyla davacı ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacının cari hesap alacağının bulunduğu, alacak miktarının 158.000,00 TL asıl alacak olduğu, davalı defterlerinin usulüne uygun olmadığı belirtilmiştir. Bilirkişi kök raporunda davacı taraf ticari defter sunmamış olup defter onay yasal süresi dolmadığından ibraz edilememesi geçerli mazeret olarak kabul edilmiş ve ek rapor alınarak bu sonuca ulaşılmıştır. Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Mevcut olayımızda davalının ticari defter ve belgelerinin usulüne uygun olmadığı, davalı tarafça kesilen iade faturasının dayanağının bulunmadığı ve davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu anlaşılmakla davacı defterleri hükme esas alınmıştır. Ayrıca, davadan önce temerrüt oluşmadığından ve TTK'nun 1530. maddesinin bu dosyada uygulanma olanağı bulunmadığından işlemiş faiz talebi kabul edilmemiştir. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; asıl alacağın 158.000,00TL olduğu, gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödenmediği anlaşılmakla davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kabulü ile likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmiştir ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda yazılı olduğu üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; davalının Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazının 158.000,00TL asıl alacak üzerinden İPTALİNE, asıl alacağa takip tarihinden itibaren talebi aşmamak kaydıyla değişen oranlarda avans faizi uygulanarak ve takip talebindeki diğer koşullar ile devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Hükmedilen alacağın %20'si olan 31.600,00TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 10.792,98 TL ilam harcından peşin alınan 2.946,91TL harcın mahsubu ile bakiye 7.846,07TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Davacı tarafından sarf edilen 427,60TL başvuru harcı, 2.946,91TL peşin harç olmak üzere toplam 3.374,51TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5--6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca 3.600,00TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 3.296,24TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 6--6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca 3.600,00TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 303,75TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 7-Davacı tarafından sarf edilen 6.000,00TL bilirkişi ücreti, 317,50TL posta masrafı olmak üzere toplam 6.317,50TL den kabul red oranına göre hesaplanan 5.784,45TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerine bırakılmasına, 8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 9-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 14.560,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, 10-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/12/2025
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır