İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/424 E. 2025/1172 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/424
Karar No
2025/1172
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/424 Esas KARAR NO : 2025/1172

DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/02/2024 KARAR TARİHİ : 29/12/2025 KARARIN YAZILMA TARİHİ : 31/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde ÖZETLE; Müvekkilinin davalı ...'ne uzunca bir süredir nakliye hizmeti verdiğini, Bu hizmet karşılığında müvekkili tarafından davalı şirkete karşı faturalar kesildiğini, davalı yanca müvekkile karşı bir takım ödemeler yapıldığın, ancak davalı tarafından atılı icra dosyasına konu bakiye alacak tüm sözlü ve yazılı taleplere rağmen davalı yanca ödenmediğini, bu nedenle icra takibi başlatıldığını, Gebze İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasıyla davalıya gönderilen ödeme emrine karşı davalı yanca yetkiye ve borca itiraz edildiğini, yetki itirazının kabulü ie birlikte atılı icra dosyası yetkili icra müdürlüğüne gönderildiğini, Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasıyla davalıya bir kez daha ödeme emri gönderildiğini, Bu kapsamda tarafımızca başlatılan ve davalı haksız ve kötü niyetli itirazı nedeniyle duran takipteki itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde ÖZETLE; Davacı iddialarının asılsız olduğunu, sözleşmeden kaynaklı yükümlülüklerin yerine getirildiğini, davacıya ödeme yapıldığını, davacının hak etmediği parayı tahsil etmeye çalıştığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava konusu uyuşmazlığın davacının taşıma sözleşmesi kapsamında, davalıdan bakiye alacağının olup olmadığı, davacının sözleşmeye aykırı bedelle fatura düzenleyip düzenlemediği, mesafe indirimi yapılması gerekirken fatura bedellerinde mesafe nedeniyle artış yapılıp yapılmadığı, davalıdan fazla ödeme tahsil edilip edilmediği ile icra takibine itirazın yerinde olup olmadığı hususlarına ilişkindir. (İİK madde 67) Büyükçekmece İcra Dairesi'nin ... E sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde; alacaklı tarafından borçlu aleyhine fastura alacağına dayalı olarak icra takibi başlattığı, takibe konu alacağın toplam 322.500,00 TL olduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlunun ödeme emrine itiraz etmesi üzerine takibin durduğu, itiraz evrakının davacı alacaklıya tebliğinin gerçekleşmediği, itirazın iptali davasının İİK nun 67.Maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü süre içinde yalnızca asıl alacak olarak belirtilen miktar doğrultusunda açıldığı tespit edilmiştir. Dava TTK'nun 5/A maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuğa tabi olup, arabuluculuğa başvuru şartının sağlandığı ve arabuluculuk sürecinin anlaşmama ile sonuçlandığı anlaşılmıştır. Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır. Mahkememiz 15/10/2024 tarihli ikinci celsesinde tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmasına ilişkin ara karar kurduğu davacının defterlerini süresi içinde sunduğu ancak davalının ticari defterlerini süresi içinde ibraz etmediği görülmüştür. Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Eldeki davada ispat yükü ticari ilişkiye yönelik hesap nedeniyle alacaklı olduğunu iddia eden davacı üzerindedir. Davalı şirkete, TTK.83/2 maddesinin yollamasıyla HMK.220.maddesinde yer alan hususları içerir şekilde ticari defterlerini sunması, defterlerini sunmaması halinde davacı defterlerinin lehine delil kabul edilebileceği hususunda ihtarat tebligat ile yapılmış fakat davalı tarafça ticari defterleri mazeretsiz olarak incelemeye sunulmamıştır. Yargıtay ... HD.nin ... E. ... E. sayılı kararının “…Davalı defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK 222. Maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan sunulmayan ticari defterlerinde de davacının alacaklı olduğuna dair kayıtların mevcut olduğu halde sunulmadığının ve bunun sonucunda da davacı incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulü gerekir. Bu durumda ticari defter kayıtları ile alacağın ispatlandığı halde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.” gerekçesi ile belirtildiği üzere davacının usulüne uygun tutulan defterleri davacı lehine delil niteliğinde kabul edilmiştir. Somut olayda; taraflar arasında birtakım taşıma eşyaların taşınmasına ilişkin sözleşmenin düzenlendiği, davalının işbu sözleşmeye aykırı olarak farklı miktarlarda faturaların düzenlendiği belirttiği, sözleşmenin 4.5. Maddesinde" Tuzla- Tepeören-Hatay organize sanayi bölgesi arasında nakliye bedeli 19.000,00 TL tır başı" olarak belirlendiği ancak aynı sözleşmenin 4.7.maddesinde "Antakya organize sanayi bölgesi dışındaki sevkiyatlara uzaklık ölçüsüne göre bedel ödenir" denmek suretiyle varış noktalarının farklılık göstermesi halinde fiyatın farklı olabileceğinin anlaşıldığı, farklı tutarlarda kesilen faturalara ilişkin davalının itirazının bulunmadığı, bu haliyle farklı miktarlardaki faturaların da kabul edildiği ve sözleşmeye aykırılık oluşturmadığı, davacının ticari defterlerinin sahibi lehine delil vasfının bulunduğu, davalının mazeretsiz şekilde defterlerini incelenmek üzere mahkememize sunmaması kapsamında, davacı defterlerinin de usulüne uygun tutulduğu görüldüğünden, davacının taraflar arasındaki ticari ilişkiye ilişkin alacak talebinin yerinde olduğu, davacı tarafça ispat yükünün yerine getirildiği, dosyada toplanılan bilgi ve belgeler kapsamında bilirkişi heyetinden rapor alındığı ve işbu raporda davacının alacağının bir kısmının ispatlandığı, her ne kadar taşıma bilirkişisinin bazı faturalardaki fiyat farkının anlaşılamadığını belirtmiş ise de sözleşme kapsamında ve tarafların faturalara itirazları bütün olarak değerlendirildiğinde farklı bedellerde fatura düzenlenmesinde aksi bir beisin bulunmadığı gibi davalının cevap dilekçesinde ileri sürdüğü iddialara ilişkin herhangi bir belgeyi de dosyamıza sunmadığı belirlenmiştir. Davalı vekili tarafından bilirkişi raporunda karşı itiraz dilekçesinde ileri sürülen 08/06/2023 tarihli ödemenin dikkate alınmadığı hususunda yapılan incelemede de davacının ticari defterlerinde yalnızca bir adet 152.000,00 TL değerinde alacağın işlendiği, işbu faturanın eksik olduğu, taraflar arasında başka bir ticari ilişkinin bulunmadığı görülmekle işbu bedelin toplam alacak miktarından düşülmesinin gerektiği kanaatine varılmakla usul ekonomisi gereğince düşüm mahkememizce resen yapılmış ve bakiye alacağın 172.002,40 TL olduğu tespit edilmiştir. Her ne kadar takip talebinde TTK 1530 gereğince faiz talebinde bulunulmuş ise de TTK'nın 1530.maddesi; yalnızca mal ve hizmet tedariki amacıyla akdedilen sözleşmelerde, mal veya hizmet karşılığı ödenecek bedelde temerrüde düşüldüğü durumda ve iki ticari işletme arasında akdedilen sözleşmeler bakımından uygulanır. TTK. m. 1530 borcunu zamanında ödemeyen borçlunun ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşmesi ve faize hak kazanmasını öngörür. Ancak; TTK'nın 1530. maddesi mal tedarik sözleşmesine ilişkin olup, satış sözleşmelerine uygulanmaz. İcra takip tarihinden önceki dönem için temerrüt faizine hükmedilmesi TBK'nın 117. maddesi koşullarına bağlı olup icra takip tarihinden önce davalıya temerrüt ihtarı gönderilmesi gerekir. Temerrüt, en kısa tanımıyla, alacaklı tarafından talep edilebilir (muaccel) hale gelmiş bir borcun ifasındaki gecikmedir ve kural olarak, bu tür (muaccel) bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarı ile temerrüde düşer. Temerrüt için aranan ihtar hukuki işlem benzeri fiil mahiyetinde olup, alacaklının alacak miktarını belirterek borçludan borcun ifasını istemesi, ifayı kabule hazır olduğunu bildirmesi anlamına gelir. İhtar kural olarak şekle tabi olmayıp, yapılmadığı itirazı vaki olursa aksinin ispatı, niteliği gereği alacaklıdan beklenir. Nihayetinde bir ihtar da yoksa temerrüt icra takibi ya da dava açılmasıyla gerçekleşir.Ancak; fatura üzerinde bulunan vade tarihi ancak alacağın muaccel olması sonucunu doğurur (Yargıtay 19 HD. 2017/3266-2018/4228 E-K sayılı ilamı). Bu bilgiler ışığında TTK 1530 kaspamında faiz talebinin mümkün olmadığı anlaşılmıştır. Dosyada mübrez bilgi ve belgeler kapsamında davalının takip öncesi temerrüde düşürülmediği anlaşılmış ise de davacı tarafından yalnızca asıl alacağa ilişkin talebin bulunduğu değerlendirilmekle davanın kabulü takip tarihinden itibaren davacının talebinin aşmamak kaydıyla değişen oranlarda ticari avans faizinin işletilmesine ve alacağın likit olması davalı tarafından da icra takibine kötü niyetli olarak itiraz edildiği değerlendirilmekle aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın Kısmen Kabul Kısmen REDDİNE Büyükçekmece İcra Dairesi'nin ... E sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 172.002,40 TL alacak yönünden iptali ile takibin işbu bedel üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE Devamına karar verilen 172.002,40 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren talebi aşmamak kaydı ile değişen oranlarda ticari avans faizinin işletilmesine Davalı itirazında haksız çıktığından ve alacağın likit olması sebebiyle İCRA İNKAR TAZMİNATI TALEBİNİN KABULÜ ile 172.002,40-TL toplam alacağın % 20'si üzerinden hesaplanan 34.400,48 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 11.749,48.-TL karar harcından mahkememiz veznesine yatırılan 5.935,60.-TL peşin harcın mahsubu ile eksik kalan 5.813,88.-TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 427,60.-TL başvurma harcı ile 5.935,60.-TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 12.000,00 TL bilirkişi ücreti 539,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 12.539,00.-TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre hesaplanan 6.687,56.-TL'sının davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından dosyada herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 45.000,00.-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 7-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre red edilen miktar üzerinden hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine, 8-Bakiye avansın karar kesinleşince yatırana iadesine, 9-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranına göre hesaplanan 1.920,03.-TL'sının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, bakiye kısmın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen kararının, gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal sürede İstanbul BAM ‘ne İstinaf Başvuru hakları olduğu hatırlatılarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 29/12/2025

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/424, K. 2025/1172, T. 29.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-424-e-2025-1172-k-23c481e6a5f5