İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/72 E. 2025/1123 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/72
- Karar No
- 2025/1123
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/72 Esas KARAR NO : 2025/1123
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/01/2025 KARAR TARİHİ : 11/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/12/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dilekçesinde ÖZETLE; Müvekkili ... Sanayi ve Ticaret A.Ş’nin, davalı ... Sanayi A.Ş’nin müvekkil şirkette muhtelif tarihlerde Alüminyum Külçe siparişleri verdiği ve davalı şirket ile müvekkili arasında cari hesap ilişkisinin mevcut olduğunu, müvekkil şirketin söz konusu siparişleri süresi içinde davalıya teslim ettiğini, müvekkilin, işbu siparişlere istinaden davalı şirkete: 25.01.2024 tarih ... Fatura Nolu, 09.02.2024 tarih ... Fatura Nolu, 20.02.2024 tarih ... Fatura Nolu, 27.02.2024 tarih ... Fatura Nolu, 06.03.2024 tarih .. Fatura Nolu. 14.03.2024 tarih ... Fatura Nolu, 20.03.2024 tarih ... Fatura Nolu. 28.03.2024 tarih ... Fatura Nolu.09.04.2024 tarih ... Fatura Nolu, 15.04.2024 tarih ... Fatura Nolu, 29.04.2024 tarih ... Fatura Nolu, 11 adet fatura keşide ettiğini, iş bu faturalara davalı şirketin herhangi bir itirazı olmadığını ve defter ve kayıtlarına işlendiğini, davalı şirketin, cari hesap içerisinde bir takım kısmi ödemeler yapmış olmasına rağmen 09.04.2024 tarih ... fatura nolu, 15.04.2024 tarih ... Fatura Nolu. 29.04.2024 tarih ... Fatura Nolu faturalara istinaden ödemeleri tam ve gereği gibi yapmadığını, müvekkil şirketin faturalar ve cari hesaba istinaden davalı şirketten 211.536.04-Amerikan Doları asıl alacağının bulunduğunu, müvekkili şirketin cari hesap ve faturalara dayalı alacağı için davalı şirket aleyhine Bakırköy .... İcra Dairesinin ...E. sayılı dosyası ile toplam 211.536,04-Amerikan Doları üzerinden ilamsız icra takibi yaptığını, davalı şirketin ise, yapılan takibe 28.11.2024 tarihinde herhangi bir sebep bildirmeden haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, davalı şirketin itirazının, maddi yönden temelsiz, hukuki yönden geçersiz olup, itirazının iptalinin gerektiği, davalı şirketin 28.11.2024 tarihli borca itiraz talebinde faturalara ya da cari hesaba herhangi bir şekilde itiraz etmediğini, davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına, davalı takibe haksız ve kötüniyetli itiraz etmiş olmakla %20 oranındaki tazminatın davalıdan tahsili ile müvekkile tediyesine, İhtiyati haciz talebinin kabulü ile davalı adına taşınır taşınmazların tespiti ile teminatlı veya teminatsız ihtiyati haciz konulmasına, aksi kanaat halinde ihtiyati haciz niteliğinde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, masraf ve vekalet ücretinin davalı şirkete tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı tarafından dava dosyasına cevap dilekçesi sunulmadığı tespit edilmiştir. DELİLLER: Bakırköy ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası, bilirkişi dosyası ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, faturadan kaynaklı alacağın tahsili için yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. (İİK 67 maddesi) Davaya dayanak Bakırköy .... İcra Dairesinin 20/11/20254 tarih, ... E. Sayılı dosyasının tetkikinde; alacaklı vasıtası ile davalı aleyhine alacağın tahsili için, TL cinsinden tanzim etmiş olduğu (USD 211.536,04x KUR34.4080 USD karşılığı: 7.278.532,06 TL) 2024 yılına ait faturalardan kaynaklı USD 211.536,04/ 7.278.532,06 TL, (Azami USD%4,44 Faiz) oranında faizi ile birlikte BK.100 uyarınca icra gideri, harç, vekalet ücreti ile birlikte davalı aleyhine takibe geçildiği, davalı vekilince ve süresinde verilen 28.11.2024 tarihli itiraz dilekçesinde, davalının takip alacaklısına herhangi bir borcunun bulunmadığı, takibe, ödeme emrine, borcun tamamına, işlemiş ve takip sonrası işleyecek faize, oranına, tüm ferilerine itiraz ettiği, itiraz sonucunda takibin durduğu anlaşılmaktadır. Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Davacı tarafından iş bu davanın İİK nun 67.Maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı tespit edilmiştir. İş bu dava, 6100 sayılı TTK'nun 5/A maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuğa tabi olup, davacı tarafından başvurulan arabuluculuk süreci, anlaşmama ile sonuçlanmıştır. Bu kapsamda davacı tarafından TTK'nun 5/A maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk dava şartının da yerine getirildiği anlaşılmıştır. Somut olayda davacı taraf, davalı arasındaki alüminyum külçe ticareti kapsamında 211.536,04 USD (7.278.532,06TL) ödenmemiş cari hesap alacağının bulunduğunu, alacağını tahsil için yapmış olduğu takibe davalı tarafından haksız olarak itiraz edildiğinden bahisle davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı tarafından ise usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen herhangibir cevap dilekçesi sunulmayarak tüm iddiaları inkar etmiş sayılmıştır. Bu kapsamda taraflar arasındaki uyuşmazlığın; dava konusu faturalara ilişkin ürünlerin davacı tarafından davalı tarafa teslim edilip edilmediği ve bu kapsamda dava konusu faturalardan kaynaklı olarak davacının alacaklı olup olmadığına ilişkindir. Somut olayda TMK 6. Maddesi uyarınca ispat külfeti davacı tarafta olup, davacı taraf ispat vasıtası olarak dava konusu faturalara, cari hesap dökümlerine ve ticari defterlerine dayanmıştır. Davacı tarafın dayanak olarak sunmuş olduğu faturalar ve cari hesap dökümleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 21. Maddesi uyarınca başlı başına davacının alacaklı olduğunu kanıtlamaya yeterli değildir. Bu yüzden mahkememizce uyuşmazlığın çözümü adına bilirkişi marifeti ile tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiş, belirlenen inceleme gününde sadece davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarını sunmuş olması nedeniyle davacı kayıtları üzerinde inceleme yapılmış, davalı kayıtları üzerinde ise inceleme yapılamamıştır. Buna göre davacı şirket tarafından ibraz edilen 2024 yılı ticari defterlerinin TTK hükümlerine uygun tutuldukları, davacı tarafın dava konusu faturaları e-fatura olarak düzenlediği, bu faturaların davalı tarafa tebliğ edildiği, davalı tarafından bu faturalara itiraz edildiğine dair itiraz belgesi sunulmadığı, davacı tarafından ibraz edilen ve usulüne uygun tutulan ticari defterler çerçevesinde davacı şirketin davalı şirketten takip tarihi itibariyle 7.211.263,60 TL (211.536,04 USD) alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Ticari defterlerin delil olması HMK md. 222. Maddesinde düzenlenmiş olup, bu hükme göre ticari defterler, belirtilen şartların varlığı halinde, ticari uyuşmazlıklarda ispat aracı (kesin delil) olarak kullanılabilir. HMK 222/3 maddesine göre; ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi, yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. (Ek cümle: 22.07.2020 - 7251 S.K./23. md) Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Bu yasal düzenleme uyarınca HMK 222/3 maddesine göre ticari defterlerin sahibi lehine kesin delil teşkil etmesi için gereken şartlar maddenin lafzi yorumuna göre şöyle sıralanabilir: 1-Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olmalıdır. (HMK 222/2). 2-Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmamalı veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemiş olmalıdır. 3-Diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamalıdır. Bu yasal düzenlemeler ışığında somut olaya bakacak olursak; taraflara ticari defter ve belgelerini sunması için mahkememizce usulüne uygun olarak ihtarat yapıldığı, ancak davalının ibrazdan kaçındığı ve defterlerini ibraz eden davacının ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu tespit edilmiştir. Dolayısıyla HMK'nun 222/3 maddesi uyarınca davacı defterlerinde yer alan kayıtlar lehine kesin delil niteliğinde kabul edilmiştir. İş bu tespit ve kayıtlar uyarınca takip tarihi itibariyle davacının davalıdan takip talebinde belirtilen miktarlarla alacaklı olduğu anlaşılmakla, davacı tarafın davasının kabulü ile Bakırköy .... İcra Dairesinin... E. sayılı dosyasına davalılar tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin aynen devamına karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafın icra-inkar tazminatı talebine ilişkin olarak; İİK nun 67/2 maddesi gereğince alacağın likit olması ve itirazın haksız olması nedeniyle davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile Davalı tarafın Bakırköy .... İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasındaki itirazın iptali ile, TAKİBİN AYNEN DEVAMINA, 2-Alacak likit olduğundan ve itiraz haksız olduğundan asıl alacağın takip tarihindeki TL kur karşılığının(7.278.532,06 TL) %20 si oranındaki 1.455.706,41 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 497.196,52-TL karar harcından mahkememiz veznesine yatırılan 92.460,96-TL peşin harcın mahsubu ile eksik kalan 404.735,56-TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafça yatırılan 615,40-TL başvurma harcı, 92.460,96-TL peşin harç ile dosyada yapılan 10.000,00.-TL bilirkişi ücreti ve 1.300,00-TL posta gideri olmak üzere toplam 104.376,36-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 5-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 858.282,56 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 6-Bakiye avansın karar kesinleşince yatırana iadesine, 7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad KAYDINA, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal sürede İstinaf Başvuru hakları olduğu hatırlatılarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.11/12/2025
Başkan ... e-imzalı Üye .. e-imzalı Üye ... e-imzalı Katip ... e-imzalı