İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/483 E. 2025/1137 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/483
- Karar No
- 2025/1137
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/483 KARAR NO : 2025/1137
DAVA : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/07/2023 KARAR TARİHİ : 18/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şahsın mimar olduğunu, mimarlık faaliyetlerini davacı şirket üzerinden gerçekleştirdiğini, davalı ...’ın ise davalı şirket yetkilisi olduğunu, davalı şirkete verilecek mimarlık hizmeti için avans alınması amacıyla teminat olarak verilen senedin takibe konu edildiğini, senette malen ibaresinin mevcut olduğunu, davacıların davalılara borçlu olmadığının tespiti amacıyla huzurdaki davanın ikame edildiğini, beyanla davalarının kabulüne, huzurdaki davaya konu takip ve takibin dayanağı olan senet yönünden davacıların davalılara borçlu olmadığının tespitine, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA : Davalılara usulüne uygun dava dilekçesinin tebliğine rağmen davaya cevap sunmadığı görülmüş, davalı ... vekili duruşmadaki beyanında davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, kambiyo senedine (bono) dayalı menfi tespit talebine ilişkindir. Davacı, ----. İcra Müdürlüğünün ----- esas sayılı icra takip dosyasına konu bono nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...ne, usulüne uygun davetiyeye rağmen cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmakla, HMK 128. maddesi gereğince, davacının, dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılmaktadır. Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış,------. İcra Müdürlüğü’nün ------ Esas sayılı İcra Dosyası UYAP üzerinden celp edilerek dosya içerisine alınıp incelenmiş, ----- Vergi Dairesinden tarafların BA-BS kayıtları celp edilmiş, ------ Ticaret Odasından tarafların ticari sicil kayıtları dosya arasına alınmış, 20.08.2025 tarihli bilirkişi raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır. Bilirkişi tarafından düzenlenen 20.08.2025 tarihli raporunda özetle, "...Davalı ... tarafından şirket yetkilisi1 olduğu daval-----ve davacılar aleyhin----. İcra Müdürlüğünün ----- sayılı dosyası üzerinden Kambiyo Senetlerine özgü haciz yoluyla takip başlattığının görüldüğü, takibin dayanağının Davacı şirket tarafından davalı şirket lehine keşide edilen, davalı şahsın kefil olduğu, 200.000,00 TL tutarlı bono olduğu, senet üzerinde yapılan incelemede, senette “malen” kaydının mevcut olduğu, davalı şirket tarafından davalı şahsa ciro edildiği, davalı şahıs tarafından da huzurdaki davanın tarafları aleyhine takibe konu edildiği, davacı şirketin ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede, taraflar arası ticari ilişki bulunmadığının tarafımızdan görüldüğü, bilindiği gibi; bono, ödeme vaadi niteliğinde bir kambiyo senedi olup, bonoyu düzenleyen, asıl borçlu durumundadır (6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 691/1). bonoda bulunması zorunlu olan şekil şartları 6762 Sayılı TTK'nın 688.maddesinde sayılmıştır. Bu unsurların yanı sıra, yerleşik Yargıtay kararlarında ve öğretide de kabul edildiği gibi, bonolara özgü seçimlik unsurlar da bulunmaktadır. Bonoya isteğe bağlı olarak, faiz, bedelin nakden ya da malen alındığı veya yetkili mahkeme kayıtları da konabilir ------seçimlik unsurlardan biri de, temel borç ilişkisinden kaynaklanan borcun dayandığı nedenin gösterilmesine yönelik "bedel kaydı"dır. Eş söyleyişle "bedel kaydı" kambiyo senedinin ihtiyari kayıtlarındandır. Bu kayıt keşidecinin (borçlunun), senedin lehdarından (alacaklıdan) karşı edayı aldığını ispata yarar. Temel borç ilişkisinin bir sözcükle senede yansıtılması şeklinde ortaya çıkan bedel kaydının varlığı ya da yokluğu, senedin bono niteliğini etkilemez. Zira, bono, bağımsız borç ikrarını içeren bir senettir. Bu nedenle bir illete bağlı olması gerekmez ve kural olarak ispat yükü senedin bedelsiz olduğunu iddia eden tarafa aittir. Ancak, bir defa bir mal alışverişine dayandığı "malen" kaydıyla, ya da bir alacak borç ilişkisine dayandığı "nakten" kaydı ile senede yazılmışsa, artık buna uyulmak gerekir. Senedin üzerinde yazılan kayıtların aksinin savunulması senedin talili (nedene, illete bağlanması) anlamına gelir ki, böyle bir durumda ispat yükü yer değiştirir. Senedi talil eden, bu savunmasını ispat yükümlülüğü altına girer. "Malen" kaydı bulunan bonoda borçlu alacaklıdan mal almadığını iddia etmesi, alacaklıda borçluya mal vermediğini kabul ederse borçlunun mal karşılığı senedin düzenlenmediği iddiası sabit olmuştur. Eş söyleyişle alacaklı borçlu lehtar elinde "malen" bedel kaydı bulunan senedin temel hukuki ilişkiden bağımsızlığı ilkesinden faydalanamaz. Bu aşamadan sonra alacaklı lehtar elinde bulunan senedin kendi beyanı ile kabul ettiği temel ilişkiye dayalı olarak verildiğini ispat külfeti altına girecektir ----davalı şirketin “malen” kaydı bulunan bono karşılığı bir mal verdiğini ispat edemediği noktasında hüküm kurulması halinde, huzurdaki davaya konu senedin dayanak edildiği, ----. İcra Müdürlüğünün ------ sayılı dosyası yönünden davacıların davalılara borçlu olmayacağı, hukuki değerlendirme ve nihai takdirin sayın mahkemenize ait olduğu..." yönünde görüşlerini bildirmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu bononun davacı tarafından davalı ...ne teminat senedi olarak verilip verilmediği, dosyada yer alan malen kaydının ispat yükünü değiştirip değiştirmediği, davacının menfi tespit talebinin yerinde olup olmadığının tespiti noktasında toplanmaktadır.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72.maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi).İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da, tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir.Davaya konu bonoda “malen” ibaresi bulunduğuna göre, böyle bir bonoda malın teslim alındığı, borçlu/davacı tarafından ikrar edilmiştir. Alacaklı/davalının teslim ettiğini kanıtlamak yükümlülüğü yoktur. Yazılı ikrarın aksini diğer bir deyişle, malın teslim edilmediğini borçlu kanıtlamak yükümlülüğündedir. (Yargıtay---- Esas ------ Karar sayılı ilamı)Bononun teminat amaçlı verildiğinin kabul edilebilmesi için, neyin teminatı olarak verildiğinin ya bononun önündeki veya arkasındaki yazılar veya ayrı bir belge (İİK’nın 169/a maddesinde öngörülen) ile teminat senedi olduğunun kanıtlanması gerekir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 14.03.2001 tarihli ve ------; 20.06.2001 tarihli ve ------. sayılı kararlarında da aynı hususlar benimsenmiştir.)
Somut olayda, davacı ...----- Şirketti keşideci, davacı ... aval/kefil, davalı --- şirketi lehtar, davalı ... ise hamil konumundadır. Davacı-borçlular senedin teminat senedi olduğu ileri sürmekte olup anılan hususun davacı tarafça yazılı deliller ile ispatlanması gerekmektedir. Davalı ------ şirketi davaya cevap vermemiş, davalı ... vekili ise senedin ---- şirketinden olan alacağını mahsuben ( ------ şirketine ait hisselerini devretmesine dayalı olarak) aldığını iddia etmiştir. Davacı ve davalı ... beyanı dikkate alındığında ispat yükü bakımından bir değişikliğin olmadığı, davacının senedin teminat senedi olduğunu yöntemince ispat etmesi gerektiği, alınan bilirkişi raporu ve sunulan deliller dikkate alındığında davacı tarafça bu yönde sunulmuş elverişli ve yeterli delil bulunmadığı, davacının ticari defter ve kayıtlarını da ibraz etmediği, ibrazdan kaçındığı anlaşılmakla sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir.Menfi tespit davalarında 2004 sayılı İİK 72/IV ve 72/V maddeleri uyarınca tazminata hükmedilebilmesinin ön koşulu; gerek açılmış icra takibinin durdurulması gerekse icra veznesine yatan paranın alacaklıya ödenmemesi hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmiş ve bu kararın uygulanmış olmasıdır. ------ Ayrıca İİK 72/V maddesi kapsamında davacı/borçlu tarafından kötüniyet tazminatı talep edilebilmesi için davalı/alacaklı tarafından yapılan takibin haksız ve kötü niyetli olduğunun ispat edilmesi gerekmektedir. Eldeki dosya bakımından ihtiyati tedbir kararı verilmediğinden yukarıda belirtilen şartlar oluşmadığı anlaşılmakla, davalı tarafın tazminat talebinin reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Davalı tarafça talep edilen şartları oluşmayan tazminat talebinin reddine, 3-Alınması gerekli karar harcı 615,40-TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 3.453,94-TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 2.838,54-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halide davacılara iadesine, 4-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı ... tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davalı ... tarafından yapılan 175,00-TL yargılama giderinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalıya verilmesine, 7-TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 3.200,00-TL arabuluculuk ücreti davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına, 8-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13. maddesindeki esaslara göre belirlenen 45.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalı ...'a verilmesine, 9-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,Dair, davacı ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ---- Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.