İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/293 E. 2025/731 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/293
- Karar No
- 2025/731
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/293 KARAR NO : 2025/731
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/04/2025 KARAR TARİHİ : 09/12/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında yapılan ... ... satımı sonrasında ... tarihli ... numaralı ... TL bedelli faturada yer alan malların borçluya teslim edildiğini, müvekkilinin e-fatura mükellefi olduğunu ve söz konusu faturanın borçluya gönderildiğini faturaya itiraz edilmediğini ve faturanın kesinleştiğini, ... makinesinin davalıya teslim edildiğini, fatura bedelinin müvekkiline ödenmediğini, Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosyası ile icra takibi yaptıklarının davalının itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, davalının kötü niyetli olarak itiraz ettiğini yapılan arabuluculuk görüşmesinde de anlaşmanın sağlanamadığını belirterek davalının icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamını, haksız itiraz eden davalı aleyhine alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere inkâr tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir. CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davacı arasında dava konusu ... makinesi alımına yönelik herhangi bir alım olmadığını, dava konusu makineyi ... Şti'nin de yetkilisi ve sahibi olan ...'dan alındığını ve parasını da ...'ın hesabına ... tarihinde ... TL, ... tarihinde ... TL, ... tarihinde ... TL olmak üzere toplam ... TL ödendiğini, 2024 yılının ... ayında ... ile kurulmasına ve ödemelerin onun hesabına yapılmasına rağmen faturanın 2024 yılının ... ayında neredeyse 1 yıl dolmak üzereyken yıl sonunda müvekkilinin makinenin faturasını istemesi üzerine müvekkiline ... üzerinden fatura kestiğini ve müvekkilinin bu faturaya itiraz ettiğini, resmi defterlerine işlediğini belirterek müvekkilinin davacıdan makine almadığını belirterek davalının haksız davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, faturaya dayalı olarak yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememizce davalı tarafın tacir olup olmadığının araştırılması amacıyla Esnaf ve Sanatlarlar Odasına, Vergi Dairesine ve Ticaret Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazılmıştır. 6100 sayılı HMK.'nın 114-(1)-c) maddesi uyarınca; görev mahkemeye ilişkin olumlu dava şartıdır. HMK.'nın 1 maddesi uyarınca; mahkemelerin görevi ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir.Mahkeme tarafından dava şartlarının bulunup bulunmadığı, davanın her aşamasında re'sen araştırılır. Dava şartının bulunmaması halinde, HMK.'nın 115/2. maddesi uyarınca; davanın usulden reddine, karar verilir. Ticari davalar TTK. 4. maddesinde; mutlak ve nispi ticari dava olarak düzenlenmiştir. Uyuşmazlığın Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen bir hususa ilişkin olması veya davanın ticaret mahkemesinde görüleceğine dair açık bir yasal düzenlemenin bulunması halinde mutlak ticari dava, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan uyuşmazlıklarda ise; nispi ticari dava sözkoınusu olup, ticaret mahkemesi görev alanı içinde kalacaktır. TTK.'nın 5. maddesine göre; Asliye Ticaret Mahkemeleri, tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ile özel kanunlardan doğan özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer dava ve işlere bakmakla görevlidir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 15.04.2025 tarih 2024/1682 Esas 2025/1010 Karar sayılı ilamında; "...507 sayılı Kanun, 21/06/2005 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanununun 76'ncı maddesi ile yürürlükten kaldırılmış ve maddenin ikinci cümlesi ile diğer yasaların 507 sayılı Yasaya yaptıkları atıfların 5362 sayılı Yasaya yapılmış sayılacağı açıklanmıştır. Bu durumda 4857 sayılı Yasanın 4 üncü maddesinde 507 sayılı Yasaya yapılan atıf, 5362 sayılı Yasaya yapılmış sayılmalıdır. Bahsi geçen yeni yasal düzenlemede esnaf ve sanatkâr tanımı değiştirilmiştir. Yeni yasanın 3 üncü maddesine göre esnaf ve sanatkâr, ister gezici ister sabit bir mekânda bulunsun, Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dâhil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedenî çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseler olarak belirtilmiştir. Somut olayda, davacı bir limited şirket olduğundan yasa gereği tacir ise de, davalı gerçek kişinin dosyaya celp edilen belgelere göre tacir olmayıp,esnaf olduğu anlaşılmıştır. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre; bir davanın ticari dava sayılması için, uyuşmazlık konusu işin, taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da taraf- ların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır. ..davalının tacir ve tüketici olmadığı, uyuşmazlığın genel mahkemeler olan Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gereklidir. Görev hususu dava şartı olup, kamu düzenine ilişkin olduğundan, yargılamanın her aşamasında resen gözetilmesi gerekli olup, görev yönünden usuli kazanılmış hak da söz konusu olmayacaktır..." şeklinde karar verilmiştir. Ankara BAM 22.Hukuk Dairesi'nin 2018/1244 Esas 2018/867 Karar sayılı ilamında "...Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, Bakanlar Kurulunca çıkarılacak kararnamede gösterilir.” Yine TTK’nın 15. maddesinde de "İster gezici olsun ister bir dükkânda veya bir sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedenî çalışmasına dayanan ve geliri 11. maddenin ikinci fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan ve sanat veya ticaretle uğraşan kişi esnaftır." düzenlemesi bulunmaktadır. Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre, bir kimsenin vergi mükellefi olması, TTK yönünden de tacir kabul edilmesini gerektirmez. Ticaret siciline ya da Oda'ya kayıtlı olmamak da tacir olmamanın kesin bir kanıtı olmadığı gibi, vergi mükellefi olup olmamak da tacir ve esnaf ayrımında kesin bir ölçüt olarak kabul edilemez. Mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1463. maddesine göre, Bakanlar Kurulu’nca 18.06.2007 tarihinde kararlaştırılıp, 21.07.2007 tarih ve 26589 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, 2007/12362 sayılı Bakanlar Kurulu Kararında esnaf - tacir ayırımının nasıl yapılacağı belirlenmiştir. 6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 10. maddesinde ticari işletmeler hakkında 6102 sayılı TTK'nın 11/2 madde ve fıkrasında öngörülen Bakanlar Kurulu kararı çıkarılıncaya kadar yürürlükte bulunan düzenlemelerin uygulanacağı belirtildiğinden Bakanlar Kurulu kararının uygulanmasına devam edilerek esnaf ve tacir ayrımının anılan kararda belirtilen kıstasların değerlendirilmesi suretiyle yapılması gerekecektir." şeklinde karar verilmiştir. Her ne kadar dava Mahkememizde açılmış ise de; davalının tacir olup olmadığına dair araştırma yapılmış, gelen bilgi ve belgelerden davalının ticari işletme kaydı bulunmadığı anlaşılmıştır. Uyuşmazlık TTK 4. maddesinde sayılan sözleşmeler arasında düzenlenmemesine göre mutlak ticari dava niteliği bulunmamaktadır. Davacı taraf tacir olsa da davalı taraf tacir sıfatında olmadığından mahkememizin görevsizliğine, görevli mahkemenin Antalya Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğuna dair aşağıda şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın 6100 sayılı Kanunun 114/1-c maddesi gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle HMK'nun 115/2. Maddesi gereğince USULDEN REDDİ ile, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, karar kesinleştikten sonra talep halinde dosyanın görevli Antalya Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 2-Taraflardan birinin, H.M.K.'nun 20. Maddesi gereğince görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren iki hafta içinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep edebileceği, aksi takdirde mahkememizce davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin ihtarına, 3-Yargılama giderlerinin görevli mahkemece dikkate alınmasına, Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/12/2025
Katip ... e-imza
Hakim ... e-imza