İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/26 E. 2025/391 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/26
Karar No
2025/391
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2025/26 Esas KARAR NO :2025/391

DAVA:Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:10/01/2025 KARAR TARİHİ:21/05/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde: Müvekkil ...'ın eski eşi olan dava dışı ... ile davalı ..., ... Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde tanışmış olup arkadaşlıkları uzun yıllar boyunca devam ettiğini, fakülte mezuniyeti sonrasında meslek kariyerleri itibariyle farklı yolları seçtiklerini, 18/09/2010 tarihinde müvekkil ile evlenen dava dışı ..., müvekkil ...'ın yardımlarıyla birlikte açtığı Plastik, Rekonstrüftik ve Estetik Cerrahi alanındaki kendi adına kayıtlı kliniği uzun yıllar boyunca müvekkili ile beraber işlettiğini, 22/06/2017 tarihinde müvekkilinin sigorta girişi yapıldığını, davalı ... ise ... Devlet Hastanesi'nde kadın doğum uzmanı olarak çalışmalarına devam ettiğini, davalı ... ile müvekkili ... dava dışı ... ortaklığında yakın arkadaşlık bağı geliştirdiğini, birbirleri ile uzun yıllar boyunca görüştüklerini, dava dışı ...'ün kendi adına kayıtlı ... adresinde yer alan kliniği yine müvekkili ...'ın yardımlarıyla çok daha prestijli konumda bulunan ... adresine taşımasına ve iç mimar desteği ile deyim-i yerindeyse muhteşem bir klinik inşa ettirmesine müteakip yıllardır maaşa tabi olarak çalışan davalı ...'ı harekete geçirdiğini, kendisi fakülte arkadaşının mesleki başarısına erişmek istediğini, bu kapsamda davalı ..., çalışmalarını hem halkla ilişkiler konusunda hem de işletme konusunda yıllardır tecrübe sahibi olan müvekkili ... ortaklığında sürdürme kararı almış, böylece davalının uzmanlığına binaen ...Estetik Cerrahi alanında hep birlikte bir klinik açma teklifi müvekkiline iletildiğini, dava dışı ...'ün yanında yıllardır hasta ilişkileri, muhasebe ve iletişim konusunda deneyim kazanan müvekkili hem yakın arkadaşı olan davalıya destek vermek hem de yeni bir klinik sahibi olma yolundaki işbu teklife olumlu yaklaştığını, ilk olarak kiralanacak taşınmaz araştırmaya başlandığını, ikametgah adresi Bağcılar, çalıştığı konum ise iş yeri adresi itibariyle ... olan davalının ... bölgesine vakıf olması düşünülemeyeceğinden bahisle, halihazırda ...bölgesinde çalışmalarını sürdüren müvekkili, bahsi edilen adrese 10 dakika yürüme mesafesinde bulunan ve halihazırda şirket'in merkezi olan ..., ...adresinde yer alan taşınmazın kiralanmasında büyük rol oynadığını, anılan adreste bulunan taşınmaz, işyeri ve muayenehane olarak kullanılmak üzere 01/02/2022 tarihinde müvekkili ... ve davalı ... adına kiralandığını, taşınmaz boş olarak kiralandığından bahisle klinik olarak kullanılmak üzere dekorasyon ve restorasyon çalışmalarının iç mimar desteği ile inşa ettirilmesi amacıyla müvekkili ... vesilesiyle dava dışı ... Bey ve ... Bey ile anlaşılmış, nihayetinde hoş görünümlü bir klinik meydana geldiğini, anılan işbirliğine ilişkin ticari faaliyetlerini ortak sürdürme kararı alan taraflar, ... Ticaret Odası kayıtları ile de sabit olacağı üzere 03/03/2022 tarihinde 500.000 TL sermaye ile müvekkili ...'ni kurduğunu, şirket iki ortaklı olduğunu, müvekkili ile davalı şirket'te %50-%50 oranda pay sahibi ve aynı zamanda şirketi münferiden temsile yetkili müdürleri olduğunu, ..., şirket'in hem kurucularından biri hem de şirkette müdür sıfatıyla görev yaptığını, şirket'in kuruluşuna binaen markalaşma yolculuğuna da girmek isteyen taraflar, şirket'in tescil tarihinden sonra olmak kaydıyla 11/03/2022 tarihinde başvuruda bulunmuş ve Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde, 44. tescil sınıfı kapsamında yapılan başvuruya istinaden ... markası 14/06/2022 tarihi itibariyle 10 yıl süreyle korunmak üzere müvekkili şirket adına tescil edildiğini, faaliyete uygun olması ve faaliyet konusunu gerçekleştirmek kaydıyla şirket adına tıbbi cihaz ve ürünlerinin alımı yoluna gidildiğini, şirket adına ... isimli şirket nezdinde sabit hat numarası ve internet abonelikleri, diğer ilgili şirketler nezdinde elektrik, doğalgaz ve su aboneliği tesis edilmiş, ... Bankası nezdinde ise TL, Euro ve Dolar döviz cinsinden banka hesapları açıldığını, şirket adına POS cihazı kullanılmaya başlandığını, ... markasını içerir logolu baskılar hazırlandığını, taraflarca kliniğin reklam çalışmaları için kullanılmak üzere görselleri ekte sunulu estlineclinic isimli instagram adresi kurularak danışan ve müşteriler için reklam çalışmaları yapıldığını, tarafların anlaşması gereğince bu işlemlerin tamamı bizzati müvekkili tarafından yürütüldüğünü, şirketin kurulmasına müteakip tarafların dostlarının katılımı ile açılış gerçekleştiğini, şirket tarafların ortak iradeleri doğrultusunda çalışmaya başladığını, müvekkili ...'ın dava dışı ... ile anlaşmalı olarak 16/12/2022 tarihinde boşanmasına müteakip davalı ... tarafından müvekkile karşı husumet dolu davranışlar sergilenmeye başlandığını, ortaklıklarının sona erdiğine ve müvekkile hiçbir hakkının verilmeyeceğine yönelik açık beyanlarda bulunulduğunu, şirketin kurulup kliniğin aktif bir şekilde çalışmasına ve müvekkili ...'ın katkılarına binaen serbest çalışma koşullarının yarattığı özgüvene kavuşan davalı ..., ilk olarak şirkete ait instagram hesabının şifresini ve kliniğe ait dış kapı anahtarını değiştirdiğini, müvekkili 04/05/2023 tarihinde davalının husumet dolu davranışlarından çekindiği bahsiyle ortağı olduğu şirket adresine işbu sefer diğer vekili Avukat ... ile gittiğini, hem müvekkili hem de vekili avukat ... davalı ...'ın saldırısına uğradığını, bir çok kişi yanında küçük düşürüldüğünü, zor kullanılması suretiyle klinikten çıkarılmaya çalışıldığını, yasal olarak şirket adresinde bulunmaya haiz olan müvekkili ile vekili klinikten çıkarılmaları için davalı tarafından polis çağrıldığını, davalı ...'ın, vekil Avukat ...'a karşı sergilediği konusu suç teşkil eden davranışları nedeniyle ...Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2023/... Soruşturma sayılı dosyası üzerinden kendisi hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, 23/08/2023 tarihli Adli Tıp Raporu'nda da görüleceği üzere davalı hakkında iddianame düzenlendiğini, .... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden dava açıldığını, davalı hakkında yargılama devam ettiğini, 04/05/2023 tarihinde ve öncesinde yaşananlar sonucu davalı ..., huzurda ikame edilen davaya sebep davranışlar göstermeye başladığını, 17/05/2023 tarihinde davalı tarafından her nasılsa şirketin ticaret unvanı ve şirkete ait tescilli ... markası ile birebir aynı olacak şekilde, Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde, 45. tescil sınıfı kapsamında başvuruda bulunduğunu, başvuruda bulunduğunu, ilgili başvurusuna istinaden şirket'e ait ... markasını gösterir yazı ve logo ile birebir aynı olacak şekilde, müşteriler nezdinde de karıştırılmaya çok müsait olan ... ... markasını kendi adına 06/11/2023 tarihi itibariyle tescil ettirdiğini, marka tescil belgelerinde de sabit olduğunu, davalı ...'ın Türk Medeni Kanunu Madde 2 hükmü kapsamında dürüstlük kuralına uygun olmayan bu davranışı, TTK Madde 613 kapsamında ortak olarak şirkete ve diğer ortağa karşı olan sadakat yükümlülüğünün de açıkça ihlali anlamına geldiğini, davalı ..., mesleği itibariyle faaliyet gösterdiği hizmet alanı tıbbi hizmetler ve güzellik bakım hizmetlerinden ibaret olup sırf yaptığı başvurunun olumlu sonuçlanması adına Türk Patent ve Marka Kurumu'na yanıltıcı beyanlarda bulunarak 45. hizmet sınıfını seçmiş, kendince "Refakat Etme Hizmetleri" ve "Sosyal Ağ Oluşturma Hizmetleri"nin sunulduğu iddia edildiğini, şirket'in faaliyet konusu "Özel sağlık kurumları tarafından poliklinik ve yatılı olmayan tıp merkezlerinde sağlanan uzman hekimlik ile ilgili uygulama faaliyetleri olduğunu, davalı müdür ..., şirket'in merkez adresindeki klinikte bizzat şirket'in faaliyet konusuna giren işler yaparak şirket ile haksız bir rekabete girdiğini, söz konusu klinik şirkete tahsis edilmek üzere bizzat kurucu ortak olan müvekkili ve davalı tarafından birlikte açılışı gerçekleştirildiğini, öncesinde ortalaşa şekilde dekorasyon ve restorasyon yaptırılarak şirket'in kliniği olarak kullanıma hazır hale getirilmiş iken davalı ... kliniği sadece şahsi kliniği gibi kullandığını, şirkete ait cihazları ve kliniği kullanarak şirket'in müşterilerinden elde ettiği kazançların hiçbirini şirket adına beyan etmeyip şirketi zarara uğrattığını, SMK madde 29 ve devamı ile TTK madde 54 ve devamı maddeleri kapsamında müvekkillere yönelik işlenen Marka Hakkına Tecavüz ile Haksız Rekabet suçu nedeniyle ...Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2024/... Soruşturma sayılı dosyası üzerinden tarafımızca suç duyurusunda bulunulduğunu, soruşturmanın devam ettiğini, TCK madde 155 ile TCK madde 157, 158-h kapsamında müvekkillere yönelik işlenen Güveni Kötüye Kullanma ile Dolandırıcılık suçu nedeniyle de İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2024/... Soruşturma sayılı dosyası üzerinden suç duyurusunda bulunulduğunu, kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, karara itiraz ettiklerini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalması kaydıyla şirket adresinde bulunan malzeme, tıbbi cihaz ile ürünlerin tespiti şirket adresi olarak gösterilen kliniğin bütün iç dekorasyonu ile mobilyaların tespiti ile kıymet takdiri... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Değişik İş sayılı dosyası üzerinden yapıldığını, şirket kurulduğu günden bu yana ... markası adı altında hem mimari çalışmalarını ... ... olarak dekore ettiğini, hem de sosyal medya hesaplarını ... ... olarak seçtiğini, davalı ..., şirket aleyhine kendi adına marka tescili yaptığını, şirket zararına olmak üzere şirket'e ait sabit hat numarasına yer verilmiş şekliyle "https://dryahyadogan.com/" uzantılı internet sayfası açtığını, şirkete ait instagram hesabı daha öncesinde estlineclinic adı ile kurulduğunu, müşteriler nezdinde tüm reklam çalışmaları bu hesap adı altında gerçekleştirildiğini, instagram sayfasının belirli bir portföye ulaşmış olduğu aşamada davalı, daha evvel anlatıldığı üzere şifresini değiştirdiği instagram sayfasının adını işbu kez kendi isim ve soy ismi olan "dr.yahya_dogan" olarak değiştirdiğini, kendi reklamını gerçekleştirdiği ve şirket markası altında tüketiciler nezdinde karışıklığa sebebiyet verecek şekilde kendi namına müşteri elde ettiği bir platforma dönüştürdüğünü, ınstagram hesabı müvekkili şirkete ait olup müvekkilinin katkısı ile birlikte takipçi sayısı bakımından oldukça yüksek portföye eriştiğini, davalının eylemleri sebebiyle kendi reklamını gerçekleştirdiği ve şirket markası adı altında kendi namına müşteri elde ettiği bir platforma dönüştüğünü, şirket esas sözleşmesinde davalının şirketle rekabet oluşturacak faaliyetlerde bulunmasına izin veren bir düzenleme olmadığını, davalı gibi şirkette %50 pay sahibi olan müvekkili ...'ın da bu hususta davalıya verdiği yazılı bir izin de bulunmamasına rağmen davalı ... kanunen tabi olduğu rekabet yasağını ihlal ederek şirket mal varlığında azalmaya neden olacak şekilde kendi lehine şahsi ticari kazanç elde ettiğini, davalının şirkete karşı özen yükümlülüğünü yerine getirmediği, dürüstlük kuralı çerçevesinde şirket menfaatini gözetmediği bilakis şirket nezdindeki müdürlük yetkilerini kötüye kullanmak suretiyle şirket adına tescil edilmiş bulunan ... markası adı altında kendi ad ve hesabına ticari kazanç sağladığı ve davalının şirket adı altında hiçbir ticari kazancı beyan etmediği ve şirket müşterilerinden elde edilen gelirleri kendi adına kayıtlı POS cihazı ve banka hesabına alarak kendi uhdesinde tuttuğunu, ayrıca şirket'e ait hesabın bulunduğu ... Bankası'ndan alınan hesap dökümlerinden de anlaşıldığı üzere 31/08/2023 tarihinden itibaren şirket adına hiçbir kazancın yansıtılmadığı anlaşıldığını, müvekkili ... müdür sıfatıyla davalıya yazılı bildirimde bulunarak şirket aleyhine gerçekleştirdiği haksız rekabet teşkil eden eylemlerini derhal sonlandırması ve "...şirketin kuruluşundan bugüne kadar geçen süre zarfında muhatap ... tarafından şirket markası ve şirketteki yetkileri kötüye kullanılarak elde edilen ticari kazanç tutarının tespit edilerek açık, net ve dürüst bir şekilde şirkete bildirilmesini ve söz konusu haksız ticari kazanç tutarının şirket hesaplarına işbu ihtarnamenin kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren 7 (yedi) gün içerisinde ticari faizi ile birlikte tamamen iade edilmesini ve varsa elde edilen diğer menfaatlerin de bu süre zarfında şirkete devrini..." içerir şekilde ihtarda bulunduğunu, ilgili ihtarname davalıya 30/04/2024 tarihinde tebliğ edildiğini, şirket müdürü ve aynı zaman %50 pay sahibi ... sermaye ödeme borcunu da gereği gibi yerine getirmediği için şirket zarara uğradığını, şirket kayıtlarında usulsüzlük yaparak menfaat elde eden davalı şirket müdürünün sorumluluğunun söz konusu olduğunu, dava konusu alacak tutarı belirsiz olduğunu, davalı ...'ın muhasebe kayıtları, vergi kayıtları, ticari defter ve kayıtları, banka hesapları ve adına kayıtlı taşınır ve taşınmaz kayıtları incelendiğinde, şirket'in kuruluşuna paralel şekilde davalının mal varlığında meydana gelen zenginleşme tespit edilebilecek olup şirket hesaplarına yansıtılması gereken hiçbir kazancın davalı tarafça şirket hesabına yansıtılmadığı hususu ortaya çıkacağını, davalıya ait tüm ticari defter ve kayıtların, muhasebe ve banka kayıtları ile taşınır ve taşınmaz mal varlığı kayıtlarının dava dosyanına celbinin talep edilerek uzman bilirkişi eliyle inceleme yapılması sonucunda anlaşılacağını, şirket'in kuruluş tarihinden dava tarihine kadar geçen süre zarfında davalı ... tarafından müdürlük yetkileri kötüye kullanılarak elde edilen haksız ticari kazanç tutarının uzman bilirkişi marifetiyle tespit edilerek şirket'in davalı eliyle uğradığı zararının tespitini, davalı ...'ın şirketteki tüm yetkilerinin ve adına kayıtlı taşınır ve taşınmaz mal varlığı üzerine dava sonuçlanıncaya kadar ihtiyati tedbiren durdurulması, davalı tarafından şimdiye kadar haksız şekilde elde edilen ticari kazanç tutarının tamamının şirket'e ödenmesi ve varsa elde edilen diğer menfaatlerin de bu süre zarfında şirkete devredilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde: Davacı ..., müvekkiline karşı husumet beslediğini, bunun temel nedeni ise boşanma sürecinde müvekkilinin, davacının eski eşi olan arkadaşından yana tavır takındığını ve boşanma sürecinde kendisini desteklemediğini düşündüğünü, davacı ... hali hazırda bir işi ve meşguliyeti olmadığını, hekim olan müvekkiliminin de çalışmalarını aksatmak, iş yapmasını engellemek, huzurunu bozmak adına olur olmaz mahiyette suçlamalar ile müvekkilini adına şikayetlerde bulunduğunu, söz konusu şikayetlerin takipsizlikle sonuçlandığını, davacı ..., müvekkili hakkında daha önce de güveni kötüye kullanma, nitelikli dolandırıcılık gibi yüz kızartıcı suçlardan dolayıda şikayette bulunulduğunu, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2024/... soruşturma dosyasında müvekkili hakkında takipsizlik kararı verildiğini, ....Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dava dosyasında da yargılama devam ettiğini, müvekkili iş bu dosyadan da atılı suçu işleşememiş olması nedeniyle beraat edeceğini, davacı tarafın izah etmekten kaçındığı bir husus kendisi hakkında da derdest olan bir soruşturma dosyasının bulunduğunu, davacı ... hakkında ...Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma nolu dosyası ile Konut Dokunulmazlığını ihlal ve birden çok suç dolayısıyla soruşturma yürütüldüğünü, davacı tarafın bir başka marka patent ve haksız rekabete ilişkin şikayete konu ettiği soruşturma dosyası olan 2024/... sayılı dosyası da yine sırf müvekkilini meşgul etme, zamanını çalma, huzursuzluk verme adına yapıldığını, yasal şartları bulunmayan bir şikayet olduğunu, müvekkilinin gerekli ifadeleri verdiğini, dosyanın takipsizlikle sonuçlandığını, davacılar vekilinin dava dilekçesinde ki tek doğru olan husus müvekkili ile davacı müvekkilinin gerçekten 03.03.2022 tarihinde 500.000 TL sermayeli ... Sağlık Hizmetleri Ltd.Şti'ni münferit yetkili müdür ve yüzde 50 pay sahibi olarak sağlık turizmi amacıyla kurdukları gerçeği olduğunu, hekim olan müvekkili hekimlik sıfatı bulunmayan ve de şirketin faaliyet konusuna dair de bir yetkinliği, sertifikası vs dahi bulunmayan davacı ... ile zaten Türkiye'deki hekimlik görevini ifa ederek elde edeceği kazancı paylaşması hayatın olağan akışına aykırılık teşkil ettiğini, tarafların bu şirketi kurmasında ki amaç sağlık turizmi olup özellikle yurt dışından davacı ...'ın iddia ettiği çevresi dolayısıyla gelecek olan hastalara hizmet verdiğini, şirket hiç bir zaman faal ve aktif hale gelemediğini, bunun temel sebebi davacının önce bir takım sağlık sorunları daha sonrada aylar süren bir boşanma sürecine girmesi, şirketin açılısından kısa bir süre sonra 16.12.2022 tarihinde boşanması ve sonrasında devam eden ailevi meseleler olduğunu, davacı ...'ın dava dilekçesinde ki iddialarını doğrulaması açısından davacı şirketin kuruluş amacını yerine getirdiğine dair somut delil ve belgeleri ortaya koyması gerektiğini, sırf şirketin kağıt üzerinde kurulmuş olması davacıyı davasında haklı kıldığını, ....Noterliğinin 10.05.2024 tarihli ... yevmiye nolu ve de ... 30.Noterliğinin 03.01.2025 tarihli yevmiye nolu ihtarnameye cevapları ile esasında davacının davasına dayanak yaptığı tüm iddialar tek tek cevaplanmış, çürütülmüş ve davacı vekilinin davasının neden hukuken reddi gerektiğini, davac ılar davasında haksız ve kötü niyetli olduğunu, davacı ...'ın tek amacı müvekkilinden haksız kazanç elde etmek olduğunu, davacı işin özünde aktif hale dahi gelmediğini, kağıt üstünde olan ... adlı şirketi kafasında çok büyüttüğünü, gerçekten de iş bu firmanın sektörün çok önemli ve çok ciddi para kazanan bir bir markasıymış gibi lanse etmeye çalıştığını, durumun göründüğü gibi olmadığını, şirketin kuruluş tarihi ve sonrasında ki yaşanılanlardan da anlaşılacağı üzere ... pasif konumda bir şirketten öteye gidemediğini, marka değeri de iddia edildiğinin aksine oluşmadığını, bu marka adı altında sunulan bir hizmet olmadığı gibi üretilip satılan bir ürün de bulunmadığını, davacının sürekli normal bir muayenehane olan iki oda bir salon yere klinik yada tıp merkezi demesi olduğunu, klinik yada tıp merkezi çok başka kavramlar olduğunu, müvekkili Opr.Dr. ...'ın kendi adına ... vergi kimlik nolu açılışıyla yine kendi adına olan kira sözleşmesi ile ... Mah. ... Şişli-İstanbul adresinde özel muayenehanesinde hekimlik görevini ifa ettiğini, müvekkili iddia edilenin aksine ... markası yada şirket adı altında hizmet vermediğini, para kazanmadığını, ... vergi kimlik numaralı davacı şirketin adresi müvekkili özel muayenehanesi ile aynı adreste görünmesine rağmen vergi dairesinde iş yeri açılışı dahi yapılmadığını, aktif hale geçirilmediğini, davacı şirketin bu adrese dair herhangi bir kira yada alt kira ilişkisi de tesis edilmediğini, müvekkili, davacı şirket ve marka adı altında hizmet vermediği için şirket adına alınmış olunan pos cihazını da ilgili bankaya iade ettiğini, bu hususun ilgili bankaya yazılacak müzekkere ile teyit edilebileceğini, davacı şirketin aktif olup para kazandığı ve de davacıyla paylaşılmayan bir gelirde bulunmadığını, bunu en iyi bizzat davacı ...'ın kendisi bildiğini, davacının amacı davacı şirket dışında müvekkilinin aldığı eğitimler, sertifikalar, yetkinlikler doğrultusunda hekimlik görevi ifa ederek kazandığı paradan hak iddia ettiğini, bu nedenle tazminat talebi hukuka aykırı olduğu gibi abesle mahkemeleri işgal etmekten başka bir şey olmadığını, müvekkili şirket kurmadan önce bilmediği ancak şirket kuruluşundan sonra öğrendiği şeyin Sağlık Bakanlığının yasal mevzuatlarına göre kendi adı dışında hekim olarak zaten her hangi bir marka adı altında hizmet vermesinin yasak olduğu gerçeği olduğunu, müvekkili bu durumu Şişli Kaymakamlığı İlçe Sağlık Müdürlüğünün 18.07.2023 tarihinde kestiği idari para cezası ile öğrenmiş olduğunu, müvekkili bu tarihten çok önce de davacı ... ile yaşadığı problemler nedeniyle davacı şirket adı ve markası altında hizmet vermemesine rağmen muayenehanenin kuruluş aşamasında girişin hemen karşısında dekor olarak yapılmış olunan ve sağlam yapıştırılmış olduğunu, inşaatçıların gelip sökmesi gereken, müvekkilimce de tadilata zaman ayrılmadığı için kalan ... ibaresinden dolayı bu cezayı aldığını, akabinde bunu da söktürdüğünü, müvekkilinin ne bina girişinde, ne muayenehanesinin kapısında ne de içeride davacı şirket ...'a ait bir ibare bulunmadığını, müvekkili bu markaya ait sosyal medya hesaplarını da kullanmadığını, müvekkilinin muayenehanesinin Girişinde Op.Dr ... yazmakta ve kendi adına olan sosyal medyasını kullandığını, konuya dair zaten öncesinde müvekkili ..., bizzat ...'ın kendisine yine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2024/... soruşturma sayılı dosyasına ve sair dosyalara davacı ... adlı şirketi ve markasını kullanmadığını istediği zaman yüzde elli hissesini ve marka hakkını ve hatta usul ve yasaya uygun olarak kendi adına tescil ettirdiği ... ... isimli markayı ...'a tek başına bırakabileceğini beyan etmiş bulunduğunu, davacının amacı davacı şirket ve marka hakkını kullanmak olmadığını, müvekkili hekimlik görevi ile kazandığı paralara ortak olduğunu, haksız kazanç sağladığını, davacı ... hekim olmadığı gibi, tıbbi alanda hizmet verebilecek bir belgesi, sertifikası vs bulunmadığını, şirket defterleri, muhasebesel kayıtlar celp edilip bilirkişi vasıtasıyla incelendiğinde sermaye ödeme borcunu tam olarak yerine getirmeyenin hala ödenmemiş 40.420,00 TL sermaye borcunun davacı ...'a ait olduğu ve davacıların mantığı ile asıl şirketi zarara uğratanın müvekkili olduğunu, kağıt üzerinde olan bir şirketin zarara sebebiyet veremeyeceğinin tartışmasız olduğunu, müvekkili ...'ın davacı şirkete karşı bir borcuda bulunmadığını, ....İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasına yasal süresi içerisinde itiraz edildiğini, müvekkili ...'ın tüm bu anlatımları doğrultusunda davacılar vekilinin iddialarının aksine şirkete karşı ihlal ettiği bir özen yükümlülüğüne yada dürüstlük kuralına aykırılık bulunmadığını, davacının davasını açık, somut ve tartışmasız delillerle belgelendirmesinin gerektiğini, dava dosyasına sundukları belgeler davanın kabulü sebebi olamayacağını, bu nedenle haksız ve kötü niyetle açıldığını, yasal şartları bulunmayan davanın reddinin gerektiğini, davacılar vekilinin müvekkilime ait olan taşınır, taşınmaz mal varlıklarına, banka hesaplarına, vergi kayıtlarına, ihtiyati tedbir konulması talepleri açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın konusu açık ve belli olduğunu, talep edilen tedbirlerin konulması müvekkili nezdinde telafisi imkansız zararlara sebebiyet vereceğini, HMK 389'da aranan şartlar dava dosyasında bulunmadığını, mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararı uyuşmazlığında yargılama yapılmadan uyuşmazlığın esasını çözer mahiyette olacağını, davacının usul ve yasaya aykırı olup yasal şartları bulunmayan davasının reddini, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, şirket müdürü olan davalının, dava dilekçesinde ileri sürülen iddialar kapsamında şirketi zarara uğratan işlem ve eylemleri olup olmadığı, bu şekilde işlem ve eylemler var ise bunlardan dolayı şirketin ne kadar zarara uğradığı, zarar var ise davalıdan tahsilinin gerekip gerekmediği ilişkin tazminat davasıdır. Mahkememizdeki dava 21/05/2025 tarihinde açılmakla davacının dava şartı arabuluculuk koşulunu yerine getirdiği görülmüştür. Mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip, deliller toplanmıştır. Davacılar vekili tarafından sunulan 21/05/2025 tarihli dilekçe ile: Dava dosyasında yer alan taleplerden taraflar arasında imza edilen ve dilekçe ekinde sunulan sulh ve ibra protokolü neticesinde feragat ettiklerini, davanın feragat nedeniyle reddini, yargılama gideri ile vekalet ücreti taleplerinin olmadığını beyan etmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan 21/05/2025 tarihli dilekçesi ile: Davacı taraf ile aralarında imzalanan protokol gereği davacının feragatını kabul ettiğini, davacı taraftan herhangi bir şekilde yargılama gideri ile vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını, davanın feragat nedeniyle reddini, karşı taraf ve müvcekkili lehine vekalet ücreti veya yargılama giderlerine hükmedilmesine yer olmadığı kararı verilmesini talep etmiştir. Feragat davaya son veren bir taraf işlemi olup, HMK'nın 307 ilâ 312.maddeleri arasında düzenlenmiştir. HMK'nın 307.maddesinde feragat, davacının talep sonucundan kısmen vaya tamamen vazgeçmesi olarak tarif edilmiş, HMK.nun 311.maddesinde ise "feragat ve kabul kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur." hükmüne yer verilmiştir. Davacılar vekilinin vekaletnameleri incelendiğinde: davadan feragat etme yetkisinin olduğu anlaşılmakla, davayı sona erdiren taraf işlemleri olduğundan davanın feragat nedeniyle reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davanın feragat nedeniyle reddine, 2-Alınması gerekli 615,40 TL harçtan davacı tarafça başlangıçta yatırılan 1.707,75 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.092,35 TL harcın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, 3-Davacı vekili ve davalı vekilince yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 4-Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca hazine tarafından karşılanan 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına, 5-Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacının gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde yatıran tarafa iadesine, Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak taraf vekillerinin yokluğunda oy birliği ile dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 21/05/2025

Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/26, K. 2025/391, T. 21.05.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-26-e-2025-391-k-9f84bb0771c6