İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/253 E. 2025/1106 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/253
- Karar No
- 2025/1106
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/253 Esas KARAR NO : 2025/1106
DAVA : Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 18/03/2025 KARAR TARİHİ : 08/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı taraf cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin, estetik malzemeleri, medikal korse ve diğer tıbbi ürünlerin üretimi ve pazarlaması “önünde faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, İş tanımı gereğince, estetik alanında çalışan doktorlara çeşitli medikal ürünlerin satışı ve pazarlanması konusunda faaliyet göstermekte olup, davalı şirketin ise estetik cerrahi tedaviler alanında faaliyet gösterdiğini, davacı şirket davalı şirkete estetik operasyonları için gerekli malzemeleri sağlamış, cari hesaplarda görüleceği üzere uzunca bir süredir tarafların ticari ilişkisi mevcut olup, davalı tarafın ödeme yapmaktan kaçınması sebebiyle icra takibi yapıldığını, davacı şirket davalı şirkete her işlem için ayrı ayrı fatura etmiş, davalı tarafça süresi içerisinde e-faturalara itiraz edilmemiş ve bu sebeple TTK 21/2 gereğince de kabul etmiş sayılmış olacağını, cari hesap ekstresi ve dayanak faturalar delil olarak sunulacak olup icra takibine de dayanak belge olarak sunulduğunu, davalının özellikle tüm borca, faizlerine ve diğer hususlara itiraz etmesi dayanaktan yoksun olup, davalı tarafla davacı şirketin ticari ilişkisinin mevcut olduğu açık olduğunu, tüm alacak kalemleri faturalı ve vadesi belirli olduğunu, davalı tarafça da borç miktarı bilinmekte olup, takibe konu alacak likit bir alacak olduğunu, davacı şirketin süresinde ödemeleri alamaması sebebiyle uğradığı zararında ayrıca icra inkar tazminat oranı belirlerken göz önüne alınması gerektiğini, Bu sebeple davalının borca itirazı kötü niyetli olup, likit bir alacağa dayalı takibe itiraz edilmesi sebebiyle davalı aleyhine 9020 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini belirtmiş, davanın kabulüne, davalının itirazının iptaline ve takibin devamına karar verilmesini, davalı hakkında %20 oranında icra inkar tazminatına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. Davalı taraf cevap dilekçesinde özetle; davacının yalnızca dava dilekçesi ekindeki belgelerle iddiasını ispat etmek zorunda olduğunu, sonradan delil sunmasına muvafakat etmediklerini, davaya konu alacağın zaten zamanaşımına uğradığını ve müvekkilin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, davacının başlattığı Küçükçekmece İcra Müdürlüğü .... Esas sayılı takipte hukuki ilişkiyi ortaya koymadığını, sözleşme sunmadığını ve faturaların içeriği ile tutarlarının müvekkilce kabul edilmediğini, ayrıca birçok ürünün müvekkile hiç teslim edilmediğini, fatura bedellerinin fahiş olduğunu ve teslimin davacı tarafından yazılı delille ispat edilemediğini belirttiğini, Yargıtay içtihatları gereği fatura ve teslim imzasının alacağı tek başına ispat etmeyeceğini, icra takibine eklenmeyen hiçbir belgeye bu davada dayanılmasına itiraz ettiklerini, ödeme emrinin usulsüz olduğunu, %49,25 oranındaki faiz talebinin hukuka aykırı olduğunu ve davacının müvekkili temerrüde düşürmediğinden faiz sorumluluğu bulunmadığını, ayrıca davacının likit bir alacağı bulunmadığından icra inkâr tazminatı talep edilemeyeceğini beyan ederek, davanın usul ve esastan reddini, icra takibinin iptalini ve davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ettiğini bildirmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE; Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Küçükçekmece İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 1.345.302,65-TL cari hesap alacağının tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır. Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle;Davacı şirketin 2024,2025 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliği taşıdığı, davalı şirket ile olan muhasebe işlemlerini usulüne uygun olarak kaydetmiş olduğunun görüldüğü, Davacı şirketin 2024,2025 yılı ticari defter incelemesi neticesinde, davacının ticari defterlerinde davalı yana düzenlediği faturaları hesabın borç kısmına, yapmış olduğu tahsilatları ise alacak kısmına kaydederek usulüne uygun olarak izlediği, 2024 yılı sonrasında hareket görülmediğinden, davacının davalı yandan icra takip tarihi olan 17.01.2025 tarihi itibari ile 1.105.302,65 TL bakiye alacağı olduğu, davalı şirket 2024,2025 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliği taşıdığı,davalı şirketin 2024,2025 yılı ticari defter incelemesi neticesinde, davacı yana 1.105.302,69 TL bakiye borcu olduğu, Dosyaya mübrez evraklarda davalının faturalara itirazını ihtarname ile yapmış olmadığı, dava dosyasına sunulan takibe dayanak gösterilen faturaların vade tarihleri üzerinden icra takip tarihi olan 17.01.2025 tarihine kadar işlemiş faizin hesaplandığı, sözleşmede belirtilmediği taktirde temerrüde düşün borçlu için işlemiş faizin TCMB kısa vadeli kredi işlemlerinde uygulanan reeskont faiz oranından hesaplanabileceğinden, TCMB kısa vadeli kredi işlemlerinde uygulanan reeskont faiz oranından işlemiş faiz hesaplandığı takdiri mahkemeye ait olmakla beraber davacı yanın davalı yanı davaya konu faturaların vade tarihlerinde temerrüde düşürmüş olduğu, temerrüt tarihlerinden icra takip tarihi olan 17.01.2025 tarihine kadar 1.105.302,69 TL asıl alacak, 265.700,00 TL işlemiş faiz ile birlikte TOPLAM 1.371.002,65 TL alacağa ödeme tarihine kadar işleyecek faiz hesaplanabileceği, ancak İtirazın iptali davaları takiple sıkı sıkıya bağlı olduğundan talebe bağlılık ilkesi gereği davacın davalı yandan 1.345.302,65 TL alacağı olduğu şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Davacı tarafından davalıya düzenlenen faturalara, davalının yasal süre içerisinde yapmış olduğu itiraz bulunmamaktadır. Her iki tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu anlaşılmakla defterler hükme esas alınmıştır. HMK'nın MADDE 222. maddesinde; "(1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." denmektedir. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde yaptırılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davalı firmanın ilgili faturalara 6102 sayılı TTK’nun 21/2 maddesi hükmüne göre 8 gün içinde itiraz etmediği görülmüş olup “Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren (8) sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır” hükmü bulunmaktadır. Davalı TTK’.nun m.21/2 hükmüne göre süresinde itiraz etmemiştir. Bu nedenle faturanın içeriğini kabul etmiş sayılmaktadır. Davacı tarafından davadan önce ihtarname gönderilmediği, bu sebeple temerrüt oluşmadığı, usulüne uygun tutulan her iki tarafın ticari defterlerine göre davacının talep edebileceği toplam alacağın 1.105.302,65 TL olduğu anlaşılmıştır. Gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödenmediği anlaşılmakla davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kısmen kabulü ile likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.Fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir. Reddedilen bu kısım yönünden davacı tarafın kötüniyeti ispatlanamadığından kötüniyet tazminatına hükmedilmemiştir. Açıklanan nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; Küçükçekmece İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen İPTALİ ile takibin 1.105.302,65 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanarak takip talebindeki diğer koşullar ile devamına, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 2- 1.105.302,65 TL' nin %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Şartları oluşmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine, 4-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 75.503,22 TL ilam harcından peşin alınan 22.974,41 TL harcın mahsubu ile bakiye 52.528,81 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 5-Davacı tarafından sarf edilen 615,40 TL Başvuru Harcı, 22.974,41 TL Peşin Harç olmak üzere toplam 23.589,81 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 4.600,00TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 3.779,37TL'nin davalıdan alınarak Hazineye İrat kaydedilmesine, 7-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 4.600,00TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 820,63TL'nin davacıdan alınarak Hazineye İrat kaydedilmesine, 8-Davacı tarafından sarf edilen 7.000,00 TL bilirkişi ücreti, 625,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 7.625,00 TL den kabul red oranına göre hesaplanan 6.264,71TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın iş bu davacı üzerine bırakılmasına, 9-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 166.742,37 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 10-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, 11-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair, tarafların yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı 08/12/2025
Katip ... ✍e-imzalıdır
Hakim ... ✍e-imzalıdır