İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/25 E. 2025/674 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/25
Karar No
2025/674
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/25 KARAR NO : 2025/674

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 09/01/2025 KARAR TARİHİ : 11/09/2025

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız -------Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasında dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ DAVA/TALEP; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket nezdinde ------ numaralı Genişletilmiş Artı Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunan------ plakalı minibüs cinsi araca, ----- maliki ve diğer daval---- sürücüsü olduğu ------- plakalı otobüs cinsi aracın kusurlu olarak çarpması sonucunda, maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen kazada ---- plakalı araç sürücüsü davalı ----- asli ve % 100 kusurlu olduğunu, kaza nedeniyle sigortalı araçta meydana gelen hasarın tazmini için davacı şirket tarafından toplam 162.542,24 TL tazminat ödendiğini, söz konusu gerçek zarar miktarı olan 162.542,24 TL'nin ZMSS poliçesi kapsamında kalan 120.000,00 TL'lik kısmının tahsili için --- plakalı aracın ZMSS sigortacısı ------ başvuru yapıldığını, ödenen miktarın ZMSS poliçesi kapsamı dışında kalan bakiye 42.542,24 TL'lik kısmı için ise davalılar aleyhine -----. İcra Müdürlüğü ------ sayılı dosyası ile ile ilamsız icra takibine girişildiğini ve söz konusu miktar davalılar tarafından karşılandığını, ancak ödenen hasar tazminatının ZMSS poliçesi kapsamında kalan 120.000,00 TL'lik kısmından 30.708,17 TL'lik kısmı ---- plakalı aracın ZMSS sigortacısı-----. tarafından ödenmiş bakiye kısmı limit kalmadığı gerekçesiyle ödenmediğini, bu nedenle söz konusu bakiye 14.773,83 TL'nin de davalılar tarafından ödenmesi gerektiğini, bu kapsamda davalılar tarafından ödenmesi gereken 14.773,83 TL'nin rücuen tahsili amacıyla davalılar aleyhine -----. İcra Müdürlüğü ------sayılı dosyası ile ilamsız icra takibine girişildiğini, ancak davalılar tarafından takibe, borca ve faize itiraz edildiğini, davalının itirazı haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, dava konusu vakıaya yönelik olarak düzenlenen maddi hasarlı tespit tutanağında, davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalıya ait aracın sürücüsü asli ve %100 kusurlu, sigortalı araç sürücüsünün ise kusursuz olduğu tespit edildiğini, kazanın oluşumunda davalıların maliki ve sürücüsü olduğu aracın %100 kusurlu, sigortalı araç sürücüsünün ise kusursuz olduğu ve sigortalı araçta meydana gelen zarar, bağımsız sigorta eksperi tarafından tespit edildiğini, açıklanan nedenlerle, fazlaya ve sair hususlara ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, davalıların -----. İcra Müdürlüğü ------Sayılı dosyasına yapmış olduğu tüm itirazlarının iptali ile takibin takip talebindeki şartlarla devamına, davalıların %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, ücreti vekalet ve yargılama giderlerinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP /TALEP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalının meydana gelen kazada kusurunun olduğunu kabul anlamına gelmemekle birlikte yargılamaya konu zararın haksız fiilden kaynaklanması ve davalının tacir olmaması sebebiyle huzurdaki uyuşmazlığa bakmaya asliye hukuk mahkemeleri olduğunu, davacı yan kendi sigortalısına 162.542,24-TL ödeme yaptığını kabul ve ikrar ettiğini, yine aynı şekilde -----. İcra Müdürlüğü'nün ------. sayılı dosyasına davalılar tarafından 42.542,24-TL ödendiği de davacı yanın kabulünde olduğunu, davacının iddia ettiği rakamlarla sağlama yapmaya çalışıldığında ve kendi sigortalısına 162.542,24-TL tazminat ödediğini kabul edildiğinde, yine kendi kabulüyle de sabit olduğu üzere davalının ---- İcra Müdürlüğü'nün ------ sayılı dosyasına müvekkiller tarafından ödenen 42.542,24-TL'lik tutar düşüldüğünde bakiyenin 120.000,00-TL kaldığı görüldüğünü, bunun da sadece 30.708,17-TL'lik bölümünün ------- tarafından ödendiği iddia ediliyor ise davacının sözde bakiye alacağının 89.291,83-TL olması gerekirken davaya konu -----İcra Müdürlüğünün ------. Sayılı dosyasından 14.773,83-TL için takip başlatması gerektiğini, davacı yan------. tarafından kendisine yapılan ödemelerin hesabını bilerek ya bilmeyerek bir sebepten yanlış tuttuğunu, davalı şirkete ait -----plakalı araç kaza tarihinde ------- tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortasıyla koruma altında bulunup 3.kişilerin uğradığı zararlardan sigorta şirketi de teminat limitleri dahilinde sorumlu olduğundan, davanın ------ ihbarına, yapılacak yargılama ve toplanacak deliller ışığı altında davacının ispatlanamayan haksız davasının reddine, basiretli tacir gibi davranmayarak davaya konu icra takibinin açılmasına haksız ve kötü niyetli şekilde sebep olan davacının alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.

DELİLLER : Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Son Tutanağı, Nüfus Kayıtları, ----.İcra Dairesinin ---- Esas sayılı dosyası-----İcra Dairesinin ---- Esas sayılı dosyası, ------ Noterler Birliği Trafik Tescil Kayıtları, Hasar Dosyası, Kaza Tutanağı, Fotoğraflar, Poliçeler, Banka Dekontları, ------ Kayıtları, sair bilgi ve belgeler.

İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİNE GÖRE, VAKIA VE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI: Dava , 6102 sayılı TTK'nin 1472. maddesi uyarınca davacı sigorta şirketinin, genişletilmiş kasko sigorta poliçesi nedeniyle dava dışı sigortalısının haklarına halef olması sebebiyle, dava dışı sigortalısına maddi hasarlı trafik kazasına bağlı olarak meydana gelen hasar için ödediği tazminatın; 2918 Sayılı KTK'nin 85/1,son, 86/1, 88/1 maddeleri gereğince malik/işleten şirket ve 6098 Sayılı TBK'nin 49 vd. maddeleri gereğince haksız fiil sorumlusu sürücüden tahsili -----. İcra Müdürlüğü ------- Esas sayılı dosyasından başlatılan icra takibine karşı davalılarca yapılan itiraz nedeniyle; 2004 Sayılı İİK'nin 67.maddesi kapsamında açılmış itirazların iptali, takibin devamı ve tazminat istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi yollamasıyla davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak öncelikle resen gözetilmesi gereken dava şartı zorunlu arabuluculuk ve HMK'nin 114.maddesinde sayılan dava şartlarının incelenmesi ve değerlendirilmesine müteakip ön inceleme duruşması icra edilmiş, uyuşmazlık belirlenmiş ve dava şartı zorunlu arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığından bu kez sulh teşviki yapılmasına karşın duruşmada duruşmada hazır bulunan taraf vekillerinin beyanlarına göre tarafların sulh yoluyla çözümü de tercih etmediklerinin anlaşılması üzerine tahkikata geçilerek delillerin toplanması ve incelenmesi tamamlanarak tahkikat bitirilmiş ve karar duruşmasında hazır bulunan taraf vekillerinin son sözleri de dinlenip zapta yazılmak suretiyle yargılama bitirilmiş ve aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.Somut olaya geçmeden önce dava konusu olayın hukuki temeli ve uyuşmazlığın çözümüne etki edecek yasal düzenlemelere kısaca değinmekte yarar vardır. 2004 Sayılı İİK'nin 67.maddesinde de ; "(Değişik fıkra: 17/07/2003-4949 S.K./15. md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (Değişik fıkra: 09/11/1988-3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (Mülga fıkra:17/07/2003-4949 S.K./103.md.)Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (Ek fıkra:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır." hükmü bulunmaktadır. Bu kuraldan hareketle; takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibi konusu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. İtirazın iptali davası, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. İtirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir.Davacının aktif dava ehliyeti yönünden ise 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun "Halefiyet" başlıklı 1472. maddesinde " (1) Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir. (2) Sigortalı, birinci fıkraya göre sigortacıya geçen haklarını ihlal edici şekilde davranırsa, sigortacıya karşı sorumlu olur. Sigortacı zararı kısmen tazmin etmişse, sigortalı kalan kısımdan dolayı sorumlulara karşı sahip olduğu başvurma hakkını korur." hükmü bulunmaktadır. 6102 sayılı TTK'nin 1401. maddesinde sigorta sözleşmesi düzenlenmiştir. 1409. maddede, sigortacının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu, 1459. maddede, sigortacının sigortalının uğradığı zararı tazmin edeceği, 1461. maddede, sigortacının sorumluluğunun sigorta bedeli ile sınırlı olduğu hususlarına yer verilmiştir.Mal sigortaları türünden olan kasko sigortasının teminat kapsamını belirleyen KSGŞ A/1 maddesine göre de ; gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile 3. kişilerin kötüniyet ve muziplikle yaptıkları hareketler ve fiil ehliyetine sahip olmayan kişilerin yol açacağı zararlar, aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bütünü sigortanın teminatı kapsamındadır.Türk Borçlar Kanunun 49.maddesinde, "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür", yine aynı kanunun 50.maddesinde, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır" denilmektedir. Bilindiği üzere Haksız fiil ise öğretide hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmaktadır. Haksız fiilin unsurları ise eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak gösterilmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğmalı, zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ile zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur” aynı Yasa'nın 85/1. Maddesinde“bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiştir. 86/1. Maddesi “işletenin, mücbir sebepten veya zarar görenin ya da üçüncü kişinin ağır kusurundan, zararlı sonucun ileri geldiğini ispat etmesi şartıyla sorumluluktan kurtulacağı" hükümlerini içerdiği, aynı yasanın 88. maddesinde ise “Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.” düzenlemesi ile motorlu araçların işletilmesi neticesi üçüncü kişinin zarar görmesi durumunda o aracın işleteni, aracın sürücüsü ve varsa teşebbüs sahibinin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, ayrıca birden fazla kişinin zararı tazminat ile yükümlü olması durumunda zarar görene karşı müteselsil sorumlu oldukları belirtilmiştir. Bu haliyle Karayolları Trafik Kanunu, trafik kazaları neticesi doğacak zarar sorumluluğunda müteselsillik esasını benimsemiştir. Yine 6098 Sayılı TBK'nin 61. maddesinde “Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır.” demekle birden çok kişi aynı zarardan aynı sebeple ya da çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu olabileceği vurgulanmıştır. Buna göre, araç işletenin sorumluluğunun dayanağı 2918 sayılı KTK'nin 85. maddesi ve sürücünün sorumluluğu ise TBK'nin 49. maddesidir ve aralarındaki ilişki, aynı zarardan çeşitli nedenlerden dolayı sorumlu olma halidir. Buna göre zarar gören, zarar miktarının tamamının veya bir kısmını zarara sebebiyet veren sürücü, işleten ve trafik sigortacısından talep edebilir. Bunlar 6098 sayılı TBK. madde 61. gereğince maddi zarardan müteselsilen sorumludur. Müteselsil borçlulardan her biri, alacaklıya karşı borcun tamamından sorumludur. (TBK 163/1). Borç tamamen ifa edilinceye kadar alacaklıya karşı bütün borçluların sorumluluğu devam eder.(TBK 163/2). Alacaklı, borçluların birinden, bir kısmından veya hepsinden alacağını talep etme ve dava açma hakkına sahiptir. Borçlulardan birinin yaptığı ödeme kadar, müteselsil sorumluların alacaklıya karşı sorumlu oldukları toplam miktar eksilmiş olur (TBK 166/1). Borcun tamamı borçlulardan biri tarafından ödenirse, diğer borçlular da alacaklıya karşı borçtan kurtulur. Alacaklının borçlulardan biriyle yaptığı ibra anlaşması, diğer borçluları da ibra edilen borçlunun borca katılma payı oranında borçtan kurtarır.(TBK 166/3). Müteselsil borçlu, alacaklıyı tatmin ettiği oranda diğer müteselsil borçlulara karşı alacaklının halefi olur (TBK 168/1) ve alacaklının hakları ona geçer. Alacaklı diğerlerinin zararına olarak borçlulardan birinin durumunu iyileştirirse, bunun sonuçlarına katlanır (TBK 168/2). Borçlu yalnızca kendi payına düşen kısmı ödemişse, diğer müteselsil borçluya rücu edemen ifasını, dilerse borçluların tamamından, dilerse yalnız birinden isteyebilecektir. Yukarıda yapılan açıklamalar, toplanan deliller ve yapılan yargılamaya göre somut olaya gelince ; davacı sigorta şirketi tarafından ------İcra Müdürlüğü ------ Esas sayılı dosyasından davalı-borçlular hakkında dava dışı sigortalısına maddi hasarlı trafik kazasına bağlı olarak meydana gelen hasar için ödediği tazminatın davalı sigortalısı araç sürücüsünün kusuru gereği rücuen tahsili için icra takibi başlatıldığı ,icra takibe yapılan itirazlar üzerine icra takibinin durdurulduğu ve bir senelik yasal hak düşürücü süre içinde işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Bilindiği üzere itirazın iptali davaları, takibe sıkı sıkıya bağlı olup, uyuşmazlığın icra takibine dayanak yapılan belgelerle sınırlı olarak incelenip çözümlenmesi gerekir. Bilindiği üzere itirazın iptali davalarında ispat yükü alacaklı olduğunu iddia eden davacı üzerindedir. Mahkememizce bu şartlara göre açılan işbu dava üzerine taraf teşkili sağlanarak işin esasının incelenmesine geçilmiş ve taraf vekillerince gösteriler tüm deliller toplanmış ve özellikle davalıların sorumluluğundaki zarar veren aracın dava dışı ZMMS sigortacısı ----- davaya esas zarara ilişkin tüm bilgi ve belgeler getirtilmiştir. Buna göre olayda kusur , hasar, hasar miktarı ve davacının sigortalısına ödediği miktar olan 162.542,24 TL üzerinde herhangi bir uyuşmazlık yoktur. Bütün mesele davacının bu parayı külliyen tahsil edip etmediği takibe konu edildiği gibi ZMMS limiti de düşünülüp düşüldüğünde bakiye alacak kalıp kalmadığının tespitinden ibarettir. Buna göre dava dışı------- tarafından 120.000,00 TL teminat limitinin ödendiği de açıkça belli olup işbu durum da davacının kabulündedir. Bu hesaba göre kalan 42.542.24 TL için -----.İcra Dairesinin ------ Esas sayılı dosyası üzerinden davalılar hakkında takip yapıldığı ve bu dosyanın da infaz edildiği tartışmasızdır. Şu halde davacı şirket tarafından ilk takipte istenen ve tahsil edilen miktara da bakıldığında bakiye alacağın kalmadığı, işbu davaya konu ikinci takibin kısmen mükerrer nitelikte olduğu anlaşılmıştır. Binaenaleyh; yukarıda ayrıntılı olarak yasal nedenleri ve ilkeleri gösterildiği üzere davacının yargılamaya hakim olan ilkeler nezdinde TMK'nin 6 ile HMK'nin 190. maddeleri gereğince ispat edilemeyen davasının esastan reddine karar verilmiştir. (AY.9, 36 ,138, 141, TMK, 1/1, 6 ,KTK. 3,83, 84, 85, 86, 88, 91, 109/1, Kara Araçları kasko Sigortası Genel Şartları, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, TBK, 49, 50/1,51/1, 61,62,162,166, 74/1 117/1,2, Sigortacılık Kanunu, 2/1,n, 22/13, 22/17 TTK,16/1, 1401 vd,1409,1459,1461,1463 ,1472, 1483 vd, HMK, 25,27, 30,31,33, 146, 187/1-2, 190,194,196, 198, ) 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 maddesinin 2.fıkrasına göre; “Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. ”düzenlemesi bulunmaktadır. Kötüniyet tazminatı, takibe girişmekte kötüniyetli bulunduğu borçlu tarafından açıkça kanıtlanmış olan ya da öyle olduğu ayrıca kanıtlanmasına gerek bulunmaksızın dosya kapsamından açıkça anlaşılabilen alacaklıya yönelik bir yaptırım niteliğindedir. Anılan yasa hükmüne göre, alacaklının anılan tazminata mahkum edilebilmesi için açıkça takibin kötü niyetle yapılmış olması koşuluna bağlanmıştır. Hemen belirtmek gerekir ki, alacaklının icra takibini kötüniyetli olarak yaptığı hususu, borçlu tarafından kanıtlanmalıdır. Öğretiye ve Yargıtay uygulamasına göre, alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu halde, icra takibine girişen alacaklı, kötüniyetli kabul edilir. Bu ilkeler uyarınca somut olaya bakıldığında hüküm sonucuna yapılan yargılama, hukuki yorum ve ispat kurallana göre ulaşılması yanında, davacının davalıyı ızrar kastıyla ve kötü niyetle takip yaptığına yönelik davalı tarafın vaki soyut beyan ve talebi dışında hukuki bir tespit ve beyyine bulunmadığı anlaşıldığından davalının tazminat isteğinin de reddine karar verilmiştir.Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında 6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden dava değeri gözetilmek suretiyle aynı yasanın 326/1 maddesi gereğince tamamen davacı şirket sorumlu tutulmuştur. Yine bu kapsamda Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de az yukarıdaki esaslar çerçevesinde davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)Davanın REDDİNE, 2-)Davalıların, 2004 sayılı İİK'nin 67/II maddesi gereğince haksız ve kötü niyetli takip nedeniyle tazminat taleplerinin reddine, 3-)Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 5-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 6-)Davalılar kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davalı vekili için; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1, 13/2 maddesi uyarınca hesap ve takdir edilen 15.331,19 TL nispi vekalet ücretinın davacıdan alınarak davalılara müştereken (1/2 oranında) verilmesine, 7-)Davalılar tarafından kendisini vekille temsil ettirmek dışında (HMK'nin 323/1/ğ) yapılmış başka yargılama gideri bulunmadığından işbu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 8-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan avansın yatırana iadesine, (Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, ) Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı ;6100 sayılı HMK'nin 341(2) ve Ek Madde 1 (2) fıkrası gereğince dava tarihi itibarıyla kararın miktar yönünden (15.331,19 TL < 40.000,00) İstinaf kanun yoluna başvuru sınırının altında kaldığı anlaşılmakla kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Atıf: İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/25, K. 2025/674, T. 11.09.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-13-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-25-e-2025-674-k-73e7f37ac97d