İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/239 E. 2026/66 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/239
- Karar No
- 2026/66
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/239 Esas KARAR NO : 2026/66
DAVA : İtirazın İptali (Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/03/2025 KARAR TARİHİ : 22/01/2026 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/02/2026 Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan yargılama sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili firmanın .... Bankası A.Ş'de adına kayıtlı TR... iban numaralı hesabından davalı firma adına ... BANK T.A.Ş'de kayııtlı TR.... iban numaralı hesabına borç olarak gönderilen para açıklaması ile belirtilen tarih ve tutarlarda nakit gönderimi yapmış olduğunu, banka dekontlarının sunulduğunu, 31.01/2024 tarihinde 190.000,00-TL, 31/01/2024 tarihinde 810.000,00-TL, 04/03/2024 tarihinde 1.000.000,00-TL olmak üzere toplamda 2.000,000,00-TL gönderildiğini, İcra Müdürlük dosyasına borçlu tarafından yapılan itiraz üzerine Küçükçekmece Arabuluculuk Bürosundan ... Büro Dosya Numarası ve ... arabuluculuk numarası ile yapılan arabuluculuk müracaatı da görüşmelere davalı taraf katılmamış olup görüşme yapılamadan süreç anlaşmama olarak olumsuz sonuçlanmış olduğunu tüm bu nedenlerle; davanın kabulüne davalının Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazının 2.000,000,00-tl üzerinden kısmen iptaline ,takibin aynı şartlar dairesinde devamına, davalının asıl alacağın %20 oranında İcra İnkar tazminat ödemesine karar verilmesini, yargılama harç masraf ve ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili tarafından cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır. Mahkememizce Küçükçekmece İcra Dairesi'nin .... esas sayılı dosyası incelenmiş, incelenmesinde alacaklısının ... borçlusunun ... olduğu, 2.903.609,59-TL üzerinden icra dairesinde ilamsız icra takibi açıldığı, davacının davasını açmasında hukuki yararının olduğu, ödeme emrinin borçluya usulüne uygun tebliğ edildiği ve borçlunun süresinde itiraz etmesi sonucu takibin durduğu anlaşılmıştır. Davacının itirazın iptali davasını 1 yıllık hak düşürücü sürede açtığı anlaşılmıştır. Mahkememiz dosyasına SMM bilirkişi ....'dan rapor aldırılmış, bilirkişi sunmuş olduğu 08/08/2025 tarihli raporunda özetle; " Davalı şirketin, 2024 yılı yasal ticari defter, belge ve kayıtları yerinde inceleme yetkisi kapsamında, 25/07/2025 tarihli incelemeye; davalı şirketin ticari defter, belge ve kayıtlarını inceleme mahallinde hazır bulundurmadığı, incelemeye sunmadıkları, bu nedenle davalı şirketin defter incelemesi ve tetkiki yapılamamış durumda olduğu, -25/07/2025 tarihli incelemeye; davalı şirketin ticari defter, belge ve kayıtlarını inceleme mahallinde hazır bulundurmadığı, bilirkişi incelemesine sunmadıkları, öncesinde de geçerli yasal mazeretlerini bildirmedikleri, bu nedenle ihtilafa konu olan banka ödemeleri ve satış faturalarının-alış faturalarının davalı şirketin yasal defter kayıtlarında yer alıp/almadığı ve ödeme yapılıp yapılmadığının tespit edilemediği, davalı şirketin defterlerin usulüne uygun olup/olmadığı, kayıtların usulüne uygun tutulup/tutulmadığı, itiraza konu banka ödemeleri, alışsatış faturalarının defterlere kaydedilip kaydedilmediği, tahsilatın-ödemenin olup olmadığı, alacak bakiyesi tespiti, açılış ve kapanış kayıtlarının karşılaştırılması, defterlerin açılış ve kapanış kayıtlarının bulunup/bulunulmadığı hususları bu meyanda çapraz olarak tespit edilemediği, davalı şirket yönünden HMK madde 222 hükümleri gereği net bir belirleme yapılamamış durumda olduğu, bu konudaki nihai takdirin, Sayın Mahkemeye ait olduğu, davacı şirketin, 2024 ve 2025 yılları yasal ticari defter ve belgelerinin usule uygun tutulduğu, 25/07/2025 tarihli yerinde incelemeye davacı şirketin yetkili müvekkilin iştirak ettiği, defter, kayıt ve belgelerin, cari hesap muavin muhasebe kayıt ve dökümlerini tarafıma sunulduğu, bu belgelerin ve kayıtların muteber belge olduklarının anlaşıldığı, taraflar arası söz konusu alım ve satım faturaları ile ödünç banka para ödemelerinin bulunduğu, belgeler üzerinden yapılan tetkik ve incelemelerde; davacı şirketin davalı şirket ile 2023 ve 2024 yılında cari hesap ve ticari ilişkilerinin mevcut olduğunun anlaşıldığı, davacı şirketin 2024 ve 2025 takvim yılı yasal ticari defterlerinin zamanında notere tasdik edildiği, yasal ticari defter kayıtlarının usulüne uygun olduğu ve kayıtlarının usule uygun tutulduğu, açılış ve kapanış tasdiklerinin mevcut olduğu, kapanış ve açılış tutarlarının birbirleri ile mutabık olduğu, kapanış tasdikinin yasal süresinde yapıldığı ve HMK m.222 kapsamında ticari defterlerin davacı şirket lehine delil teşkil ettiğinin, değerlendirildiği, davacı şirketin, davalıya gönderilen toplam ödeme tutarları ve faizleri için 2.000.000,00.-TL anapara ve 903.609,59.-TL faiz olmak üzere, toplamda 2.903.609,59.-TL’lik ilamsız icra takibi başlattığı, icra takip tarihinin 9/1/2025 tarihli olduğu, dava açılış tarihinin 13/03/2025 olduğu, bu tarihler itibari ile davacı Şirketin, davalı şirketten (defter, kayıt ve belgelerine göre) 1.648.509,00.-TL’lik cari hesap fatura ticari alacağının bulunduğu, bu tutarın ilamsız icra takibine konu ödeme emri tutarı ile örtüşmediği, davalı şirketin ihtilafa konu olan faturalara 8 günlük itiraz süresinde itiraz etmediğinin mevcut dosya kapsamından anlaşıldığı, Davalı taraf cari hesabında mevcut bulunan fiktif enflasyon düzeltmesi fark hesap tutarlarının (470.237,48.-TL’lik tutarın) cari hesap alacağı olarak dikkate alınmayacağı, -Dava taraflarının karşılıklı BA/BS Bildirimleri üzerinden (vergi dairesi “Karşılaştırmalı Alış-Satış Analizleri” liste ekranları) ihtilafa konu faturalar ile uyum gösterdiği, İcra inkar tazminatı yönünden ise; fatura ve banka ödünç para gönderimleri kaynaklı alacağın likit alacak statüsünde olduğu, bu talep yönünden varılacak sonucun, değerlendirmenin ve verilecek hükmün Sayın Mahkemenin takdirinde ve yetkisinde olduğunu" belirtmiştir. Dava, İİK'nun 67. Maddesi gereğince itirazın iptali talebine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacı şirketin banka hesabından davalı banka hesabına borç olarak gönderilen davaya konu tutarlar nedeniyle ve ödenmediği iddiasına karşın davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı konularında olduğu anlaşılmıştır. HMK'nın MADDE 222. maddesinde; "(1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." denmektedir.
Somut olayda davalı tarafın kendisine verilen süre içerisinde ticari defter ve kayıtlarını sunmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davalıdan 1.648.509,00-TL alacağının bulunduğunun tespit edildiği, tarafların BA-BS bildirimlerinin ihtilafa konu faturalar ile uyumlu olduğu, Mahkememizce davacının ticari defterlerinin sahibi lehine delil vasfı taşıdığı değerlendirilerek, davalının faturaları BA olarak bildirmesi sebebiyle davacı tarafından faturalara konu mallarının tesliminin gerçekleştirildiğinin kabul edilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve bu kanaatler doğrultusunda, 1.648.509,00-TL'lik alacak kısmı bakımından yapılan itirazın iptaline ve bu miktardaki alacağın hesaplanabilir ve likit olması sebebiyle davalı aleyhine bu miktar üzerinden icra inkar tazminatına hükmolunmasına dair davanın kısmen kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM-Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KISMEN KABUL, KISMEN REDDİ ile, Küçükçekmece İcra Dairesi'nin .... esas sayılı dosyası üzerinden davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine yürütülen icra takibine yapılan itirazın 1.648.509,00-TL asıl alacak yönünden İPTALİNE, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, Davalı itirazında haksız çıktığından ve alacağın likit olması sebebiyle İCRA İNKAR TAZMİNATI TALEBİNİN KABULÜ ile alacağın %20'si üzerinden hesaplanan 329.701,80-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 112.609,64-TL ilam harcından peşin alınan 19.636,95-TL harcın mahsubu ile bakiye 92.972,69-TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafından sarf edilen 615,40-TL Başvuru Harcı, 19.636,95-TL Peşin Harç olmak üzere toplam 20.252,35-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 4.600,00-TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 3.791,57-TL'nin davalıdan alınarak Hazineye İrat kaydedilmesine, 5-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 4.600,00-TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 808,42-TL'nin davacıdan alınarak Hazineye İrat kaydedilmesine, 6-Davacı tarafından sarf edilen 5.000,00-TL bilirkişi ücreti, 710,00- TL posta masrafı olmak üzere toplam 5.710,00-TL den kabul red oranına göre hesaplanan 4.706,49-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın iş bu davacı üzerine bırakılmasına, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 248.791,26-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 8-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/01/2026 Katip ... Hakim ... ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır