İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/232 E. 2026/517 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/232
- Karar No
- 2026/517
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/232 Esas KARAR NO : 2026/517
DAVA :İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/04/2025 KARAR TARİHİ : 15/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle;Müvekkili ile davalı taraf arasındaki ticari ilişki gereğince, müvekkili tarafından;.. fatura numaralı, 30/06/2024 tarihli, 37.200,00 TL bedelli ... fatura numaralı, ... tarihli, 84.000,00 TL bedelli faturalar düzenlendiğini, müvekkili tarafından yapılan tüm uyarılara rağmen söz konusu faturalardan kaynaklanan 121.000,00 TL borcun müvekkiline hiçbir şekilde ödenmediğini, tüm yazılı ve sözlü uyarılara rağmen hiçbir şekilde ödeme yapılmaması üzerine, müvekkilinin alacağının tahsili için ... 30. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın haksız ve hukuka aykırı olarak, borca, faize ve tüm fer'ilere itiraz ederek takibi durdurduğunu, Bu sebeple davaya konu borç ile ilgili olarak taraflarınca arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşmaya varılamadığını, davalı taraf, müvekkilinden turizm amacıyla taşımacılık hizmeti satın almış olduğunu iş bu durum faturalar ve müvekkilinin vergi kayıtları ile de sabit olduğunu, bu sebeple davalı tarafın müvekkiline olan borcunun varlığının açık olduğunu, Davalı tarafın itirazının haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli olduğunu, takibi sürüncemede bırakmak ve müvekkilinin haklı alacağına kavuşmasına engel olmak amacıyla yapıldığını, alacağı sürüncemede bırakmak amaçlı haksız ve kötü niyetli yapılan itiraz sebebi ile müvekkili haklı olan alacağına kavuşamamakta ve gün geçtikçe zarara uğradığını belirterek, Fazlaya ilişkin hak ve alacak talep etme hakkımız saklı kalma kaydıyla, davalının haksız ve mesnetsiz itirazının iptaline ve takibin devamına, davalının alacağın en az %20'si oranında icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine, yargılama masrafları ile vekâlet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; davacı taraf müvekkili şirketten alacaklı olduğunu belirtmişse de davacı ile müvekkili şirket arasında imza altına alınan herhangi bir sözleşme ya da dava konusu faturalara konu bir hizmet alımı bulunmadığını, ayrıca davaya konu faturaların fark edilmesiyle birlikte iade fatura düzenlemesi müvekkili şirket tarafından gerçekleştirildiğini, bu nedenle dava konusu taleplerden müvekkili şirketin sorumlu olmasının kabulünün mümkün olmadığını, davacı taraf huzurdaki davasını ispata yarar herhangi bir bilgi ve belge ibraz edemediğini, ispat yükünü yerine getiremediğini, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, .davacı tarafın talep ettiği tutara dair somutlaştırma yükünü yerine getirmemiş olduğunu davacıdan taşıma hizmeti alındığına yönelik ispata yarar herhangi bir veri de bulunmadığını, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla alacak tutarının nasıl hesaplandığının da anlaşılamadığını ve alacağını ispat edemediğini, huzurdaki davaya konu talep miktar itibariyle senetle ispat sınırının üzerinde olduğunu, davacı tarafından tanık deliline dayanılmışsa da dinlenilmesinin mümkün olmadığını, davacı tarafın iddia konusu alacağının likit olduğundan bahsedilemeyeceğinden haksız ve hukuka aykırı şekilde icra inkar tazminatı talebinde bulunduğunun anlaşıldığını, müvekkili şirketin davacıdan almış olduğu herhangi bir hizmet bulunmadığını, söz konusu taleplerin muhatabının müvekkili şirket olamayacağını tekrarla; davacının icra inkar tazminatı talebinin de reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek davanın usulden reddine, davacının haksız, mesnetsiz ve hukuki dayanaktan yoksun davasının esastan reddine, kötüniyet tazminatına karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizin 16/12/2025 tarihli duruşmasında davalı tanığı ...; "... ben davalı şirketin müdürüyüm, davacının ismini daha önce duymamıştım, kendisi ile şirketin ticari bir ilişkisi bulunmamaktadır arasında ticari bir ilişki bulunsaydı şirketin müdürü olmam sebebiyle bilgim olurdu, faturada kesim tarihinden yaklaşık 2 ay sonra muhasebeci tarafından bize bilgi verildi, fatura kesilen tarafın tanınmaması sebebiyle iade işlemi yapıldı, takip tarihi öncesinde iadesi oluşturulmuştur, müvekkil şirketi küçük çaplı bir şirket olması nedeni ile alışveriş yapılan kişileri ve şirketleri tanırım davacı taraf ile müvekkil arasında ticari bir alışveriş olmamıştır herhangi bir hizmet alımı veya mal alımı olmamıştır, bu alacağa ilişkin tarafımızla iletişime geçilmemiştir, tamamen kötü niyetli olarak hareket edimetedir dedi. Beyanı okundu imzası alındı. Tanıklık ücreti hatırlatıldı, tanıklık ücreti talebimiz yoktur,..." beyanında bulunduğu görüldü. Mahkememizin 16/12/2025 tarihli duruşmasında davalı tanığı ...; "...Davalı şirketin ortaklarından biriyim ayrıca resepsiyonda çalışmaktayım, davacıyı tanımamaktayım, müşterilerle ilişkili ticari ilişkiyi ... sağlamaktadır ancak benimde bilgim oluyor, benim davacı adına fatura kesiminden haberim yoktur davacının fatura kestiğini düşünmüyorum, davaya konu fatura gerçek değildir, mevcut aşamada şirketin herhangi bir borcu yoktur, şirket misafirlerin talebi halinde transfer işlemi yapmaktadır yolcuyu aldığı anda elden ücret kesimi yapmaktadır buna ilişkin herhangi bir iban veya hesap üzerinden para gönderimi sağlanmamaktadır,,..." beyanında bulunduğu görüldü. Bilirkişi tarafından düzenlenen 01/01/2026 tarihli bilirkişi raporuna göre; "...Huzurdaki davada davacı, 121.000,00 TL' sı fatura alacağına,07.11.2024 tarihinde ... 30.İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile davacı tarafından icra takibi başlatıldığı, davacının alacağını oluşturan faturaların davacı ve davalı defterlerinde tespit edildiği, ancak davalıca takip tarihinden önce ve sonra faturalara istinaden TTK. 21-2 göre yasal 8 gün süresinden sonra iade faturası düzenlendiği, faturaların içeriğinde hizmetin yapıldığını ispatlayıcı başkaca belge dosyada görülemediği, alacakların ödenmesinin yerindeliği ve takibin devamı Sayın Mahkemenin takdirine bırakılmıştır.Takip tarihinden sonra talep edilen işlemiş faiz ve fer'ilerine ilişkin tüm alacak talepleri Sayın Hakimliğinize bırakıldığı..." sonuç ve mütalaa edildiği anlaşıldı. ... 30. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyası UYAP üzerinden incelendi. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; ... 30. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına ilişkin başlatılan icra takibine yapılan itirazın 2004 Sayılı İİK'nun 67.maddesi uyarınca iptaline ilişkindir. Davacı tarafça itirazın iptali davasının ikame edilmesi için dava şartı olan Arabuluculuk müessesine başvurulmuş olduğu, ... Arabuluculuk Bürosu vasıtasıyla yapılan arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama olarak sonuçlanmış olduğunu anlaşıldı. ... 30. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasında yapılan incelenme ile; davacı tarafça genel haciz yolu ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, ''...'' ödeme emri düzenlendiği, davalı borçlu tarafından icra takibine, ödeme emrine, borca, borcun tamamına, faize, faiz oranına ve tüm fer'ilerine edildiği, süresinde yapılan iş bu itiraz nedeniyle icra takibinin durdurulduğu, takibin devamı için huzurdaki davanın süresi içerisinde ikame edildiği anlaşılmıştır. Davacı tarafından davalı ile aralarında ticari ilişkin nedeniyle düzenlenen ve ödenmeyen iki adet faturaya dayalı başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talepli huzurdaki davanın ikame edildiği anlaşıldı. Davalı tarafından ise davacı taraftan herhangi bir hizmet almadığı, aralarında hizmete dair herhangi bir sözleşme, belge yahut başkaca bir yazılı delil sunulamadığı, itirazlarının haklı olduğu iddiası ile huzurdaki davanın reddini talep ettiği anlaşıldı. Dosya kapsamı ve toplanılan deliller incelendiğinde; davacı ile davalı arasında ticari ilişkiye ilişkin davalının defter ve kayıtlarında dışarıdan alınan mal ve hizmet alımlarının kaydedildiği diğer ticari borçlar hesabının alt hesabında davacı ünvanına cari hesap açıldığı, davalı firmanın kayıtlarında davacı şirketçe düzenlenen faturaların ve davalı tarafından yapılan ödemelerin kaydedildiği, davalının defter ve kayıtlarında, ekstrede yazılı yevmiye maddeleri ile davacı tarafından düzenlenen faturaların alacaklı ve davalı tarafından yapılan ödemelerin borçlu olarak davacı adına satıcılar hesabına kaydedildiği, davacının alacağını oluşturan faturaların davacı ve davalı defterlerinde tespit edildiği, ancak davalı tarafından davacı tarafça düzenlenen faturalara istinaden TTK. 21-2 göre yasal 8 gün süresinden sonra iade faturası düzenlendiği, faturaların içeriğinde hizmetin yapıldığını ispatlayıcı başkaca belge dosyada görülemediği, İade faturalarının davacı işletme defteri gider tarafında kayıtlı olmadığı, hizmetin yapıldığına ilişkin ispatın davacı tarafça ispatlanamadığı anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın REDDİNE, Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 2.069,80 TL harcın mahsubu ile fazla alınan 1.337,80 TL karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 45.000,00 -TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13.maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince Adalet Bakanlığı Bütçesinden Arabulucuya ödenen 4.600,00 TL ücretin tamamının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde iadesine, Dair, davacı vekili(e-duruşma vasıtası ile) ile davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 15/09/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır
* Bu evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.