İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/227 E. 2026/345 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/227
- Karar No
- 2026/345
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/227 Esas KARAR NO:2026/345
DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ:04/04/2025 KARAR TARİHİ:02/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; 06.09.2024 tarihinde, davalı sigorta şirketi nezdinde Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunan ... plakalı aracın yaya müvekkili ...'ye çarpması sonucu yaralanmalı trafik kazasının meydana geldiğini, kazanın oluşumunda müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, ağır şekilde yaralanan müvekkilinin yüksek oranda malul kaldığını ve bu nedenle çalışma ile sosyal hayatının olumsuz etkilendiğini, zararın tazmini amacıyla davalı sigorta şirketine yapılan başvuru ve sonrasındaki zorunlu arabuluculuk sürecinin anlaşmasızlıkla neticelendiğini belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, HMK'nın 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak şimdilik 10,00 TL kalıcı iş göremezlik, 10,00 TL geçici iş göremezlik, 10,00 TL bakıcı gideri ve 10,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 40,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline ve lehine arabuluculuk vekalet ücretine hükmedilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekilinin mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; Davacının mevzuatta öngörülen zorunlu belgelerle birlikte şirkete usulüne uygun bir başvuru yapmadığını, bu nedenle dava şartı noksanlığı bulunduğunu, esasa ilişkin olarak ise mezkur kazanın meydana gelmesinde müvekkil şirkete sigortalı araç sürücüsünün herhangi bir kusurunun olmadığını, davacı yayanın 10 metre mesafede yaya geçidi bulunmasına rağmen kontrolsüzce taşıt yoluna fırlayarak kazaya asli ve tam kusuruyla sebebiyet verdiğini, illiyet bağı ve maluliyet iddialarının kabul edilmediğini, dosyanın ATK Trafik İhtisas Dairesi ile adli tıp kurumuna sevk edilerek kusur ve maluliyet durumlarının tespiti gerektiğini, geçici iş göremezlik, bakıcı ve tedavi gideri taleplerinin 6111 sayılı Kanun uyarınca teminat dışı kaldığını, SGK tarafından yapılmış ödemeler varsa tazminattan tenzilinin gerekeceğini, müterafik kusur ve hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini ve sigortalı aracın hususi nitelikte olması sebebiyle avans faizi isteminin haksız olduğunu beyan ederek; davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2024/... soruşturma sayılı dosyası, ... plaka sayılı aracın trafik tescil kayıtları, ... poliçe numaralı Karayolları Trafik Kanunu Zorunlu Mali Sorumluluk Avantaj Trafık Sigorta Poliçesi, ...-1 numaralı hasar dosyası, ... Eğitim ve Araştırma Hastanesininden celp edilen tedavi evrakları, SED durum araştırma raporu, SGK hizmet dökümü, ATK Trafik İhtisas Dairesinin 15/01/2026 tarihli kusur raporu, ... ... Üniversitesi Adli Tıp Anabilimdalı Başkanlığının 22/09/2025 tarihli maluliyet raporu, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; dava, trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Davacı taraf 06/09/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklı belirsiz alacak davası olarak sürekli iş göremezlikten kaynaklı 10,00 TL, geçici iş göremezlikten kaynaklı 10,00 TL, tedavi giderinden kaynaklı 10,00 TL, bakıcı giderinden kaynaklı 10,00 TL olmak üzere toplam 40,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan 26/03/2025 tarihli arabuluculuk son anlaşmazlık tutanağı ile davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların anlaşamadığı anlaşılmıştır. Davalı sigorta şirketi; zorunlu mali sorumluluk sigorta şirketi olup, sigorta hukuku 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6. kitabında 1401 ve devamı maddelerinde, zorunlu sorumluluk sigortası ise 1483 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen hususlardan olması nedeniyle de davanın TTK 4/1-a maddesi gereğince mutlak ticari dava olduğu bu nedenle Mahkememizin davaya bakmaya görevli olduğu anlaşılmıştır. 2918 sayılı Yasanın 85 ve devam maddeleri gereğince bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar. İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur. Sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilir. Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur. Maddi tazminatın biçimi ve kapsamı ile manevi tazminat konularında Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı Yasa'nın 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. Anılan yasal hükümlerden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Sigorta şirketi kazaya karışan sigortalı aracın trafik sigortacısı (ZMSS) sıfatıyla, bu aracın sebebiyet verdiği trafik kazası sonucunda oluşan zarardan, kendisine sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olacaktır. 06.09.2024 günü saat 18:57 sıralarında sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile ... Bulvarı istikametinden ... Bulvarı yönüne doğru ... Caddesini takiben sol şerit üzerinde seyir halinde iken olay mahalli olan kavşak ve yaya geçidi mahalline geldiğinde idaresindeki otomobilin sağ ön kısımları ile, seyir istikametine göre sağ tarafından koşar adımlarla karşıdan karşıya geçmeye çalışan davacı yaya ...'ye çarpması sonucu dava konusu trafik kazasının meydana geldiği anlaşılmıştır. ... CBS'nin 2024/... numaralı soruşturma dosyasının incelemesinde; şüpheli ... aleyhine müşteki ...'ye yönelik olarak taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan dolayı soruşturma açıldığı, şikayet yokluğu nedeniyle 2024/... numaralı karar ile kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce alınan ATK Trafik İhtisas Kurulunun 15/01/2026 tarihli raporunda sürücü ... idaresindeki otomobil ile seyir halinde iken kavşağa yaklaştığını dikkate alıp hızını tedbir alabileceği uygun düzeye düşürerek seyrini müteyakkız bir şekilde sürdürmesi ve ilk geçiş hakkını yaya geçidi ve kavşak bulunan mahalden karşıya geçiş yapmak isteyen davacı yayaya vermesi gerekirken bahsedilen bu hususlara riayet etmediği, olay yerine geldiğinde kavşak mahallinden karşıdan karşıya geçmekte olan davacı yayaya karşı zamanında etkin tedbir almaksızın çarpması sonucu meydana gelen kazada % 75 oranında kusurlu olduğu, davacı yaya ... her ne kadar kavşak mahallinden karşıdan karşıya geçiş yapıyorsa da kendi can güvenliği açısından geçişi öncesi taşıt yolundaki araçların seyir durumlarını dikkate alıp gerekli ve yeterli kontrollerinin akabinde tedbirli bir şekilde geçişini gerçekleştirmesi gerekirken bahsedilen bu hususlara riayet etmediği, yeterli kontrolleri sağlamaksızın koşar adımlarla karşıya geçmek istediği sırada sol tarafından gelen otomobilin çarpması sonucu meydana gelen kazada %25 kusurlu olduğunun tespit edildiği, düzenlenen raporun kaza yeri krokisi, olay yeri görüntüleri ve olayın oluş şekli ile uyumlu ve dosya kapsamına uygun olduğundan Mahkememizce hükme esas alınmıştır. ... ... Üniversite Hastanesi Adli Tıp Anabilimdalı Başkanlığının 22/09/2025 tarihli maluliyet raporuna göre davacının 20.02.2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğe göre değerlendirildiğinde; kişinin engel oranının %4 ve sürekli olduğu, 06/09/2024 tarihinden itibaren kişinin tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç süresinin 3 hafta olduğu, 06/09/2024 tarihinden itibaren kişinin iyileşme süresinin 3 aya kadar uzayabileceği tespit edilmiştir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/3119 E. 2021/2025 K. Sayılı ilamına göre yerleşmiş uygulamalarına göre; haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ile bir talepte bulunulması halinde malûliyetin varlığı ve oranına ilişkin belirlemenin Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlardan, çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, maluliyete ilişkin alınacak raporların, 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Kazanın 06/09/2024 tarihinde meydana geldiği ve 20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre rapor alınmakla; düzenlenen rapor dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olduğu Mahkememizce kabul edilmiştir. Dosya aktüerya ve doktor bilirkişisine tevdi edilmiş olup bilirkişi heyetinin 05/03/2026 tarihli raporunda özetle: "a) T.C. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi ‘nin 2021/4391 E. , 2021/5518K. Sayılı ve benzer kararları da dikkate alınarak yaşam tablosu olarak TRH-2010 Yaşam Tablosu kullanılarak Progresif Rant Yöntemine göre hesaplama yapıldığı, Dava dışı SGK tarafından davacıya toplamda 14.223,99 TL rücuya tabi Geçici İş Göremezlik ödemesi yapıldığı görülmüş olup, yapılan ödemelerin davalı tarafın kusuru oranında rücuya tabi olan kısmının davacının hesaplanan Geçici İş Göremezlik zararından tenzil edildiği, davacının yapılan indirim sonrası geçici iş göremezlik zararının 27.586,78 TL olduğu, davacının sürekli iş göremezlik zararının vergi istisnası hariç asgari ücrete göre 480.463,03 TL, vergi istisnası dahil asgari ücrete göre 510.934,18 TL olduğu, davacının geçici bakıcı gideri zararının 10.501,31 TL ve tedavi giderinin 3.937,50 TL olduğu, davacı ...'nün davalı tarafın %75 kusuru esas alınarak hesaplanan zararlarına dair alternatifli tabloların iş bu raporun 19. Sayfasında Sayın Mahkeme ‘nin takdirine sunulduğu" şeklinde rapor düzenlenmiştir. Aktüerya bilirkişi tarafından yapılan hesaplamanın Yargıtay 17. HD' nin 2020/2598 E. 2021/34 K 14.01.2021 tarihli kararı ve T.C. Yargıtay 17. HD. 2019/3292 E. 2021/1848 K. 24.02.2021 tarihli doğrultusunda, TRH 2010 Yaşama Tablosu ve progresif rant yöntemi olarak adlandırılan hesaplama yöntemi dikkate alınarak düzenlendiği, bilirkişi raporunda sürekli iş göremezlik zararı yönünden pasif dönem açısından eski adıyla AGİ 'ye karşılık gelen vergi istisnası hariç ve dahil durumuna göre iki farklı hesaplama yapıldığı ve takdirin Mahkememize bırakıldığı anlaşılmakla Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre zarar gören davacının asgari ücretin üzerinde bir gelir elde ettiğini ispatlayamadığı sürece geliri; bilinen geçmiş dönem için kaza tarihi ile tazminat hesap raporunun hazırlandığı tarih arasında geçen süre boyunca değişen asgari ücretler ile gelecek aktif dönem için tazminat hesap tarihinde geçerli asgari ücret, gelecek pasif dönem için ise AGİ (vergi istisnası / İadesi) dâhil edilmemiş asgari ücret olacağından; bu nedenle pasif dönem için vergi istisnası dahil edilmemiş asgari ücretin dikkate alınması gerektiği Mahkememizce kabul edilmiş olup sürekli iş göremezlik zararı yönünden bilirkişi raporunda hesap edilen 480.463,03 TL hükme esas alınmıştır. Düzenlenen bilirkişi raporu hükme ve denetime elverişli olduğundan hükme esas alınmıştır. Davacı vekili 24/03/2026 tarihli talep arttırım dilekçesi ile 10.00-TL sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 510.924,18 TL artırarak toplamda 510.934,18-TL, 10.00-TL geçici iş göremezlik tazminatı talebini 24.020,78 TL artırarak toplamda 24.030,78-TL, 10.00-TL geçici bakıcı tazminatı talebini 10.491,31 TL artırarak toplamda 10.501,31-TL, 10.00-TL tedavi giderleri tazminatı talebini 3.927,50 TL artırarak toplamda 3.937,50-TL olarak belirli hale getirdiği, tamamlama harcını yatırdığı ve talep arttırım dilekçesinin davalı tarafa usulüne uygun olarak tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, 06.09.2024 günü saat 18:57 sıralarında sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile ... Bulvarı istikametinden ... Bulvarı yönüne doğru ... Caddesini takiben sol şerit üzerinde seyir halinde iken olay mahalli olan kavşak ve yaya geçidi mahalline geldiğinde idaresindeki otomobilin sağ ön kısımları ile, seyir istikametine göre sağ tarafından koşar adımlarla karşıdan karşıya geçmeye çalışan davacı yaya ...'ye çarpması sonucu dava konusu trafik kazasının meydana geldiği, Mahkememizce hükme esas alınan ATK Trafik İhtisas Kurulunun 15/01/2026 tarihli raporunda sürücü ...'ın %75 oranında, davacı yaya ...'nün %25 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, düzenlenen raporun olay yeri krokisi, olay yeri görüntüleri ve dosya kapsamına uygun olması nedeniyle hükme esas alındığı, Mahkememizce hükme esas alınan ... ... Üniversite Hastanesi Adli Tıp Anabilimdalı Başkanlığının 22/09/2025 tarihli maluliyet raporuna göre; davacının 20.02.2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğe göre değerlendirildiğinde; davacının engel oranının %4 ve sürekli olduğu, 06/09/2024 tarihinden itibaren davacının tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç süresinin 3 hafta olduğu, 06/09/2024 tarihinden itibaren kişinin iyileşme süresinin 3 aya kadar uzayabileceği tespit edildiği, dosyanın hesaplama yönünden bilirkişi raporu alınmak üzere aktüer ve doktor bilirkişisine tevdi edildiği, hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporunda davacının sürekli iş göremezlik zararının 480.463,03 TL, geçici iş göremezlik zararının 24.030,78 TL, geçici bakıcı gideri zararının 10.501,31 TL, tedavi giderinin 3.937,50 TL olarak tespit edildiği, yapılan maddi zarar hesabının dosya kapsamına uyumlu ve denetime elverişli olduğu hükme esas alındığı, meydana gelen zarardan davalı ... Sigorta A.Ş'nin ... plakalı aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olarak sorumluluğunun bulunduğu Mahkememizce kabul edilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Her ne kadar yeni genel şartların A.5.b. maddesinde tedavi süresine ilişkin geçici bakıcı gideri ve çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık giderleri teminatı kapsamında olduğu ve bu teminatın da Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olduğu, bu nedenle sigorta şirketlerinin sorumluluğunun bulunmadığı açıklanmış ise de 6111 sayılı yasa ile değişik 2918 sayılı Yasanın 98. maddesinde Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacak tedavi giderleri arasında geçici bakıcı gideri tazminatı sayılmamıştır. Bu durumda Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğu alt norm düzeyindeki genel şartlar ile genişletilemiyeceğinden ötürü sözü geçen ilgili genel şart hükmünün uygulanma kabiliyeti bulunmamaktadır. Bu durumda sigorta şirketinin geçici bakıcı gideri zararından ve SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderlerinden dolayı sorumluluğu devam etmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesinin 2022/2013 E. 2023/540 K. Sayılı ilamı ) Temerrüt ve faiz yönünden ise; davaya konu edilen zarar doğurucu haksız fiil, trafik kazası şeklinde gerçekleşmiş olup, haksız eylem faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Ancak haksız fiil faili olan sürücünün eylemi sonucu oluşan zararla ilgili, araç işleteninin sorumluluğunu teminat altına alan trafik sigortacısının, rizikonun ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve sigortacının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Davacı tarafın, davadan önce başvurusunun bulunmadığı durumda ise, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekir. Davacı tarafça 17/02/2025 tarihinde davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı, 8 iş günü sonrası olan 28/02/2025 tarihi temerrüt tarihi olarak kabul edilmiştir, trafik kazasına neden olan ... plakalı araç hususi olmakla yasal faiz istenebileceği Mahkememizce kabul edilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; davacının 480.463,03-TL sürekli iş göremezlik, 24.030,78 TL geçici iş göremezlik, 10.501,31 TL geçici bakıcı gideri, 3.937,50 TL tedavi giderinden kaynaklanan tazminatı olmak üzere toplam 518.932,62-TL tazminatın, temerrüt tarihi olan 28/02/2025 itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile, davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 35.448,29-TL karar harcından daha önceden yatırılan toplam 9.999,40-TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 25.448,89-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00-TL'nin kabul red oranına göre 4.344,70-TL'sinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 255,30-TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 83.029,22-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 5-Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 30.471,15-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine, 6-Davacı tarafça yatırılan 615,40-TL başvuru harcı, 9.384,00-TL tamamlama harcı ve 615,40-TL peşin harç olmak üzere toplam 10.614,80-TL harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 7-Davacı tarafından yatırılan 20.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 11.125,29-TL ATK fatura bedeli ve 1.577,50-TL posta giderinden ibaret toplam 32.702,79-TL yargılama giderinin kabul red oranına göre 30.887,79-TL'sinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, kalan kısmın davacı taraf üzerinde bırakılmasına, 8-Davacı tarafça yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde davacı tarafa re'sen iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 02/06/2026
Katip ... e-imzalı*
Hakim ... e-imzalı*