İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/37 E. 2025/484 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/37
Karar No
2025/484
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/37 Esas - 2025/484 Karar Türk Ulusu Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

KARAR

ESAS NO : 2023/37 Esas KARAR NO: 2025/484

DAVA : İTİRAZIN İPTALİ DAVA TARİHİ : 12/03/2018

KARAR TARİHİ : 24/06/2025 YAZIM TARİHİ : 04/07/2025 Mahkememizde açılan İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili ; Taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle davacının cari hesap alacağının bulunduğunu, alacağın ödenmemesi üzerine icra takibi yaptıklarını, davalının takibe itiraz etmesi nedeniyle takibin durduğunu, davalının borca itirazının yersiz ve dayanaksız olduğunu, ticari ilişki kapsamında düzenlenen bir kısım faturaların ödendiğini, bakiye ve takibe konu edilen kısmın ise ödenmediğini belirterek, ...... esas sayılı dosyasında itirazın iptaline, takibin devamına, icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiş, cevaba cevap dilekçesinde dava dilekçesindeki açıklamalarını ve taleplerini tekrarla takibe konu faturanın sözleşmenin feshedilmesine rağmen fesih öncesinde davalıya teslim edilen ve iade olunmayan malzeme bedeli olduğunu açıklamış, aşamalarda taleplerini tekrarlamıştır. YANIT : Davalı vekili ; Davalı ile dava dışı ... arasında imzalanan ... işi ile ilgili olarak...... imzalandığını, davacının alt yüklenici olduğunu, davacı şirketin sözleşme kapsamındaki edimlerini tam olarak yerine getirmediğini, yapılan işlere ilişkin ise ayıp ihbarında bulunulduğunu, akabinde davalı tarafından sözleşmenin feshedildiğinin ve işin davacı şirket nam ve hesabına üçüncü kişilere yaptırılacağının ihtar edildiğini ve bu şekilde işin tamamlandığını, üçüncü kişilere yaptırılan işlere ilişkin olarak düzenlenen yansıtma faturalarının iade edildiğini, taraflar arasındaki cari hesap ilişkisinde davalının alacaklı olduğunu, davalının davacıya borcunun bulunmadığını belirterek, davanın reddine, kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiş, aşamalarda taleplerini tekrarlamıştır. DELİLLER : -......Esas sayılı dosyası, -Ticari defterler, -Bilirkişi raporları. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Davadaki talep, cari hesaba dayalı fatura alacağının ödenmesi için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı vekili tarafından dosya kapsamına dava dışı ... Şirketi ile imzalanan ...... sunulmuştur. Aralarındaki ticari ilişki nedeni ile davalının üstlendiği işi sözleşme hükümlerine uygun şekilde yerine getirmediği, uyarılara rağmen eksiklik ve ayıpların giderilmediği, bu eksiklikleri üçüncü kişilere yaptırdığını söyleyen davacı üçüncü kişilere yaptığı ödemeden davalının sorumlu olduğu gerekçesi ile davalı hakkında ...... esas sayılı icra takibini başlatmış, icra takibi ile davacı tarafından davalı hakkında cari hesap ekstresi olduğu belirtilen belge eklenmek suretiyle "cari hesap alacağı" açıklaması ile 125.976,80 TL alacağın ödenmesi istenilmiş, ödeme emri borçluya 21/12/2017 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı borçlu vekilinin 25/12/2017 tarihli itirazı üzerine takip durdurulmuş, itiraza ilişkin dilekçenin alacaklıya tebliğ edildiğine ilişkin dosya kapsamında herhangi bir belgenin bulunmadığı anlaşılmıştır. Mahkememiz tarafından yapılan önceki yargılama sonucu davanın reddine karar verilmiştir. Karar davacı tarafından istinaf yasa yolu incelemesine götürülmüştür. ...... Dairesinin 20/12/2022 Tarih, ...... sayılı kararı ile mahkememizin 15/12/2020 tarih,...... sayılı kararının kaldırılmasına karar verilmiş, kararımızın kaldırılması sonrası dosya yukarıdaki esas sırasına kaydedilmiş, yargılamasına devam olunmuştur. Bam iade kararında, Eser sözleşmesi ilişkilerinde tarafların akdî ilişkinin varlığı konusunda mutabık kalıp bedelde anlaşamamaları ya da bedelin yaklaşık olarak belirlenmiş olması halinde 6098 sayılı TBK’nın 481. maddesi hükmünce iş bedelinin, yapıldığı yer ve zamandaki mahalli piyasa rayiçleriyle hesaplanması gerekir. Mahalli piyasa rayiçlerinin içerisinde KDV ve yüklenici kârı bulunacağından bunlar hesaplanacak miktara ayrıca eklenemeyecektir. Taraflar arasındaki götürü bedelli olduğu anlaşılan eser sözleşmesinin davalı iş sahibince, işlerin yarım bırakıldığı gerekçesiyle feshedildiği ve eksik bırakılan işlerin dava dışı kişilere tamamlatılması sebebiyle üçüncü kişilere yapılan ödemeler sebebiyle karşı alacakları bulunduğu belirtilerek davacının iş bedeli alacağının ödenmediği anlaşılmaktadır Somut olayda davalı vekili cevap dilekçesinde ve aşamalarda açıkça sözleşmenin müvekkili tarafından feshedilmiş olduğunu bildirdiğinden taraflar arasındaki sözleşme fesih ile son bulmuştur. Eksik ve ayıplı imalatın giderilme bedeli ise sözleşmenin ifasına yönelik istem olup, birbiriyle çelişen iki seçimlik haktır. Zira iki seçimlik hakkın sonuçları da ayrı ayrı yasada düzenlenmiştir. Fesih halinde BK'nın 108.maddesi uyarınca menfi zararlar istenebilir. İfada ise gecikmeden kaynaklanan müspet zarar istenebilir. Davalı iş sahibi kısaca bedeli ödenmeyen imalatın tamamlanma giderini isteyemez. O halde eldeki davada davalının sözleşmeden dönmüş olması sebebiyle eksik ve ayıplı işler için ödediği bedeli talep edemeyeceğinin kabulü gerektiğinden davalının üçüncü kişilere yaptığını söylediği ödemelerin davacı alacağından mahsubu ile sonuca varılması doğru görülmemiştir. (......sayılı ilâmı). Yine eser sözleşmesinde bedel götürü olarak belirlenmişse yüklenici, eseri o bedelle meydana getirmekle yükümlüdür. Eser, öngörülenden fazla emek ve masrafı gerektirmiş olsa bile yüklenici, belirlenen bedelin artırılmasını isteyemez. Belirtilen maddede ayrıca KDV eklenecek düzenlemesi bulunduğu taktirde KDV’nin de ayrıca iş bedeline eklenmesi gerekir. Götürü bedelli işlerde, yüklenicinin hak ettiği iş bedelinin saptanması ya da iş sahibinin ödemesinin fazla olup olmadığının belirlenmesi için gerçekleştirilen imalâtın eksik ve kusurlar da dikkate alınarak tüm işe oranının tespiti, bulunacak bu oranın toplam iş bedeline uygulanarak hak edilen bedelin saptanması gerekir. Mahkemece hükme esas alınan raporda ise yapılan işin götürü bedele oranlanmadığı, taraf ticari defterleri üzerindeki incelemeler ile sonuca gidildiği, yine davacı tarafından malzeme bedeline ilişkin olarak düzenlenen faturanın davalı ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, kayıtlı ise bu faturaya karşılık davalı tarafından davacıya ödeme yapılıp yapılmadığı konusundaki belge ve deliller değerlendirilmeden tek başına davacının incelemeye esas olacak şekilde ticari defterlerini eksiksiz olarak dosyaya sunmadığı kabulü ile gerektiğinde davalı aleyhine olabilecek davalı ticari defterlerindeki kayıtlar lehe değerlendirilerek sonuca varılmış olmasına rağmen mahkemece bu rapora itibar edilerek hüküm kurulmuş olması dairemizce dosya kapsamına ve usul ve yasa hükümlerine aykırı görülmüştür. (...... sayılı ilâmları). Bu durumda mahkemece yapılacak iş, yeni oluşturulacak uzman bilirkişi kurulundan tarafların önceki rapora yaptıkları itirazların da değerlendirilmesi suretiyle yukarıda belirtilen yasal düzenlemelerin de gözetilmesi suretiyle feshedilen sözleşme sebebiyle davacı yüklenicinin hak ettiği iş bedeli alacağının belirlenerek bu bedelden ihtilafsız olan davalı iş sahibinin ödemelerinin mahsubu ile takip tarihi itibariyle davacı yüklenicinin davalı iş sahibinden talep edebileceği iş bedeli alacağı konusunda rapor alınmak suretiyle sonucuna göre karar vermek olmalıdır, denilerek kararımızın kaldırılması yoluna gidilmiştir. Mahkememizin yapması gereken iş iade kararında belirtilen yöntem ile var ise davacı alacağını belirlemek olup, bilirkişilerden davacı talebi ve davalı savunması ile dosyaya kazandırılan deliller dikkate alınarak rapor hazırlamaları istenilmiştir. İade kararında da belirtildiği gibi, taraflar arasındaki iş bedeli götürü ve KDV hariç 439.680,00 TL olup, sözleşmede bu bedele KDV nin dahil olduğu açıkça belirtilmediği için iş bedeline KDV eklendiğinde iş bedelinin 518.822,40 TL olduğu kabul edilmiştir. Sözleşme fesih edildiği için iade kararı doğrultusunda davalının yaptığı iş ve yapılan işlerdeki ayıp ve eksiklikler dikkate alındığında işin tamamlanma oranın belirlenmesi gerekmiştir. Tüm deliller değerlendirildiğinde, davacı taraf teslimi yapılan işte fotoğraf ile belirlenen ayıp ve eksikliğin teslimi yapılan tüm malzemede mevcut olduğunu ileri sürmüş ise de, davalı bunu kabul etmediği gibi, davacı taraf teslim edilen malzemenin tamamında fotoğraflanan ayıpların bulunduğunu kanıtlayamamış, bu durumda davalı tarafından teslim edilen ürünlerde sadece fotoğraf ile tespiti yapılan ürünler ile sınırlı olarak ayıp söz konusu olduğu kabul edilmiştir. Bu kabulden hareket eden bilirkişilerimiz ayıplı işler ile işin tümünü kıyaslamış, işin tamamlanma oranının % 40.3041 olduğunu belirlemiş, bu tespitin dosya içeriğine uygun olduğu kabul edilmiştir. Davalı iş bedelinin tamamlanma oranına karşılık gelen kısmını talep etme hakkına sahip olup, 518.822,40 TL olan iş bedelinin tamamlanma oranını dikkate alındığında ( 518.822,40TLX 40.3041/100=209.106,70 TL) 209.106,70 TL davalı iş bedeli alacağı olduğu hesaplanmıştır. Son heyetin on son ek raporunun 10. Sayfasında da belirtildiği gibi davacının toplam ödemesi 181.020,00 TL çek ile ve 4.167,17 TL damga vergisi olmak üzere toplam 185.167,17 TL olup, iş bedeli alacağından davacı ödemesi mahsup edildiğinde, davacının davalıdan olan alacağının ( 209.106,70 TL- 185.167,17 TL= 23.939,53 TL) 23.939,53 TL olması gerektiği, bu miktardaki davacı alacağına yönelik davalı itirazı haklı nedene dayanmadığı için iptali gerektiği kabul edilmiştir. Davacı alacağı belirlenebilir olmayıp, bilirkişi incelemesini gerektirdiği için ret edilen miktar yönünden davacı yararına icra inkar tazminatı verilmesi koşullarının oluşmadığı, fazla miktar yönünden davacı takibi haksız olmakla birlikte kötü niyetli olarak icra takibi yapıldığı kabul edilemeyeceği için davalının kötü niyet tazminatı isteme koşullarının oluşmadığı kabul edilip, aşağıdaki şekilde karar oluşturulmuştur. HÜKÜM: Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-) Davanın KISMEN KABULÜNE, Davalının ...... esas sayılı icra takibine yönelik itirazının 23.939,53 TL asıl alacak üzerinden İPTALİNE, Takip tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık %9,75 oranından başlayıp değişen oranlı avans faizi uygulanmak sureti ile takibin devamına, Davacının fazlaya ilişkin alacak talebi ile koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı isteğinin REDDİNE, Davalının koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı isteğinin REDDİNE, 2-) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 1.635,31 TL harçtan, dava açılışında alınan 1.521,49 TL peşin harcın düşülmesi ile kalan 113,82 TL harcın DAVALIDAN ALINARAK HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE, 3-) Davacı tarafından yapılan 35,90 TL başvurma harcı, 357,00 TL tebligat ücreti, 14.150,00 TL bilirkişi ücreti, 73,85 TL posta gideri, toplamı 14.616,75 TL'nin davanın kabul oranı dikkate alınarak hesaplanan 2.777,64 TL'si ile dava açılışında alınan 1.521,49 TL peşin harç toplamından oluşan 4.299,13 TL yargılama giderinin DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, 4-) Davacının vekil ile temsil edilmesi nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 23.939,53 TL vekalet ücretinin DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, 5-) Davalının vekil ile temsil edilmesi nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin DAVACIDAN ALINARAK DAVALIYA VERİLMESİNE, 6-) Kullanılmayan avansların Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak İADESİNE, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin YÜZÜNE KARŞI, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK'nin 345/1. maddesi uyarınca 2 (iki) hafta içerisinde ...... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.24/06/2025

Katip ...... Hakim ...... e - imzalıdır e - imzalıdır

Bu gerekçeli karar güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2023/37, K. 2025/484, T. 24.06.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-37-e-2025-484-k-ef63e84be021