İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/217 E. 2025/980 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/217
- Karar No
- 2025/980
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/217 Esas KARAR NO : 2025/980
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/03/2025 KARAR TARİHİ : 04/11/2025 K.YAZIM TARİHİ : 09/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketin, ... marka ... model makinesinin bakımının yapılması adına müvekkili şirket ile anlaştığını, müvekkili şirket tarafından buna karşılık faturalar düzenlenerek davalı şirkete gönderildiğini, müvekkili şirket tarafından üzerine düşen edimlerin yerine getirilmesine rağmen davalı şirket tarafından hizmet karşılığı gönderilen fatura bedellerinin ödenmediğini, davalı borçluya bakiye borcun ödenmesi için Konya .... Noterliğinin 09.09.2024 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderildiğini ve tebliğ edilmiş olmasına rağmen bugüne kadar herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkili şirketçe borçluya fatura, ticari defter kayıtlar ve cari hesaptan kaynaklı alacağın tahsili için müracaat edildiğini, ödeme yapılmaması üzerine müvekkili şirket adına Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile aleyhine icra takibine girişildiğini, ancak takibin davalı-borçlunun haksız itirazı neticesinde durduğunu belirterek; davalının, borca ve fer'ilerine itirazı ile duran takibin devamına, alacak miktarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, icra takibindeki peşin harcın işbu davadaki harçtan mahsubuna, arabuluculuk faaliyeti vekâlet ücretinin takdir edilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekâletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, davacı tarafın dava dilekçesinde ve ödeme emrinde belirttiği şekilde ve miktarda borcunun bulunmadığını, taraflarınca işleyecek, işlemiş faize ve faiz oranına da itirazda bulunulduğunu, davacı tarafın talep ettiği faizin fahiş olduğunu, faiz başlangıç tarihinin neye göre saptandığı, hangi tarihler arası faiz işletildiğinin açıklanmadığını, davacı tarafın iddiasının aksine alacağın 9420'si oranında icra inkâr tazminatı şartlarının oluşmadığını, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması/borçlunun yalnız başına ne kadar borcunun olduğunun tespit edebilir durumda olması gerektiğini, dava konusu alacağın bu itibarla likit ve belirlenebilir olmadığını, ispat yükünün davacı tarafta olup takip dayanağı olarak belirtilen cari hesaptan veya faturalardan vs. dolayı alacaklı olduğunu ispat etmesi gerektiğini, faturanın bir alacağın varlığını ispat etmekte tek başına yeterli bir delil niteliğine haiz olmadığını belirterek; müvekkilinin herhangi bir borcunun bulunmaması sebebiyle davanın esastan reddine, davacı şirket aleyhine %20'den az olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. HMK'nun 320/2. maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının; davacının takip ve dava tarihi itibariyle davalıdan alacaklı olup olmadığı (alacağın var olup olmadığı), tahsili gereken alacak miktarının ne olduğu, davacının bu alacağı talep edip edemeyeceği, borcun ödenip ödenmediği, borçlunun temerrüte düşüp düşmediği, düştü ile temerrüt tarihinin, uygulanması gereken faiz tür ve oranının, buna göre tahakkuk eden faiz miktarının ve nihayetinde toplam alacağın ne olduğu, icra inkar tazminatı ve kötü niyet tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda toplandığı tespit edildi. Celp edilen Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; Davacı alacaklının 27.424,88 TL asıl alacak, 1.616,35 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 29.041,23 üzerinden borçlu aleyhine fatura ve cari hesap alacağı dayanak gösterilmek suretiyle ilamsız icra takibi başlattığı, ödeme emrinin borçluya 07/12/2024 tarihinde tebliğ edildiği; borçlu tarafından 03/12/2024 tarihinde borca ve ferilerine itiraz edildiği görüldü. Dosyaya sunulan 05/09/2025 tarihli bilirkişi ... tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda;"Davacının 2022, 2023 ve 2024 yıllarına ilişkin yevmiye ve kebir defterlerinin e-defter olarak elektronik ortamda tutulduğu, e-defter beratlarının Maliye İdaresine kanuni süresinde yüklendiği, envanter defterlerinin açılış tasdikinin kanuni süresinde yaptırıldığı, Davacının 29.11.2024 takip tarihi itibarıyla davalıdan 27.424,88 TL alacaklı olduğu, Davalı vekili 28.07.2025 günü saat 15:00'da mahkemeniz duruşma salonunda yapılan incelemede hazır bulunmadığından ve herhangi bir ticari defter sunmadığından davalıya ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde inceleme yapılamadığı, Davacının taleple bağlılık ilkesi gereği takip tarihi itibarıyla talep edilebileceği alacak miktarı asıl alacak + işlemiş faiz olarak 27.424,88 TL + 3.110,66 TL = 30.535,54 TL olarak hesaplandığı" hususları tespit edilmiştir. Huzurda görülen dava itirazın iptali davası olup, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan normal bir eda davasıdır. Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde vereceği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi davanın kabulü halinde borçlu da alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır. Bu nedenle mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır. Yasal dayanağını İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67. maddesinden alan itirazın iptali davası, alacaklının icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nın 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlamaktadır. Takip hukukundan doğan bu davada tespit edilecek husus, borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığının belirlenmesidir. Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacının cari hesap alacağından kaynaklı davalı aleyhine başlattığı icra takibine davalının itirazı sonucunda işbu davayı açtığı görülmüştür. Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup davalı tarafından yapılan usulüne uygun ihtarata ve verilen kesin süreye rağmen ticari defter ve belgelerin ibraz edilmemesi nedeniyle sadece davacının ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Davacının ticari defter ve belgeleri incelenerek düzenlenen bilirkişi raporunda; davacının ticari defter ve kayıtlarının lehine delil niteliğinin bulunduğu, davacının icra takip tarihi itibariyle 27.424,88 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Davacı tarafından davalı Konya .... Noterliği'nden 09/09/2024 tarihinde keşide edilen ... yevmiye numaralı ihtarname ile davalı temerrüde düşürülmüş olup davacının takip öncesi faiz talebinin de kabulüne karar verilmiştir. Mahkememizce yapılan usulüne uygun ihtarata ve verilen kesin süreye rağmen davalı tarafın ticari defter ve belgelerini ibraz etmemesi nedeni ile HMK'nın 222/3. maddesi uyarınca davalının ticari defter ve belgelerindeki kayıtların davacının ticari defter ve belgelerindeki kayıtlar ile uyumlu olduğu, dolayısıyla takibe dayanak faturalara konu edimlerin davacı tarafça davalıya yerine getirildiği mahkememizce kabul edilmiştir. Tekniğine uygun ve denetime elverişli olarak düzenlendiği kabul edilen bilirkişi raporu doğrultusunda açılan davanın 27.424,88 TL asıl alacak, 1.616,35 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 29.041,23 TL üzerinden kabulü ile alacağın likit olması nedeniyle davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile takdiren kabul edilen asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-AÇILAN DAVANIN KABULÜ ile davalının Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazın 27.424,88 TL asıl alacak, 1.616,35 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 29.041,23 TL üzerinden İPTALİ ile takip tarihinden itibaren asıl alacağa davacının talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı Kanunun 2/2. maddesi uyarıca değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle TAKİBİN DEVAMINA, 2-Alacağın likit olması nedeni ile davacının icra inkar tazminatı talebinin KABULÜ ile takdiren kabul edilen asıl alacak tutarının %20'si oranında hesaplanan 5.484,97 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Davalının şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE, 4-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 1.983,81-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 615,40-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 1.368,41-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 29.041,23-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan; 615,40-TL Başvuru Harcı, 615,40-TL Peşin/Nisbi Harç, 7.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 123,50-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 8.354,30-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra ve talep halinde HMK’nın 333. maddesi uyarınca yatırana İADESİNE, 8-6235 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk ücreti olan 4.600,00 TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye İRAT KAYDINA, Dair; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. ile 360. madde hükümleri uyarınca dava değeri karar tarihindeki istinaf sınırı altında kalmakla KESİN olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/11/2025
Katip .... e-imzalı
Hakim ... e-imzalı