İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/533 E. 2025/988 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/533
Karar No
2025/988
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2024/533 Esas KARAR NO: 2025/988 DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/07/2024 KARAR TARİHİ: 27/11/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ------ müvekkili arasında uzun süreli bir ticari ilişki bulunduğu, bu ticari ilişki kapsamında yapılan mal teslimleri ve ifa edilen edimlere karşılık 541.766,32 TL tutarında bir alacağın doğduğunu, bu alacağın tahsili amacıyla, müvekkili lehine, üçüncü kişi konumundaki -----adına kayıtlı ve sonrasında ------ devredilen bir taşınmaz üzerine 400.000,00 TL tutarında ipotek tesis edildiği, ipoteğin konusunun yalnızca mevcut borçla sınırlı olmayıp, açık ve cari hesaplar dahil olmak üzere doğmuş ve doğacak borçların tamamını kapsayacak şekilde düzenlendiği ileri sürüldüğünü, davacı taraf, borcun ödenmemesi üzerine borçlu ---- ve ipotek maliki ----- tarihli ihtarname ile ihtarda bulunduğunu, ödeme yapılmaması üzerine ------ Esas sayılı dosyası kapsamında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlattığını, takibe gönderilen ödeme emrine davalı şirketin--- tarihinde itiraz ettiğini, ipotek maliki olan----- ise ödeme emrine süresinde herhangi bir itirazda bulunmadığını belirttiğini, bu durumda, davanın yalnızca itiraz eden borçluya karşı açıldığını ifade eden davacı vekili, davalı tarafından yapılan itirazın haksız ve dayanaktan yoksun olduğunu, çünkü satışı yapılan malzemelerin sözleşmeye uygun olarak gönderildiğini ve sözleşmede yer alan vade farkı hükümleri gereği gecikmeli ödemelere ilişkin olarak 232.926,35 TL tutarında vade farkı faturasının düzenlendiğini, bu faturaya davalı tarafından süresinde ve usulüne uygun herhangi bir itirazda bulunulmadığını, aksine davalı tarafından kesilen iade faturasının usul yönünden bir ihtar niteliği taşımadığını, bu nedenle geçerli bir itiraz olarak kabul edilemeyeceğini savunduğunu, dava dilekçesinde ayrıca, sözleşmenin 8.2 maddesi uyarınca davacı tarafın gecikmeli ödemelere karşı vade farkı uygulama hakkı bulunduğu, bu uygulamanın hem sözleşmeye hem de ticari teamüle uygun olduğu ifade edildiğini, davacı vekili, davalının yapmış olduğu itirazın borçtan kurtulma amacına yönelik mesnetsiz bir savunma olduğunu, bu nedenle itirazın iptaline ve takibin kaldığı yerden devamına karar verilmesini, ayrıca haksız itiraz nedeniyle davalı aleyhine takip miktarının %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında ------- malzeme alım-satımına ilişkin bir bayilik sözleşmesinin bulunduğu kabul edilmekle birlikte, sözleşmenin uygulanması sürecinde müvekkilin tüm yükümlülüklerini yerine getirdiği, mal bedellerinin zamanında ödendiği, ancak davacı tarafın pandemi sürecini gerekçe göstererek bedeli ödenmiş malzemeleri göndermediği savunulduğunu, davalı vekili, bu nedenle müvekkilinin müşteri portföyünde kayıplar yaşadığını ve ticari zarara uğradığını, teslim edilmeyen malzemelerin bedelini de ödemek zorunda bırakıldığını ifade ettiğini, davalı taraf, ayrıca dava konusu edilen miktarda borçlarının bulunmadığını, davacı tarafından ileri sürülen alacağın gerçeği yansıtmadığını, özellikle de faiz ve vade farkı hesaplamalarının fahiş olduğunu, zira sözleşmede faiz oranının %25 ile sınırlandığı halde davacı tarafın %60 gibi fahiş bir oranda hesaplama yaptığını ileri sürdüğünü, bu nedenle takibe ve davaya konu edilen faiz taleplerinin hukuka aykırı olduğu, vade farkı faturalarının dayanaksız ve fahiş olduğu belirtilmiş; bu nedenlerle davanın reddine, icra takibinin iptaline ve tedbiren takibin durdurulmasına karar verilmesi talep edildiğini, davalı vekili ayrıca, davacının kötü niyetli olduğunu ve bu nedenle asıl alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesi gerektiğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın İİK 67. vd maddeleri gereğince iptali talebine ilişkindir. Davacı, davalı ile aralarındaki ticari ilişki bulunduğunu, davalıdan olan alacaklarını güvence altına almak amacıyla -----ait (sonrasında --- devredilen); ---------mesken üzerinde aşağıda yer verilen şartlarda 400.000,00-TL ipotek tesis edildiğini, ticari ilişki kapsamında davalıya faturanın gönderildiğini, davalının faturaları ödemediğini, fatura alacağı için icra takibine geçildiğini, davalının haksız bir şekilde icra takibine itiraz ettiğini, davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.Davalı, haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış, -------sayılı İcra Dosyası ------- üzerinden dosya içerisine alınıp incelenmiş, ---- dava konusu yerin tapu kayıtları celp edilmiş, ----- kayıtları celp edilmiş, -----tarafların ticari sicil kayıtları dosya arasına alınmış, --- tarihli bilirkişi heyeti raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen ------- tarihli raporunda özetle, "...Davacı tarafından ibraz edilen 2022-2023-2024 yılına ilişkin ticari defterlerin; açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olarak yaptırıldığı ve defter kayıtlarının birbiri doğruladığı, ticari defterlerinin Kayıt nizamı bakımından uygun olduğu davacı şirket lehine veya aleyhine delil kabiliyetleri Sayın Mahkemeniz takdirinde olduğu, davalı şirket -----tarihli ön inceleme duruşmasında verilen kesin süreye rağmen, --------- yıllarına ait yasal defter ve dayanak belgeler mahkemeye ibraz edilmemiştir. Ayrıca yerinde inceleme talebinde de bulunulmamıştır. Bu nedenle, davalıya ait defter ve belgeler üzerinde herhangi bir bilirkişi incelemesi yapılamamış ve davalı tarafın defter ibrazı yükümlülüğünü yerine getirmediği tespit edilmiştir. Tarafların tacir olduğu ve taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğu, takip tarihi itibarıyla davacı şirketin ticari defterlerinde davalıdan olan kayıtlı alacak tutarının 517.368,24 TL olduğu, davalının itirazının iptalinin gerektiği, inkar tazminatı konusunda takdir yetkisinin mahkemede olduğu sonucuna ulaşılmıştır..." yönünde görüşlerini bildirmiştir.Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi).İspat yüküne ilişkin bu genel kural, itirazın iptali davaları için de geçerlidir. Yani, itirazın iptali davalarında da ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir.Faturanın delil olarak kullanılabilmesi için taraflar arasında sözleşmenin bulunması gerekir. Fatura sözleşmenin ifası yönelik belge hükmündedir. Sözleşmenin kurulmasına yönelik fatura ispat kulfeti açısından sonuç dogurmaz. Taraflar arasında akdi ilişki bulunduğunun ispat kulfeti davacı taraftadır. Davacı sözleşmenin bulduğunu ve faturaya konu malın davalıya teslim edildiğini ispat etmesi gerekir. Taraflar arasında sözleşme iliskisi yoksa fatura ispat külfeti açısından sonuç dogurmaz. Ayrıca faturanın usulüne uygun olarak tebliğ edildiği davacı tarafca ispatlanması gerekir. Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları ile ------ formları üzerinde yapılan bilirkişi heyeti incelemesi sonucunda, davacı ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun olarak tutulduğu, davacı tarafça talep edilen cari hesap alacağının davacı ticari defter ve kayıtlarında kayıtlı olduğu, davalının usulüne uygun davetiyeye rağmen ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmediği, ibrazdan kaçındığı anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları, alınan bilirkişi raporları ve bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacının, davalı ile arasındaki ticari ilişkiyi ve alacağını yöntemince ispat ettiği, davalının ticari defter ve kayıtlarını ibrazdan kaçınması sebebiyle HMK 222/3 maddesi gereği davacı ticari defter ve kayıtların hükme esas alınması gerektiği, davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 517.368,24-TL alacaklı olduğu, davalı tarafça dosyaya konu borcun sona erdiğine ilişkin herhangi bir bilgi ve delilin sunulmadığı, dava konusu olan taşınmazdaki 400.000,00-TL'lik üst sınır ipoteğinin geçerli olduğu ve davacının bu miktarı aşmayacak şekilde talepte bulunduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin 8.3 maddesinde temerrüt halinde aylık 2.5 faiz (yıllık %30) oranının kararlaştırıldığı, tarafların tacir olması sebebiyle sözleşme hükmünün geçerli olduğu ve davacının bu oran üzerinden faiz talebinde bulunabileceği, faize ilişkin aşan taleplerinin yerinde olmadığı, netice itibariyle davacının takip yapmakta haklı olduğu anlaşılmış, davanın kabulüne, davalının ------esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile 400.000,00-TL asıl alacak ve takip tarihinden itibaren işleyecek yıllık %30 faiz oranı üzerinden takibin devamına karar verilmiştir.İtirazın iptali davalarında davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması şarttır. ----- Dosyaya konu alacağın cari hesap ilişkisi/faturaya dayanması sebebiyle alacağın likit ve davalının haksız olduğu anlaşıldığından, hükmedilen asıl alacak miktarı ----- üzerinden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE, -Davalının -------- esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ ile 400.000,00-TL asıl alacak ve takip tarihinden itibaren işleyecek yıllık %30 faiz oranı üzerinden takibin DEVAMINA, 2-Hükmedilen asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gerekli karar harcı 27.324,00-TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 6.831,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 20.493‬,00-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafça yatırılan 6.831,00-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 427,60-TL başvuru harcı, 60,80-TL vekalet harcı, 10.245,00-TL tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 10.733,4‬0-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 6-TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 3.800,00-TL arabuluculuk ücreti davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 7-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, 8-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13. maddesindeki esaslara göre belirlenen 64.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ----------- Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.27/11/2025

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/533, K. 2025/988, T. 27.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-533-e-2025-988-k-f8d72f896326