İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/208 E. 2026/292 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/208
Karar No
2026/292
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C ANKARA ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ K A R A R

ESAS NO : 2025/208 KARAR NO : 2026/292

... DAVA : Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 14/03/2025 KARAR TARİHİ : 16/04/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 14/05/2026 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; 08.10.2023 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki ...plaka sayılı aracı ile kaza mahaline geldiğinde karşı istikamette seyir halinde olan müvekkili ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın şeridine girmesi ve kafadan çarpması neticesinde çift taraflı, yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, ... plakalı araç sürücüsü olarak bulunan müvekkili ...'ın kaza sonucu ağır bir şekilde yaralandığını, sözkonusu kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsü ...'in 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 84/1-g (şeride tecavüz etme) maddesinin ihlal etmesi ile asli ve tamamen kusurlu olduğunu, kazaya sebebiyet veren aracın davalı sigorta şirketi tarafından yapıldığını, bu nedenle müvekkilinin uğramış olduğu bedensel zararlar neticesinde ortaya çıkan sürekli iş göremezliğe ilişkin maddi zararların sigorta şirketince karşılanması yasa gereği olduğunu, müvekkilinin uğradığı zararın tazmini ile yükümlü bulunanların meydana gelen zarar nedeniyle müşterek ve müteselsilen sorumluluğu bulunduğunu, bu nedenle müşterek ve müteselsil sorumluluk esası çerçevesinde meydana gelen zararın tazmin edilmesi gerektiğini, müvekkilinin maluliyet oranının tespiti için ikametgahı da gözönünde bulundurularak hükme elverişli bir iş göremezlik raporu alınmasını talep ettiklerini, ikame edilen iş bu yargılama sırasında dosyaya kazandırılacak olan bilirkişi hesap raporu düzenlenirken tazminatın TRH 2010 tablosundaki bakiye ömür sürelerinin esas alınarak hesaplanması gerektiğini, müvekkilinin uğradığı maddi zararların davalıca kaza tarihinde geçerli olan poliçe teminat limitleri dahilinde karşılanması gerektiğini, davalı kuruma 19.12.2024 tarihinde mail yolu ile başvuru yapıldığını, ancak davalı sigorta şirketi tarafından başvurularının sonuçsuz kaldığını, arabuluculuk görüşmelerinde de anlaşma sağlanamadığını belirterek 08.10.2023 tarihinde gerçekleşen tek taraflı, yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle müvekkilinin uğradığı maddi zararlar için fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden HMK m. 107 uyarınca belirsiz alacak davası olarak şimdilik 100,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumluluk çerçevesinde, tahsilde tekerrüre yer olmamak kaydıyla davalı tarafından tazmin edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; .... plakalı kazaya karışan aracın müvekkili şirkete, 05.09.2023-05.09.2024 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... numaralı Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Poliçesi ile sigortalı olduğunu, poliçeden dolayı sorumluluğunun, sigortalısının kusuru oranında olmak üzere, bedeni zararlarda şahıs başına azami 1.200.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, poliçe müstenit müşterek müteselsil sorumluluklarının poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, keza masraf ve vekalet ücreti sorumluluklarının da bu miktara isabet eden oranlarda olacağını, poliçe limitini maktuen ödenecek rakam olmadığını, müvekkili şirkete bildirilmeyen bir zararın tazmin edilmesinin beklenemeyeceğini, bu sebeple ilgili başvurunun usulden reddi gerektiğini, ZMMS Genel Şartlarında 02.08.2016 tarihli değişiklikle sigorta şirketine başvuru yapılırken zorunlu olan evraklar belirtildiğini, ancak tahdidi olarak sayılan belgeler ve sağlık kurulu raporu eksiksiz bir şekilde müvekkil şirkete iletilmediğinden yapılan başvurun öncelikle usulden reddi gerektiğini, davacı yanın sürekli ve geçici iş göremezliği bulunduğunu kabul etmediklerini, tedavi evrakları incelendiğinde basit bir tedavi sonrası taburcu olduğu görüldüğünü, dosyanın adli tıp kurumuna tevdi edilmesi gerektiğini, sigortalının kusur oranının adli tıp kurumu yahut İTÜ'den üçlü heyet karayolları fen heyetin raporu ile ispat edilmesi gerektiğini, kabul etmemek şartıyla aleyhlerine bir karar verilmesi durumunda hesaplanan tutardan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, dosyanın muhteviyatı incelendiğinde başvuranın gerekli emniyet kemerinin takılı olmadığı görüleceğini, yeni genel şartlar uyarınca maluliyet tazminatı hesaplamaları Türk Borçlar Kanunu hükümlerine göre değil, ZMM genel şart ekinde yer alan TRH-2010 kadın/erkek tablosu ve %1,65 teknik faiz kullanılarak hesaplama yapılması gerektiğini, başvuru dilekçesinde bahsi geçen faizle ilgili olarak davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı vekilinin talep etmesi gereken faizin yasal faiz olduğunu belirterek ikame edilen iş bu davada ihbar edilen konumunda olan müvekkili sigorta şirketi yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, haksız fiilden kaynaklı kalıcı iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir. Dava konusu kazaya sebep olan ... plakalı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde kaza tarihini kapsar şekilde ... poliçesiyle sigortalı olduğu görülmüştür. Usul ve yasaya uygun ,denetime ve hüküm kurmaya elverişli görülen ...'ndan alınan 26/01/2026 tarihli raporda; kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği bildirilmiştir. Tüm dosya kapsamı, iddia, cevap, maluliyet raporu birlikte değerlendirildiğinde; haksız fiil için tazminata hakkının doğabilmesi için zararın bulunmasının şart olduğu ,meydana gelen kazada davacıda kalıcı bir maluliyet oluşturacak şekilde araz bulunmadığı bu nedenle davacının sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin yerinde olmadığı, anlaşıldığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere; Davanın reddine, Alınması gerekli 732,00 TL harçtan peşin alınan 615,40 TL'nin mahsubu ile kalan 116,60 TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir yazılmasına, Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, Kendisini vekil ile temsil ettiren davalı yararına AAÜT gereğince takdir ve tespit edilen 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, Davalı tarafça yapılan masraf olmadığında bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde ....da İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/04/2026

....

¸e-imzalıdır. ¸e-imzalıdır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/208, K. 2026/292, T. 16.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-208-e-2026-292-k-2c042fe58f2a