İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/199 E. 2025/806 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/199
- Karar No
- 2025/806
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/199 Esas KARAR NO :2025/806
DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ:18/03/2025 KARAR TARİHİ:19/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesi özetle; ... plakalı otomobilin müvekkili şirket nezdinde sigortalandığını, 18/11/2021 tarihinde ... plakalı sigortalı araç ile davalı şirket nezdinde sigortalı ... plakalı aracın karıştığı 3 araçlı maddi hasarlı kazanın meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde müvekkili şirket nezdinde ki sigortalı aracın %100 kusurlu olduğunun tespit edildiğini, davalı şirket tarafından ... plakalı aracın onarımının gerçekleştirildiğini ve onarım bedelinin müvekkili şirkete rücu edildiğini, TTK 1420 maddede yer alan zaman aşımı süresinden sonra talepte bulunulduğunu ve müvekkili şirket tarafından sehven ödemeler yapıldığını sigorta şirketlerinin kendi aralarındaki anlaşmalara binaen ödemelerin iadesinin gerektiğini, müvekkili şirket tarafından sehven yapılan ödemelerin, ödeme tarihinden itibaren avans faizi ve ferilerinin ödenmesi amacıyla davalıya karşı .... İcra Müdürlüğünün 2024/... esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, ancak borçlu tarafından takibe itiraz edildiğini ve takibin durduğundan bahisle haksız ve mesnetsiz itirazın iptaline, davalının %20 kötü niyet tazminatı ile mahkum edilmesine, takibin kaldığı yerden avans faiziyle devamına, yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesi özetle; Davacı tarafından yapıldığı iddia edilen ödemenin zaman aşımına uğradığı iddiasının borcu geçersiz kılmadığını ve geri verilmesinin istenemeyeceğini, davacı taleplerinin hukuki mesnetten yoksun olduğundan bahisle davanın reddine, davacı aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, davacıya kasko ve trafik sigorta poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın 18/11/2021 tarihli kazası nedeniyle davalı tarafa zamanaşımı süresi geçtikten sonra hasar ödemesi yapıldığı iddiasıyla yapılan hasar bedeli ödemesinin iade edilmesine yönelik başlatılan .... İcra dairesinin 2024/... esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 146-161.maddelerinde düzenlenmiş bulunan zamanaşımı, alacak hakkının, belli bir süre kullanılmaması yüzünden “dava edilebilme” niteliğinden yoksun kalmasını ifade etmektedir. Borcun zamanaşımına uğramasıyla, borç (alacak) sona ermez, sadece alacaklının dava yoluyla alacağını elde etme olanağı, "alacağın dava edilebilme niteliği" ortadan kalkar. Zamanaşımına uğramış bir borç, ifa edilebilen, fakat dava edilemeyen eksik bir borçtur. Zamanaşımına uğramış borç ifa edilirse, ifa geçerlidir, bir bağışlama veya alacaklı yönünden bir "sebepsiz zenginleşme" söz konusu değildir. Borçlu, borcun zamanaşımına uğradığını bilmediğini, bu nedenle hataen (yanılarak) ödemede bulunduğunu ileri sürerek verdiğini geri isteyemez(BK m. 62; TBK m. 78/2). Uyuşmazlığa konu kazanın 18/11/2021 tarihinde yaşandığı, ZMMS kapsamında 24.11.2023 tarihinde 265,50 TL, 28.12.2023 tarihinde 42.734,50 TL ve İMMS kapsamında 28.12.2023 tarihinde 48.762,94 TL olmak üzere davalıya 6102 sayılı TTK’nın 1420. maddesi belirtilen 2 yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra ödeme yapıldığının sabit olduğu, davacı tarafın zamanaşıma uğramış ancak ödenmiş borcun tahsilini talep ettiği, davalı yanın ise borcun geçersiz olmadığını, ödemenin geri istenemeyeceğini savunduğu somut uyuşmazlıkta, davacı tarafın sigorta şirketlerinin kendi aralarındaki anlaşmalara binaen ödemelerin iadesinin gerektiğini iddia ettiği ancak sigorta şirketlerin bu hususa ilişkin anlaşmalarının bulunmadığı, davacı tarafça sunulan protokolün rücu taleplerinin hızlandırılmasına yönelik olduğu, dolayısıyla davacının yaptığı ifanın geçerli olduğu ve alacağın dava edilebilme niteliği bulunmadığından, davanın reddine; davacı tarafın kötü niyetle takip başlattığı ispat edilemediğinden davalının tazminat isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın REDDİNE, 2-Tazminat isteminin REDDİNE, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince peşin alınan 1.147,98-TL'nin 615,40-TL maktu karar harcından mahsubu ile fazla 532,58-TL harcın kararın kesinleşmesi sonrası talep halinde davacıya iadesine, 4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesinin "...Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır..." hükmü gereği 3.600,00-TL'sı arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine, 5-Davalı lehine karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi üzerinden hesap olunan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-HMK. 333. md. uyarınca davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiyesinin kararın kesinleşmesi sonrası davacıya iadesine, Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde, Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle İstanbul BAM ilgili Hukuk Dairesince incelenmek üzere istinaf yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair verilen karar, hazır olan davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 19/11/2025
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır