İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/574 E. 2025/971 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/574
- Karar No
- 2025/971
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/574 Esas KARAR NO : 2025/971 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/10/2024 KARAR TARİHİ : 04/11/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 28.01.2024 tarihinde mülkiyeti müvekkiline ait... plakalı araç ile ... plakalı aracın çarpıştığını, müvekkiline ait aracın hasarlandığını, aracın hasar onarımı gerçekleştirildiğini, hasar dosyası açıldığını, davalı şirket tarafından 80.000,00-TL kısmi ödeme yapıldığını, alınan ekspertiz raporunda araçta hasar onarım, yedek parça ve işçilik ücreti olarak 209.589,00-TL (KDV dahil) hasar bedeli tespit edildiğini, aracın hasar bedeli ve ekspertiz rapor ücretinin davalı şirketten İzmir... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı takip dosyası ile talep edildiğini, davalının itirazı ile takibin durdurulduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını, bu nedenle davanın kabulü ile fazlaya ilişkin talep, ıslah, dava hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100,00-TL’lik kısım yönünden itirazın iptalini ve takibin yasal faizi ile birlikte devamını, % 20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, eksik ve kısmi ödeme yapıldığında bahisle müvekkili şirkete ikinci bir başvuru yapılmadığından başvurunun reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının taleplerinin zaman aşımına uğradığını, poliçe kapsamında müvekkili tarafından davacıya eksper raporuna istinaden poliçe muafiyeti uygulanarak hasar ödemesi yapılarak maddi hasar gerçek zarar nispetinde tazmin edildiğini, müvekkilinin ibra edildiğini, başvuran davacı fazlaya ilişkin haklarından feragat ettiğini, esasa ilişkin feragat dava hakkını düşürdüğünü, kasko sözleşmesinin ktk. 111 kapsamında olmadığını, itirazı baki kalmak kaydıyla ödenen maddi hasar tazminatı ile ödenmesi gereken maddi hasar tazminatı arasında fahiş nispette fark yok ise ödemeye dair anlaşma geçerli kabul edileceğini, aynen tazmin hükümleri gereği hasar giderilmişken bakiye maddi hasara hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, maddi hasar bedeli kasko poliçesinin aynen tazmin hükümlerine göre hesaplandığını, kasko poliçesinin hasar tazmin yöntemi hükümleri dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, hasar tazmininin nasıl yapılacağına poliçede yer verildiğini, poliçe hükümleri gereği hasar tazmininde logolu orjinal ya da logosuz orjinal parça kullanılabileceğinin kararlaştırıldığını, bilirkişi tarafından logosuz orjinal parça fiyatları üzerinden hasar tazminatı hesaplanması gerektiğini, itirazı baki kalmak kaydıyla talep edilen maddi hasar bedelinin fahiş olduğunu, ekspertiz raporu gideri talebinin reddinin gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle davacının icra inkar tazminatı talebinin haksız olduğunu, yargılamada yasal faiz uygulanması gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle müvekkilinin temerrüde düşmediğini, kaza tarihinden değil dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiğini, bu nedenle davanın reddini, davacının inkar tazminatı talebinin reddini, %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesini talep etmiştir. Dava öncelikle İzmir Tüketici Mahkemesinin ... Esasına kaydedilmiş olup, mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın "Dava dilekçesinin görevsizlik nedeniyle Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, davaya bakmakla görevli mahkemelerin İzmir Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunun tespitine, karar verilerek dava dosyası mahkememizin yukarıda belirtilen esasına kaydedilmiştir. Mahkememizin 14/10/2025 tarihli ara kararı ile davacının dava açarken 615,40-TL başvuru harcı ve dava değeri olan 22.441,00-TL üzerinden 383.23-TL peşin harcın yatırılması gereği Harçlar Kanunu'nun 30 ve32. Maddeleri uyarınca yatırılması gereken harçlar yatırılmadığı takdirde müteakip yargılama işlemlerinin yapılamayacağı düzenlenmiş olup, davacı tarafa tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde yatırması gereken peşin harcı yatırmadığı takdirde başkaca işlem yapılmaksızın dava dosyasının Harçlar Kanunu 30 ve 32. Maddeleri ile HMK'nun 150.maddesi uyarınca yenileninceye ve harçlar tamamlanıncaya kadar işlemden kaldırılacağının ihtarına"şeklinde karar verildiği görülmüştür. Dava,taraflar arasında düzenlenen kasko poliçesinden kaynaklanan alacak için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davaya konu İzmir... İcra Müdürlüğü'nün.... esas sayılı takip dosyasında davacı tarafından davalı aleyhine kasko poliçesinden kaynaklanan toplam 130.289,73-TL 'nin talep edildiği, ödeme emrinin borçlu/ davalıya tebliğ edildiği, borçlunun süresinde yaptığı itiraz üzerine takibin durduğu görülmüştür. Dava, 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığından işin esasına geçilmiştir. Davacı 28/01/2024 tarihli trafik kazasında...plakalı yarı aracın işleteni olup, davalı sigorta şirketi ise aracın genişletilmiş kasko sigorta poliçesini düzenleyendir. Davalının zamanaşımı def'i değerlendirildiğinde;Kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan davalar, TTK'nun 1420/1. maddesi gereğince iki yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Nitekim, zamanaşımı süresinin iki yıl olduğuna ilişkin bu düzenlemeye, Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartlarının C.10. maddesinde de aynen ve açıkça yer verilmiştir. İki yıllık zamanaşımı süresinin başlangıcı ise alacağın muaccel olduğu tarihtir. Zarar sigortalarında, alacağın muaccel olduğu gün, sigortalının rizikonun gerçekleştiğini öğrendiği günden itibaren başlayan beş iş günü olan ihbar süresinin son günüdür. Davaya konu trafik kazası 28/01/2024 tarihinde meydana gelmiş olup, zamanaşımını kesen sebeplerden olan kısmi ödeme 24/03/2024 tarihi olup, yine 28/06/2024 tarihli takip ile kesilen zamanaşımı süresi nazara alındığında 08/10/2024 tarihli davanın iki yıllık süre içerisinde açıldığı sabittir. Davalının yetki itirazı incelendiğinde; HMK' nun 15. Maddesi gereği Zarar sigortalarından doğan davalar, sigorta, bir taşınmaza veya niteliği gereği bir yerde sabit bulunması gereken yahut şart kılınan taşınıra ilişkinse, malın bulunduğu yerde; bir yerde sabit bulunması gerekmeyen veya şart kılınmayan bir taşınıra ilişkinse, rizikonun gerçekleştiği yerde de açılabileceğinden ve riziko İzmir ilinde gerçekleştiğinden davalı vekilinin yetki itirazına itibar edilmemiştir. Mal sigortaları türünden olan kasko sigortası poliçesinin teminat kapsamını belirleyen A/1 maddesine göre, gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, müsademesi, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile 3.kişilerin kötüniyet veya müziplikle yaptıkları hareketler aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bütün sigortanın teminat kapsamında olduğu anlaşılmaktadır. Diğer taraftan 6102 sayılı TTK'nın 1409/1 ve 1410. maddeleri uyarınca, sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi, aynı Yasanın 1409/2. maddesi hükmüne göre kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5. maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir. İlkeler yukarıda anlatılan şekilde olmakla birlikte, sigortalı Kasko Poliçesi Genel Şartlarının 1.5. maddesi ve 6102 sayılı TTK'nın 1446. maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan rizikonun teminatı içinde imiş gibi ihbar ederse ispat külfeti yer değiştirip oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat yükü sigortalıya geçer. Sigortacı, rizikonun ihbar edilenden farklı şekilde oluştuğunu ve bu oluş şeklinin sigorta teminatı dışında kaldığını soyut iddialarla değil somut delillerle kanıtlamak zorundadır. Davacıya ait aracın davalı şirket nezdinde kaskolu olduğu ve 28/01/2024 tarihli rizikonun poliçenin yürürlük süresi içinde meydana geldiği uyuşmazlık konusu değildir. (Poliçe yürürlük 17.08.2023-2024- Rent a Car Kasko Sigorta Poliçesi). Bu ilkeler doğrultusunda somut olaya baktığımızda; davalı yanca zararın teminat içerisinde yer almadığına yönelik savunma bulunmadığından ve 80.080,00 TL yapıldığı hususunda itiraz da olmadığından ve davacı imzalanan ibra sözleşmesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuğunu açıkça belirttiğinden uyuşmazlık, meydana gelen riziko sonucu hasar miktarı noktasında toplanmaktadır. İzmir Tüketici Mahkemesinin... esas sayılı dava dosyasında Bilirkişi heyetinden alınan 15/03/2025 tarihli raporun sonuç kısmına göre," 28.01.2024 tarihinde Davacıya ait ve sürücü... sevk ve idaresindeki... plakalı araçla, sürücü... sevk ve idaresindeki... plakalı araçlar arasında meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası sebebiyle; 1)Davacıya ait... plakalı aracın ön bölüm kaporta, mekanik ve elektrik aksamlarında meydana gelen hasarların bahse konu Trafik Kazası İle Uyumlu & İlintili Olduğu, 2)Davacıya ait... plakalı... marka otomobilde meydana gelen Gerçek Hasar miktarının Y. parça bedeli * İşçilik + KDV dahil 205.089,73 TL olduğu, 3) Davalı Sigorta Şirketi tarafından... no.lu Hasar dosyasına istinaden davacı Vekili...” a 26.03.2024 tarihinde ...A.Ş. dekontu ile 80.080,00 TL Kısmi Hasar ödemesi yapılmış olduğundan, Davacının Bakiye Hasar alacağının 125.009,73 TL. Olarak hesaplandığı, 4)Dosyada mevcut KDV Dahil 700,00 TL tutarındaki Ekspertiz faturasının ekspertiz tarihi itibariyle kadri maruf bulunduğu ve ödenip, ödenmemesi hususunun Sayın Mahkemenin takdirine bırakılmış olduğu, 5)Davaya konu... plakalı aracın kaza tarihi olan 28.01.2024 tarihi itibariyle, 17.08.2023 - 17.08.2024 tarihleri arasında geçerli ve ...numaralı Rent A Car Kasko Sigorta Poliçesi ile... Sigorta A.Ş.'ne sigortalı olduğu, kasko poliçesi ile araç devrilme, rayiç değer üzerinden sigorta teminat üst limiti belirlendiği dolayısıyla davaya konu kazanın poliçe teminatı ve süresi içerisinde meydana geldiği, 6)Kaza ile hasarın ve yapılacak onarımın birbiriyle uyumlu olduğu, 7)Davalı sigorta şirketinin mevcut kasko poliçesi gereğince emsal nitelikteki Yargıtay kararları, mevcut yasal düzenlemeler karşısında sigortalısının gerçek zararını orjnial parça fiyatları üzerinden ve Kdv dahil şekilde gidermekle yükümlü olduğu, 8) Davalı sigorta şirketince daha evvel yapılan ödeme de dikkate alınmak suretiyle davacı tarafça talep edilebilecek bakiye maddi tazminat bedelinin : 205.089,73 TL.- 125.009,73 TL.=125.009,73-TL kaldığı, buna göre davaya konu icra takibinde talep edilebilir bakiye asıl alacak miktarının 125.009,73 TL.olduğu, hesaplanan işbu bakiye maddi tazminat tutarına taleple bağlılık ilkesi gereğince ancak takip tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceği, Ekspertiz ücreti olarak ödenen KDV dahil 700,00-TL ekspertiz ücretinin makul gider olarak varsayılması halinde ancak yargılama giderleri arasında değerlendirilebileceği hususundaki tespitleri içerir" şekilde rapor sundukları görülmüştür. Davacı vekili ıslah dilekçesi ile 100,00-TL'lik kısım yönünden açılan itirazın iptali talepli davamızı 22.341,00-TL artırarak 22.441,00-TL üzerinden davalının haksız itirazının iptaline ve takibin yasal faizi ile birlikte devamına, itirazın kötü niyetli olarak yapıldığı sabit olduğundan takip konusu alacağın %20 'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, 700,00-TL ekspertiz ücreti dahil tüm yargılama giderleri ile vekalet ücret ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. Sonuç itibari ile, taraflar arasındaki Rent A Car Kasko Sigorta Poliçesi' nden kaynaklanan bakiye tazminat bedelinin tahsili istemine ilişkin açılan eldeki davada, rizikonun risk periyodu içerisinde gerçekleştiği, araçta oluşan gerçek hasardan sigorta poliçesindeki teminat kapsamında davalının sorumlu olduğu, bu nedenle KDV eklenerek iskonto uygulanmadan (anlaşmalı serviste tamir işlemi yapıldığına ilişkin delil sunulmadığından), genel muafiyet ise uygulandığında (7.000,00 TL) ıslah dilekçesindeki talep daha az olduğundan talep ile bağlı kalınarak davanın kabulüne, kabul edilen bedel likit olmadığından bilirkişi marifetiyle belirlendiğinden davacının tazminat isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. Her ne kadar ekspertiz ücreti yönünden de harç yatırılmış ve bu bedel içinde itirazın iptali talep edilmiş ve talep mahkememizce kabul edilmiş ise, ekspertiz ücreti yargılama giderleri kapsamında yer aldığından bu bedel hesaplanan vekalet ücretinde dikkate alınmamıştır. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; davalı/borçlunun İzmir... İcra Müdürlüğü' nün...Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın KISMEN iptali ile takibin 22.441,00 TL asıl alacak ile 700,00 TL ekspertiz ücreti üzerinden devamına, 2-Tarafların tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine, 3-Alınması gereken 1.580,76 TL karar ve ilam harcının yatan 615,40 TL peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 965,36 TL' nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 4-Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan ve harcanan 615,40 TL peşin harç, 615,40TL başvurma harcı , 294,00 TL posta ve diğer giderler ile 8.000,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 9.524,8 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 22.441,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 6-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 2.080,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına, 7-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/11/2025
Katip... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır