Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/219 E. 2025/1459 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/219
- Karar No
- 2025/1459
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/219 KARAR NO : 2025/1459
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : MANİSA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 26/04/2022 (Dava) - 25/10/2022 (Karar) NUMARASI : 2022/452 Esas - 2022/1354 Karar DAVA : Tazminat BAM KARAR TARİHİ : 16/10/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 16/10/2025
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/10/2022 tarih ve 2022/452 Esas - 2022/1354 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıya ait ...- ... İlçesi ... mah. ... ada ...parsel nolu arazinin 5965082 poliçe numarası ile davalı .... tarafından Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Poliçesi ile ileride meydana gelebilecek don, dolu vb. hasarlarına karşı sigorta edildiği, meydana gelen don zararından sonra .... tarafından 2016BU029936 nolu hasar dosyası ile 01.11.2016 tarihinde hatalı olarak 101.813.00 TL daini mürtehine ödeme yapıldığını, davaya konu olayın ödemenin sigortalıya değil de daini mürtehine yapılmış olması olduğunu, davacının ödemenin yapıldığı dönemde daini mürtehin sıfatına sahip bir alacaklısı bulunmadığını fakat, sözde daini mürtehin sıfatı ile davalı .. Nolu...'ne 01/11/2016 tarihinde 101.813,00 TL nedensiz ödeme yapıldığını, davaya konu hasar bedelinin ne ... ne de hasar bedelinin yatırıldığı kooperatif tarafından bu güne kadar davacıya ödenmediği, davalı .... Müdürlüğü'nün başvurularına cevap vermediğini, diğer davalı ....'nin ise ödeme talebini reddettiği ileri sürerek, fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000,00 TL usulsüz ödenmeyen alacak isteklerinin kabulüne, hesaplanacak olan alacak tutarlarına 01/11/2016 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı .... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu 5965082 numaralı bitkisel ürün sigorta poliçesine konu ...- .... İlçesi ... mah.... ada ... nolu parselin 14/12/2015 yılında Alaşehir 1. Noterliği'nin 15019 yevmiye numaralı kira sözleşmesi ile davacı tarafından ....'e 5 yıllığına kiraya verildiği, buna göre ....'in davacı ...'a yıllık 350 TL kira bedeli ödeyeceği, dava konusu 5965082 numaralı poliçeyi yaptıranın davacı değil ... olduğunu, dolayısıyla sigorta priminin de davacı tarafça ödenmediği, ....'in müvekkiline olan borcu sebebiyle poliçe kapsamında daini mürtehin alacaklısı olduğu, davacı tarafça dava dilekçesinde müvekkiline daini mürtehin alacaklısı olarak 101.813,00 TL ödendiğini belirtmesine rağmen davanın 10.000,00 TL üzerinden açıldığı, davanın kısmi dava olarak açılmasında hukuki bir yarar olmadığı gibi belirsiz alacak davası olarak açılmasının da mümkün olmadığı, davacıya eksik harcın tamamlatılması gerektiği, 6102 sayılı TTK'nın 1420. Maddesi gereği davacının alacağına karşı zamanaşımı iddiasında bulunulduğu savunarak, davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı .... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin tarım sigortaları havuzunun işleticisi olduğu, ...'nun diğer sigorta şirketlerinden farklı olarak kar amacı gütmeyen bir kuruluş olduğu, sigorta şirketinin hasarın ödenmemesinden doğrudan bir menfaat sağlamalarının söz konusu olmadığı, müvekkili şirketin sadece havuzdan masraflarını karşılayacak sabit bir ücret aldığını, yani hasarın ödenip ödenmemesinin şirkete bir kazanç sağlamayacağı, davacının dava tarihi itibari ile alacağını tam olarak belirleyebilme durumu olduğundan davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, mahkeme aksi kanaatte ise davanın kısmi dava olarak kabul edilmesini, müvekkili kurumun dava konusu hasara ilişkin poliçede kaydı olan daini mürtehine yasal yükümlülüğü gereği ödeme yaptığı, TMK'nın 879 f (1) maddesi, TTK'nın 1456 f (2) maddesi ve Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 24/11/2020 tarihli, 2020/2753 esas ve 2020/7568 karar sayılı kararı gereği ödemenin daini mürtehin kuruma ödenmesi gerektiğinin sabit olduğunu savunarak, davacının davasının reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince; "... davalı ... tarafından 5965082 nolu poliçe nedeniyle daini mürtehin olan diğer davalı ....'ne 01/11/2016 tarihinde tazminat ödemesinin gerçekleştirildiği, yukarıda açıklanan yasal mevzuata göre tazminat talep etme hakkının öncelikle rehin hakkı sahibine ait olduğu, tazminatın öncelikle ona ödeneceği, somut olayda da rehin hakkı sahibi davalı....ne tazminat ödemesinin gerçekleştirildiği, bu durumda davacının tazminat talep hakkının bulunmadığı anlaşılmakla, aktif husumet ehliyetinin yokluğu..." gerekçesiyle davanın REDDİNE karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, 27/05/2014 tarihli 29012 sayılı Çiftçi Kayıt Sistemi Yönetmeliğine ve ...sistemine göre çiftçi kayıt sistemi verisinin kimin adına ise poliçenin o kişi adına düzenlenebileceğini, ÇKS kaydı sahibinin ve sigortalının zaten davacı ....olduğunu, poliçe yapılan arazi hakkında çiftçi kayıt sistemi adına kayıtlı olan davacı müvekkili hakkında aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle red kararı verilmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin bu dava ile maliki, poliçe sahibi, ÇKS kaydı ve hak sahibi olduğu arazı üzerinde usulsüz dain-i mürtehin kaydı ile hatalı ödeme yapıldığını dava ettiğini, müvekkilinin sorumlu olduğu dain-i mürtehin kaydına yönelik hiç bir delil ve kayıt bulunmadığını, davaya konu poliçe hakkında geçerli bir dain-i mürtehin kaydı bulunmadan, arazi hakkında tüm hak ve yetkinin kendisinde olan müvekkiline ilgi poliçe bedelinin ödenmemesinin esas ve usule aykırı olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, bitkisel ürün sigorta poliçelerinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece; davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davaya konu poliçe üzerinde davalı kooperatifin dain mürtehin olarak gösterildiği, bu sebeple sigortadan tazminat talep etme hakkının da öncelikle davalı kooperatife ait olduğu, zaten tazminat ödemesinin de anılan davalıya gerçekleştirildiği, dain mürtehin sıfatının 4721 sayılı TMK'nın 879 ve 6102 sayılı TTK'nın 1456/2. maddeleri uyarınca arazinin maliki veya sigortalı sıfatından önce geldiği, bu durumda mahkemece aktif husumet yokluğu sebebiyle davanın reddine karar verilmesinin de doğru olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/452 Esas - 2022/1354 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gerekli 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine), 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair; dosya yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 16/10/2025