İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/561 E. 2025/992 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/561
Karar No
2025/992
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/561 Esas KARAR NO : 2025/992

DAVA : Sigorta (Mal Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 16/09/2020 KARAR TARİHİ : 24/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Mal Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA/ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketi ile müvekkile borçlu 3. kişi ... üzerinde müvekkil şirketin 30.06.2018 tarihli rehin şerhi bulunan ... plakalı araç için kasko sigorta poliçesi yapıldığını, kredi borçlusu ...’ın kredi geri ödemelerini yapmaması nedeniyle ... 16. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasından taşınır rehninin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatıldığını, takip neticesinde ...’a ait ve müvekkile rehinli ... plakalı aracın borca istinaden bağlandığını ve ...Yediemin otoparkına çekildiğini, akabinde icra müdürlüğünce sevk edilen bilirkişi tarafından araç incelenmiş ve araca hasarlı haliyle 40.000,00 TL değer biçildiğini, davalı sigorta şirketine yazılı başvuru yaparak araçtaki tespit edilen hasarın karşılanması talep edilmiş ise de, davalı tarafça gerekçe gösterilmeksizin taleplerinin reddedildiğini, 19.09.2019 tarihinde hasarlanan müvekkile rehinli aracın sigorta tazminatı üzerinde, müvekkilin TTK m.1456'dan kaynaklanan öncelikli hak sahipliği olduğunu, dava konusu hasarlı araç her ne kadar rehninin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi nezdinde satılmış ise de, hasarlı halde satıldığından, borcun karşılanamadığını, davalı tarafından söz konusu kaza ile ilgili .. nolu kasko sigorta poliçesinden ... nolu hasar dosyasını açıldığını ancak tüm ihtarlara rağmen müvekkilinin rehin alacağını karşılamaya yönelik herhangi bir ödeme yapılmadığını, hasarlı aracın, hasarlı halini gösteren fotoğraflar bilgi ve belgeler, davalı uhdesinde bulunan hasar dosyasında mevcut olduğu; davalı, ... plakalı araca eksper gönderdiği ve 17.432,96 TL hasar olduğunu tespit ettirdiği; davalı araç onarımını yaptırmamış olduğundan iskontosuz orjinal parça fiyatları ve işçilik bedellerine %18 KDV eklenmek suretiyle hasar bedelinin bilirkişi raporuyla tespitini neticeten bilirkişi incelemesi doğrultusunda tespit edilecek hasar bedeli doğrultusunda (orjinal parça+ işçilik+%18 KDV) taleplerimizi artırmak üzere şimdilik 100,00 TL nin rizikonun gerçekleştiği tarih olan 19.09.2019 itibariyle hem davalı hem müvekkilin tacir olması nedeniyle ticari faiziyle ( fazlaya dair tüm alacak ve talep haklarımız saklı kalmak kaydıyla) davalıdan alınarak müvekkile ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin aleyhine başvuru yapılan sigorta şirketine yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. SAVUNMA/Davalıya usule uygun tebligat yapılmasına rağmen davaya cevap vermemiştir. DELİLLER VE GEREKÇE/ Dava, rehinli alacağın tahsili amacıyla kasko poliçesine istinaden araçtaki hasar bedelinin tespiti ve tazminat talebine ilişkindir. Dava konusu uyuşmazlığın, davacıya borçlu,davadışı ... hakkında taşınır rehninin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan icra takibinde davadışı ...’ya ait ... plakalı aracın hasarlı olması nedeniyle takip miktarını karşılamamasından kaynaklı araç hasar bedelinin davalıdan talep edilip edilemeyeceği, edilebiliyorsa miktarının tespitine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizin 01/12/2021 tarih ... Esas...Karar sayılı ilamında özetle "...Bu kapsamda dava dosyası incelendiğinde; sigortacılık faaliyeti her ne kadar TTK’da düzenlenmiş ve bu sebeple açılmış olan dava mutlak ticari dava gibi görünmekte ise de 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunu m.3/1-ı “Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi” şeklindeki düzenlemesi ile taraflardan birinin tüketici olması şartıyla sigorta sözleşmesinin de tüketici işlemi kabul edilmesi, m.73 düzenlemesi ile de tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli kabul edilmesi ve özel hüküm niteliğindeki m.83/2 düzenlemesi ile de taraflardan birinin tüketici olduğu işlemler diğer kanunlarda düzenlenmiş olsa bile işlemin tüketici işlemi sayılacağı ve tüketici kanunundaki görev ve yetkiye ilişkin hükümlerin uygulanacağı öngörüldüğünden ve davanın tarafları itibariyle davacının tüketici olması nedeniyle sigorta sözleşmesinin tüketici işlemi niteliğinde olması nedeniyle dava konusu ihtilaf bakımından İstanbul Tüketici Mahkemesi'nin görevli olması nedeniyle görev dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine'' şeklinde karar verilmiştir. ... 2. Tüketici Mahkemesi'ne tevzi edilen dosya 17/06/2022 tarih ... Esas... Karar sayılı ilamında özetle ''Tüm dosya kapsamından, davacı şirketin acente şirket sıfatıyla dava dışı ...'a araç alımı için kullanılan bağlı krediye istinaden sigorta poliçesi düzenlediği, davacı şirketin poliçe sebebiyle satın alınan ... plakalı araç üzerine rehin koyduğu, ...'ın kredi geri ödemelerini yapmaması nedeniyle davacı şirket tarafından ... 16. İcra Müdürlüğü'nün ... E.nolu dosyasında taşınır rehninin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatıldığı, icra müdürlüğünce yapılan kıymet taktirinde aracın değerinin hasarlı olması nedeniyle 40.000 TL olarak belirlendiği, davacı şirket tarafından aracın kasko poliçesini yapan davalı şirkete araçtaki hasar bedelinin ödenmesi için başvuru yapıldığı, eldeki davanın da hasar bedelinin tespiti ve tazmini talebine yönelik olduğu, somut olayda davacı şirket tacir olup, dava dışı tüketiciye halefiyetini doğuracak bir durumun söz konusu olmadığı, esasen davacı şirketin davalı şirketten kendi alacağını tahsil etmeye çalıştığı, davalı sigorta şirketinin de tacir olduğu anlaşılmaktadır. Uyuşmazlıkların 6502 sayılı yasa kapsamında olması için mutlak surette taraflardan en az birisinin tüketici vasfını taşıması gerekir. Somut uyuşmazlıkta davacı ve davalı şirketler, tüketici yasasında tanımı yapılan tüketici kapsamında olmadığından, taraflar arasındaki ilişkinin 6502 sayılı yasa kapsamı dışında kaldığı anlaşılmaktadır. Bununla birlikte davacı ile davalının ticaret şirketi olması nedeniyle uyuşmazlığın TTK hükümleri uyarınca ticari iş kapsamında kaldığı sabittir. Bu nedenlerle mahkememizin görevsizliğine, görevli mahkemenin ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunun tespitine, Karşı görevsizlik kararı verildiğinden yargı yerinin belirlenmesi için İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili dairesine dosyanın gönderilmesine'' şeklinde karar verilmiştir. Yargı yerinin belirlenmesi için İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine gönderilen dosya, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi'nin 27/06/2024 tarih ... E. ... K. Sayılı ilamında özetle '' Somut olayda, davacı vekili. davalı sigorta şirketi ile müvekkile borçlu 3. kişi ... üzerinde müvekkil şirketin 30.06..2018 tarihli rehin şerhi bulunan ... plakalı araç için kasko sigorta poliçesi yapıldığını, kredi borçlusu ...’ın kredi geri ödemelerini yapmaması nedeniyle ... 16. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasından taşınır rehninin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatıldığını, takip neticesinde ...’a ait ve müvekkile rehinli ... plakalı aracın borca istinaden bağlandığını ve ... otoparkına çekildiğini, akabinde icra müdürlüğünce sevk edilen bilirkişi tarafından araç incelenmiş ve araca hasarlı haliyle 40.000,00 TL değer biçildiğini, davalı sigorta şirketine yazılı başvuru yaparak araçtaki tespit edilen hasarın karşılanması talep edilmiş ise de, davalı tarafça gerekçe gösterilmeksizin taleplerinin reddedildiğini, 19.09.2019 tarihinde hasarlanan müvekkile rehinli aracın sigorta tazminatı üzerinde, müvekkilin TTK m.1456'dan kaynaklanan öncelikli hak sahipliği olduğunu, dava konusu hasarlı araç her ne kadar rehninin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi nezdinde satılmış ise de, hasarlı halde satıldığından, borcun karşılanamadığını, davalı tarafından söz konusu kaza ile ilgili ... nolu kasko sigorta poliçesinden ...nolu hasar dosyasını açıldığını ancak tüm ihtarlara rağmen müvekkilinin rehin alacağını karşılamaya yönelik herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalı araç onarımını yaptırmamış olduğundan iskontosuz orjinal parça fiyatları ve işçilik bedellerine %18 KDV eklenmek suretiyle hasar bedelinin bilirkişi raporuyla tespitini ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiş olup, işin esası hakkındaki uyuşmazlık TTK'nın 1456.maddesine dayalı rehin hakkından kaynaklı sigorta alacağının ödenmesinden kaynaklanmakta olduğu, ayrıca tarafların ticari faaliyetinden kaynaklandığı, bu nedenle uyuşmazlığın TTK. hükümleri çerçevesinde İstanbul 1.Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiği anlaşılmıştır. . Yukarıda açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince, ... 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE'' şeklinde karar verilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37.Hukuk Dairesinin 27/06/2024 tarih ...Esas ... Karar sayılı kararı ile yargı yeri olarak mahkememiz belirlenmiş olmakla, dosyanın mahkememiz işbu esasına kaydının yapıldığı anlaşılmıştır. Mahkememiz 05/03/2025 tarihli duruşma ara kararı ile dosyanın 3 kişilk makine mühendisi bilirkişiye tevdi ile davadışı Selma’ya ait ... plakalı araca icra müdürlüğü dosyasında takdir edilen değerde dikkate alınarak aracın onarım masrafının orjinal parça ile yedek parça ve işçilik dahil olmak üzere davadışı ...’ya ait ... plakalı aracta hasar bedelinin oluşup oluşmadığı varsa oluşan hasar tazmininden davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu miktarın ne kadar olduğu hususunda rapor tanzim edilmesinin istenilmesine karar verilmiştir. Makine mühendisi bilirkişiler ..., ... ve...'tan alınan 26/11/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle, dava konusu kaza ve hasar durumunun uyumlu olduğu, Yargıtay'ın orijinal parça ile onarım yapılması yönünde kararları bulunduğu, dava konusu aracın kaza tarihinde 1 (bir) yıllık araç olduğu,Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından belirlenen Ekonomik Ömür Çizelgesine göre Araç ömür faydalı ömür süresinin 5( beş) yıl ( Uluslararası Otomotiv Sektöründe 10 (On) yıl) Yedek Parça ve Komponentlerinin/ Bileşenlerinin Ekonomik Ömür Süresinin 12 ( oniki) yıl olarak belirlenmiş olduğu ve kazalı aracın kaza tarihinde 2(iki) yaşında olduğu ancak yedek parça ve bileşenlerinin ekonomik ömrünü tamamlamamış olduğu, (müspet) dikkate alındığında orijinal parça kullanılması gerektiğini, dava dışı ...'a ait ... plaka sayılı araca yönelik İcra dosyasında taktir edilen değerde dikkate alınarak aracın onarım Masrafının orijinal yedek parça ve işçilik dahil olmak üzere davalı sigorta şirketinin sorumlu olacağı miktarın orijinal parça kullanımı ile iskontosuz KDV ve işçilik dahil 18.129,72 TL hasar meydana gelmiş olduğunu tespit edilmiştir. Davacı vekili 16.12.2025 tarihli talep artırım dilekçesi ile belirsiz alacak davası olan işbu davadaki alacağının tamamına TTK'nın 1427/2 gereği davalı sigorta şirketine ihbarın yapıldığı 05.11.2019 tarihinden 45 gün sonrasından başlayarak ticari faiz işletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede davacı şirket tarafından davadışı ...'a ait davaya konu ... plakalı araca ilişkin toplam taksitli bedeli 59.207,04 TL olan 02.07.2018 tarihli araç taşıt kredi ve rehin sözleşmesi imzalandığı; davacı tarafından davadışı ...'a keşide edilen ihtarnamede borç miktarının 29.756,99 TL olduğu 30/09/2019 kat tarihinden itibaren alacağın temerrüt faizi, bsmv ve ihtarname masrafları ile 3 gün içinde ödenmesini talep ettiği; ödeme yapılmaması üzerine rehnin paraya çevrilmesi yoluyla ... 16. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında takip başlatıldığı; 29.326, 39 TL asıl alacak; 280,57 TL masraf; 9,81 TL bsmv ve 196,11 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 29.812,88 TL üzerinden davaya konu araca ilişkin rehnin paraya çevrilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. Davalının davaya konu araca ilişkin genişletilmiş kasko sigorta poliçesi kapsamında teminat altına alındığı anlaşılmıştır. Davaya konu araca ilişkin 19.09.2019 tarihinde davadışı çekici aracı ile çarpışması sonucu araçta sol ön kısımda maddi hasar meydana geldiğine dair tutanak tutulduğu anlaşılmıştır. ... Boya servisi ekspertiz formunda hasara ilişkin kalemlerin yer aldığı; dava konusu araçta KDV hariç ve işçilik dahil 10.860,00 TL (6.610,00 TL yedek parça + 4.250,00 TL İşçilik olmak üzere 10.860,00 TL X % 18 = 12.814,80 TL hasar tespitinin yapılmış olduğu anlaşılmıştır. Davalı tarafından yapılan araştırma formu sonrası red hasar formunda hasar tutarının 20.570,00 TL olarak tespit edildiği ve poliçe esnasındaki fotoğraflar ile kaza sonrası çekilen fotoların uyuşmaması nedeniyle işlem yapıldığı anlaşılmıştır. Yargıtay 17. HD ... Esas ... Karar sayılı ilamında özetle "... 6762 sayılı TTK'nın 1269. maddesi (6102 sayılı TTK'nın 1453. maddesi) uyarınca malı rehin alan kimse, o mal üzerindeki menfaatini kendi adına sigorta ettirebileceği gibi, aynı yasanın 1270. maddesi (6102 sayılı TTK'nun 1406. maddesi) uyarınca bir başkasının da rehin konusu malı rehin alan hesabına ve onun lehine sigorta ettirmesi mümkündür. Ayrıca Türk Medeni Kanunu’nun 879. maddesi ve 6102 sayılı TTK'nın 1456/1-2 maddesi uyarınca da sigorta tazminatının öncelikle rehin hakkı sahibine verilmesi ya da rehin hakkı sahibinin malın sahibine sigorta tazminatının ödenmesine açık muvafakatinin alınması gereklidir. Böyle bir durumda, sigortalı durumda olan rehin hakkı sahibi olduğundan, sigorta şirketinden tazminat talep etme hakkının da öncelikle ona ait olması gerekir ve sigorta ettiren, ancak sigortalı malın dain-i mürtehini olan ve lehine sigorta edilenin açık muvafakatini almak suretiyle sigortadan, şayet kendi menfaati de zedelenmişse tazminat isteme hakkına sahip olur. " hususu dikkate alındığında davacının mürtehin sıfatı ile yerine geçtiği dava dışı sigortalı ile davalı sigorta şirketi arasında davaya konu hususi otomobil yönünden kasko sigorta sözleşmesi yapıldığı ve davaya konu araca ilişkin 19.09.2019 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle hasar bedelinin ödenmesinin talep edilebileceği anlaşılmıştır. Kasko poliçesinde daim mûrtehin kaydı olmasa da davalı sigorta şirketinin rehin hakkını bilmediğini ileri süremeyeceği, basiretli tacir gibi davranması gerektiği anlaşılmakla davaya konu araca ilişkin alınan bilirkişi raporunda da dava konusu kaza ve hasar durumunun uyumlu olduğu, aracın 1 yıllık olduğu; aracın onarım masrafının kalemler halinde değerlendirildiği ve orijinal yedek parça ve işçilik dahil olmak üzere davalı sigorta şirketinin sorumlu olacağı miktarın orijinal parça kullanımı ile iskontosuz KDV ve işçilik dahil 18.129,72 TL hasar meydana geldiği tespit edilmekle iş bu rapor denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğundan hükme esas alınmıştır. Davacı vekili bedel artırım dilekçesinde TTK'nın 1427/2 gereği davalı sigorta şirketine ihbarın yapıldığı 05.11.2019 tarihinden 45 gün sonrasından başlayarak ticari faiz işletilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmakla davacının davasının kabulüne, 18.129,72 TL’nin 20/12/2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının kabulüne, 18.129,72 TL’nin 20/12/2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 1.238,44 TL nispi karar harcından 54,40 peşin harç ve 500,00 TL tamamlama harcın mahsubu ile noksan 684,04 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 18.129,72 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 4-Davacı tarafından yatırılan 10.765,00 TL yargılama gideri ile 54,40 TL peşin harç, 500,00 TL tamamlama harcı ve 54,40 TL başvurma harcı toplamı 11.373,80 TL'nin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 5-Taraflarca yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde kendilerine iadesine,. 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına, dair davacı vekilinin yüzüne karşı verilen miktar itibarıyla KESİN nitelikteki karar açıkça okunup anlatıldı. 24/12/2025

KATİP ¸e-imzalıdır

HAKİM ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/561, K. 2025/992, T. 24.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-561-e-2025-992-k-349116755dc0