Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/458 E. 2025/1614 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/458
Karar No
2025/1614
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2022/458 Esas

KARAR NO : 2025/1614

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ: 29/12/2021

NUMARASI: 2020/698 Esas, 2021/1208 Karar

DAVA: İTİRAZIN İPTALİ (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)

KARAR TARİHİ: 04/12/2025

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesi ile; sigortalı ... Makina şirketinin kiracı olarak bulunduğu işyerinin 30.09.2017 başlangıç, 30.09.2018 bitiş tarihli işyeri sigorta poliçesi ile müvekkili şirket nezdinde sigortalandığını, işyerinin davalının güvenlik hizmeti verdiği site içerisinde yer aldığını, 20.09.2018 tarihinde işyerinde hırsızlık olayı yaşandığını, ekspertiz incelemesi sonucu sigortalıya 29.600,00 TL sigorta tazminatı ödendiğini, güvenlik edimini gereği gibi ifa etmeyen davalının TBK'nın 112. maddesi gereği hırsızlık sonucu oluşan zarardan sorumlu olduğunu, borcun ödenmemesi üzerine 26.900,00 TL ile 1.147,49 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 28.047,49 TL'nin tahsili için İstanbul 32. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında takip başlattıklarını, davalının takibe haksız itiraz ettiğini, arabuluculuk görüşmesinin de olumsuz sonuçlandığını ileri sürerek davalının takibe itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevabında; müvekkili ile sigortalı arasında özel güvenlik sözleşmesi bulunmadığından müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkili ile ... Ayakkabı şirketi arasında özel güvenlik sözleşmesi bulunup, bu sözleşmeye istinaden dava açılmışsa, sözleşmenin 9. maddesi gereği davada yetkili mahkemenin İstanbul Mahkemeleri olduğunu, olaydan dava tarihine kadar TTK'nın 1420. maddesinde öngörülen zamanaşımı süresinin dolduğunu, davaya konu yerin site olmadığını ve davacının sigortalısına güvenlik hizmeti vermediklerini, kaldı ki müvekkiline atfedilecek kusur da bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; sigortalı ile davalı arasında güvenlik hizmetine ilişkin sözleşme olmadığı, sözleşmenin davalı ile ... Ayakkabı şirketi arasında olduğu, kural olarak sözleşmenin nispiliği ilkesi uyarınca ancak kendi taraflarını bağlayacağı, sözleşmenin tarafı olmayanın bu sözleşme hükümlerinden faydalanamayacağı, davacı sigorta şirketinin sigortalısının tarafı olmadığı güvenlik hizmeti sözleşmesine dayanarak talepte bulunamayacağı, fiilen hizmetten yararlanma, güvenlik hizmet bedelinin sigortalıya yansıtıldığı iddialarının ise bu ilişkinin tarafı olmayan davalı şirketin sorumluluğunu genişletme kapsamında değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; davalı güvenlik şirketinin, 1596 sokak, 20 nolu adreste bulunan tüm firmaların güvenliğini sağlamak için ... şirketi ile sözleşme düzenlediğini, sözleşmenin tarafı olmamasına rağmen adreste bulunan ... Ayakkabı şirketine güvenlik hizmeti verildiğini, sigortalının adreste bulunan işyerini ... Ayakkabıdan kiraladığını, sigortalının, ... Ayakkabı şirketinin güvenlik hizmet bedeli için düzenlediği aylık yansıtma faturalarını ödediğini, bu nedenle sigortalıya da fiilen güvenlik hizmeti sunulduğunun açık olduğunu, bu hususlar dikkate alınmadan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME

Dava, işyeri sigorta poliçesi gereği sigortalıya ödenen sigorta tazminatının, hasar sorumlusu olduğu ileri sürülen davalı güvenlik şirketinden rücuen tahsili için yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.Dosya kapsamından; davacı sigorta şirketi tarafından sigortalanan sigortalının işyerinde 20.09.2018 tarihinde hırsızlık olayı meydana geldiği, davacının ekspertiz incelemesi sonucu sigortalıya 29.600,00 TL hasar tazminatı ödediği ve ödenen hasar tazminatı 26.900,00 TL ile 1.147,49 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 28.047,49 TL'nin rücen tazmini için davalı aleyhine takip başlattığı, davalının yasal süresinde takibe itiraz ettiği, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edildiğine dair icra dosyasında bilgi ve belge bulunmadığı, takibe itirazın iptali ve takibin devamı için eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Mahkemece; davacının sigortalısı ile davalı güvenlik şirketi arasında güvenlik sözleşmesi bulunmadığı gerekçesiyle davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş, davacı sigorta şirketi hükmü istinaf etmiştir.İstinaf konusu uyuşmazlık; davalı güvenlik şirketinin güvenlik hizmet sözleşmesine taraf olmayan sigortalı şirketin iş yerine güvenlik hizmeti verip vermediği, güvenlik hizmet sözleşmesinin tarafı olmayan sigortalının işyerinde hırsızlık nedeniyle oluşan zarardan davalı güvenlik şirketinin sorumlu tutulup tutulmayacağı hususlarında toplanmaktadır.1-İlk derece mahkemesinde alınan bilirkişi heyeti raporunda; sigortalının binanın C bloğunda, güvenlik sözleşmesinin tarafı ... Ayakkabı şirketinin B blokta, ... şirketinin ise A blokta yer aldığı, sigortalının da faaliyet gösterdiği söz konusu adresteki yerin güvenliğinin sağlanması için idare tarafından özel güvenlik izni verildiği, davalı şirketin sunduğu koruma ve güvenlik planın incelenmesinde sigortalı işyerinin de güvenlik sağlanan alan içerisinde yer aldığı, güvenlik sözleşmesinin tarafı ... Ayakkabı şirketinin güvenlik gider payı yansıtması olarak fatura düzenlediği ve sigortalının güvenlik hizmeti karşılığında ödeme yaptığı, sigortalı işyerinin davalı güvenlik şirketinin güvenlik alanı içerisinde yer aldığı, davalı güvenlik şirketinin güvenliğin yeterli personel ile sağlanması, kameraların proje kapsamında takip edilmesi vb hususlarda işveren ... Ayakkabı şirketine öneri ve tavsiyelerde bulunmaması ve güvenlik edimini ihlal ederek hırsızlığı engelleyememesi nedeniyle hırsızlık olayında % 50 oranında kusurlu olduğu, ... Ayakkabı şirketinin, güvenliğin yeterli personel ile sağlanması yönünde hizmet almaması ve kameraların takibinin A Bloktaki görevlilere takip ettirmesi nedeniyle % 50 oranında kusurlu olduğu, iş yerinin deposunun elektronik kepengini ve depo çıkışında bulunan süngülü kapıyı kilitleyen sigortalının olayda kusurunun bulunmadığı belirtilmiştir.Alınan bilirkişi raporu, özel güvenlik sözleşmesi, idare tarafından düzenlenen özel güvenlik izin belgesi ve sözleşmeye ekli krokiden; davalı güvenlik şirketinin, fabrika binasının C Bloğunda yer alan sigortalı işyerini kapsayacak şekilde güvenlik hizmeti vermeyi taahhüt ettiği anlaşılmaktadır. Sigortalı, güvenlik sözleşmesinin tarafı olan ... Ayakkabı şirketinin güvenlik hizmeti için düzenlediği yansıtma faturalarını da ödemiştir. Buna göre davalı güvenlik şirketinin, davacının işyerinin de dahil olduğu adresteki fabrika binası için güvenlik hizmeti vermeyi taahhüt etmesine ve davacının sigortalısının yansıtılan güvenlik hizmet bedelini faturasını ödemesine göre, güvenlik hizmet sözleşmesinin sigortalı adına da yapıldığının kabulü gerektiğinden, sigortalının yazılı sözleşmeye taraf olmadığı gerekçesiyle davanın reddedilmesi doğru görülmemiştir. Bu nedenle davalı güvenlik şirketine husumet yöneltilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından, ilk derece mahkemesinin husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine dair kararının kaldırılması gerekmiştir.2-İşin esasına ilişkin yapılan incelemede ise; alınan bilirkişi raporunda, davalı güvenlik şirketinin üstlendiği koruma ve güvenlik hizmetini gereği gibi yerine getiremediği için yaşanan hırsızlık olayında % 50 oranında, ... Ayakkabı şirketinin güvenliğin yeterli personel ile sağlanması yönünde hizmet almaması ve kameraların takibinin A Bloktaki görevlilere takip ettirmesi nedeniyle % 50 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiştir.Sigortalı, kiracı olarak bulunduğu işyerinde deposunun elektronik kepengini ve depo çıkışında bulunan süngülü kapıyı kilitlediği ve alması gereken önlemleri aldığı anlaşılmaktadır. Hırsızlık sonucu oluşan zarar, sigortalının bulunduğu binada yönetimi üstlendiği anlaşılan şirket ile davalı güvenlik şirketinin kusurundan kaynaklanmıştır. Bunların hırsızlık olayındaki kusur durumları, kendi iç ilişkileri açısından önem arz edip zarar görene karşı ileri sürülemeyeceğinden, sigortalıya karşı müteselsilen sorumludurlar. Buna göre davalı güvenlik şirketinin sigortalıya ödenen hasar bedeline yönelik bir savunması da bulunmadığına göre, hırsızlık sonucu sigortalıya ödenen hasar bedelinin ve ödeme tarihinden itibaren işlemiş faizinin davalıdan tahsili için yapılan takibe davalının itirazı haksızdır. Bu nedenle davalının takibe itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmelidir. Ancak takip konusu alacak likit ve belirlenebilir olmadığından, davacının icra inkar tazminatı talebinin ise reddine karar verilmesi gerekir.Açıklanan nedenler ile davanın husumet yokluğu nedeniyle reddedilmesi doğru görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1.b.2 bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında davanın kabulüne karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/698 Esas, 2021/1208 Karar ve 29/12/2021 tarihli kararının HMK'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE,2-a)Davanın KABULÜ ile İstanbul 32. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında takibe İTİRAZIN İPTALİNE, takibin 26.900,00 TL asıl alacak ve 1.147,49 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 28.047,49 TL alacak üzerinden aynı koşullar ile DEVAMINA,b)Davacının icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,c)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 1.915,92 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 338,75 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.577,17 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,d)Davacı tarafından yatırılan 338,75 TL peşin harç ve 54,40 TL başvurma harcı, 419,90 TL keşif harcı ile yapılan 2.544,50 TL yargılama giderleri olmak üzere toplam 3.357,55 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,e)Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine YER OLMADIĞINA,f)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 28.047,49 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, g)6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.096,27 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,İstinaf Giderleri Yönünden3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulanan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan davacı tarafça peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Davacı tarafından yapılan 16,50 TL istinaf yargılama gideri ile 301,40 TL istinaf harçları olmak üzere toplam 317,90 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,5-Davalı tarafından karşılanan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,6-6100 sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının kararın tebliğ gideri karşılandıktan sonra artan kısmının yatıran tarafa İADESİNE,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.2 bendi ile aynı Kanunun 362/1-a Maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.04/12/2025

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2022/458, K. 2025/1614, T. 04.12.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-458-e-2025-1614-k-72562d704bd0