İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/523 E. 2025/1071 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/523
Karar No
2025/1071
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/523 Esas KARAR NO : 2025/1071

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 17/10/2024 KARAR TARİHİ : 01/12/2025 KARARIN YAZILMA TARİHİ : 03/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde ÖZETLE; Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle; 27/06/2016 tarihinde müvekkil sigorta şirketi tarafından sigortalı bulunan ... Anonim Şirketinin taşımacılığını yaptığı muhtelif emtiaların davalı .... San. Tic. Ltd. Şti.'ne ait İstanbul İli Hadımköy İlçesinde bulunan antrepoda bulunduğu esnada ... Limited Şirketi tarafından montajı yapılan ve antreponun 14 numaralı rampası önündeki yangın söndürme sistemine ait sprinkler boru hattında bir borunun kelepçesinden kurtularak boşta kaldığı, tesisat içerisinde bulunan suyun o esnada 14 numaralı rampa önünde bulunan paletli emtiaların üzerine akması neticesinde muhtelif emtialar ıslanarak hasar gördüğünü, 09/10/2017 tarihinde davalılar aleyhinde Büyükçekmece İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, Büyükçekmece İcra Dairesi tarafından gönderilen ödeme emrine davalı ... San. Tic. Ltd. Şti. tarafından 18/10/2017 tarihinde davalı ... Limited Şirketi tarafından ise 16/10/2017 tarihinde haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edilmiş olduğu anlaşıldığını, 09/10/2017 tarihinde davalılar aleyhinde Büyükçekmece İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, Büyükçekmece İcra Dairesi tarafından gönderilen ödeme emrine davalı .... San. Tic. Ltd. Şti. tarafından 18/10/2017 tarihinde davalı ... Limited Şirketi tarafından ise 17/10/2017 tarihinde haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edilmiş olduğu anlaşıldığını, davalılar tarafından Büyükçekmece İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasına sunulan itiraz dilekçelerimde haksız ve kötü niyetli olduğunu davalılar icra takibini uzatmak maksadıyla borca itiraz ettiğini bu nedenle borçluların itirazının iptali (asıl alacak ve faizinin iptaline), takibin devamı ve borçluların haksız itiraz sonucu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatına çarptırılması için mahkemenize müracaat etmek gerektiğini, Büyükçekmece İcra Dairesinin ... ve ... Esas sayılı dosyalarına yapılan haksız ve kötü niyetli asıl alacak, faiz ve ferilerine itirazın İTİRAZIN İPTALİNE takiplerin devamı ve borçluların haksız itirazı sonucu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhine İCRA İNKAR TAZMİNATINA HÜKMEDİLMESİNE, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı müvekkile verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde ÖZETLE; Müvekillerin dava konusu edilen sistemi 2013 yılında kurduğunu, dava konusu eylemin ürünün garanti süresi bittikten sonra meydana geldiğini herhangi bir kusurları bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı .... depo vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde ÖZETLE; Dava konusu eylemde kusurun horoz lojistikte olduğunu yandın söndürme sistemine zarar verdiklerini bu nedenle emtianın ıslandığını, ayrıca davacının 2016 yılının Haziran ayında meydana gelen olay sonucunda oluşan hasar nedeniyle 2017 yılının Ekim ayında yani yaklaşık 1,5 yıl sonra icra takibi başlattığını ve anılan takibe itiraz edilmesinin üzerinden 3 yıl geçtikten sonra 2020 yılı Kasım aylarında arabuluculuk sürecini başlattığını, Arabuluculuk süreci olumsuz sonuçlandıktan 5 yıl sonra da huzurdaki davayı ikame ettiğini, davacı tarafın 9 yıl önce meydana gelen olay hakkında 8 yıl önce başlattığı icra takibine itiraz edilmesi üzerinden 7 yıl geçtikten sonra huzurdaki davayı ikame ettiğini, işbu haliyle İİK gereği itirazın iptali davası açmak için kanunun tanımış olduğu süre olan 1 yıllık zamanaşımı gerçekleştiğinden davanın öncelikle süresinde açılmayıp zamanaşımına uğraması sebebiyle reddini bu kabul edilmezse dosyanın esastan reddini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava konusu uyuşmazlığın, davacının faturalara konu malları kapsamında davalıdan alacaklı olup olmadığı, yapılan malların ayıplı olup olmadığı, ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığı işbu faturalara dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe borçlu-davalının itirazının iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Büyükçekmece İcra Dairesi .... ve ... E sayılı icra takip dosyalarının incelenmesinde; alacaklı davacı tarafından davalı borçlular aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığı, Büyükçekmece İcra Dairesi ... E sayılı takibe konu alacağın 11.511,54 TL asıl alacak ve 913,98 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 12.425,52 TL, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlunun ödeme emrine itiraz etmesi üzerine takibin durduğu, itiraz evrakının davacı alacaklıya tebliğinin gerçekleşmediği, Büyükçekmece İcra Dairesi olduğu ... E sayılı takibe konu alacağın ise4.850,19 TL asıl alacak ve 383,90 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 5.234,09 TL olduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlunun ödeme emrine itiraz etmesi üzerine takibin durduğu, itiraz evrakının davacı alacaklıya tebliğinin gerçekleşmediği, davanın İİK nun 67.Maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı tespit edilmiştir. Dava TTK'nun 5/A maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuğa tabi olup, arabuluculuğa başvuru şartının sağlandığı ve arabuluculuk sürecinin anlaşmama ile sonuçlandığı anlaşılmıştır. Somut olayda davalıların zamaanşımı itirazlarınınbulunduğu görülmekle öncelikle zamanaşımı hususunun aydınlatılması gerekmiştir. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK.'nun 72. maddesi gereği, haksız fiil nedeniyle tazminat talebiyle açılacak davada zamanaşımı, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve herhalde fiilin işlendiği tarihten başlayarak 10 yıllık süreye tabidir. Eylemin aynı zamanda suç oluşturması durumunda uzamış (ceza) zamanaşımı uygulanacaktır. Davaya esas eylem suç niteliğinde değildir. Zamanaşımı bir defidir. İtirazlardan farklı olarak, diğer savunma sebeplerinden olduğu gibi Mahkemece kendiliğinden gözetilmesi söz konusu değildir. Bir borcun, alacaklısı tarafından zamanında ileri sürülmemesi yine de borçlunun borcu ifasına engel değildir. Çünkü hukuk sistemimizde zamanaşımı borcu sona erdirmez, yalnızca alacaklıya bir def’i hakkı verir. Bu nedenle hakim zamanaşımını, hak düşürücü sürenin söz konusu olduğu durumlardaki gibi kendiliğinden göz önünde bulundurmaz (6098 sayılı TBK m. 161). TBK'nın 154.maddesinde (mülga BK 133/2md.) zamanaşımını kesen nedenler düzenlenmiştir. Söz konusu maddenin ikinci fıkrasına göre, alacaklının, dava veya def’i yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurmuşsa, icra takibinde bulunmuşsa ya da iflas masasına başvurmuşsa işlemeye başlayan zamanaşımı süresi kesilir. Yine TBK 157. Maddesine göre zamanaşımı icra takibiyle kesilmişse alacağın takibine ilişkin her işlemden sonra yeniden işlemeye başlar. TBK 156. Maddesi uyarınca da ; zamanaşımının kesilmesiyle yeni bir süre işlemeye başlar. Dava konusu somut olayda davacı alacaklının alacağının muaccel-istenebilir olduğu 09/10/2017 tarihinde icra takiplerini başlatmakla zamanaşımı kesilmiştir. İcra takibinin itiraz üzerine durması halinde, alacaklının kesilen ve yeniden başlayan zamanaşımı süresinin tekrar kesilmesini ve yeni bir sürenin başlamasını teminen yapabileceği tek işlem, itirazın iptalini veya kaldırılmasını dava etmekten ibarettir. Söz konusu işlemlerin, istikrar kazanan Yargıtay uygulaması ve doktrince de benimsenen “uyuşmazlığı ileriye götüren işlemler” niteliğinde olduğu açıktır. İİK’nun 67.maddesinde söz konusu davanın açılabilmesi için öngörülen 1 yıllık süre ise hak düşürücü nitelikte olup itirazın tebliği tarihinden itibaren başlamakla birlikte, bu davanın itiraz alacaklıya tebliğ edilmeden de açılmasına engel bir kanun hükmü bulunmamaktadır. İtirazın alacaklıya tebliğ edilmemesi, sadece İİK’nun 67. maddesinde sözü edilen hak düşürücü sürenin başlamasına engel teşkil eder niteliktedir. Bu açıdan bakıldığında, dava bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmış ise de, hak düşürücü süre ile zamanaşımının birlikte cereyanı halinde zamanaşımı süresinin dolmasından sonra ve fakat hak düşürücü süre içerisinde açılan davanın alacağın zamanaşımına uğramasına engel bir niteliği yoktur.(Yargıtay 11.HD 2016/798E-6249K., 06.06.2016) Büyükçekmece İcra Dairesi ... E sayılı dosyasında ödeme emrinin borçlu A... Limited Şirketi'ne 13/10/2017 tarihinde tebliğ edildiği, 16/10/2017 tarihinde itirazda bulunduğu, diğer borçlu ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi'ne 16/10/2017 tarihinde tebliğ edildiği, 18/10/2017 tarihinde borca itirazda bulunduğu, işbu itirazların davacı alacaklıya tebliğ edilmediği bu hali ile itirazın iptali için öngörülen hak düşürücü sürenin başlamadığı ancak icra takibinde takibi ilerletmeye yönelik de herhangi bir işlemin dava açılmaması sebebiyle bulunmadığı, sehven birtakım mal varlıkları üzerine müdürlük tarafından hacizler işlendiği, takibi ilerletmeye yönelik son işlemin (sehven dahi yapılsa) 2019 yılında yapıldığı, icra takibinin 2024 yılına kadar takipsiz bırakıldığı, takibin yenilenmesi talebinde bulunulduğu ancak baki itirazın bulunması nedeniyle işbu talebin reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Davalılar cevap dilekçesinde zamanaşımı hususunun gerçekleştiğini iddia etmişlerdir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesinin ... E ... K sayılı ilamında "Somut olayda sigortalı işyerinde hasara neden olan su taşkını 18/12/2016 tarihinde gerçekleşmiş ve davacı sigorta şirketi hasar sorumlusu olduğunu ileri süren davalı aleyhine 06/03/2017 tarihinde takip başlatması ile takip tarihinde yeni bir zamanaşımı süresi işlemeye başlamıştır. TBK'nın 157/2 maddesi gereği takibe yönelik her muameleden sonra da zamanaşımı süresinin yeniden başladığının kabulü gerekir. Sözkonusu takipte davalının yetkiye itirazı üzerine, dosya 17/03/2017 tarihinde yetkili icra dairesi gönderilmiştir. 25/10/2017 tarihinde yetkili icra müdürlüğü tarafından ödeme emri düzenlenmiş (ödeme emri tebliğe çıkarılmamıştır), ancak bu tarihten, davacı alacaklının; -borçlunun yanlış gösterildiğine ve borçlunun düzeltilmesi istemine dair-14/04/2021 tarihli dilekçesine kadar hem icra organlarını işlem yapmaya yönelten taraf icra işlemi hem de icra takip işlemi yapılmamıştır. Buna göre icra müdürlüğünce ödeme emrinin düzenlendiği 25/10/2017 tarihinde zamanaşımının kesildiği ve yeni bir sürenin işlemeye başladığı, ancak bu tarihten itibaren iki yıllık zamanaşımı süresini kesen herhangi bir icra işlemi yapılmadığı ve alacağın zamanaşımına uğradığı anlaşıldığından mahkemece davanın zamanaşımı süresinde açılmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmesi yerindedir " denilmek suretiyle zamanaşımı hususunun gerçekleştiğinin ifade edildiği, yukarıda paylaşılan diğer içtihatlar kapsamında da zamanaşımı hususunun itirazın iptali için öngörülen hak düşürücü süreden ayrı bir husus olduğunun belirlendiği, 2017 yılında başlatılan icra takibinde süresinde yapılan itiraza ilişkin olarak davacı alacaklının 2024 yılına kadar herhangi bir işlem yapmadığı, 2024 yılında arabuluculuk görüşmelerini başlattığı ancak anlaşamamazlık tutanağının düzenlenmesinden bir yıl içinde dahi itirazın iptali davası açmadığı ilgili mevzuat hükümlerince de dikkate alındığında zamanaşımının gerçekleştiğinin kabulü ile davanın reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. (Emsal İçtihatlar İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin 2023/352 E 2023/381 K, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi 2020/424 E 2022/231 K sayılı ilamı, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi 2022/2173 E 2022/2441K sayılı ilamı ) HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın zaman aşımı nedeniyle REDDİNE 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40.-TL red karar harcının, mahkememiz veznesine yatırılan 427,60.-TL peşin harcından mahsubu ile hazineye gelir kaydına, eksik kalan 187,80 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalılar taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.659,61.-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine, 5-Bakiye avansın karar kesinleşince yatırana iadesine, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden Bakırköy Arabuluculuk Bürosu 2020/124511 sayılı dosyasından ödenen arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad KAYDINA, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda verilen kararın 2025 yılı istinaf yasa yolu kesinlik sınırı olan 40.000 TL nin altında kalması nedeniyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 01/12/2025

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/523, K. 2025/1071, T. 01.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-523-e-2025-1071-k-3572690de5fc