İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/189 E. 2026/484 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/189
- Karar No
- 2026/484
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/189 Esas KARAR NO :2026/484
DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:04/09/2025 KARAR TARİHİ:19/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili adına kayıtlı ... plakalı aracın karıştığı 07/08/2023 tarihli maddi hasarlı trafik kazası sonucunda; -belirsiz alacak davası özelinde değer kaybı tazminatı ve aracın tamirde kaldığı süre boyunca oluşan ticari kazanç kaybı tazminatının belirlenmesine, davanın kabulü ile, 07.08.2023 tarihli trafik kazasından kaynaklı fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla HMK. Madde 107 gereğince belirsiz alacak davası şeklinde aracın değer kaybı olarak şimdilik 100,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte -... Sigorta Anonim Şirketi yönünden poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere- davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla HMK. Madde 107 gereğince belirsiz alacak davası olarak şimdilik 100,00 TL aracın tamirde kaldığı süre boyunca oluşan ticari kazanç kaybı tazminatı bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans ile birlikte davalılar ... ve ... İnşaat Anonim Şirketi'den müştereken ve müteselsilen tahsiline ve tüm yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraflara yükletilmesine karar verilmesini dava ile talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya karşı zamanaşımı itirazları olduğunu, araçta herhangi bir değer kaybı oluşmadığını, davacı tarafın aracı ... Sigorta’dan kasko sigortası ile sigortalı olduğunu, nitekim araçta meydana gelen hasar ... Sigorta tarafından karşılanmış olup, taraflarına 47.309,06- TL hasar onarım bedeli rücu edilmiş ve ödenmiş olduğunu, işbu sebeple teminat limitlerinin dikkate alınması gerektiğini, teminat dışı olan Ticari kazanç kaybı bedeli talebinin reddine, avans faizi talebinin reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin dava aleyhlerine sonuçlansa dahi dava açılmasına sebebiyet vermemiş olmamaları nedeniyle karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... ve ... inşaat şirketi tarafının dosyaya cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür. Davalı ... inşaat tarafından .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında şirketin yönetim kurulu seçimlerinin de bulunduğu genel kurul kararının tedbiren durdurulduğunu, kararların yok hükmünde olduğuna karar verildiğinden bahisle eski hale getirme talebinde bulunmuş ise de anılan hususların HMK 95 kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmadığından (tebliğ ve yargılama aşamasında şirketi temsil eden kişilerin bulunduğu) eski hale getirme talebinin reddine karar verilmiştir. DELİLLER Mahkemece taraf teşkili sağlanmış, bildirilen deliller toplanmış, Arabuluculuk anlaşamama tutanağı, İhtarname, Eksper raporu ve ücret faturası, Kaza tespit tutanağı ve kazaya ilişkin faturalar, tramer kayıtları ve Hasar dosyası dosya arasına alınmış ve hasar ile kusur yönünden bilirkişi raporu alınmıştır. Dosya kapsamında alınan 14/12/2025 tarihli bilirkişi raporu sonuç kısmında özetle; davaya konu trafik kazasında, ... plakalı araç sürücüsü ...' nin ( davalı) % 100 (Yüzde Yüz) oranında kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü Ali BAŞIBÜYÜK' ün kusurunun bulunmadığı, dava konusu ... plakalı, 2023 model ... ... marka /model otobüsün, dava konusu trafik kazasında hasarlanmış olmasından dolayı, değer kaybının, kaza tarihi itibarıyla 50.000,00 TL olacağı, dava konusu ... plakalı aracın olan kazada hasarlanmış olmasından dolayı, aracın tamir edilebileceği 2 günlük makul mahrumiyet süresi için oluşan mahrumiyet bedelinin / kazanç kaybının KDV dahil 15.230,00 TL olduğu tespit edilmiş, davacının, kaza tarihi itibarıyla tespit edilen KDV dahil 15.230,00 TL mahrumiyet tazminatını / kazanç kaybını, davalı sürücünün tam kusurundan dolayı talep edebilmesinin takdirinin mahkemede olduğu görüş ve kanaatine varıldığı görülmüştür. Davacı vekili 13/02/2026 tarihli talep arttırım dilekçesi ile dava değerini; değer kaybını 50.000,00 TL'ye, ikame araç bedelini ise 15.230,00 ye arttırdığı, tamamlama harcını yatırdığı anlaşılmıştır. DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ VE GEREKÇE Dava, davacıya ait ... plakalı aracına davalı sigorta şirketi tarafından zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalanan davalı ...'nin sürücüsü, davalı ... İnşaat şirketinin tescil maliki olduğu ... plakalı aracın çarpması neticesinde meydana gelen değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeli talebinden ibaret olduğu anlaşılmaktadır. Mahkememiz dava konusu sebebi ( sigortaya ilişkin hükümler TTK da düzenlendiğinden) ile görevli ve HMK 16 maddeleri gereği yetkilidir. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketinin sigortalısı olan ... plakalı aracın 07/08/2023 tarihinde müvekkiline ait ... plakalı aracına çarptığını ve maddi hasar ve değer kaybı meydana geldiğini, davalı araç sürücüsünün kaza nedeniyle %100 kusurlu olduğunu belirterek değer kaybı ve araç mahrumiyet bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesini talep etmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunun 16. Maddesinde: Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir. Şeklinde yasal düzenleme bulunduğundan kazanın meydana geldiği yer itibari ile mahkememiz yetkilidir. Türk Borçlar Kanunun 49. maddesinde: Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Şeklinde yasal düzenleme bulunmaktadır. Karayolları Trafik Kanunun 85. maddesinde: - (Değişik fıkra: 17/10/1996 - 4199/28 md.) Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar. Şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (Fikret Eren, Borçlar Hukuku, 9. Bası, s. 631 vd.; Ahmet Kılıçoğlu, Borçlar Hukuku, Genişletilmiş 10. Baskı, s. 264 vd). 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanunun 85.maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir. Kanun koyucu, açıklanan düzenlemeler yanında 2918 sayılı KTK’nun 91. maddesiyle de; işletenin Aynı Kanunun 85. maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası (Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası) yaptırma zorunluluğunu getirmiştir. Hemen belirtmelidir ki, işletenin sorumluluğu hukuki nitelikçe tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunmakla, işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenen zorunlu sigortacının ve güvence hesabının 91.maddede düzenlenen sorumluluğu da bu kapsamda değerlendirilmelidir. 6100 sayılı Kanunun 107. maddesine göre "(1) Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir.(2) Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini artırabilir." düzenlemesi gereğince taraflar arasında maddi zarara ilişkin alacak talebinin belirli olmadığı ve uyuşmazlık bulunduğu, davacıdan maddi zararının ne kadar olduğunun tam ve kesin olarak bilmesinin mümkün olmadığı ve Mahkememizce yapılacak bilirkişi incelemesi sonucunda belli olacağından davanın belirsiz alacak davası olduğunun kabulü gerekmiştir. Tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; 07/08/2023 tarihinde davacı tarafa ait ... plakalı araca, davalı sigorta şirketi tarafından Zorunlu Mali Mesuliyet sigortalı bulunan ... plakalı aracın çarpması neticesinde, maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, ... plakalı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde Zorunlu Mali Mesuliyet sigortasının bulunduğu, davalı ...'nin sürücüsü, davalı ... inşaat şirketinin tescil maliki olduğu alınan bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere, davalı araç sürücüsü ...'nin aracı ile seyir halindeyken yola gereken dikkat ve özeni göstermesi, mahal şartlarını ve mevcut yol-zemin durumunu dikkate alarak manevrasını temkinli ve tedbir alabilecek vaziyette sürdürmesi, sola dönüş kurallarına uygun olarak yolun soluna yanaşarak gerekli, yeterli kontrolleri yaparak kavşağa girerek dönüşünü temkinli ve tedbir alacak vaziyeti sürdürmesi gerekirken bu hususlara riayet etmediği ve ... plakalı araca çarptığı olayda %100 kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsünün alabileceği bir önlem bulunmadığından kusursuz olduğu, kusur oranlarının kaza tespit tutanağına ve kazanın oluş şekline uygun olduğu ve hükme, denetime elverişli olduğu anlaşılmakla hükme esas alınmış, aracın onarımı için zorunlu olarak değişmesi gereken parçaların ve işçiliklerin kaza ile uyumlu olduğu, hasarın kaza ile illiyet bağının olduğu, kaza tarihi itibariyle dava konusu ... plakalı aracın dava konusu kazada hasarlanan parçaları dikkate alınarak yapılan inceleme ve piyasa araştırmasına göre, aracın onarımı için zorunlu olarak değiştirilmesi gereken yedek parçaların bedeli ve işçilik bedelleri olmak üzere toplam hasar miktarının KDV dahil 47.313,53-TL olduğu, aracın geçmiş kaza kaydının bulunmadığı tramer kayıtlarından anlaşılmış ve aracın kaza tarihden önceki rayiç değeri 7.650.000,00TL, kaza sonrası piyasa değerinin 7.600.000,00TL olduğu ve 50.000,00TL değer kaybı zararın bulunduğu davalının sigortalısının %100 oranında kazaya etkisinden dolayı, zararın tamamından kaza tarihi itibarıyla sorumlu olduğu, ... plakalı davacıya ait aracın, davaya konu trafik kazası akabinde hasarlandığı görülmüş olup makul tamir sürenin 2 gün olacağı değerlendirilmiş olup aracın otobüs olması sebebi ile bilirkişi raporu ile zorunlu giderlerin mahsubu sonrasında kazanç kaybının 15.230,00TL olacağı hesaplanmış olup davacı tarafından ... Ticaret Odasının ... marka 2023 model aracın aylık ortalama kazancı 750.000,00TL olacağı yönündeki belgeyi sunmuş ise de aylık kazancın brüt olduğu, Yargıtay uygulamaları gereği karın %25 civarında kabul edilebileceği dikkate alındığında rapor ile tespit edilen miktarın makul ve yerinde olduğu anlaşılmış ve düzenlenen raporların dosyadaki delillerle uyumlu, bilimsel ve denetime açık olduğu kabul edilerek trafik sigortacısının, 2918 sayılı KTK'nun 99/1. maddesi ile ZMSS Genel Şartları'nın B.2.maddesi uyarınca, rizikonun ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve sigortacının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerektiği ve davacının başvuru koşulunu sağladığı, davalı sigortaya 08.08.2023 tarihinde başvurduğu nazara alınarak ve 8 iş günü sonu olan 21.08.2023 tarihinde davalı sigortanın temerrüde düştüğü, diğer davalıların haksız fiil hükümleri gereği kaza tarihinde temerrüde düştüğü, kazaya karışan araçların ticari araç olması nedeniyle avans faize hükmedilerek talep arttırım dilekçesi doğrultusunda davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle; 1-Davanın KABULÜ ile; a-) 50.000,00TL değer kaybı bedelinin 07.08.2023 tarihinden (davalı sigorta yönünden bakiye poliçe limiti 120.000,00TL ile sınırlı olmak ve 21.08.2023 tarihinden itibaren faiz işletilmek suretiyle) itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, b-) 15.230,00TL kazanç kaybının kaza tarihi olan 07.08.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ... ve ... İnşaat şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 4.455,862TL nispi karar harcından (davalı sigorta 3.415,50TL sinden sorumlu olmak üzere)peşin yatırılan toplam 1.726,40TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 2.729,46-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00-TL'nin davalı sigortadan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Davacı taraf yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 45.000,00TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan toplam 10.344,30-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 6-Davalılar tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 7-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa re'sen iadesine, Dair gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 19/06/2026
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır