İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/180 E. 2025/180 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/180
Karar No
2025/180
Karar Tarihi

T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/180 Esas - 2025/178 T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA

ESAS NO : 2025/180 Esas KARAR NO: 2025/178

HAKİM : KATİP :

DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/01/2025 KARAR TARİHİ : 13/11/2025 K. YAZIM TARİHİ : 18/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında, davacı şirketin, davalı şirketten muhtelif tarih ve numaralı faturalara dayanan ve ödenmeyen cari hesap alacağı bulunduğunu, bu alacaklarının tahsili amacıyla taraflarınca davalı aleyhine Ankara Batı İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak davalı-borçlunun haksız ve kötü niyetli itirazı üzerine icra takibinin durdurulduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin de anlaşamama ile sonuçlandığını beyan ederek, davalının haksız ve kötü niyetli itirazın iptali ile takibin devamına, takip konusu alacağın % 20' sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğine rağmen davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır. DELİLLER : Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası, ticaret sicil kayıtları, tarafların ticari defter ve belgeleri, BA-BS formları, 03/10/2025 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı. GEREKÇE : Dava, faturadan kaynaklı başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali talebine ilişkindir. Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı takip dosyasının incelenmesinde; Davacı (alacaklı) şirket vekili tarafından davalı (borçlu) şirket aleyhine 25/10/2024 tarihli ödeme emri ile 49.563,96 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 06/11/2024 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin 07/11/2024 tarihli dilekçeyle itirazı üzerine icra takibinin durdurulduğu, eldeki davanın 20/01/2025 tarihinde yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Davacı şirket, icra takibine de konu ettiği cari hesaptan kaynaklanan toplam 49.583,96 TL bakiye alacağının davalı tarafından ödenmediğini iddia etmekte, davalı şirket ise takip dosyasına sunduğu dilekçeyle davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını savunmaktadır. Taraflara ticari defter kayıtların dosyaya sunumu veya bulundukları yerin bildirilmesi için kesin süre verilmiş, davacı vekili tarafından müvekkili şirketin ticari defterlerinin bulundukları adres bildirilmiş, meşruhatlı davetiye tebliğine rağmen davalı tarafça ticari defter ve kayıtlar dosyaya sunulmadığı gibi bulundukları yerle ilgili olarak da herhangi bir bildirimde bulunulmamıştır. Uyuşmazlığın çözümü bakımından Mali Müşavir bilirkişiden alınan 03/10/2025 tarihli raporda özetle; Davacı tarafın ticari kayıtları incelenmesi sonucu, takip tarihi 24.10.2024 itibarıyla davacı tarafın, davalı taraftan 49.583,96 TL tutarında alacağı bulunduğunun tespit edildiği bildirilmiştir. Dava konusu alacak, faturaya dayalı bakiye cari hesap alacağına dayanmaktadır. Fatura düzenlenmesi tek başına muaccel bir alacağın varlığını ispata yeterli değildir. Davacının aynı zamanda malın teslim edildiğini/hizmetin ifa edildiğini ispat yükü altındadır. Fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi yani alım-satım ilişkisini ispat etmesi gerekmektedir. Bu nedenle, bir satım ilişkisinde davacı taraf sattığı malın miktarını ve alıcıya teslimini, davalı taraf ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır. Davacı yan faturadan kaynaklanan bakiye alacağının bulunduğunu iddia etmiş, incelenen davacı yan defter ve kayıtları ile tarafların dosyaya kazandırılan Ba - Bs formlarındaki bildirimlerinin örtüştüğü görülmüştür. Davalı yanın Ba formuyla davacı adına uyuşmazlık dönemine ilişkin 25 adet fatura karşılığı mal alım bildiriminde bulunduğu tespit edilmiştir. Basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü bulunan davalının, hayatın olağan akışına göre teslim almadığı faturaya konu mallara ilişkin bildirimde bulunmaması gerekmekte olup davalı tam tersine uyuşmazlık dönemine ilişkin davacı adına davacı kayıtları ile örtüşecek şekilde Ba formuyla vergi dairesine bildirimde bulunmuştur. Y Bu itibarla taraflar arasındaki akdi ilişkinin varlığı ve mal teslimi yönündeki davacı iddiaları kanıtlanmıştır. Davalı yana verilen kesin süreye rağmen defter ve kayıtlar sunulmadığından ve adresi de bildirilmediğinden yapılan ihtar uyarınca davacı defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının yapılmış olması ve davacı lehine delil olma vasfına haiz olması hususları gözetilerek davacı defter ve kayıtları HMK madde 222/3 (Değişik:22/07/2020 - 7251/23.m.) uyarınca davacı lehine delil olarak kabul edilmiştir. (Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 06.12.2021 tarih ve 2021/421 E., 2021/2017 K. sayılı ilamı:"...bb-) Ticari defterlerin sahibi aleyhine delil olması: TTK'nın 222/4. maddesi gereğince açılış ve kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları sahibi aleyhine delil olur. Ticari defterleri aleyhine delil olarak kullanan taraf defterlerindeki kayıtların aksini iddia ve ispat edebilir. Ancak karşı tarafın kendi aleyhine delil olan ticari defterlerindeki kayıtların aksini sadece kesin delillerle ispatı gerekmektedir. Yine bir tarafın ticari defterlerinin tamamı kanuna ve usulüne uygun tutulmakla birlikte içerdikleri kayıtlar yönünden karşı tarafın iddialarını doğrulaması halinde bu kayıtlarda sahibi aleyhine delil teşkil eder. Örneğin, satım sözleşmesinde satıma konu faturanın alıcı defterlerinde kayıtlı olması faturaya konu emtianın ve faturanın alıcıya teslim edildiği iddiası bakımından defter sahibi aleyhine teşkil eder. Bunun aksini defter sahibinin başkaca kesin delillerle ispatı gerekir..."şeklindedir.) Davacının hukuki ilişkiyi, malın teslimini ve alacağının varlığını kanıtlaması karşısında davalı yanın iddia edilip ispatlanmış bir ödeme savunması bulunmamaktadır. Bu itibarla alınan bilirkişi raporuyla tespit edildiği üzere davacının takip tarihi itibariyle davalıdan takip çıkışı olan 49.583,96TL kadar alacaklı olduğu, davalının itirazının haksız olduğu ve iptalinin gerektiği sonuç ve kanaatine varılmakla davanın kabulüne, Ankara Batı İcra Dairesinin .... esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, alacak miktarı likit olduğundan ve davalı takibe haksız itiraz ettiğinden alacak miktarının %20'si kadar icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; davalının Ankara Batı İcra Müdürlüğünün .... E. Sayılı dosyasına yaptığı itirazın İPTALİ ile takibin DEVAMINA, 2-49.583,96-TL'nin % 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 3-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 23.387,08 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.771,68 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 3.600,00 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Davacıdan dava açılırken tahsil edilen 615,40 TL başvurma harcı, 87,50 TL vekalet harcı, 615,40 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.318,30 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacının yargılamada yapmış olduğu 5.500,00 TL bilirkişi ücreti, 811,00 TL posta ve tebligat ücreti olmak üzere toplam 6.311,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 45.000,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.13/11/2025

Katip ... e-imza Hakim ... e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/180, K. 2025/180, T. 13.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-180-e-2025-180-k-c85f9433c4be