İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/177 E. 2025/177 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/177
Karar No
2025/177
Karar Tarihi

T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/177 Esas - 2025/230 T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA

ESAS NO : 2025/177 Esas KARAR NO: 2025/230

HAKİM : KATİP :

DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/01/2025 KARAR TARİHİ : 04/12/2025 K. YAZIM TARİHİ : 29/12/2025 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı hakkında Kahramankazan İcra Dairesi'nin ... sayılı takip dosyası ile icra takibi başlatıldığını, süresinde itiraz edilememesi nedeniyle takibin kesinleştiğini, icra takibinin maddi hakikati yansıtmadığını, davacı şirketçe, davalıdan iki adet metal profilden yapılmış iskelet sipariş edildiğini, adet başına KDV hariç 10.000,00 TL için anlaşmaya varıldığını, davalı tarafından ürünlerin yalnızca bir adedinin teslim edildiğini, düzenlenen 12.000,00 TL'lik fatura bedelinin davalı şirket tarafından aynı gün içerisinde ödendiğini, ikinci iskeletin de yapılıp teslim edildiğini, taraflar arasındaki borç ilişkisi tamamlanmasına rağmen karşı yanın 108.000,00 TL tutarlı ve 19.08.2024 tarihli fatura düzenlediğini ve davacı şirket aleyhinde başlatılan icra takibine dayanak olarak sunulduğunu, faturada satın alınan iki birim eşyanın birim fiyatı 45.000,00 TL, toplamda KDV dahil 108.000,00 TL olmak üzere işlendiğini ve işbu fatura düzenlendikten sonra yasal süresi içinde davacı şirkete bildirilmediğini, takip dayanağı faturanın 19.08.2024 tarihinde düzenlendiğini ancak davacı şirket yetkilisine WhatsApp üzerinden 09.09.2024 tarihinde bildirildiğini, akabinde davacı şirket tarafından 10.09.2024 tarihinde iade faturası düzenlendiğini taraflar arasındaki borç ilişkisinin davacının borcunu ödemesiyle birlikte sona ermesine rağmen, davalının haksız olarak iki birim eşya için 108.000,00 TL tutarlı ve 19.08.2024 tarihli fatura düzenlediğini beyan ederek, davalı şahıs ile müvekkil arasında mevcut ve geçerli bir borç ilişkisinin bulunmadığının tespitine, ıeticeten Kahramankazan İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasına kayıtlı takibin iptaline, qazlaya ilişkin haklarr saklı kalmak kaydıyla, bu dava sebebiyle uğranmış olunan zararlar için yasa gereği alacağın yüzde yirmisinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı ile davacı şirketin aralarında yapılan iş gereği düzenlenen faturaya süresinde itiraz edilmediğini, müvekkili ile davacı arasında paketleme ünitesi şasesi alımı konusunda anlaşma sağlanamadığını, şase yapıldıktan sonra PVC borular monte edilerek ve daha sonra tekerlekli yapılması talebi ile tekrar revize edilerek davacıya teslim edildiğini, söz konusu boruların ücreti olarak müvekkiline yalnızca 12.000TL borular için bir ödeme yapıldığını, dava dilekçesi ekinde yer alan faturada da görüleceği üzere mal hizmet bölümünde ''kaydırma makinesi '' şeklinde malın türü hakkında açıklama ile KDV dahil 12.000TL fatura düzenlendiğini, davalıya ödeme yapıldığını, davalı ile davacı arasında yapılacak işin ise paketleme ünitesi şasesi konusunda olduğunu, her bir paketleme ünitesi şasesi için KDV dahil 60.000TL olarak anlaşma sağlanmış olup toplamda iki adet paketleme ünitesi şasesi için KDV dahil 120.000TL şeklinde anlaşma sağlandığını, davalının bu şaselere monte edeceği borular için davacıdan ilk etapta KDV dahil 12.000TL ödeme aldığını, KDV dahil 108.000 TL bakiye kaldığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Kahramankazan İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası, ticaret sicil kayıtları, vergi dairesi kayıtları, tarafların ticari defter ve belgeleri, BA-BS formları, Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D.iş sayılı dosyası, bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı. GEREKÇE : Dava, Kahramankazan İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına konu faturadan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkindir. Davalının tacir olup olmadığının tespiti amacıyla yapılan araştırma sonucu, Kahramankazan Vergi Dairesinin 23/01/2025 tarihli cevabı yazısı ile; ....'ın 10/12/2021 tarihinde "Konteyner İmalatı (Bir Veya Daha Fazla Taşıma Şekline Göre Özel Olarak Tasarlanmış Olanlar)" faaliyetine başladığı, bilanço esasına göre defter tuttuğu, tacir olarak nitelendirildiği bildirilmiştir. Dosya kapsamında menfi tespiti istenen icra takibinin toplam çıkış miktarının 114.278,05 TL olduğu, bildirilen ve harç yatırılan toplam dava değerinin 108.000,00-TL olduğu, menfi tespit davasının kısmi olarak açılmasının usulen mümkün olmadığı anlaşıldığından, davacı vekiline eksik kalan dava değeri üzerinden hesaplanacak peşin karar ve ilam harcını yatırması için HK 30 ve 32 md gereğince 1 haftalık kesin süre verilmiş, verilen süre içerisinde harç tamamlanarak makbuzu ibraz edilmiştir. Menfi tespit davasında ilk ispat yükü, alacaklı olduğunu iddia ederek takibe girişen alacaklıda (HMK.m.190/1) olduğundan, davalı alacaklı, bu ispat yükünü kural olarak senet (HMK.m.200) veya diğer kanuni delillerden biri (HMK.m.225, m.188, m.169) ile yerine getirmek zorundadır (Y.13.HD. 11.03.2019 T. E. 2016/26139 K.2019/3105 ; Prof.Dr.Timuçin MUŞUL, Menfi Tespit ve İstirdat Davaları, 3.Baski Ankara 2020, s.374). Menfi tespit davasında tarafların davadaki sıfatları değişik olduğundan, ispat külfeti bakımından bir değişiklik akla gelebilirse de, dikkatli bir inceleme sonuncunda menfi tespit davasında ana kuraldan sapma bulunmadığı anlaşılmaktadır. Burada da davacı, kural olarak davalı tarafından var olduğu iddia edilen hukuksal ilişkinin mevcut olmadığını (yani menfi bir durumu) ispat edecek değildir (Yargıtay Üyesi ., Menfi Tespit ve İstirdat (Geri Alma) Davası, ....). Nitekim bu dava türünde davacı borcun olmadığını iddia ettiğinden yokun ispatı mümkün olmadığından kural olarak ispat yükü alacaklıya aittir. Zira hukuki ilişkin varlığını ispat yükü davalı alacaklıda olduğundan alacaklı hukuki ilişkinin yani borcun varlığını kanıtlamak durumundadır (Yargıtay Üyesi...., İcra ve İflas Kanunu Şerhi, 5.Baskı, .... s.1725-1730). Kaldı ki; adi (ilamsız) haciz yoluyla takipte de ödeme emrini tebellüğ eden borçlunun, yasal süresi içinde borca itiraz edip etmemesi, sadece ve ancak takip hukuku bakımından sonuç doğurur. Alacaklı tarafından itirazın iptali veya borçlu tarafından borçsuzluğun tespiti (menfi tespit) talep edilerek açılacak davalarda ispat yükü yer değiştirmez. Öyle ki itirazın iptali davasında (m.67) ve menfi tespit davasında (m.72) ispat yükü alacaklıda olup takip konusu alacağın varlık ve miktarının 6100 sayılı HMK’nın genel hükümlerine göre ispatlanması gerekir (Y.13.HD. 19.12.2019 T. E.2018/1508 K.2019/12867 ; Y.13.HD. 06.06.2005 T. E.2005/7246 K.2005/9604 ; YHGK. 05.11.2003 T. E.2003/13-695 K.2003/630 ; Prof.Dr...., Menfi Tespit ve İstirdat Davaları, 3.Baski Ankara 2020, s.375). Eş söylemle takip konusu alacağın hiçbir belgeye dayanmadığı haciz yoluyla takibe itiraz etmeyen borçlu, icra tehdidi altında ve haciz sırasında borcu kabul etmiş olsa bile açılan menfi tespit davasında ispat yükü, davalı alacaklı üzerindedir. Zira borçlunun, ödeme emrine itiraz etmemesi sebebiyle ilamsız takibinin kesinleşmesi sadece, takip hukuku bakımından sonuç doğurup, borçlunun, borcu olduğunu ikrar ettiğine dair maddi hukuk yönünden bir karine teşkil etmez. Herhangi bir belgeye dayanmayan adi haciz yoluyla takipte ödeme emrini tebellüğ eden borçlunun borca vaki itirazının alacaklının başvurması üzerine icra mahkemesince kesin olarak kaldırılmasına karar verilmiş olması; borçlunun, alacaklıya karşı açacağı menfi tespit davasında ispat külfetini yer değiştirtmez. İcra mahkemesi kararı, menfi tespit davası bakımından kesin hüküm oluşturmayacağından davalı alacaklı, ispat yükü altında olup, alacağının varlık ve miktarını HMK’nın genel hükümlerine göre ispat edecektir. Davalı bu kapsamda cevap dilekçesi sunmuş ve fatura konusu ürünün teslim eksiksiz olarak teslim edildiğini savunmuştur. Tarafların bağlı bulundukları vergi dairelerinden 2024 yılına ait BA-BS formları HMK m.221 uyarınca resen celp edilmiştir. Uyuşmazlığın çözümü bakımından dosyaya kazandırılan 26/10/2025 tarihli raporda, tarafların bilgi ve belgeleri tam olarak sunulmadığından somut ticari kayıtlar üzerinden borcun belirlenmesinin mümkün olmadığı, tarafların BA-BS formlarındaki tutarların birbiri ile uyumlu olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Dava konusu hukuki ilişki hususunda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmamaktadır. İhtilaf hukuki ilişki ve ödenen bedellerde sonra davacı tarafından kabul edilmeyen 108.000,00 TL bedelli faturanın karşılığı davalı tarafça bir hizmetin verilip verilmediği noktasında toplanmaktadır. Davalı yana verilen kesin süreye rağmen defter ve kayıtlar sunulmadığından ve adresi de bildirilmediğinden yapılan ihtar uyarınca davacı defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının yapılmış olması ve davacı lehine delil olma vasfına haiz olması hususları gözetilerek davacı defter ve kayıtları HMK madde 222/3 (Değişik:22/07/2020 - 7251/23.m.) uyarınca davacı lehine delil olarak kabul edilmiştir. Dava konusu alacak, faturaya dayalı bir dayanmaktadır. Fatura düzenlenmesi tek başına muaccel bir alacağın varlığını ispata yeterli değildir. Yukarıda açıklandığı üzere davalının aynı zamanda malın teslim edildiğini/hizmetin ifa edildiğini ispat yükü altındadır. Fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davacının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davalının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi yani alım-satım ilişkisini ispat etmesi gerekmektedir. Bu nedenle, bir satım ilişkisinde satıcı taraf sattığı malın miktarını ve alıcıya teslimini, alıcı taraf ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır. Toplanan deliller, kayıt ve belgeler, usul ve yasaya uygun olarak alınan denetlenebilir bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek; davalının ispat yükü üzerinde olan alacağını ispat edemediği, tarafların kabulüne olan ve ödemesi dosya kapsamında ispat edilen hukuki ilişki dışında olan dava konusu 108.00,00 TL bedelli faturanın kaynağını ve bu faturaya yönelik yapılan hizmetin ifa edildiği ispatlayamadığı, yukarıda açıklanan gerekçelerle salt fatura düzenlenmesi alacağın tahsili için yeterli olmadığından ve ispat yükü üzerinde olan davalının defterlerini sunmadığından ve fatura BA-BS formlarında bildirilmediğinden dava konusu fatura nedeniyle davalının davacıdan bir borcunun olmadığı bu nedenle davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuş, kötüniyetli icra takibi yapıldığına yönelik yeterli emare bulunmadığından kötüniyet tazminatına hükmedilmemiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KABULÜNE; 1-19/08/2024 tarihli 108.000,00 TL bedelli fatura nedeniyle ve bu faturaya dayalı başlatılan 114.278,05 TL takip çıkış miktarlı Kahramankazan İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline, 2-Kötüniyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına, 3-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 7.806,33 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 1.844,37 TL harç ile, 107.22 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 5.854,74 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 3.600,00 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Davacıdan dava açılırken tahsil edilen 615,40 TL başvurma harcı, 87,50 TL vekalet harcı, 1.844,37 TL peşin harç, 107,22 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 2.654,49 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacının yargılamada yapmış olduğu 6.000,00 TL bilirkişi ücreti, 113,50 TL posta ve tebligat ücreti olmak üzere toplam 6.113,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 45.000,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 04/12/2025

Katip .. e-imza Hakim ... e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/177, K. 2025/177, T. 04.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-177-e-2025-177-k-5e988092539d