İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/148 E. 2025/148 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/148
Karar No
2025/148
Karar Tarihi

T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/148 Esas - 2025/217 T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA

ESAS NO : 2025/148 Esas KARAR NO: 2025/217

HAKİM : KATİP :

DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/12/2024 KARAR TARİHİ : 27/11/2025 K. YAZIM TARİHİ : 25/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında müvekkil şirketin davalıya 09.09.2024 tarihli faturaya konu ürünleri sattığını, ürünlerin teslim edilmesine rağmen fatura bedelinin ödenmediğini, bu alacaklarının tahsili amacıyla Kahramankazan İcra Dairesinin ... Esas numaralı dosyası ile davalı aleyhine takip başlatıldığını ancak davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin de anlaşamama ile sonuçlandığını beyan ederek davalının itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20'den aşağı olmayacak şekilde icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketçe, davalı şirkete 26.08.2024 tarihinde sipariş verildiğini, taraflar arasında teslim tarihi olarak "standart silindir" ürünü için 02.09.2024 tarihinin kararlaştırıldığını, ancak bu ürünün 09.09.2024 tarihinde eksik olarak üretilip teslim edildiğini, ürünün kullanılabilmesi için ek aparatlara ihtiyaç duyulduğunu, davacının bunu ek ücretle satmayı teklif ettiğini ve müvekkili şirketin de işin aksamaması için mecburen 10.09.2024 tarihinde ikinci bir sipariş verdiğini ve 3 haftalık teslim tarihi belirlendiğini ancak bu aparatların hiçbir şekilde müvekkiline ulaşmadığını, ek aparatların teslim edilmemesi nedeniyle müvekkilinin malzemeyi kullanamadığını ve taahhütte bulunduğu 3. Kişilere karşı sorumlulukları doğduğunu, ticari itibarının sarsıldığını ve ödemelerin geciktiğini, siparişin teslimi hususunda yapılan görüşmelerden de sonuç alınamadığını, neticede zarara uğrayan müvekkilinin iade faturası düzenleyerek, ürünleri davalıya teslim etmek üzere bizzat götürdüğünü, ancak davalının iadeyi kabul etmeyerek ürünleri teslim almadığını, Davalının edimini ifa etmeyerek temerrüde düştüğünü, müvekkilinin ise iade faturası kesmek ve ürünleri iade etmek suretiyle sözleşmeden döndüğünü beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Kahramankazan İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası, ticaret sicil kayıtları, tarafların ticari defter ve belgeleri, faturalar, BA-BS formları, 06/10/2025 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı. GEREKÇE : Dava, faturadan kaynaklı başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali talebine ilişkindir. Kahramankazan İcra Müdürlüğünün ...E. sayılı takip dosyasının incelenmesinde; Davacı (alacaklı) şirket vekili tarafından davalı (borçlu) şirket aleyhine 27/09/2024 tarihli ödeme emri ile 86.038,54 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 01/10/2024 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin 04/10/2024 tarihli dilekçeyle itirazı üzerine icra takibinin durdurulduğu, eldeki davanın 16/12/2024 tarihinde yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Davacı şirket, icra takibine de konu ettiği faturadan kaynaklanan toplam 86.038,54 TL bakiye alacağının davalı tarafından ödenmediğini iddia etmekte, davalı şirket ise takip dosyasına sunduğu dilekçeyle davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını savunmaktadır. Uyuşmazlık, davacı yanın takip çıkışı kadar davalıdan alacaklı olup olmadığı hususundadır. Tarafların bağlı bulundukları vergi dairelerinden 2024 yılına ait BA-BS formları HMK m.221 uyarınca resen celp edilmiştir. Uyuşmazlığın çözümü bakımından dosyaya kazandırılan 06/10/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...Davacı ticari defterlerinin TTK madde 64 ve müteakip maddelerinde belirtilen kanuni şartlara uygun olarak yapıldığı, davacı ticari defterlerinin sahibi lehine delil gücüne sahip olduğu, davalı ticari defterleri için iletişim bil bildirilmediğinden, davalı ticari defterlerinin incelenemediği, taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı, taraflarca mutabakata varılan 10.09.2024 tarihli Teklif Belgesi bulunduğu, gerek bu belge gerekse tarafların yazılı sözleşme bulunmadan Davacı firmanın davalı firmaya aralarındaki ticari ilişki kapsamında mal satımında bulunduğu, davalı tarafından da mal alındığının anlaşıldığı, icra takibinde dayanak teşkil eden ve icra takip dosyasına, 09.09.2024 tarih ve ... sayılı, 86.038,54 TL tutarlı e-Fatura sunulduğu, bu sunulan faturanın davalı tarafından 26.09.2024 tarihli İADE FATURASI düzenlenmesine müteakip bu defa içeriği aynı olan davacı tarafından 26.09.2024 tarih ve .... sayılı, 86.038,56 TL tutarlı e-Fatura düzenlediği görüldüğü, Uyuşmazlık yönünden, taraflar arasında yapılan alışveriş kapsamında, davacının düzenlediği 09.09.2024 tarihli | adet faturaya ait davalının aldığı ve ellerinde bulunduğunu beyan ettiği malların davacıya ödemeleri olarak açık ve sarih bilgi bulunmadığı, incelenen davacı ticari defterlerde de ödeme yönünden bir kaydın bulunmadığı, düzenlenen 2 adet satış e-fatura ve iade edilen 3 adet İade e-fatura olarak BS ve BA olarak karşılıklı olarak düzenlen ve alındığı kayıtlı olduğu, Dava dosyasında, davacının mal tesliminin hiç yapılmadığı, eksik yapıldığı, kusurlu yapıldığı yönünden davalı tarafın karşı tarafa ihtarını içeren belge bulunmadığı, İtirazın İptaline konu olan ve İcra Dairesinde 27.09.2024 takibe girişilen faturanın 09.10.2024 tarihli fatura olduğu anlaşılmakla birlikte, bu faturanın davalı tarafından karşılığı İade Faturası düzenlenmiş olması ve davacının da bu iade faturasına karşı İcra Takip tarihi 27.09.2024 tarihi olup, bu tarih itibarivle davacı ticari defterlerine göre; 26.09.2024 tarihli ... sayılı düzenlediği e-fatura karşılığı 86.038,52 TL tutarında davalının davacıya borçlu olduğu..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.Davalıya verilen kesin süreye rağmen ticari defter ve kayıtlar sunulmadığından ve bulundukları yerin adresi de bildirilmediğinden davacı yanın defter ve kayıtları ile mahkememiz dosyası üzerinde talimat mahkemesi aracılığıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen 30/04/2022 tanzim tarihli bilirkişi raporunda davacının takip tarihi itibariyle 42.918,78TL alacaklı olduğu rapor edilmiştir. Düzenlenen raporun gerekçeli ve denetime elverişli olduğu değerlendirilmekle hükme esas alınmıştır. Dava konusu alacak, faturaya dayalı bakiye cari hesap alacağına dayanmaktadır. Fatura düzenlenmesi tek başına muaccel bir alacağın varlığını ispata yeterli değildir. Davacının aynı zamanda malın teslim edildiğini/hizmetin ifa edildiğini ispat yükü altındadır. Fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi yani alım-satım ilişkisini ispat etmesi gerekmektedir. Bu nedenle, bir satım ilişkisinde davacı taraf sattığı malın miktarını ve alıcıya teslimini, davalı taraf ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır. Davacı yan faturadan kaynaklanan bakiye alacağının bulunduğunu iddia etmiş, incelenen davacı yan defter ve kayıtları ile tarafların dosyaya kazandırılan Ba - Bs formlarındaki bildirimlerinin örtüştüğü görülmüştür. Davalı yanın Ba formuyla davacı adına uyuşmazlık dönemine ilişkin 2 adet fatura karşılığı mal alım bildiriminde bulunduğu tespit edilmiştir. Basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü bulunan davalının, hayatın olağan akışına göre teslim almadığı faturaya konu mallara ilişkin bildirimde bulunmaması gerekmekte olup davalı tam tersine uyuşmazlık dönemine ilişkin davacı adına davacı kayıtları ile örtüşecek şekilde Ba formuyla vergi dairesine bildirimde bulunmuştur. Bu itibarla taraflar arasındaki akdi ilişkinin varlığı ve mal teslimi yönündeki davacı iddiaları kanıtlanmıştır. Davalı yana verilen kesin süreye rağmen defter ve kayıtlar sunulmadığından ve adresi de bildirilmediğinden yapılan ihtar uyarınca davacı defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının yapılmış olması ve davacı lehine delil olma vasfına haiz olması hususları gözetilerek davacı defter ve kayıtları HMK madde 222/3 (Değişik:22/07/2020 - 7251/23.m.) uyarınca davacı lehine delil olarak kabul edilmiştir. (Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 06.12.2021 tarih ve 2021/421 E., 2021/2017 K. sayılı ilamı:"...bb-) Ticari defterlerin sahibi aleyhine delil olması: TTK'nın 222/4. maddesi gereğince açılış ve kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları sahibi aleyhine delil olur. Ticari defterleri aleyhine delil olarak kullanan taraf defterlerindeki kayıtların aksini iddia ve ispat edebilir. Ancak karşı tarafın kendi aleyhine delil olan ticari defterlerindeki kayıtların aksini sadece kesin delillerle ispatı gerekmektedir. Yine bir tarafın ticari defterlerinin tamamı kanuna ve usulüne uygun tutulmakla birlikte içerdikleri kayıtlar yönünden karşı tarafın iddialarını doğrulaması halinde bu kayıtlarda sahibi aleyhine delil teşkil eder. Örneğin, satım sözleşmesinde satıma konu faturanın alıcı defterlerinde kayıtlı olması faturaya konu emtianın ve faturanın alıcıya teslim edildiği iddiası bakımından defter sahibi aleyhine teşkil eder. Bunun aksini defter sahibinin başkaca kesin delillerle ispatı gerekir..."şeklindedir.) Her ne kadar davalı taraf son celse de ticari defterlerinin incelenmesini talep etmişse de; davalı tarafa 26/12/2024, 22/04/2025 ve 09/09/2025 tarihlerinde ayrı ayrı defterlerin yerinin bildirilmesi için ihtaratlı ve usulüne uygun tebligat yapıldığı ancak bilirkişi raporu düzenlendikten sonra 23/10/2025 tarihinde süresinden sonra defter adresinin bildirildiği ve davanın muvafakatının bulunmadığı anlaşıldığından yeni delil niteliğindeki bu beyanına itibar edilmemiş ve yeniden rapor alınmamıştır. Davacının hukuki ilişkiyi, malın teslimini ve alacağının varlığını kanıtlaması karşısında davalı yanın iddia edilip ispatlanmış bir ödeme savunması bulunmamaktadır. Bu itibarla alınan bilirkişi raporuyla tespit edildiği üzere davacının takip tarihi itibariyle davalıdan takip çıkışı kadar alacaklı olduğu, davalının itirazının haksız olduğu ve iptalinin gerektiği sonuç ve kanaatine varılmakla davanın kabulüne, Kahramankazan İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, alacak miktarı likit olduğundan ve davalı takibe haksız itiraz ettiğinden alacak miktarının %20'si kadar icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ İLE; Kahramankazan İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı dosyasında davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, 2-86.038,54 TL üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesie, 3-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 5.877,30 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 1.039,14 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.838,16 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 3.600,00 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Davacıdan dava açılırken tahsil edilen 427,60 TL başvurma harcı, 60,80 TL vekalet harcı, 1.039,14 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.527,54 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacının yargılamada yapmış olduğu 5.500,00 TL bilirkişi ücreti, 296,00 TL posta ve tebligat ücreti olmak üzere toplam 5.796,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 45.000,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 27/11/2025

Katip ... e-imza Hakim ... e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/148, K. 2025/148, T. 27.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-148-e-2025-148-k-d94306f69591