İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/934 E. 2025/1070 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/934
Karar No
2025/1070
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/934 KARAR NO : 2025/1070

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/12/2024 KARAR TARİHİ : 09/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında tesisat malzemesi alım-satımından kaynaklanan ve müvekkil tarafından ticari ilişki kapsamında müvekkili tarafından davlıya düzenlenen fatura alacaklarının tahsili amacıyla ---.İcra Dairesi'nin ----- dosyası ile icra takibi başlatıldığını, başlatılan ilamsız icra takibinde ödeme emri usulüne uygun şekilde tebliğ edildiğini, davalı tarafından yapılan itiraz sonucu takibin durdurulduğunu, haksız, kötüniyetli ve mesnetsiz olarak yapılan itirazın iptali gerektiğini açıklayarak davanın kabulü ile ----İcra Dairesi'nin ----- sayılı icra takibine haksız ve yersiz olarak yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, davalının dava değerinin %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı yanın da dava dilekçesinde belirttiği gibi müvekkili şirket ile davacı yan arasında 2020 yılından beri süre gelen bir ticari ilişki bulunduğunu, müvekkil şirketin malzeme tedarikini uzun yıllardır davacı tarafından sağlandığından ticari teamül gereği taraflar arasında bir açık hesap ilişkisi kurulduğunu, açık hesap ilişkisinin TTK'da ayrıca düzenlenmediğini ancak Yargıtay içtihatlarına göre açık hesap ilişkisinin taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam ettiğini ifade ettiğini, açık hesap ilişkisinde tarafların belirli dönemlerde hesap mutabakatı yaparak alacak ve borçlarını teyit ve karşı tarafa beyan ettiklerini, nitekim Türk Ticaret Kanunu Madde 94’te “Sözleşme veya ticari teamül uyarınca, belirli hesap devreleri sonunda devre hesabı kapatılır ve alacak ile borç kalemleri arasındaki fark belirlenir” denilerek bu durumun hüküm altına alındığını dolayısıyla kanuna göre belli devrelerde mutabakatın yapılmasının gerektiğini, taraflar arasında hesap mutabakatı bulunmadığını, davacı tarafından dosyaya sunulan evraklardan da anlaşılacağı üzere usulüne uygun bir ihtar gönderilmediğinden borcun muaccel olmadığını, davacı yanın, borcun müvekkili şirkete ihtaren bildirdiğini iddia ettiğini, buna karşın söz konusu tebligatın müvekkili şirkete ulaşmadığını, nitekim dosyaya sunulan ---- Noterliği'nin 18.08.2023 tarih, ----- yevmiye numaralı ihtarı ve tebligat zarfı tarafımızca incelendiğinde söz konusu ihtarın, o dönemde şirketin çalışanı olmayan --- isimli şahıs tarafından alındığının görüldüğünü, o halde borcun muaccel olduğunun da kabul edilemeyeceğini açıklayarak davanın reddi ile yargılama giderleri ve ücret-i vekaletin karşı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, faturaya dayalı alacak sebebiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın İİK 67 vd maddeleri gereğince iptali talebine ilişkindir.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; uyuşmazlığın davacının takip tarihi itibari ile davalıdan muaccel fatura alacağının bulunup bulunmadığı, varsa miktarı ile bu kapsamda davacı tarafından alacağın tahsili için başlatılan ----. İcra Dairesi'nin ------ Esas sayılı dosyasına davalı tarafın yapmış olduğu itirazın iptalinin gerekip gerekmediği ve icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır. ----İcra Dairesi'nin ----- Esas sayılı İcra Dosyası UYAP üzerinden celp edilerek dosya içerisine alınıp incelenmiş, tarafların ticaret sicil kayıtları dosya içerisine alınmış, tarafların 2022-2023-2024 BA/BS formları, ----. CBS'nin ----- soruşturma nolu dosyası celp edilmiş 28/09/2025 tarihli bilirkişi raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır. İtirazın iptali istemine konu, ----İcra Dairesi'nin ----- Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; 09/02/2024 tarihinde başlatılan takibin alacaklısının mahkememiz dosyası davacısı, borçlunun davalı olduğu; takibin 48.951,18 TL asıl alacak ve 4.086,42 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 53.037,60 TL alacağın tahsiline yönelik yapılan icra takibi olduğu; ödeme emrinin borçluya 12/02/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 13/02/2024 tarihli borca ve fer'ilerine yönelik itiraz dilekçesi sunduğu, dilekçenin davacı tarafa tebliğine ilişkin dosya kapsamında bilgi ve belge bulunmadığı, davanın 04/12/2024 tarihinde 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde 53.037,60 TL alacak üzerinden açıldığı anlaşılmıştır.Teknik bilgi gerektirmesi nedeniyle tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde mali müşavir bilirkişi tarafından inceleme yapılmasına karar verilmiş olup, davacının incelenen ticari defter ve kayıtlarından, davacı tarafından ibraz edilen 2022-2023-2024 yılına ilişkin ticari defterlerin; açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olarak yaptırıldığı ve defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, ticari defterlerinin kayıt nizamı bakımından uygun olduğu davacı şirket lehine veya aleyhine delil kabiliyetleri mahkememizin takdirinde olduğu, tarafların tacir olduğu ve taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğu, davacının takibe konu ettiği faturaların, davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının BA formundan anlaşıldığı üzere, işbu faturaların davalı şirkete elektronik ortamda tebliğ edildiği, işbu faturalara davalının yasal süresi içinde itiraz etmediği, iade faturası düzenlemediği ve ayıp ihbarından bulunmadığı, davacının ticari defter kayıtlarına göre; takip tarihi itibariyle davacının davalıdan olarak 48.951,18.-TL alacaklı olduğu, mahkememizce borçlunun temerrüde düştüğünün kabul edilmesi halinde, icra takibine konu edilen faturalar üzerinden yapılan hesaplamaya göre 4.086,42 TL tutarında işlemiş faiz bulunduğu, bildirilmiş, davalı taraf ise ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmemiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre; Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (HMK 222/1) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2).İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3).Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'ndaki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır.Eldeki dosyada davacı taraf kendi ticari defter ve belgeleri ile alacaklı olduğunu ispat etmiş davalı ise yapılan usulüne uygun ihbara rağmen defter ve kayıtlarını ibraz etmemiştir. Bu nedenle davacının defter ve kayıtlarından çıkan sonuca katlanmak zorundadır. Açıklanan nedenlerle davanın kabulüne karar verilmiştir. İcra inkar tazminatı yönünden; İİK’nın 67 nci maddesinin ikinci fıkrası hükmünce; icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Burada borçlunun kötü niyetli itiraz etmiş bulunması yasal koşullardan değildir. İnkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz edip duran ve işin itirazla çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı öngörülmüş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı, alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlarının bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda değil ise, alacağın likit ve muayyen olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilemez. Eldeki davada alacak faturadan kaynaklandığından likittir. Bu nedenle davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacak olan 48.951,18-TL'nin %20'si üzerinden hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın Kabulü ile; 1-Davalının----.İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin takip talebinde belirtilen şartlarla aynen devamına, 2-Davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacak olan 48.951,18-TL'nin %20'si üzerinden hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gerekli karar harcı 3.622,96-TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 2.150,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.472,96-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafça yatırılan 2.150,00-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 427,60-TL başvuru harcı, 60,80-TL vekalet harcı, 118,50-TL tebligat ve müzekkere gideri, 6.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.606,90-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 6-TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 3.600,00-TL arabuluculuk ücreti davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 7-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, 8-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13 maddesindeki esaslara göre belirlenen 45.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,Dair karar, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/934, K. 2025/1070, T. 09.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-934-e-2025-1070-k-cf1748244f06