İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/177 E. 2026/551 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/177
- Karar No
- 2026/551
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/177 Esas KARAR NO : 2026/551 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/02/2025 KARAR TARİHİ : 05/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; 20.09.2024 tarihinde sürücü --------- yönetimindeki ---------- plakalı aracın ---------- Mahallesi --------- Sokak üzerinde park halindeyken, sürücü --------- yönetimindeki ---------- plakalı aracın kontrolsüz manevra yapması sonucu maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, kaza tespit tutanağına göre davalı sürücünün asli kusurlu olduğunun belirlendiğini, kaza neticesinde hasar gören aracın alacağının temlik alındığını, haksız fiil nedeniyle oluşan zararın tazmini amacıyla belirsiz alacak davası açıldığını, araçta meydana gelen hasarın orijinal parçalarla onarılması gerektiğini, hasar bedeli hesaplanırken iskonto uygulanmaması ve KDV dahil edilerek hesaplama yapılması gerektiğini, Anayasa Mahkemesi kararları doğrultusunda araçta oluşan reel değer kaybının ve kaza sebebiyle aracın kullanılamadığı gün sayısınca oluşan araç mahrumiyet bedelinin tazmininin zorunlu olduğunu, davalının kusurunun sabit olması nedeniyle alacağın güvence altına alınması için davalı adına kayıtlı taşınır ve taşınmazlar ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklar üzerine ihtiyati haciz konulması gerektiğini, hasar bedeli için şimdilik 10.000,00 TL, değer kaybı için şimdilik 10,00 TL ve araç mahrumiyet bedeli için şimdilik 1.000,00 TL tutarının haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, eksper ve bilirkişi ücretlerinin yargılama giderlerine eklenmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini ve davalının disiplin para cezasına çarptırılmasını talep ve dava etmiştir. Davacı vekili tarafından sunulan 6.1.2026 tarihli bedel artırım dilekçesinde özetle; bedel artırım talebinin kabulü ile 11.010 TL ile açılan davada 18.562 TL değer kaybı ve hak mahrumiyeti talebinin kabulüne, hasar talebinin konusuz kaldığını, alacağın tamamı için kaza tarihinde zamanaşımının kesildiğini, 18.562 TL bedele kaza tarihinden itibaren avans faizi işletildiğini, eksper ücretinin yargılama gideri sayıldığını, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini beyan ve talep etmiştir.
SAVUNMADavalı ---------Ş Vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle husumet itirazında bulunulduğunu, müvekkil şirket mülkiyetindeki --------- plakalı aracın kasko ve trafik sigortası poliçeleri kapsamında hasar bedelinin ---------Ş. tarafından ödendiğini, bu nedenle mükerrer hasar taleplerinin reddi gerektiğini ve davanın --------Ş. ile --------Ş. 'ye ihbar edilmesini talep ettiğini, davacının-------- İcra Müdürlüğünün ---------E. sayılı dosyasında başlattığı icra takibine konu alacak kalemlerinin belirli olduğunu, buna rağmen belirsiz alacak davası açılmasının usule aykırı olduğunu ve davanın usulden reddini istediğini, diğer davalı -------- yönünden arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini belirterek davanın dava şartı yokluğundan reddini talep ettiğini, müvekkil şirketin 5 yıldızlı bir otel işletmesi olup çalışan seçiminde ve denetiminde gerekli özeni gösterdiğini, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 66. maddesi uyarınca müvekkil şirkete kusur atfedilemeyeceğini savunduğunu, davacı tarafça sunulan ekspertiz raporunun varsayımlara dayalı olduğunu ve yeterli açıklamayı içermediğini, kazanın oluş şekli ve hasarın niteliği konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğini, araçtaki hasarın kaza öncesinde mevcut olup olmadığının ve illiyet bağının araştırılmasının zorunlu olduğunu, fotoğraflardan hasarın ufak çaplı olduğunun anlaşıldığını, Yargıtay içtihatları gereği tampon ve plastik aksam gibi parçalar için değer kaybı talep edilemeyeceğini, davacı tarafından talep edilen eksper ücreti ve diğer giderlerin dayanaksız olduğunu, ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığını ifade ederek davanın reddine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMADavalı ---------- kendisine usulüne uygun yapılan tebliğe rağmen davacının dava dilekçesine cevap vermemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasıdır. Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi tarafından alınan raporda özetle; 20.09.2024 tarihinde saat 15: 30'da--------- ili -------- ilçesi --------- Mahallesi -------- Sokak üzerinde bulunan ---------- alanında meydana gelen trafik kazasının incelendiğini, --------- plakalı aracın park halinde bulunduğunun tespit edildiğini,--------- plakalı araç sürücüsü ---------- manevra kurallarına aykırı hareket ederek park halindeki araca çarptığını, sürücünün 2918 sayılı KTK'nın 84/L maddesi uyarınca kazada yüzde 100 oranında asli kusurlu olduğu belirlendiği, --------- plakalı araç malikinin ise herhangi bir kural ihlalinin bulunmadığının anlaşıldığı SBM kayıtlarına göre --------- plakalı aracın geçmiş kaza kaydının olmadığının görüldüğünü, davacı tarafın dilekçesinde belirttiği eksper raporunun dosya muhteviyatında bulunmadığının saptandığını, aracın marka ve model bilgilerinin eksik olduğu için hasar hesaplamasının yapılamadığını, değer kaybı ve mahrumiyet tazminatı hesaplamalarının gerçekleştirilemediğini, dosya kapsamına hasar ekspertiz raporu, hasar fotoğrafları ve fatura gibi belgelerin kazandırılması halinde hesaplama yapılabileceği kanaatine varıldığı tespit edilmiştir. Bilirkişi tarafından alınan ek rapor da özetle; Meydana gelen trafik kazasında ----------- plakalı araç sürücüsü ---------- yüzde yüz oranında kusurlu olduğunun tespit edildiğini, --------- plakalı araç malikinin herhangi bir trafik kuralını ihlal etmediğinin ve aracını nizami olarak park ettiğinin belirlendiğini, kazaya etkisinin bulunmadığının anlaşıldığını, dava konusu aracın hasarlı parçaları ile marka ve modeli dikkate alınarak yapılan piyasa araştırması sonucunda yetkili servis standardındaki onarım maliyetinin kaza tarihi itibarıyla KDV dahil 19.800,00 TL olduğunun saptandığını, davacının --------- İcra Müdürlüğü dosyasında ana para alacağı olarak 23.813,74 TL ve toplamda 57.416,33 TL tahsil ettiği anlaşıldığından bakiye hasar miktarının bulunmadığı. --------- plakalı --------- model ---------- marka aracın kaza sebebiyle oluşan değer kaybının 18.000,00 TL olarak hesaplandığını, davacının sigorta şirketinden tahsil ettiği 16.154,92 TL tutarı düşüldüğünde kalan 1.845,08 TL bakiye değer kaybı tazminatını talep edebilmesinin takdirinin mahkemeye bırakıldığını, aracın tamir süresi olan 5 günlük makul mahrumiyet süresi için oluşan bedelin KDV dahil 5.562,00 TL olduğunun tespit edildiğini, davacının bu mahrumiyet tazminatını davalı sürücünün tam kusuru nedeniyle talep edebilmesinin takdirinin mahkememize ait olduğu hususları beyan ve rapor edilmiştir. Alacağın temliki, bir alacağın alacaklı tarafından bir başka kimseye devredilmesidir. Bu suretle borç münasebetinde alacaklının şahsında bir değişiklik vuku bulmakta, eski alacaklının (temlik edenin) yerini yeni alacaklı (temellük eden) almaktadır. Aynı zamanda, temlik edilen alacak eski alacaklının malvarlığından çıkarak yeni alacaklının mamelekine dâhil olmakta, alacağı talep etmek hakkı da yeni alacaklıya intikâl etmektedir. Alacağın temliki ile asıl haktan ayrı yalnız başına başkasına devredilemeyen dava hakkı da devredilmiş olur. Bu anlamda davada taraf sıfatı da temlik alanda olmaktadır . Bir sübjektif hakkı dava etme yetkisi, kural olarak o hakkın sahibine aittir. HMK'nın 114/1-d bendi ile "Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları" dava şartları arasında gösterilmiştir. Bir davada taraf olarak gösterilen kişilerin gerçekten o dava ile ilgili kimseler olması, bir başka ifade ile dava konusu sübjektif hak ile taraflar arasındaki ilişkinin varlığı, usul hukukunda "sıfat" olarak tanımlanmaktadır. Uygulamada, "sıfat" yerine "husumet" terimi de kullanılmaktadır. Bir davada, taraflardan birinin, aktif ya da pasif husumet ehliyetini taşımadığı belirlenirse, davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerekir.Somut uyuşmazlıkta; Dava dışı araç sahibi ile davacı arasında yazılı olarak yapılan temlik sözleşmesi ile TBK'nın 183. vd. maddeleri hükümleri uyarınca dava dışı araç sahibinin aracının hasara uğraması nedeni ile davalıdan talep edebileceği değer kaybı alacağı davacıya temlik edilmiştir. Bu nedenle dava dışı araç malikinin hak ve alacaklarını hukuken geçerli temlik sözleşmesi alan davacı, taraf sıfatını da kazandığından bu davayı açmak için aktif dava ehliyetine sahiptir. Usul ve yasaya uygun bilirkişi raporunda meydana gelen kazada davalının Karayolları Trafik Kanunu'nu uyarınca %100 kusurlu olduğu davacıya alacağını temlik eden tarafın araç sürücüsünün kusursuz olduğu, dava konusu aracın hasarlı parçaları ile marka ve modeli dikkate alınarak yapılan piyasa araştırması sonucunda yetkili servis standardındaki onarım maliyetinin kaza tarihi itibarıyla KDV dahil 19.800,00 TL olduğunun saptandığını, davacının -------- İcra Müdürlüğü dosyasında ana para alacağı olarak 23.813,74 TL ve toplamda 57.416,33 TL tahsil ettiği anlaşıldığından bakiye hasar miktarının bulunmadığı. --------- plakalı ---------- model --------- marka aracın kaza sebebiyle oluşan değer kaybının 18.000,00 TL olarak hesaplandığını, davacının dava dışı sigorta şirketinden tahsil ettiği 16.154,92 TL tutarı düşüldüğünde kalan 1.845,08 TL bakiye değer kaybı tazminatını talep edebilmesinin takdirinin mahkemeye bırakıldığını, aracın tamir süresi olan 5 günlük makul mahrumiyet süresi için oluşan bedelin KDV dahil 5.562,00 TL olduğunun tespit edilmiştir. Tüm dosya kapsamı, usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu bir bütün olarak değerlendirildiğinde sigorta şirketine 5.000 tl değer kaybı tazminatı ödemesi yapıldığı fazla yönelik kısmın yargılama giderine yönelik yapıldığı dikkate alınarak 13.000 TL bakiye değer kaybı tazminatının ve 5.562 TL araç mahrumiyet bedeli tazminatın alacağının bulunduğu kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. Yapılan yargılama kapsamında bakiye hasar bedeli tazminatı bulunmadığı tespit edilmekle hasar bedeli tazminatı talebi konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.Haksız eylem faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)13.000 TL değer kaybı tazminatının ve 5.562 TL araç mahrumiyet bedeli tazminatının kaza tarihi olan 20/09/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Hasar bedeli tazminatı talebi konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına 3-Karar harcı 1.267,97 TL 'den davacı tarafça yatırılan 615,40 TL peşin harç ve 300,00 TL tamamlama harcından mahsubu ile bakiye 352,57 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvurma harcı, 615,40 TL peşin harç ve 300,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.530,8 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere gideri ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.967,50 TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 5.177,95 TL sinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davanın kabul edilen kısmı için davacı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 18.562,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davanın reddedilen kısmı için davalı ------------ Şirketi yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 10.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ---------- bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre 2.989,47 TL'nin davalıdan, 1.610,53 TL'nin ise davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 10-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekiline (e- duruşma sistemi üzerinden) miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 05/06/2026